Yakup ŞAPUL

Modern İnsan
Puan vermedi·112 syf.··
2024 12. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2024 22:50
“Göğü Delen Adam”, Erich Scheurmann’ın yazdığı bir eser olup, aslında bir Samoa yerlisinin sözde anlattığı hikâyelere dayanır. Kitap, Scheurmann’ın 20. yüzyıl başlarında Samoa’da sürgünde bulunduğu sırada tanıştığı yerli bir şef olan Tuavii’nin anlattıklarını içerdiği iddia edilen bir derleme olarak sunulmuştur. Eser, Avrupa medeniyetine ve modern yaşamın karmaşıklığına karşı bir eleştiri niteliği taşır. Konusu ve Ana Temalar 1. Avrupa Medeniyetine Eleştiri: Kitapta, Samoa yerlilerinin gözünden Avrupalıların yaşam tarzına dair sert eleştiriler yer alır. Modern Avrupa toplumu, teknolojiye ve maddi zenginliğe odaklanmış, ancak bu uğurda doğallıktan ve sadelikten uzaklaşmıştır. Kitap, özellikle endüstriyel toplumun bireyler üzerindeki etkilerini ve doğayla olan bağın kopmasını sorgular. 2. Doğaya ve Sadelik Arayışına Dönüş: Tuavii’nin anlatılarında, doğal yaşamın sadeliği ve insan ruhunun doğayla bütünleşmesi üzerinde durulur. Modern insanın maddi hırsları, yerli kültürün barışçıl ve sade yaşam biçimiyle kıyaslanır ve Avrupa medeniyeti manevi açıdan eksik görülür. Kitap, modern insanın doğayla barış içinde yaşamayı unuttuğunu ve bu yüzden mutsuz olduğunu savunur. 3. Kültürel Farklılıklar ve Evrensel İnsanlık: Scheurmann, Avrupa medeniyetine yönelik eleştirileri dile getirirken, aslında insan doğasına ve evrensel değerlere dikkat çeker. Kitapta kültürler arasındaki farklar gözler önüne serilse de, ortak insani değerler vurgulanır. Yani, insanın huzuru ve mutluluğu maddi değerlerden çok manevi doyumda ve doğayla uyum içinde yaşamaktadır. Anlatım Tarzı Kitabın dili sade ve akıcıdır. Tuavii’nin hikâyeleri, doğrudan bir üslupla anlatılır, bu da okuyucunun anlatıya kolayca dahil olmasını sağlar. Kitap boyunca ahlaki dersler verilir ve okuyucuya derin düşünceler sunulur.
İnsan ve Toplum
Göğü Delen AdamErich Scheurmann · Ayrıntı Yayınları · 202017,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Veronika
Puan vermedi·216 syf.··
2024 10. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2024 22:06
Paulo Coelho’nun Veronika Ölmek İstiyor (orijinal adıyla Veronika Decides to Die) adlı eseri, yaşam, ölüm, özgürlük ve delilik kavramlarını sorgulayan felsefi bir romandır. Roman, intihar etmeye karar veren 24 yaşındaki Veronika’nın hikâyesini anlatır. Slovenya’da yaşayan Veronika, her şeyin yolunda gittiği bir hayat sürmesine rağmen, yaşamının anlamsız olduğunu düşündüğü için intihar etmeye karar verir. Ancak intihar girişimi başarısız olur ve kendini bir akıl hastanesinde bulur. Burada, hayatın gerçek anlamını keşfetmeye başlar. Romanın Konusu ve Genel Çerçeve Veronika, başarılı bir iş hayatı, düzgün bir aile geçmişi ve sosyal çevreye sahip olmasına rağmen içsel bir boşluk hissiyle boğuşmaktadır. İntihar etmeye karar verdiğinde, bunun basit bir eylem olduğunu ve kendisini özgürlüğe kavuşturacağını düşünür. Fakat hastanede gözlerini açtığında, başarısız bir intihar girişiminden sağ çıktığını öğrenir ve kalbinde kalıcı bir hasar olduğunu, sadece birkaç günlük ömrü kaldığını öğrenir. Bu bilgi, Veronika’nın hayatı tekrar sorgulamasına ve yaşamı bambaşka bir bakış açısıyla değerlendirmesine yol açar. Veronika, kaldığı Villete adlı akıl hastanesinde Zedka, Mari ve Eduard gibi diğer hastalarla tanışır. Bu karakterlerin her biri, hayatın farklı yönlerini ve toplumsal normların bireyler üzerindeki etkilerini temsil eder. Veronika, bu karakterlerle olan etkileşimleri aracılığıyla kendi hayatına ve yaşama isteğine yeniden bakar. Temalar ve Ana Fikirler 1. Özgürlük ve Toplumsal Normlar: Coelho, Veronika Ölmek İstiyor kitabında özgürlüğü ve toplumun bireyler üzerindeki baskısını derinlemesine inceler. Veronika’nın intihara karar vermesinin ardında, toplumsal normlar ve beklentiler tarafından şekillendirilen bir yaşamı yaşama zorunluluğu yatmaktadır. Veronika, özgür olduğunu
2024 Okuma Raporları
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,3bin okunma
Sakar
Puan vermedi·120 syf.··
2024 11. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2024 22:09
