Küçük Bir Hata, Büyük Bir Ayna
8/10
·166 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
Bağlar'dan sonra Starnone'ye olan güvenim sarsılmazdı ve Yanlış Hedef bu güveni boşa çıkarmadı. Yanlış kişiye giden tek bir mesaj. Sonra beklenmedik bir yanıt. Sonra her şey… Bu kadar az malzemeyle bu kadar çok şey söyleyebilmek gerçekten usta işi. Kısa, sert, geride bırakan bir roman. Starnone okumak isteyenlere Bağlar ile başlamalarını öneririm ama Yanlış Hedef de yalnız başına güçlü duruyor. İronik dili ve yüksek anlatı temposuyla psikolojik gerilimi adım adım yükseltiyor; okuru da kendi seçimlerini ve sınırlarını sorgulamaya sürüklüyor. Yanlış Hedef Domenico Starnone
Düşünce
Yanlış HedefDomenico Starnone · Tersine Kitap · 2026171 okunma
8/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 11:51
Ermiş ,klasik bir olay örgüsüne sahip bir roman değil. Hikâye, 12 yıldır yaşadığı Orphalese şehrinden ayrılmak üzere olan bilge El Mustafa’nın, halkın hayatın en temel meselelerine dair sorularını cevaplaması üzerine kurulu. Toplam 26 şiirsel yanıt var ve her biri ayrı bir başlık :aşk, evlilik, özgürlük, çalışma, acı, sevinç, ölüm… Ama bu kitabı bir hikâye gibi okumadım .Bir olay örgüsü yok; daha çok bir vedanın içinde açılan uzun bir iç konuşma gibi. El Mustafa konuşuyor, şehir halkı soruyor, sen arada kendi iç sesini yakalıyorsun. 1923’te yazılmış olmasına rağmen bugün hâlâ okunmasının nedeni de bu zaten. Zamansız. Çünkü anlattığı şey zamanla değişmiyor: insanın kendisi. Aşkın biçimi değişiyor ama yükü aynı kalıyor. Acının adı değişiyor ama hissi aynı. Özgürlük kelimesi büyüyor ama içindeki çatışma aynı. Bence Ermiş ‘i özel yapan şey, net cevaplar vermemesi. Öğretmeye çalışmıyor, yönlendirmiyor. Sadece bir pencere açıyor ve oradan bakıp bakmamak sana kalıyor. Bu yüzden hâlâ çok sevildiğini düşünüyorum ;çünkü bize yeni bir şey söylemiyor, zaten bildiğimiz ama hayatın içinde unuttuğumuz şeyleri hatırlatıyor.Keyifli okumalar!
ErmişHalil Cibran · İthaki Yayınları · 202085,4bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·40 syf.··
2026 131. kitabı
Yaz tatili çocuklar için sabırsızlıkla bekledikleri günlerden oluşuyor kesinlikle. Bu özellikle kuzenleriyle birlikte geçirecekleri günlerden oluşacaksa daha da bir heyecanlı oluyor eminim. Ben de şimdi şöyle düşündüm de çocukken ne güzel yaz tatilleri geçirirdik hep birlikte. Keşke o günlere dönebilsek. Yine de kitaplar sayesinde o günleri hatırlamak güzel oluyor. Ama Erdem için, kuzeni Görkem‘in her soruya “bilmem” şeklinde cevap vermesi biraz hayal kırıklığı oldu. Hangi kanepede yatmak istersin? Yumuşak yastık mı seversin sert yastık mı? Anneannemle pazara gidelim mi? Yüzmeye gidelim mi? Mısır mı patlatsak? Ne yapmak istersin? Şimdi tüm bu soruları bilmem diye yanıt veren birisinin neyi sevip neyi sevmediğini hissetmeniz çok zor. Peki ne yapmak gerekir bu durumda derseniz yanıt kitabın içerisinde. Çocuklara her durumda net ve kararlı olmanın öneminin altını çizen tarafını da çok sevdim. Hazır tatil yaklaşıyorken o zaman bol bol çocuk kitabı paylaşmalı diye düşünüyorum. Onlar için hem keyifli hem de öğretici olması yönünden, hayal güçlerini canlandırıcı güzel kitaplarla buluşturmanın önemli olduğunu düşünüyorum.
