7/10
·526 syf.··
Beğendi
·
2026 125. kitabı
𝗧𝗲𝗻𝗶𝗺𝗶𝗻 𝗔𝗹𝘁ı𝗻𝗱𝗮 𝙷𝚎𝚛 𝚜̧𝚎𝚢 𝚋𝚒𝚛 𝚋𝚊𝚔ı𝚜̧𝚕𝚊 𝚋𝚊𝚜̧𝚕𝚊𝚍ı. Herkese Merhabalar. Bugün sizlere yepyeni bir kitap ile geldim. Yazarımızın kalemini ve hayal gücünü sevdim. Ehh zaman zaman da devrelerim ile oynadı diyebilirim. Hayal mi? Gerçek mi? Ne oldu nasıl oldu derken kitabın son sayfasını kapadığımda ise vay canına ben ne okudum dedim. Yazarımızın basılı ilk eseri yazdıkça gelişecek daha daha üstüne katacak bir kalem olduğu o kadar belli ki okurken bunu anlıyorsunuz. Yetişkin okurlar için olduğunu da söylemeden geçmek istemem. Tabi yetişkin okur diye söylenince akla ilk gelen cinsellik ve smut sahneler olabilir ama öyle değil. Tamam cinsellik de var ama daha çok yaşananlar olarak yetişkin okurlara yönelik diyebilirim. Eliz ve Rüzgar ile tanışın. Eliz ailesinden ayrı kalmak için uzak şehire üniversiteye giden genç bir kadındır. Yıllar önce Eliz'de Borderline Kişilik Bozukluğu teşhis edilmiştir. Burada daha sosyal olacak, arkadaş ortamları yapacak ve özgür olacaktır. Ama istedikleri de zor olacak gibidir. Kaldığı apartmanın bahçesinde olan okuldan dönerken ordaki salıncakta sallanmak en sevdiği şey olur. Terk edilmiş gibi olan bu evin bir gece bahçe kapısı açılır. Perde arkasından da olsa ambulans ile gelen o çocugun gözleri ile gözleri kesişir. İşte Rüzgar ile böyle tanışır. Rüzgar küçük yaşta travmalar yaşamış genç bir adamdır. Ama ne travma okurken resmen kanım dondu benim. Ahh be Rüzgarcığım ahhh. O akşam ise kaldığı akıl hastanesinden taburcu olmuştur.
Tenimin AltındaDilara Erünsal · Kaktüs Sanat Yayınları · 202520 okunma
Puan vermedi·1040 syf.··
2026 27. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 22:13
Merhabalar) uzun bir fikir dökümü olabilir başlayalım,,, _Baskı Yorumu_ Kitabı fuardan indirimli sayılabilecek bir fiyata aldım bundan ötürü kendimi nasipli adlediyorum normalde kitabın fiziki varlığına çok yorum yapmak tercihim değildir fakat yayın evinin tavrından ötürü görev biliyorum, yurt dışı baskısıyla birebir olması olumlu bir artı sayılabilir belki, iç dış yan boyama tasarımı kitabın havasına kurgusuna uygun ve güzel lakin sayfa kalitesi cidden kötü yırtılmasın diye çevirirken ekstra dikkat etmem gerekti ağırlığına bir katkısı herhalde vardır ama kıyas etmeden anlayamam. Çeviri yada cümle yapılarında bi iki harf hatası hariç beni rahatsız eden bir şey olmadı bin küsür sayfalık bir kitap için anlayışlı olabileceğim şeyler eğer çook kaliteli olduğu iddia edilip fiyatı absürt bir dille savunulmaya kalkılmasaydı eğer,, _Kurgu Karakterler Genel_ Kitaba başladığım günden itibaren aralıklı okumalarla üç gün içerisinde bitirdim buna bakarsak kesinlikle akıcı bir dili var bu tarz kitapları okumaya alışıksanız sizi çok açık bir dil yapısı bekliyor evrenin barındırdığı kendine has ifadeler benim kafamı karıştırmadı. Dil ve yazımın açık olduğunu kabul etsem de ilk üç yüz sayfa en yavaş okuduğum kısım oldu, fanfiction olduğunu bir kenara koyup fantastik bir kitap olarak ele aldığımda dark * etiketiyle beraber bile benim zevkime göre çok çok çok fazla gri bir kitap, krakaterleri olaylar akış hepsi renkten yoksun karamsar devamlılıkta, farklı beklentiler de vermeyen bir kıvamda. Bunun savaşı kazanan tarafın. yüce ölüm büyücüsü* ( çok komik bir takma ad kesinlikle) olması ve savaş, savaşın içinde hayat ' ölüm kalım mücadelesi savaş sonrası kaybeden taraf olarak ana karakterlerin yazılması olduğunu anlıyorum yine de benim için bunaltıcı olabilmesi kaçınılmazdı, bu
