Yaşar Güzel

Yaşar Güzel
@yasar_21
“Hepimiz birer boş eviz, tâ ki birisi kilidimizi kırıncaya dek.”Bin Jip
Sabahattin Ali
••• Ve bir gün her şey bitti… O kadar basit , o kadar katı bir şekilde bitti ki, ilk anda işin azametini anlamak benim için mümkün olmadı… Yalnız biraz şaşırdım , bir hayli üzüldüm ; fakat bu hadisenin hayatım üzerinde bu kadar büyük , bu kadar değişmez bir tesiri olacağını asla düşünmedim. .
1000Kitap
Reklam
Kitap okuma grubumuzdaki sunumumun kısaltılmış hali
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2018 9. kitabı
‘Bakabiliyorsan gör görebiliyorsan fark et’’cümlesiyle başlıyor roman.Kitabın içersinde yolculuğumuz başladığında ise, görmeye dair elimizde bir şey kalmıyor.Artık kitabın her sayfasında körlük kelimesi ile karşı karşıyayız. Yazar sadece körlük metaforu üzerinden,ancak yazarlara nasip olan, bu düzeyde bir hayal gücü ve tasvir yeteneğiyle okuru çok oyalamadan kitabın bir parçası haline getiriyor.Hatta sekizinci körü yapıyor diyebiliriz. Gören insana göre kurgulanmış bu dünyada,körleri yerleştirerek herkesi kör yaparak,körlerin olduğu bir dünyayı anlatmak, her insanı geçelim her yazarın bile harcı değildir. Saramago bunu Rus yazarları kıskandıracak kitap boyu süren başarılı tasvirlerle,hayret içerisinde bırakarak yapıyor. Hele doktorun tuvalette tasvir edildiği bölüm, bu başarıyı açıkça ortaya koyuyor.Yine defalarca bizim de okurken roman karakterleri ile birlikte midemizin Bulanması,kusma noktasına gelmemiz bu başarının kanıtlar olsa gerek. Bu yazma girişimini,sadece körlerin yaşadığı bir şehri tasvir ederek bırakmamak,kitabı aynı zamanda bir sistem eleştirisine dönüştürmek,toplumun ahlak yapısını sorgulamak,gören insanların oluşturduğu uygarlığın temellerini sorgulamaya çalışmakta kitapta yer alınca,bu kitap Nobel Barış ödülünü kesinlikle hak etmiştir diyebiliriz. Kitapta yer alan özlü sözleri,aforizmaları,yazar olmayan bir okura göre süslü cümleleri de unutmamak gerek.Kitap çok fazla alıntı yapılacak,üstünde düşünülecek ,okuru sarsan bakış açısını etkileyen ve sürekli kitapla tartışma halinde tutan sözler cümbüşüne sahip. Kitabın tartışmaya açtığı kavramlara gelirsek; bunların başında ahlak,toplumsal ahlak , kavramları geliyor diyebiliriz. Gabriel
Edebiyat
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,9bin okunma
Leyla’nın evi Leyla’ya
8/10
·284 syf.··
Beğendi
·
2018 61. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2018 00:09
Zülfü Livaneli’nin okuduğum 6. kitabıydı.Bunlar içerisinde konu olarak,Leyla’nın evi belki de en iyi kitabıydı benim için.Kitapta yazarın bir an önce kitabı bitirmek istermiş gibi bir hissiyata sahip olduğu izlenimini edindim.Kitabı okuduğumda Livaneli’nin kitaplarında ilk defa bu konu keşke başka yazarın elinde olsaydı dedim.Aklımdan geçen yazar da Orhan Pamuk oldu.Orhan Pamuk gibi betimlemeleri güçlü bir yazarın elinde, Masumiyet Müzesi tadında bir eser olabilirmiş .Bir yanda Rumeli’den İstanbul’a, Ermenilerin Suriye sürgün edildiği aynı zamanda, sürgün edilen yitik devletin göçmen vatandaşlarının yaşadığı dramı vermesi ve onlardan yaşını almış, herşeyini kaybetmiş, Leyla’yı Türkiye’nin gurbetçi vatandaşlarının yaşadığı sosyal sorunlarını üstünde tüm yönleri ile taşıyan Roxy(Rukiye) ile buluşturması, Osmanlı’nın son dönemleri ve genç cumhuriyetin ilk dönemleri ile ilgili verdiği tarihi bilgileri Leyla’nın hayatına iliştirmesi ve tabii harp zamanında yaşanan aşk ile olay örgüsünün bir parçası olmakta zorlanmıyor okuyucu.
Leyla'nın EviZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201735,3bin okunma
Zaman hayallerimizden çok daha çabuk yol alır
Sayfa 128·Kitabı okudu
Sonrada sözü değiştirmek,ah tanrım daha da kötüsü kaderimi değiştirmek üzere..
Sayfa 256·Kitabı okudu
Reklam