Fiyasko
2/10
·400 syf.··
2026 221. kitabı
SPOİLER İÇERİR SPOİLER SPOİLER sadem'in babası üvey annesi Vilma ile evli ve sadem'i hiçbir şekilde umursamıyor sademin annesi o küçükken onları terk etmiş abisi de evi terk etmiş kitabın sonlarında abisinin öz annesinin yanına gittiğini öğreniyoruz evla sademin en yakın arkadaşlarından biri annesi takıntı derecesinde evlayı takip ediyor günlük alması gereken kaloriyi aştığında veya abur cubur vb yediğinde çok kızıyor ayrıca bunlar çok zengin evla kitabın başlarında hassas bir kız gibi duruyor ama sonradan içinde derin ve korkutucu bir öfke olduğunu görüyoruz ayrıca güngör diye biri tarafından defalarca reddedildiğini zannediyoruz ancak kitabın sonlarında meğersem başka bir sevgilisi olduğunu güngör'ü arkadaşlarına söylediği yalanların bir parçası olarak kullandığını öğreniyoruz kavin dobra bir kız ama sürekli sınavlarda başarısız oluyor annesi de başarısız olduğu için kıza baskı yapıyor zaten kitap da sadem rüya'nın kavin sınıfta kalmasın diye sınav kağıtlarını beton'dan(kimya öğretmenlerinin lakabı) çalmasıyla başlıyor buğra han sadem'e aşık ama sadem onu tanımıyor bile sademin onu tanıması beton'dan sınav kağıtlarını çalma amacıyla buğra han'ın bisikletini çalmaya çalışması ve buğra'nın ona sınav kağıtlarını çalmasında yardım etmesiyle başlıyor ardından buğra sadem'in tiyatro metni yazmasına yardım ediyor sadem evden kaçtığında yanında kalmasına izin veriyor falan şimdi sadem niye tiyatro metni yazıyor diyeceksin yazıyor çünkü sınav kağıtları çalınınca bunu telafi etmeleri için müdür yardımcısı böyle bir görev verdi sadem yıllarca platonik bir şekilde okul birincisi yakışıklı erdinç'e aşıktı ama sonra buğrayı tanıdıkça ona aşık oluyor zaten kitabın sonlarında erdinç'in gerçek yüzünü görüyor ilya kızların baş düşmanı sevgilisi de tarık ilya pembe saçlı diye
Alabora LimanlarıK. Kübra Berk · Artemis Yayınları · 2025128 okunma
Gerçek olması daha da acı
8/10
·109 syf.··
2026 37. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 12:29
Son zamanlarda bu tarz toplumsal eleştri-psikoloji kitaplarını okumak zaten beni etkiliyor bir öğretmen olarak. Fakat bu kitabı etkileyici yapan şey aslında tam olarak konusu değild bence. Kitabın insanlar üstünde bu kadar etkileyici olmasının en büyük sebebi olayları bizzat yaşamış kişilerin düşüncelerini aktarması. Diana’nin teyzesi, anneannesi, öğretmenleri, ifadesini alan jandarma, sosyal hizmetler uzmanı, abisi… Evde bulunan dört çocuktan sadece birinin yani Diana’nın hem fiziksel hem de psikolojik şiddete uğramasına karşı ailenin profesyonel sessizliği, soğukkanlı duruşunun yanında vücudunda bulunan bütün şiddet izlerini öğretmenlerin sosyal hizmet uzmanlarının görmesine rağmen Diana’nın korkusu ve her bir yarası için uydurulmuş planlar ve Diana’nın hep sakarım ifadesi, sessiz çığlıkları her yeni okulda aslında aşırı fiziksel sevgi gösterileri aşırı tepkileriyle dikkat çekerek yardım istemesi yine de bütün çabalarına rağmen başarılı olamaması. Kitabı etkileyici kılan da tam olarak bunların gerçekten bir çocuğun hikayesi olması.