AlchemisedSenLinYu · Del Rey · 2025266 okunma
Reklam
Savaştan sağ çıktığınız için teşekkürler
10/10
·960 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2026 13:41
Bu seriyi bitirebileceğime hiç inanmıyordum. Bol sinir krizli, biraz ağlamalı bir deneyim oldu, çok nadir güldüğümü hatırlıyorum. Bir de Fırtınalar İmparatorluğu ile Şafak Kulesi'ni tandem read yaptıktan sonra hemen ardından okuyunca dünyadan soyutlanmış gibi hissettim. Size tavsiyem benim gibi yapmayın. Bayramdan önce derslerim yok diye bitirmek istedim çünkü şu an bitirmeseydim büyük ihtimalle yaza kalacaktı ve balık hafızalı olduğum için kesin bazı şeyleri unutacaktım. O yüzden ben son üç kitabı art arda okudum ama siz benim gibi yapmayın. Tandem read yaptıysanız (ki kesinlikle tandem read yapın) buna geçmeden önce biraz ara vermenizi öneririm. Okumadan önce 960 sayfa ne yazmış olabilir, bu gidişle ben bunu bir ayda zor bitiririm diyordum ama o kadar akıcıydı ki. Sanırım hiç ara vermeden 300 sayfa okumuşumdur. Kitabın yarısından sonra özellikle her saniye bir şey oluyordu, karakterleri bırakamadım. Sayfa sayısı çok olmasına rağmen akıp gidiyordu dediğim gibi ve benim okumayı çok merak ettiğim karakterler de olduğu için okuması çok daha kolay oldu. Diğer kitaba göre bu kitabın çoğunluğunu Aelin daha durgundu diyebilirim. Yaşadıklarından dolayı normal olarak. Onunla beraber Rowan da çökmüş bir haldeydi. (Hiç umrumda olmadı yani yine de neyse) Aedion ve Lysandra tarafına gidince onlarda da bir çatışma onun dışında hep okuduğumuz savaş sahneleri, diğer tarafta Elide ile Lorcan arasında olan çatışma falan derken karakterlerimiz hepten tükenmişti. Manon da aynı şekilde kendi hakkında öğrendiği gerçekler, hangi yolu seçeceğini düşünmesi falan o da yorgundu. Ama bunların hepsinin içinde Dorian... Dorian'ı görmeniz lazımdı. Herkes canı çıkmış bir haldeyken o ortada fıtı fıtı dolanıp büyüsü ile uğraşıyordu. Büyüsünün Aelin'dan çok daha güçlü olduğunu zaten düşünüyordum
1000Kitap
Kül KrallığıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20201,436 okunma
9/10
·448 syf.··
2026 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2026 15:40
İstanbul'da en sevdiğin semt neresi diye sorsaniz düşünmeden Kuzguncuk derim. O kadar ama o kadar seviyorum. Ve orada gecen en guzel kitap ne deseniz Fresko Apartmani ve bu sahane ucleme derim Sevgili Başak Baysallı Fresko Apartmani kitabi ile bizi Kuzguncuk'taki bir binanin yaşayanlariyla kucuk bir buluşma yaptiriyor. Ruya, Kirkoar, Eleni, Ani, Nadia,Bora ve Italyadan babaannesinin hikayesini çözmeye gelen Defne ile tanışıyoruz. Daha sonra Sarkaç ile eski İstanbul'u okuyor, Türkiye'nin kara bir lekesi olan 6-7 Eylul olayları ile bu canim insanlarin yaşadığı acilara tanik oluyoruz. İnsanlığımızdan bir kere daha utaniyoruz... Ve en son roman Baska Zamanlarin Adımları ile tum karakterlerin hikayelerine birer nokta koyuyoruz ve gözümüzde bir damla yas ile veda ediyoruz her birine Istanbul-Italya ve en son Kudüs üçgeninde geciyor hikayemiz. Defne babannesi Matildanin tum hikayesini nasil çözüyor onu okuyoruz. Gorunenin altindaki asıl duyguları, yaşanılan acıları, özlemle tüketilen ömürleri, yeni yuzyildaki tatli aşıkları okuyoruz. Cok spoiler vermek istemediğim icin detayli yazamiyorum maalesef. Ama kitabi okurken bir İtalya turu yapabilsem ne guzel olurdu bee diye düşünmeden edemedim o kadar diyim Başak hanım ile tanismadiysaniz bir an once tanışın lütfen pisman olmayacağıniza garanti veririm o derece. Eger ilk iki kitabi okuduysaniz da sonuncuyu hic bekletmeden okuyun derim. Ne diyoruz, iyi ki kitaplar var bee
