Puan vermedi
Türk Damarı;unutulmuş bir kahramanın izini süren, emek ve araştırma dolu bir eser. Kitabı okurken hem tarihin içinde yolculuk yaptım hem de adını daha önce duymadığım bir mücadeleye tanıklık ettim. Genelkurmay arşivlerinden mezarlıklara uzanan titiz araştırma süreci kitabın her sayfasında hissediliyor. Tarihin tozlu raflarında kalmış kahramanları gün yüzüne çıkaran bu tür çalışmaların çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Okurken gururlandığım, zaman zaman duygulandığım bir okuma oldu.
Türk DamarıAlim Serkan Cesur · İkinci Adam Yayınları · 20262 okunma
6/10
·264 syf.··
2026 12. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 10:22
Öncelikle kitaptan çiftleşmeyi kaldırsak 100 sayfa bile kalmaz onu belirteyim aslında puanım 4 5 i geçmez ama sırf Angelina ve sergei için verdim ikisini de sevdim. Tabi kurgu olarak gerçek hayatta olsa asla yani hepsi beş para etmez insanlar ne olursa olsun katiller yani asla . Atlaya atlaya okuyup macera kısmına baktığımda gerekten baya iyiydi hiç değilse aksiyon bir hareket vardı. O yüzden puanı 6 yaptım. Anladım ki diğer kitaplarda böyle iğrenç ve mide bulandırıcı yani 250 sayfanın 150 sayfası full çiftleşme (çünkü hayvan gibiler) neyse benden bu kadar açıkçası çok bile dayandım. Diğer karakterleri de merak etmeme rağmen hepsi birbirinin aynı karakterler değişik yaşadıkları ilişki aynı. Kızların 2 sayfa sonra aşık olması erkekler zaten görür görmez aşık aşırı saçmaydı yani tüm kitapları böyle gidiyor. Gerek görmüyorum.
Saklı GerçeklerNeva Altaj · Artemis Yayınları · 20251,882 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
7/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 58. kitabı
9-10 kitap art arda İslam'ın ilk yılları, Kur'an Tarihi, Halifeler dönemi ve ilk devletler üzerine okumalar yaptım. Sanırım bir süre ara vereceğim. Özellikle Şii - Sünni ayrışması üzerine eksik olan bazı taşları yerine oturttum. Bazı tartışmalı olaylara ve kişilere daha derinlemesine bakma fırsatım oldu. Muaviye en çok merak ettiğim karakterlerin başında gelmiştir hep. Şii'ler onun hakkında çok fazla olumsuz şey yazmasına rağmen Sünniler de onun hakkında çok fazla şey yazmamıştır. İlginç bir durum. Kur'an da bile lanetlenmiş Ümeyyeoğulları'nın bir üyesi olarak Peygamber'in sahabilerinden birisi olması, sonra vahiy katipliği yapması, ordu yönetip, valiliğe yükselmesi ve en sonunda İslam halifeliğine gelip kendi devletini kurmaya giden bir süreçten bahsediyoruz. Muaviye'nin babasının Ebu Süfyan olduğunu düşünecek olursak zenginlik ve statü sahibi olma hırsının kimden geldiğini görebiliyoruz. Sonuçta Muaviye namazını kılıyor, Allah'a inanıyor ve görünüşte bir Müslüman olarak yaşıyordu. Ama İslam halifesi olacak bir dini alimliği yoktu. Eski cahiliye geleneklerine de yatkındı. Bu yüzdendir ki Emevi Devleti hiçbir zaman İslam'ın temsilcisi olarak görülmemiştir. Arap Devleti olarak addedilmiştir. Açıkçası ben bugüne kadar Muaviye ve Emeviler hakkında hep Şiiler'in yazdığı kaynaklardan beslendim. O yüzden düşüncelerim hep negatif olmuştur. Fakat son zamanlarda tarafsız olduğunu iddia eden bazı yazarların çalışmalarında şunu görme fırsatım oldu. Hz. Osman'ın öldürülme sürecinde Hz. Ali'nin failleri cezalandırmaması önemli bir etken. En nihayetinde Hz. Osman Peygamber'in damadı, arkadaşı, sahabisi ve İslam'ın üçüncü halifesi idi. Muaviye'nin de akrabası idi. İslamiyet hızla yayılıp Arabistan topraklarının dışına yayılınca haliyle Hz. Osman güvendiği ve kendi akrabası
Tarih
Emevî Devletinin KuruluşuR. Stephen Humphreys · VAKIFBANK KÜLTÜR YAYINLARI · 202225 okunma
NEFRET ETTIM BU KITAPTAN
Puan vermedi
hicbir kitabi bu kadar buyuk bir nefretle okumamistim,anlatim asiri bozuk,kitabin icine giremiyoruz,cok fazla bilgi eksikligi var,tarotla ilgili bir arastirma da yaptim hicc alakasi yok,sadece 'luks/pahali' sozleri var,keske bir kumas turu soylenseymis,bronz karakteri abartildigi kadar gizemli degil,birde tereyagli balli ekmek sahnesi var,Hisar Bronz'un onune falan koyuyor falan travmasi varmis,kitap boyunca Hisar'in 'ailem beni sevmedi' triplerini cekiyoruz,gecmisi bizi cok ilgilendirmez okuyucu simdiye bakiyor,her sey cok yanlis bu kitapta,guclu bir orgut bekliyorsun 2 dakika sonra 'Bronz abi' diyorlar CILDIRDIM.