SakarAlexandre Seurat · Metis Yayınları · 20255,8bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kızıl
Puan vermedi·68 syf.··
2026 50. kitabı
Stefan Zweig, Kızıl‘da yalnızca bir hastalığın hikâyesini anlatmıyor; insanın kendini bulma yolculuğunu, ölüm korkusunu ve yaşamın gerçek değerini sorgulatıyor. Berger’in yaşadığı içsel dönüşüm öylesine doğal ve etkileyici aktarılmış ki, kitabın sayfaları ilerledikçe onun umutsuzluğunu, yalnızlığını ve yeniden hayata tutunma isteğini siz de iliklerinize kadar hissediyorsunuz. En sevdiğim yönlerinden biri anlatımının olağanüstü akıcı olmasıydı. Zweig’in kalemi yine hiç zorlamadan akıyor; kısa bir öykü olmasına rağmen karakterlerin ruh dünyasına uzun bir roman okumuş kadar derinlemesine tanık oluyorsunuz. Kitabı okurken kendimi tamamen o dönemin Viyana’sında buldum. Baharın gelişiyle birlikte Berger’in iç dünyasında filizlenen umut, doğayla insan ruhu arasında kurulan o ince bağı çok zarif bir şekilde hissettiriyor. Bence öykünün en güçlü yanı ise hastalığın yalnızca fiziksel bir rahatsızlık olarak anlatılmaması. Evet, Berger kızıl hastalığına yakalanıyor; fakat Zweig’in asıl anlattığı hastalık bedeninde değil, ruhunda başlıyor. Berger zaten öykünün ilk sayfalarında hayattan kopmuş, yalnız, amaçsız ve umudunu yitirmiş biri. Kızıl hastalığı, onun içindeki bu çöküşün görünür hâle gelmesini sağlıyor. Ölümle yüzleştiği anda ise yalnızca bedeni değil, ruhu da iyileşmeye başlıyor. İnsanlara yardım etmenin, mesleğinin anlamını keşfetmenin ve sevginin insanı yeniden hayata bağlayabileceğini görüyor. Bu yüzden bana göre öyküdeki “kızıl”, yalnızca tıbbi bir hastalık değil; aynı zamanda insanın içine yerleşen umutsuzluğun ve yalnızlığın sembolü. Bu yönüyle Kızıl, bana günlük hayatta büyüttüğümüz pek çok kaygının aslında ne kadar önemsiz olduğunu yeniden düşündürdü. Ölüm ihtimaliyle karşılaşan Berger’in yaşamın en küçük ayrıntılarında bile yeniden anlam bulması, insanın bazen en
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202237bin okunma
Spoiler
7/10
·309 syf.··
2026 3. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 13:35
yani ne diyeceğimi hiç bilmiyorum. olaylar açığa çıkmaya başladığı andan itibaren zihnim koskoca bir toz bulutuna döndü. en baştan başlayayım en iyisi. kitabın büyüm bir ters köşe içeren bir gerilim kitabı olduğunu biliyordum. açıkçası gerilim kısmı bana pek geçti diyemem. ama bu kitabın başka hangi tür olduğunu söylerdim onu da bilemiyorum. 300 sayfa olmasına rağmen gerçekten upuzun bir kitap okumuşum gibi hissettim. yazarın, psikoterapistin hem kendi hayatını hem de alicianın hayatını bu kadar detaylı vermesinden ikisi arasında bir bağlantı olacağını ve o bağlantının aldatan kişiler olacağını da tahmin ettim. açıkçası ben okurken theonun hayatı ve aliciayla olanlar paraleldir yani aynı zamanda gerçekleşiyordur diye düşünüyordum. bir noktada acaba kathynin aldattığı kişi gabriel mı diye düşündüğümde de zaman kavramı beni sorgulattı. theonun hayatında yaşananların 5 yıl öncesi olduğuna dair hiçbir iz, ipucu yoktu. dolayısıyla hikayenin böyle birleşmesini, iki hayatın birbiriyle bu kadar iç içe olmasını hiç beklemiyordum. Sanırım en sevdiğim kısım Artekris hikayesinin kitabın en başından sonuna bu kadar güzel işlenip bağlanmasıydı. gabrielin ölmesi için aliciayı seçtiği anda artekrisle bağlantı bana gerçek bir haz verdi. ama yazılışta güçlü olmayan kısımlar da vardı. kitapta ferçekler ortaya çıkana kadarki kısımda okuduğumuz theo ile ondan sonraki theo sanki birbirinden bambaşka iki insan. işk 200 250 sayfada okuduğumuz theonun gerçekten ona yardım etmek isteyen bir psikoterapist olmasından başka bir şey düşünmemizi gerektirecek hiçbir iz yoktu. yazar gerçekleri açıkladığı bölümden sonra theo her şeyi açık açık konuşup niyetini belli ederken ondan önceki sayfalardaki theo silinmiş gibiydi. yani sanki kitabın başkahramanı da nasıl biri olduğunu bizimle beraber öğrenmiş