Başka Zamanların AdımlarıBaşak Baysallı · Everest Yayınları · 202537 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2025 113. kitabı
Merhabalar Edgar’ın müritleri, bugün size #hwangboreum ’un #sadebirhayat kitabı ile geldim. Kore edebiyatını seviyorsanız bu kitap tam o tatta, sakin ama düşündürücü bir anlatım sunuyor. kitabın arkasında "Özgürlük istediğiniz şeyleri yapmak değil, istemediğiniz şeyleri yapmak zorunda kalmamaktır" diyor. maalesef kapitalist bir düzende bu mümkün değil ve kitaplar da maalesef bunu değiştirme gücüne sahip değil. yeterince zengin olmak lazım ki istemediğimiz şeyi yapmak zorunda kalmayalım. en basitinden şehir gürültüsünde uyumak için kulak tıkacı takmak istemiyorsunuz. evet bunu yapmamak özgürlük ama uyku bunun bedeli. gerçekten bir şeyi kaybetmeden tıkaçsız uyumak belki de kırsala doğru müstakil bir ev gerektiriyor ve burada para devreye giriyor. aslında hepimizi köle yapan tek şey para. bu anlamda kitaptaki şeyleri okurken çok zevk alsam da maalesef şu anda yapılası olmayan şeyler de vardı. Kitapta modern şehir hayatının koşuşturmasından bunalan ve sadeleşmeyi seçen bir kadının hikâyesi var. bu kitaba yazarın denemesi diyebiliriz ancak yazar aslında kendi seçimlerini ve kendisini anlatıyor. aslında bir karakterimiz yok. gündelik hayatın yükünü, iş hayatının yoğunluğunu ve çevresinin beklentilerini üzerinde hissediyor. Bu nedenle yaşamını en basit hâline indirmeye karar veriyor. Olaylar onun eviyle, eşyalarıyla, ilişkileriyle olan bağlarını kesmesi ve bu süreçte yeni bir denge kurma çabaları etrafında gelişiyor. Ben okurken bu yolculuğun adım adım ilerlemesini, her kararın hem huzur hem de zorluk getirmesini çok net hissediyorum. ancak mesela ben bunu yapamam. sorumluluklar ve size bağlı olan hayatlar (evcil hayvan, çocuk ) radikal kararları etkisiz kılıyor. yemin ediyorum her gün trafikte harcadığımız süre 3 saati buluyor ve hepsi kazandığın parayı harcamak için vaktin
Sade Bir HayatHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 2025748 okunma
10/10
·416 syf.··
2025 5. kitabı
·
67 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2025 22:59
Okuduğum şey neydi öyle ya. Bitmesin diye yavaş yavaş okunur mu bi kitap, bu enfes bişeydi. Bazen Bruner'de bazen Nietzsche'de kendimi buldum. Hatta o seansları keşke bende kendimde yapabilsem de değiştirmek istediğim şeyleri ve onların sonuçlarını hipnozla risk almadan görebilsem dedim. Okurken de okuduktan sonra etkisinden çıkamadığım bi kitaptı. Alıntılamaya da doyamadım ben, Nietzsche'nin sözlerine hayran olmamak elde değil. Her ne kadar özellikle Nietzsche kadınlarla ilgili sert eleştiriler yapsa da onlara bile hak vermedim de diyemem. Herşeye rağmen tavsiyemdir, size çok şey katacak...
1000Kitap
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470bin okunma
Reklam
Reklam