10/10
·344 syf.·
2026 23. kitabı
Agota Kristof’un Büyük Defter, Kanıt ve Üçüncü Yalan üçlemesi, okuduğum en sarsıcı ve en etkileyici eserlerden biri oldu. Kitap, savaşın ortasında büyümek zorunda kalan ikiz kardeşlerin hikâyesiyle başlıyor. Ancak bu yalnızca bir savaş hikâyesi değil; aynı zamanda insanın acıyla, yalnızlıkla ve gerçekle kurduğu ilişkinin de hikâyesi. Büyük Defter’de ikizlerin hayatta kalabilmek için kendilerini duygusal olarak nasıl sertleştirdiklerini okumak beni çok etkiledi. Yaşadıkları olaylar o kadar ağır ki, çocuk olmalarına rağmen duygularını bastırarak ayakta kalmaya çalışıyorlar. Kanıt’ta ise yalnızlık duygusu çok daha belirgin hâle geliyor. Karakterlerin geçmişle ve kayıplarıyla hesaplaşmalarını okumak oldukça hüzünlüydü. Üçüncü Yalan ise bütün üçlemeye farklı bir gözle bakmamı sağladı. Önceki kitaplarda gerçek olduğunu düşündüğüm birçok şeyin aslında o kadar da kesin olmadığını fark ettim. Bu yüzden kitabın son bölümleri beni en çok etkileyen kısımlar oldu. Yazar, gerçekle yalanı öyle ustaca iç içe geçiriyor ki okur olarak sürekli sorgulamaya başlıyorsunuz. Bence bu üçleme; savaş, kimlik, hafıza ve insan doğası üzerine yazılmış en etkileyici eserlerden biri.
Büyük Defter - Kanıt - Üçüncü YalanAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20258,5bin okunma
9/10
·524 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Füsun'um güzelim,prensesim seni ilk gördüğümde o aşkımızın sadece bedenden bedene geçtiğini düşünürdüm.Ama senin aşkın beni körükledi ve cidden almamam gereken riskleri almam gerektiğini öğretti.Sana kolay yalan söyledim çoğu zaman ama o kadarda çok sevdim seni o bana sarılışın gözlerini kapattığında hayallere dalışın beni ayrı yerlere götürdü sana çok zalim davrandım seni neredeyse 9 yıl bekledim bana geri dönmen için beni geri sahiplenmen için o 2 ile 4 arasındaki geçirdiğimiz zamanı o güzel dudaklarını çok özlemiştim yanındaydım ama dokunamıyordum görüyordum ama sevemiyordum sen bana dargın ve küskündün verdiğim sözleri tutamamıştım seni kendime aşık edip yataklara düşürdüm ve olmaman gereken biri ile olmanı sağladım.Çok kararlıydın ve hevesin çok hızlı kırılıyordu güzelim ama istediğin yapıldığında hemende ikna oluyordun hırslıydın.Senden eşyaları sakladım senin dokunduğun,senin dudağına deydirdiğin kaşığı,giydiğin ayakkabıyı,içtiğin gazozu,yediğin helvayı,içtiğin ucu kırmızı sigara izmaritini hepsini birbir sakladım. Merhamet apartmanında hepsini dizdim ve orası senin ve senden aldığım,senin dokunduğun bana seni hatırlatan herşey vardı.Anıların artık benle ama anıları kazanayım derken seni kaybettim ben beklediğim aşk’ı ben beklediğim bal dudakları güzel vücudu kaybettim herşey için özür dilerim Füsun’um…
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·416 syf.··
2026 58. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 03:24
Selamlarrrr Benim dark romance aşığı olduğumu bilmeyen kalmamıştır diye düşünüyorum. Duyurulduğu günden beri heyecanla bu bebeğin çıkmasını bekledim ve öyle tatlıydı ki bayılarak okudum. Şimdiye kadar okuduğum tüm mafyalar içerisinde en ponçik mafyasını okudum diyebilirim. Evet evet Matteo Rossi' den bahsediyorum. New York'un Don'u, acımasız, güçlü, bulunduğu yere kendi tırnaklarıyla ve zekasıyla gelmiş bir adam. Bölgesini daha da güçlendirmek için Rus mafyasıyla bir ittifak yapar ve Bratva Pakhan'ının büyük kızıyla anlaşmalı bir evlilik yapmaya karar verir. Ama bu gerçek bir evlilik olmayacaktır zira sadece anlaşma için böyle bir adım atar. Ta ki nikah zamanı ve öncesinde fotoğraf da gelini Sofiya' yı görüp etkilenene kadar.. (aralarındaki çekim 100 metre öteden ben burdayım diyor ) Ama Matteo' nun bilmediği şey Sofiya'nın bedensel bir yürüme engelinin olmasıdır. Ama o bunu hiç sorun etmeyip evlenir. Özellikle evlerine geçtikleri süreçte Sofiya'nın kırılganlığı beni mahvetti. Babasından gördüğü zulümlerin koca evinde de devam edeceğini umarken masalsı denebilecek bir aşka imza atar. Matteo öyle güzel seviyor ki resmen herkese hır Sofiya' ya mır cinsinden. Kitapta tek bir yerde güven sorunu yaşandı ve her iki karakterimiz de zorlu bir süreçle sınandı. Sofiya'ya ne kadar üzüldüysem Matteo'ya o kadar sinirlendim. Güç olsa da yazar bizi bir mutlu sona ulaşılmıştırmıştı. Kitabın herşeyini sevsem de ben de yeri ayrı olan biri var; Leona.. Leona' nın umarım kendi kurgusu vardır. Zira ben güçlü kadın aşığıyım ve o infazcı kadını okumayı deli gibi istiyorum. İçerisinde smut, bdsm (hafif) sahneler bulunduruyor. Yetişkin içerik ibaresi koyalım bu yüzden. Ama inanılmaz tatlış bir çift var kitabımız da çok severek okudum ne yalan söyleyeyim. İlgisini Çekenlere Şimdiden Keyifli
