yasmin

yasmin
@yasminoge
Αυτό καθ' αυτό μεθ' αυτού, μου είδες από συ
8/10
·282 syf.··
2023 39. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2023 15:13
Herkese selam ! Doğrusunu söylemek gerekirse gece yarısı kütüphanesine karşı önyargılıydım,daha da doğrusu popüler kültür kitaplarına karşı önyargılıyım, mutlaka o kitabın sezonunun bitmesi gerekir ki ben öyle okuyayım,zannediyorum ki bu yüzdendir hâlâ hayvan çiftliğini okumamış olmam.. Sonunda bizim sınıfa da yayılıyor bu kitap ve hayatında eline kitap değmemiş arkadaşlarımda bile görünce utanıp başlıyorum,iyi ki de başlamışım diyerek spoiler da vermiş olayım. Kısaca hemen konudan bahsedeyim de ufak bir fikriniz olsun.Nora'nın hayatı aslında Nora'nın hayatı değildir kendi hayatını üçüncü şahıs açısından izleyen biridir sadece.Yaptığı ki çoğunlukla yapamadığı, korktuğu,geç kaldığı pişmanlıklara dolu bir 35 yıl geçirmiştir.Ve bir gün kedisinin de vefat etmesiyle artık intihar etmeye karar verir ve bu intihar sonucunda gece yarısı kütüphanesinde bulur kendini.Gece yarısı kütüphanesi arafvari bir yerdir,bir başka tabirle de Nora'nın yapamadıkları,geç kalmışlıkları,korkularıdır. Hayatımız küçük, büyük,irili ufaklı, pürüzlü pürüzsüz,doğru,yanlış seçimlerden oluşmaz mı? Büyük hevesler beslediğimiz işler,görüşmeler,yerler,insanlar,geziler,kitaplar, filmler,diziler,kıyafetler,hoşlanmalar,aşklar...Hep aynı sonla mı biter? Hep kafamız da kurduğumuz gibi midir bu ihtimaller denizi? Heyecanla, büyük ümitlerle çıkılan engebeli yollar hep mutlu sonla mı biter yoksa bazıları felakete sürükleyebilir mi insanı ? Peki bu ihtimaller denizinde yüzmek hayatı değersiz mi kılar? Bana göre hayat dediğimiz şey tam olarak budur.Bu denizde yüzüyorum deniz hem soğuk hem de bazı yerleri çok derin,tehlikeli ve ulaşmak istediğim adayı göremiyorum ki öyle bir ada hiç olmayabilir yada ada bana göre bir yer olmayabilir ama ben yine de yüzüyorum çünkü eğer yüzmezsem ilerde o benim keşke
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,5bin okunma
Reklam
9/10
·78 syf.··
Beğendi
·
2023 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2023 16:09
Zincire Vurulmuş Prometheus,Antik Yunan tragedya yazarı Aiskhylos'un üçleme şeklinde yazdığı tiyatro oyunun birinci kitabıdır.Ancak günümüze ikinci ve üçüncü kitaplar yani Kurtulmuş Prometheus ve Ateş taşıyan Prometheus maalesef ulaşamamıştır.Kitabın içeriğinden bahsedecek olursak; Zeus, babasını aklıyla tahttan düşürüp, diğer tanrılara şeref payı verse de; kimse ona hiçbir konuda itiraz etmez. Prometheus hariç.Prometheus Zeus’a başkaldırır ve Zeus’un insanlardan aldığı ateşin bilgisini bir rezene sapı içerisinde insanlara geri verir.Ateşin bilgisi insanların sanatları öğrenebilmelerine kaynaklık edecek dolayısıyla gelişecektirler ve bu da Zeus'un istemediği bir şeydir. Bunun yanı sıra Prometheus aklını Zeus'tan sonra kullanabilen ilk tanrılardan, adeta akıl ve mantık abidesi. Bu sebepten dolayı zaten Prometheus'a öfke besleyen Zeus ateşi de vermesinden sonra iyice hiddetlenir ve Prometheus'u Kafkas dağın da zincire vurur, karaciğerini sürekli kartala yedirir.Bu işkence Zeus'un oğlu Herakles onu kurtarana kadar devam eder.. Oyunu türkçeye, Azra Erhat ile Selahattin Eyüpoğlu çevirmişlerdir. Kitabın ön sözünde, oyunun aslında politik bir trajedi olduğunu anlatır. Prometheus'un yaptığı şey aslında baskıcı hükümete yapılan bir hükümet darbesi olarak adlandırılır.Ki buda kitaba evrensel özellikler yükler.Önsözü kitabı daha iyi anlamak açısından mutlaka okumanızı tavsiye ederim.Ayrıca kitap çok temel bir kitap yani benim gibi çok fazla mitoloji bilginiz yoksa bile önsöz okuyarak kolaylıkla anlayabilirsiniz. Zincire Vurulmuş Prometheus benim Yunan mitolojisine olan önyargılarımı kırmak açısından çok güzel bir kitap oldu.Son olarak kitabı tavsiye eden bora ya teşekkür ederim.Başka kitaplarda görüşmek üzere.