Alexandre Seurat’ın Sakar adlı eseri, Fransız edebiyatında toplumsal sorunlara dikkat çeken bir novella olarak öne çıkıyor. Romanın merkezinde, 8 yaşındaki Diana’nın trajik hikâyesi yer alır. Diana, aile içi şiddete ve ihmale maruz kalan bir çocuk olarak, modern toplumun en savunmasız kesimlerinden birini temsil eder. Kitapta Diana’nın yaşadığı ihmal ve şiddet, Fransa’da gerçek bir olaydan esinlenerek anlatılır. Bu bağlamda Seurat, kurgu ile gerçekliği harmanlayarak, çarpıcı bir toplumsal eleştiri yapar. Yapısal ve Anlatısal Özellikler Kitap, olayları Diana’nın çevresindeki yetişkinlerin gözünden anlatmasıyla özgün bir yapıya sahiptir. Öğretmenler, sosyal hizmet uzmanları, doktorlar gibi çeşitli karakterler, Diana’nın hikâyesine tanıklık eden anlatıcılardır. Bu çoklu bakış açıları, romanın yapısına dinamik bir derinlik kazandırır ve okuyucunun, bireylerin ne kadar farkında olsalar da sistemin bürokratik karmaşası içinde nasıl ellerinin kollarının bağlandığını hissetmesini sağlar. Her bir anlatıcının yaşadığı çaresizlik, şiddet döngüsüne seyirci kalma durumunu somutlaştırır. Seurat, kitabın dilini son derece sade ve minimalist tutmuştur. Cümleler genellikle kısa ve doğrudandır, bu da kitabın gerçekçi tonunu ve vurucu etkisini artırır. Bu minimalizm, karakterlerin duygusal yoğunluklarını ve çaresizliklerini daha da belirgin kılar. Yazarın stilinde, okurun empati kurmasını sağlamak adına aşırı dramatik öğelerden kaçınıldığını görürüz. Şiddet ve travma, gösterişli bir şekilde değil, aksine olgusal ve soğukkanlı bir şekilde ele alınır. Bu soğukkanlı anlatım tarzı, kitabın vuruculuğunu artıran en önemli unsurlardan biridir. Temalar Kitabın ana temalarından biri, sistemin çocukları korumadaki yetersizliğidir. Diana, öğretmenleri ve doktorları tarafından fark edilmesine
2024 Okuma Raporları
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,6bin okunma
2/10
·293 syf.··
2023 40. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2023 23:41
Joanne Greenberg’in Sana Gül Bahçesi Vadetmedim romanında gençlik yıllarında akıl sağlığını kaybeden ve bu hastalıktan kurtulan biri olarak gençlik otobiyografisini yazması okuyuculara bir akıl hastasının dünyasını yansıtması açısından önemli bir romandır. Eser bir genç kızın akıl hastahanesinde iyileşme sürecinde geçirdiği zamanı anlatsa dahi yazarın okuyucuya aktarmak istediği düşüncelerden biri herkesin içinde bir delilik gizli olduğu ve bunu dışarıya çıkarmamak için normal gibi davrandıklarıdır. Bu aktarmak istediği düşüncesini doğrudan hasta bakıcı Hobbs karakteri üzerinden, Hobbs’un hastahaneden ayrılması sonrası kendini deli olarak görmesine dayanamaması sonucu intihar etmesi anlatımından görmekteyiz. Bu düşünce dışında yazarın okuyucuya aktarmak istediği başka bir düşünce normal olarak tanımlanan insanların hayatlarına kitapta birçok göndermeler yaparak, normal olan toplumun değer yargılarında mantık hataları ve ahlak eksiklikleri olduğunu göstermeye çalışması ve bize deliliğin ne olduğunu sorgulatmasıdır. Romanın edebi estetik açısından yetersiz kaldığını ama kurgu bakımından kısmen yeterli olduğunu düşünmekteyim. Romanı okurken yer yer kendinizi kitaptan kopmuş bulmaktasınız. Fakat her okurun kendinden bir parça bulacağı bir kurguya sahip bir roman. Her okurun yaşanmışlıklarından dolayı kitapta yapılan göndermelerden farklı anlamlar çıkaracağı bir roman. Bende sizlere dikkatimi çeken birkaç yerden bahsetmek istiyorum. Romanın ana karakteri olan Deborah’ın gerçek ve hayal dünyasını birbirine karıştırması gibi günümüzde insanlar özellikle entrikayı seven bireyler yaşanmamış olayları hayal dünyalarında gerçekte yaşamış derecesinde yaşamakta olup gerçek ve hayali ayıramamaktadır. Bu sebeple çevresindeki insanlarla, dostları diye bahsetmiyorum çünkü insan dostuna
İnsan ve Toplum
Sana Gül Bahçesi VadetmedimJoanne Greenberg · Metis Yayınları · 202119,3bin okunma
6/10
·200 syf.··
2023 41. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2023 23:23
kitabın hikayesi hoşuma gitti, betimlemeler çok iyi değildi, edebi dili çok basitti ama yine de okumaya değer bir kitaptı.; ana dilden ingilizceye oradan Türkçe'ye çevrildiği için edebi bir dil sorunu vardı. Kitabın asıl vurgulamak istediği geçmişi veya geleceği değiştiremeyeceğimiz, o halde şimdiki yaşamamızı önemsemiz gerektiğidir.
Kahve Soğumadan ÖnceToshikazu Kawaguchi · Epsilon Yayınevi · 202110bin okunma