Bir adam düşün geçmişindeki kadını,yanında olan kadınla yaşıyor
9/10
·116 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
Evli olup aynı evde iki yabancı olanların hikayesi Bir adam düşün geçmişteki yarasının üzerine yuva kurup her anını bugün yanındaki kadınla geçmişini yaşayan ve bu adamın ölümünden sonra bile geçmişinde takılı kaldığını öğrenen kadını düşün ben seni severken sen geçmişini seviyordun hoşçakal yanımda geçmişiyle yaşayan yabancı hoşgeldin her halime aşık olan o adam Bir kadın düşün her haliyle aşık olduğu yanındaki adamın bi başkasına olan aşkını kendine olan aşkı sanıp yıllarca sahte mutluluklarla yaşıyor ve eşinin ölümünden sonra bile sevdiği adamın yasını tutarken karşılaştığı acı gerçeklerle bambaşka birine dönüşüp gerçek aşkı bulma hikayesi kadın kıymetli ellerde çiçek açar kıymetsiz ellerde solar gide kıymetinizi bilin ve bilenlerin yanında olun sevdikleriniz yanınızdayken ve henüz vaktiniz varken...
ÇiçeklenmelerMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20267,7bin okunma
Hoşgeldin yeni seri
9/10
·424 syf.··
2026 57. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 20:06
Hellooo Kaç zamandır sepetimde bekleyen, bi şekil sipariş verip kitaplığımda yerini alan ama elimin bir türlü gitmediği kitabı bir günde nasıl bitiriyorum gelin görün! Sonsuz Alevin Kıvılcımı okurken daha ilk satırlarda garip bir merak içerisine bırakıyor. Örneğin; Diem'in annesini gizemli bir adamla hararetli tartışmasına tanıklık ettikten kısa bir süre sonra ortadan kaybolması, O gizemli kişinin Valiaht Prens Luther olması bombayı kucağımıza bırakıp epeyce merak içerisinde bırakıyor. Çok fazla fantastik kurgu okuyunca bir noktadan sonra çoğu hep aynı gibi gözükebiliyor. Şimdi yalan yok bu kurgu da sevdiğim 3-5 fantastik kitabın birleşimi gibiydi ama detaylara inince bunda da birçok özgün ve farklılıklara denk gelebiliyorsun. Başlangıç kitabı olarak okumak beklentinizi karşılar diye düşünüyorum. Diem, annesinin izinden giden bir şifacıdır. Diem'i saraydan uzak tutan annesi ortadan kaybolunca annesine ait bir ipucu bulmak için şifacı kimliğiyle saraya gitmeye başlar. Bu kısıma kadar konu durağan ilerliyor olsada garip bir merak elinden bırakmaya izin vermiyor. Şimdi Diem'i sevip sevmemekte kararsızım. Hayatı boyunca annesi tarafından korunmuş hatta bence meşakkatli bir şekilde gizlenmiş. Ee annede ortadan kaybolunca ortaya çıkıp gerçekleri bulmaya çalışması güzeldi ama bazı kibirli ve gelgitli halleri vardı ki yanımda olsa bence ben onu boğardım. Luther içinse diyecek çok fazla şeyim var. Gücü ve kuvvetiyle, azameti ve acımasız duruşuyla dört dörtlük bir tavrı vardı. Yüzünden ve gövdesindeki yarasıyla ortalığı karizmatik bir şekilde kasıp kavuruyor. Kitapta sevmediğim tek şey Luther'ın başlangıçta çok fazla olmaması ile birlikte gereksiz Henri'nin çok fazla olması olabilir. Ama bu da bir Tamlin sendromu olduğundan sorun etmemeye çalıştım. Kitap öyle bir
Sonsuz Alevin KıvılcımıPenn Cole · Beta Byou · 202629 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·168 syf.··
2026 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 13:51
Hayatımın çok farklı bir zamanında okuduğum bir kitap oldu. Zor olaylar yaşarken yanımda, çantamda bu kitap oldu. Bu yüzden sanırım asla unutamayacağım. Ahmet Hamdi Tanpınarın benzetmeleri, tasvirleri, olayı ve hisleri anlatım biçimi beni her zaman etkilemiştir. Bu kitapta bunu çok üst seviyeye çıkarmış ya da beni çok etkiledi. Özellikle iki rüya arasında düşünceler başlıklı kitabın açılış bölümü bir harika. Her ne kadar yarım kalmış tamalanmamış gibi olsa da Behçet Beye mektup bölümüyle bu yarım kalmışlığı benim zihnimde tamamlamış oldu. Okuma sırası Sahnenin Dışındakiler kitabında. Not: Kitaplar kadar kitaplarına verdiği isimler de çok etkileyici.
Mahur BesteAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 20238,3bin okunma
8/10
·454 syf.··
2026 6. kitabı
·
117 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 19:14
4 ayda bir kitap bitirmeme inanamıyorum. Bir süredir ara vermiştim çok da akıcı bir kitap ama neden olduğunu anlamadım geri dönmek iyi hissettirdi. Nicholai Hel’in bu kadar mükemmel olması çok imkansız geliyor aynı zamanda da kıskançlık hissettirdi bana. Bi de ramazanda okuyodum ben bunu ofiste yanımda götürüyordum öğle arası iki müdür de gördü bayıldıklarını söylediler ben bu kitabı baharın tavsiyesi üzerine alıp okumaya karar verdim. Çevremde bu kadar övülen bir kitap beklentimi çok arttırdı haliyle ama o beklentimi de karşılamadı. Sanırım sakin bi zamanda tekrar okursam daha iyi hissederim.