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,9bin okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2026 46. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 00:00
İliklerime kadar yaşadığım bir kitap oldu. Geçmişime gittim, yaşadığım duyguları dejavunun ötesinde yeniden çok güzel bir şekilde hissettim. Bu kez daha olgun bir kadın olarak daha farklı düşünerek o duyguları hissetmek bana çok iyi geldi. Bunu sağlayan yazarımız Birim Hanım'a bir kez daha teşekkür ediyorum. Kitabın devamı gelecek bir seri olmasına ayrıca sevindim. Benim için yeri ayrı olacak bir kitaptı artık serinin yeri ayrı olacak. Sare için bir şarkı sözü o anki soruya cevap olabiliyor ve Mehmet ile aşkı Grup Gündoğarken'in "Ben Hep Senin Yanındayım" şarkısı ile başlıyor. Ve bu aşk güzel bir aileye dönüşmüştü ki Mehmet yol çantasına -mor battaniye- yi de alıyor. Ardından "Haklısın." cevabı. Sonrası beyaz ceset torbası. Kaza mı, cinayet mi? Sare'nin kafasını karıştıran, aklına yatmayan noktalar ve tanımadığı insanlar var karşısında. Sonrasında yardım alınan bir öğretmen, bir medyum, bir dedektif ve bir avukat. Olayların arkasında, arkasına bakılamayacak kadar büyük (!)ler var. Sare'nin ise Mehmet'ten kalan bir oğlu ve Mehmet ile bir kızı. "Sare, aşk, cinayet/kaza, dava, çocuklar ne olacak?" "Mehmet gerçekten Sare'ye "Ben hep senin yanındayım." mı diyor? sorularının cevapları için kitabı okumak yeterli mi? Belki de seriyi tamamlamak. Ben de merakla bekleyeceğim. Yazmaya devam edecektim. Durmayacaktım. Bunu onun için yapacaktım, geride kalan herkes için yapacaktım. Ve yeniden, parmaklarım tuşların üzerinde dans etmeye başlarken bir ses kulağıma fısıldadı: ölümsüzlüğü merak ediyor musun? Ölümü benim için büyük bir yıkım olsa da bu ölümlü ve iki yüzlü dünyada saf ve gerçek aşkı bana yaşatmış olmasından ötürü ona sonsuza dek minnettar kalacağımı biliyordum.
Yalnızlığı Sen SeçmedinBirim Özer Sili · Özyürek Yayınları · 202616 okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Herkese selam, öncelikle bu kitabı okumak için biraz geç kalmış gibi hissediyordum. Çünkü bir zamanlar çok popülerdi, ben de o zaman almıştım ama rafımda duruyordu. Ve dedim ki ben bunu neden okumuyorum? Kitaba başlarken ilk sayfaları sıkıcıydı. Neden bilmiyorum ama bir önyargı ile yaklaştım ve hiç sarmayacakmış gibi hissettim. 30. Sayfalardan sonra işler değişti. Hep bir anda aşırı hızlı akmaya başladı. Yer yer sıkıldığım kısımlar yine oldu ama konusu o kadar içine çekti ki hızlı hızlı okudum. İçeriği ve konusu o kadar güzeldi ki.. kısaca bahsetmem gerekirse: Alice Sun diye bir ana karakterimiz var. Kendisi Çin'in en önde gelen okullarından birisi olan Airington'da yarı burslu bir öğrencidir. Kendisi okulun en başarılı iki öğrencisinden birisidir ve tek yarı burslu öğrencidir. Yıllardır kendisine ezeli rakip olarak gördüğü Henry ile birinciliğini paylaşmaktan çok sıkılmıştır. Bir gün yine Henry ile ödül paylaştığı bir ödül töreninden çıkarken aniden görünmez olduğunu fark eder. Buna bir çare ararken bir yandan orta durumlu ailesi zengin ve soyluların rahatça erişebildiği bu okulun masraflarını artık karşılayamaz duruma gelir. Okulunu bırakmak istemeyen ve görünmezliğiyle başa çıkmaya çalışan Alice, akademik rakibinden bu konuda yardım ister. Görünmezliğini kullanarak okuldaki en ulaşılamaz kişilerin bile sırlarına erişebileceği bir konuma gelir. Öncelikle Alice tamamen bendim. Uzun süredir bir ana karakterde kendimi böylesine görmemiştim. Akademik başarı açısından mükemmel olmaya çalışması çünkü bunun elindeki tek kozu olmasını iliklerime kadar hissettim. Çünkü herkes kendisinden binlerce adım önde. Birisinin model olan bir annesi, diğerinin ona miras olarak bir şirket bırakacak babası var. Alice nihayetinde Henry ile aynı ödülü alsa da aynı değeri ve övgüyü
Eğer Beni GörebilseydinizAnn Liang · Olimpos Yayınları · 2023640 okunma