BronzÖzge Naz · Guardian Yayınları · 20242,971 okunma
2/10
·168 syf.··
2026 63. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 21:01
Normalde kitaplara bu kadar düşük puanları, genelde beni rahatsız eden söylemler olduğunda veririm. Beğenmediklerime vermem. Sonuçta emek verilmiş yazılmış falan filan diye düşünürüm ama o kadar sıkıcı bi kitaptı ki yazarın kitaplığımda Miras adında okunmayı bekleyen bi kitabı var ve şuan keşke önce onu okusaydım diyorum. Geldim gittim yaptım ettim dili o kadar basit ki kitabın tamam bende çok edebiyat arayan, ağır kitaplardan başka okumam triplerinde değilim ama valla benim ergenliğimde yazdığım günlüğüm daha sürükleyicidir öyle söyleyeyim :) Kapak 10 numara ki bende kapağını beğendiğim için almıştım :( ama hikayeyi okurken canınızdan can gidiyor o kadar sıkıcı. Farkındaysanız kitabı anlatmıyorum bile öyle sıkıcı :) Almayın aldırmayın yazık edersiniz :) Milletin yaptığı gibi çok derinlikli, bilgili bi okuyucu imajı bırakmak için ayrıca size buraya yapay zekaya yazdırdığım incelemeyi de bırakayım da waoww ne kadar birikime sahip bi okuyucu deyin bana "Vigdis Hjorth'un Postane Günlükleri, ilk bakışta yalnız bir kadının gündelik hayatını anlatan sade bir roman gibi görünse de, aslında modern insanın yabancılaşmasını, tükenmişliğini ve anlam arayışını merkezine alan güçlü bir varoluş hikâyesidir. Romanın başkahramanı Ellinor, hayatın rutinleri arasında sıkışmış, yaptığı işten ve hatta kullandığı kelimelerden bile uzaklaşmış bir kadındır. Onun iç dünyasını takip ederken okur da kendi yaşamındaki tekrarları ve sorgulamaları düşünmeye başlar. (Bu kitabı neden aldığımı sorgulamaktan başka bişey yapmadım halbuki) Hjorth'un en dikkat çekici yönü, büyük olaylar oluşturmadan insan ruhunun çatlaklarını göstermesidir. Roman boyunca dramatik bir olay örgüsünden çok, karakterin zihinsel ve duygusal dönüşümü ön plandadır. Bu nedenle kitap aksiyon arayan okurlara yavaş
1000Kitap
Postane GünlükleriVigdis Hjorth · Siren Yayınları · 20231,040 okunma
10/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
Bir zamanlar Bulikov kentinde altı ilah vardı; Olvos, Kolkan, Voortya, Ahanas, Jukov, Taalhavras. Altısı da Kıta’da hayat bulmuş, kendi bölgelerini kurmuş ve 500 yıl sürdüğü tahmin edilen kavgalarla birbirbirleriyle savaşıp durmuşlar ancak sonrasında savaşmayı bırakıp birlik olup, genişlemeyi seçmişler. Ancak Kaj, elindeki güçlü bir silah sayesinde, ilahları yok etmiş.O günden sonra mucizelerin kenti olan bu yer, artık sansürlü ve yasaklı bir tarihe sahip olmuş. Tarih bilimci Dr. Efrem Pangyui ise ilahları araştırmak amacıyla Bulikov kentindeydi ancak bu araştırması ölümüne sebep oldu.Bunun bir cinayet olduğu ise su götürmez bir gerçekti.Birileri onun ilahları araştırmasına karşıydı.Bu olayın ve ilahların ardındaki gizemi çözmek ise Shara Komayd ve biricik tehlikeli sekreteri Sigrud’a kalmıştı. Shara olayların içine daldıkça çook daha derinlere, eskilere, mucizelere gitmesi gerektiğini anlayacaktı.Tabi ki tehlikelerin içine dalacak, ölümlerden dönecek olmaları işin tuzu biberiydi.İlahlar öldüğünden beri gerçekleşmeyen mucizelerin yeniden vuku bulmaları ise Shara için bambaşka kapılar açacaktı. Vay be diyorum.Oldukça ilginç ve aşırı akıcı bir seriye giriş yaptım.Shara ve Sigrud favori karakterlerim oldu.Ama Votrov…üzümlü kekim, o son sana hiç yakışmadı…Neyse yine güzel bir fantastik seriye başladığımı düşünüyorum ki çok heyecanlı bir maceraya giriş yapacakmışız gibi bitti.
Merdivenler KentiRobert Jackson Bennett · İthaki Yayınları · 2018127 okunma