ŞibumiTrevanian · E Yayınları · 20249,5bin okunma
Puan vermedi
Açık konuşacağım; çok sevdiğim, yakından tanıdığım bir kadının elinden böyle devasa bir iş çıktığını görmek beni kelimenin tam anlamıyla büyüledi, altüst etti ve çok fazla heyecanlandırdı! Resmen keyiften dört köşe oldum, okurken bir ara kalkıp biraz koşasım falan geldi! Biz Burcu’yla beraber güleriz, konuşuruz, fikir alışverişinde bulunuruz. O yüzden de ben kitabı elime alırken bizim Burcu’yu okuyacağımı sanıyordum; meğer karşımda yılların edebiyatçısı, demlenmiş bir usta yazar varmış da haberim yokmuş. Burcu’cum, bu nasıl bir emek, nasıl bir şahane delilik? Kitap boyunca beni bir oraya fırlattı bir buraya. Tam bir öyküde ince bir ironi yakalayıp gülerken, çat diye bir sonraki sayfada tokat yemiş gibi kalakaldım. (Hele o bir tatlı isimli öykü var ya... İsim vermiyorum spoiler olmasın ama o çok komik başlayıp insanı paramparça eden o son beni mahvetti... ) Okurken beni asıl vuran yerlerden biri de o muazzam gözlem yeteneği oldu. Halkın o en saf, en bizden halini öyle bir yakalamış ki... Karakterlerin konuşma metinleri, o diyaloglar gerçekten harikaydı. Hani o mahallemizin, ailemizin içindeki samimi sesler var ya; onları yapaylığa hiç kaçmadan, o kadar doğal ve usta işi aktarmış ki diyalogları okurken resmen muhabbet yanımda dönüyor gibi hissettim. :) Kendi de çoğunlukla öyle konuşur zaten; mesela beni arayıp ulaşamamışsa doğrudan *"Neredesin Allah'ın cezası!"* der. İşte o samimiyet aynen kitaba akmış. Sinematik betimlemelerinin başarısı zaten apayrı bir seviye ama argoyu öykülere öyle güzel, öyle dozunda yedirmiş ki... Hiç mi sırıtmaz bir kelime! Hayatın içindeki o gerçekçiliği ve sokağın ruhunu aynen hissettim, oralar tıpkı film gibiydi, çok hoştu. Kitapta en sevdiğim bir diğer konu da kadınların yaşadığı sorunlar, o görünmez mücadeleler ve toplumsal dertlerimiz
Ben Yokmuşum GibiBurcu Ünlü · Everest Yayınları · 2023196 okunma
Martin Eden
Puan vermedi·517 syf.··
2026 8. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 20:29
·
Kitabı biraz önce kapattım. Üzerime çöken ağır hüznü anlatabilmem mümkün değil. Sanki yıllardır tanıdığım, hayallerine ortak olduğum hatta gerçekleşmesini onun kadar istediğim, onunla birlikte aç kaldığım, onunla birlikte kitapların sayfaları arasında kaybolduğum, çektiği çilelerine şahit olduğum bir dostumu okyanusun karanlık sularına kurban vermiş gibiyim. Martin Eden’ın hikayesi insanın kendi cehaletinin farkına vararak cehaletten aydınlığa doğru yürüyüp nihayet zirveye ulaştığında o zirvenin aslında ne kadar çorak bir çöl toprağı olduğunun dehşetli bi anlatımıdır. Martin bu durumu görüyor ve buna isyan ediyor. Onun okyanusa attığı o son adım benim gözümde bir yenilgiden ziyade iki yüzlü, çıkarcı, maddiyatçı topluma ve burjuva ahlakına karşı yapılmış isyandır. Kitap boyunca Martin’in bitmez tükenmez öğrenme aşkına, Ruth’a duyduğu o saf aşka tanıklık ederken kendi içimdeki arayışı da yeniden sorguladım. Martin öğrendikçe hayalini kurduğu dünyanın ne kadar sığ ve ruhsuz olduğu gerçekliğiyle yüzleşti. Bu sadece onun değil benimde umutlarımı kırdı. Entelektüel birikimiyie ve kalbiyle bu gerçeği görmeye başladığında artık geri dönülemez bir yalnızlığa mahkum olduğunu anladı. Ölüm ona bu iki yüzlü, çıkarcı, maddiyatçı insanlardan kurtuluş olarak görünmeye başladı. Bu beni kahrediyor çünkü o sadece bir parça ekmek, biraz sevgi ve düşünüp konuşabileceği yazabileceği sohbet edebileceği insanlar istemişti. Şimdi yanımda kitabın son sayfasına bakıp ‘’Karanlığın içindeydi artık. Bunu fark ettiği anda da farkındalığı sona erdi’’ satırlarını okurken hissettiğim tek şey hayal kırıklığı. Martin’le yaptığım bu yolculuğu hiç unutmayacağım anısı ben de hep yaşayacak.
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,1bin okunma