Benim HazinemEmilia Rossi · Pukka Yayınları · 202681 okunma
8/10
·160 syf.··
2026 13. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 23:35
Kitaba ilk başladığımda yalan yok biraz sıkıldım, acaba içine giremeyecek miyim diye düşündüm fakat özellikle 2. bölümden sonra hikaye sarmaya başladı ki zaten çok kısa bir sürede de bitirdim. Kitap temel olarak Raci adında bir karakterin aklındaki felsefi ve dini sorulara cevap aramasını, Aynalı Baba adında bir bilgeyle tanışıp onunla hayali yolculuklara çıkmasını anlatıyor. Bir nevi hayata ve insana dair bir arayış hikayesi diyebilirim. Konusu başta ağır gelse de genel anlamda gerçekten akıcı ve kendini okutan bir kitaptı. Yalnız kitaptaki o kahve olayı beni bitirdi :) Karakterlerin kahveye olan düşkünlüğü okurken insana sürekli ben de gidip bir kahve yapsam mı dedirtiyor bayağı seviyorlar kahveyi :)) Başta azıcık sabrederseniz sonrasında akan çok farklı ve güzel bir okuma deneyimi yaşarsınız.Temennim bu yönde şimdiden keyifli okumalar Filibeli Ahmed Hilmi A'mak-ı Hayal
İnceleme
A'mak-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Gülhane Yayınları · 201722,3bin okunma
8/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 22:35
Tarihte yaşanan susturulmayı görünür kılmak adına yazılmış bir kitap. Oldukça dağınık gidiyor olmasına rağmen tatlı bir gece uykusu öncesi sohbeti aslında. Metinden kopmalar yaşasam da beğendiğimi söylemeliyim. Politik bir anlatı fakat didaktik değil. Şiirsel bir deneyim tadında. Hepsini tek metinde yapmak riskli bir seçim fakat kendimi kaptırmamak elde değildi “Sonra Juan durup dururken konuşuyor ama bir sohbet başlatır gibi değil de sonlandırır gibi..” “Ama söz ver nene eğip bükeceksin, yalan söyleyeceksin, sabitli şekil alabilir hale getireceksin. Söz veriyorum, Juan.” “Sonra sessiz gökyüzünün siyahımsı mor rengine bakınca hissettin ya da algıladın, biz gecenin en temel direnişindeydik, günün yeninden doğacağına inanmanın zor olduğu bir zamanda..”
KarartmalarJustin Torres · Livera Yayınevi · 202512 okunma
6/10
·840 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 22:03
24 günde anca bitirebildiğim canım ciğerim Sarah’nın kitabıyla geldim bugün. Yazarı ne kadar çok sevsem de kitap ne yazık ki aynı sevgide ilerlemedi. Konusuna rahatça ulaşabileceğiniz için direkt yorumuma geçeceğim. ️ Sarah’cığım, bu ne uzayan bir konuydu böyle? Tüm kitap boyunca, final hariç, çarpıcı tek bir an bile hatırlamıyorum desem yalan olmaz. Bryce ve Hunt arasındaki çekim bu kitapta bana çok sığ geldi. Acotar serisinde işlenen “Eş Bağı” konusu o kadar üstünkörü bağlandı ki, Bryce ve Hunt için gerçekten “birbirleri için yaratılmışlar” diyemedim. Bir de Danika’nın bitmeyen gizemi… Artık konu uzamaktan sakızlaştı. Sürekli yeni bir şey öğreniyorduk ama hiçbiri yeterince çarpıcı değildi nazarımca. Üstelik Danika’nın Bryce’ın dibinde olup ondan bu kadar çok şey gizlemesi, ikisi arasında sürekli yüceltilen dostluğu sorgulamama neden oldu. Bir noktadan sonra ya o kadar yakın değillerdi ya da Danika öyle düşünmüyordu dedim. Hikâye sürekli bir ağızdan diğerine zıplayıp durdu. Bir paragrafta Hunt’ın bakış açısından başlıyorum, paragraf bittiğinde kendimi başka bir karakterin içinde buluyorum. Bu geçişler okur olarak gözüme fazlasıyla battı. Ruhn ve Gün hakkındaki sürpriz bana sürpriz olmadı çünkü olayı önceden yakalamıştım. Asıl Harpy olsaydı benim için bomba etkisi yaratırdı. Benim için zor bir okumaydı. Üstelik yazarın dilini bu kadar severken bu hikâyenin beni içine alamaması daha da üzücü oldu. Karakterleri adım atmaya iten o içgüdüyü ben kendimde bulamadım. Üçüncü kitabı da bir an evvel okumalıyım. Çünkü ACOTAR geleceeeeek. Ama nasıl yapacağım bilmiyorum? Addio…
Gökyüzü ve Nefes HanesiSarah J. Maas · Dex Kitap · 2024620 okunma