Nefsine en küçük kıpırdama hakkını vermeyen,
halifeliğinde Dicle kenarında çobansız kalmış oğlağın hesabına kadar düşünen, muhtaçlara sırtında zahire taşıyan, kisrâların incili kürkünü ayakları altında çiğneyip yamalı gömlekle gezen, kendisini yaralayanın bir müslüman olmadığını öğrenince Allah'a hamd eden, ruhunu teslim ederken de rahmete nail olabilmek için yastığının çekilmesini ve başının
kuru yere bırakılmasını isteyen Ömer...
Gelmiş ve gelecek bütün insanlığa mefkûrevî devlet reisinin mefkûrevî şartlarını misalleştiren Ömer...
O da bütün sahabîler arasında ikinci...
Allah sevgilisinin:
Nebilerden sonra en hayırlısı.
Kendisine sevgi ve teşekkür bütün ümmetime vaciptir.
Benim mağarada ve Kevser Havuzunda arkadaşımsın!
Cehennem ateşinden kurtulmuş insanı görmek istiyen, Ebu Bekr'in yüzüne baksın!
Sen Allah'ın ateşten âzad edilmiş kulusun!O'nun yardımı kadar kimsenin yardımı bana menfaat vermedi.
Cebrail bana gelip dedi ki: Allah, Ebu Bekr ile istişare etmeni emrediyor.
İçinde kendisinin bulunduğu kavme, ondan başkasını imam edinmek lâyık olmaz buyurduğu...
Ve nihayet, Peygamberler Peygamberinin ifadesiyle, Peygamberler müstesna, her gün doğup batan güneşin hiç bir defa daha üstün bir baş üzerine ışığını saçmadığı
Ebu Bekr...
Allah Resulünün yolunda, son meteliğine ve son damla gözyaşına kadar, maddî ve manevî bütün varlığını talaş talaş yontup nefsine hiç bir şey bırakmayan Ebu Bekr...
Sadakat ve teslimiyetin münteha noktası, rikkat ve merhametin mesafe mefhumunu aşan ufku Ebu Bekr...
Bir arada gönül ve kafa idrâkinin erişilmez kutbu ve şu ölçünün elmastraşı Ebu Bekr...
Nefs tâbirine eş bir mefhumun hiçbir lisanda ve tam mânâsiyle bulunmadığına dikkat edecek olursak, Peygamber lisanının belirttiği yepyeni bir hikmetle karşılaşırız.
O, ne ‘ben’dir, benliktir, ne zâttır, şudur, budur; kalb hakikati içinde, ruhun mukabil kutbunu gösteren apayrı ve bambaşka bir mevcuttur. Her insanda bu mevcut; daima gizli ve bazan aşikâr bir Allah düşmanı.
“Allah düşmanı yola getirilmedikçe Allah'a yol açılmaz.”
19/Kör ile gören bir olmaz.
20/Karanlıklar ile aydınlık bir olmaz.
21/Gölge ile sıcaklık bir olmaz.
22/Diriler ile ölüler de bir olmaz. Allah, dilediğine işittirir. Sen,kabirde bulunanlara işittirecek değilsin..
Fâtır suresi