Ben Bilmem?Şeyma Göksay · Ötüken Neşriyat · 20253 okunma
10/10
·63 syf.··
Beğendi
·
2026 235. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 20:37
MUHTEŞEM AYIPLAR Göğsümün yelkenini şişirecek bir rüzgâr Yüzüme çarpılacak bir kapı bulmalıyım Dışlanmak nasıl bir şey, öğrenmek için Ruh halini metale yenik düşen ahşabın Katliamdan kıl payı kurtulan günün sonunda Hissemden çoğunu almak muhteşem ayıplardan Öpen dudaklar ahşap, okşanan metal ise Sevişmeyi ayıp saymak mümkündür kaptan Tekne şizofren öyle mi, kayalara yöneliyor İlk celsede beraat ettiriliyor deniz Soru metal, yanıt ahşap, asılan bir sokağa Cadde adım verecek kadar İncelikliyiz İstiridye konusunda usta olsam ne çıkar İnci bulamadıktan, inci bulamadıktan... Zıtların birliği çok can yakıcı tanrım! Gövdem metal, ruhum ise ahşaptan Ağaç ile dâr sözcüğü yer değişmiş, aldanma Sallanan bedenlere bakınca göreceksin Yoruldum, uykum geldi,sözlerim kapanıyor Terzi ahşap, kumaş metal, kırılmış bir iğneyim Tanrım! Bu orantısızlık beni çok korkutuyor Şehrin elleri ne büyük, ne kadar küçük başı Kanın sızdığım gördüm bir çivinin sesinden Karıştırmak zorundayım metal ile ahşabı
Şiir
Ahşap AnahtarAbdülkadir Budak · Yazılı Kağıt Yayınları · 201631 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2026 442. kitabı
Huanam-dong Kitabevi (orijinal adıyla *Welcome to the Hyunam-dong Bookshop*), Koreli yazar Hwang Bo-reum’un kaleme aldığı, yayımlandığı andan itibaren dünya çapında bir "şifa edebiyatı" (healing fiction) akımı başlatan, ruhu dinlendiren naif bir romandır. Kitap, günümüz dünyasının bitmek bilmeyen koşturmacasından, tükenmişlik sendromundan ve başarı baskısından yorulan okurlar için adeta bir sığınak niteliğindedir. Romanın merkezinde, parlak bir kariyere ve görünüşte ideal bir hayata sahipken, yaşadığı ağır tükenmişlik (burnout) sonrası her şeyi geride bırakan Yeongju yer alır. Yeongju, ruhunu iyileştirmek ve çocukluk hayalini gerçekleştirmek adına Seul’ün sakin bir mahallesinde "Hyunam-dong Kitabevi"ni açar. Başlarda sadece kendi kabuğuna çekilmek ve kitapların arasında kaybolmak isteyen genç kadın, zamanla bu mekanı sadece kendisi için değil, hayatın yükü altında ezilmiş diğer yaralı ruhlar için de bir dönüm noktası haline getirir. Kitabevi, zaman geçtikçe birbirinden farklı karakterlerin yollarının kesiştiği ve birbirlerini iyileştirdiği sihirli bir yere dönüşür: İş bulma baskısından bunalmış genç baristan Minjun, evliliğinde ve hayatında yönünü kaybetmiş sadık müşteri Jungsuh, kahve çekirdeklerini kavururken kendi iç dünyasını düzene sokmaya çalışan bilge kahve kavurucusu Jimi ve annesinin beklentileri arasında sıkışıp kalmış lise öğrencisi Mincheol... Her bir karakter, bu küçük dükkanda kahve kokusu ve sayfaların hışırtısı eşliğinde "İyi bir hayat nedir?", "Doğru meslek, sadece çok para kazandıran meslek midir?" ve "Kendimize karşı nasıl dürüst olabiliriz?" sorularına yanıt arar. Hwang Bo-reum, oldukça yalın, sakin ve acelesiz bir dille okuyucuya adeta sıcak bir fincan çay ikram eder. Kitapta büyük dramlar, aksiyonlar veya ters köşeler yoktur; aksine hayatın
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,2bin okunma
UYANIŞ MI VAZGEÇİŞ Mİ?
10/10
·292 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Bu kitapla ilgili inanılmaz çıkarımlar varsayımlar sebep sonuçlar yazmak mümkün.. 1600'lü yıllarda yazıldığını düşünürsek hayran olmamak gerçekten elde değil. Don Kişot tanıdığım en şapşal, tatlı ve komik, kendi iç dünyasında bir adalet anlayışı olan illüzyonlardan var edilmiş bir karakter olmasına rağmen nasıl bu kadar gerçek hissettirebilir kendini bana bilmiyorum.. Retorik anlamda gelişmiş konuşma ve ikna becerisine sahip biri. Onun kitaplara ve okumaya düşkün olduğunu biliyoruz ve aslında bu kahramanlığa özenmesi gayet doğal değil mi?(haha bi an onun avukatı gibi hissettim) Uzun zaman sonra bir karakterin beni bu denli etkilemesi öyle ruhuma dokundu ki son sayfaları okumaya yüreğim zor el verdi.. Evet, hepimiz aslında kendi hayatlarımızın kahramanı değil miyiz.. onun da tam olarak yapmaya çalıştığı buydu. Birisi olmak, bir şeyler başarmak, en çok da kendine kanıtlamak istemesi her ne kadar aşık olduğu kadın için yaptığını söylese de bütün bunları kendini kanıtlama çabası mevcut. Süreklilik onu ayakta tutan şey, bir şeylerle mücadele ettiğine inanmak ve yenmek onu hayatta tutuyor. Peki kendini bulabildi mi Don Kişot bunu soruyorum kendime? Kendi yolumda ben de kendimi ararken, aslında bazen gerçeklere ben de nasıl göz yumdum diye sordum kendime. Zira gerçekler ağırdır kabullenmesi tıpkı köyüne dönmenin ona aslında bir hiç gibi hissettirmesi gibi. Bütün bu zaman boyunca kendini mi kandırdı yani? Gayesi hiç görmediği bir kadına olan kavuşma arzusu diye kendine inandırdığı.. Her şeye rağmen Don Kişot bize cesur olmayı ve korkmamayı öğretiyor aslında gerçek yenilmez bir savaşçı olmamasına rağmen öyle olduğuna inanması garip bir şekilde manipülatif etkiler yaratıp işe yarayabiliyor. Bir şeye ne kadar inanır öyleymiş gibi yaparsan ona dönüşmen gibi. Biraz da bu açıdan
Don KişotMiguel de Cervantes · Yapı Kredi Yayınları · 202127,5bin okunma