Çok samimi bi hikayeydi İkna, Jane Austen'in doğallığı ve kalemi ,Gurur ve Önyargı’yı anımsattı bana. Sadece çeviriden kaynaklı çok karmaşık bi anlatımı vardı
Kısacık, ama sizi alıp bambaşka diyarlara götürecek olan bir Stefan Zweig kitabı
İki kısa öyküden oluşuyor ve ikisi de zihinlerde bi hüzün bırakıyor.Ana karakterlerin etkisinden bi süre çıkamıyosunuz.Hikayeleri trajik ve samimi bi uslupla anlatıyor.Dünya savaşı havası ağır basmakta.
zweig ; bir karakterin durumunu, en katıksız düşüncelerini okura olduğu gibi aktarabiliyor. Bu kitabında da gözden düşen bir kadının düştüğü boşluğu bu düşüşün sebep olduğu çaresizliğin insana neler yaptırdığını anlatıyo.İnsanın hırçın,egoist,acımasız hallerini konu alan kısa bi öykü
“Hepimizin bir anahtara ihtiyacı var. Doğru anahtar ile bir kapıyı ardına dek açabilirsiniz. O kapıyı size başkasının açmasını beklerseniz daha çok beklersiniz”. Merak duygusunu son sayfalara kadar taşıyan bi kitap…
Zamanda yolculuk hiç bu kadar etkileyici ve inandırıcı olmadı sanırım.Geçmiş ,geçmiş olmaktan çıkıp an’a dönüşüyor.Heyecan ve macera yeteri dozda kendini hissettiriyor. Evet uzundu, fazla detaylıydı ama bi basyapit değerinde…