Zincire Vurulmuş PrometheusAiskhylos · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201910bin okunma
8/10
·88 syf.··
2022 89. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2022 20:43
Aziz Bey dik başlı, kibirli, hırçın bir karakter tipi olarak karşımıza çıkıyor hikâyede.Bu özellikleri nedeniyle terk ediliyor, dışlanıyor.Yalnızlığa itilen, oradan oraya sürüklenen dramatik yolculuğunu anlatıyor kitap. Ne kendisiyle yüzleşebiliyor ne de karanlık mazisiyle. Terk ediyor o da dünyayı, tüm insanları; zihninin eskiyen, acıyan yerlerini geride bırakarak. Kabullendiği ‘terk edilme’ eylemini öğrenilmiş ‘terk etme’ eylemine dönüştürüyor zamanla...Hikayede Aziz Bey'in ailevi ilişkilerine de tanıklık ediyoruz,özellikle semavi beyle yani babasıyla olan ilişkisine. Bu da bir çok şeyi açıklıyor aslında.Nitekim Necip Tosun'nun da makalesinde ki tespiti bu duruma oldukça uygundur. "Çocukluk bir karabasan gibi hayatları boyunca kahramanları takip eder. onları başarısızlığa, hastalıklı hallere, deliliğe sürükler.”aziz bey de yıllar geçtikçe babasına benzediğini farkeder ama artık çok geçtir.. Ben genel olarak hikayenin konusunu, psikolojik tahlillerini, yoğunluğunu çok sevdim fakat bana da bir tık kısa geldi özellikle bazı yerler benim için eksik kaldı...Yazardan okuduğum ilk kitap fakat kesinlikle son olmayacak.Keyifli okumalar:)
Edebiyat
Aziz Bey HadisesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202416,7bin okunma
Spoiler İçermektedir
8/10
·272 syf.··
2022 47. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2022 16:30
Oscar Wilde den okuduğum ilk eser.Yazarin da tek romanı olmasına rağmen gayet etkileyici.Yalın ama yer yer düşündürücü aforizmaları var.Özellikle baş karakterlerimizden biri olan Lord Henry’nin kurduğu her cümle dolu doluydu(kadınlara olan tutumu ve düşünceleri ne kadar rahatsız edici olsa da spekülatif felsefeyle örneklediği aforizmaları mükemmeldi).Olay kurgusuna gelecek olursak roman yaşadığı dönemde ünlü bir ressam olan Basil Hallward’ın egemenliği altına girdiği,gizi bozulur diye herkeslerden sakladığı adeta taptığı bizim de baş karakterimiz olan namıdiğer Dorian Grayimizi Lord Henry ile elinde olmadan tanıştırdığın da olaylar başlar.Gün geçtikçe Dorian’nın gram özgüven bulunmayan egosunun yükselmesi canımı sıktı yer yer.Dış görünüşe göre ilahlaştırma çabaları olan Lord Henry olmasa olduğu yerde saymaya devam edicekti(ayrıca dissosiyatif kişilik bozukluğu olduğunu düşünüyorum).Karakter tahlili çok iyi yapılmıştı.Özellikle Dorian'nın psikolojisi çok iyi anlatılmıştı.Olay örgüsünde ki tek sorun bence karakterlerin harcanması.Onun dışında çok ta göze çarpan bir problem yoktu.Oldukça akıcı okurken keyif alacağınızı düşündüğüm bir kitap.Keyifli okumalar :)
Roman
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202399,2bin okunma
10/10
·687 syf.··
2022 28. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2022 13:39
Çeşitli aksaklıklar nedeniyle bir türlü bitiremediğim aksine bugüne kadar okumuş olduğum en akıcı kitaplardan birisi olan Suç ve Ceza. Dostoyevski bu romanında , sadece ezilmişlik, çaresizlik,toplumsal, sınıfsal farklılıktan kaynaklanan kötülüklerden doğan trajediyi dile getirmekten daha çok en yüce yargı yeri olan vicdana ve insan aklına yönelik sorgulama,açığa çıkarma ile bu eserini ortaya koyar.Yazar gibi romanın baş kahramanı da yoksulluğun ve acı çekmenin her toplum için kaçınılmaz olduğunu, bunların insanlığın değişmez yazgısı olduğunu ileri süren döneminin düşünürlerine, bunların ileri sürdükleri kimi dinsel düşüncelere şiddetle karşı çıkmıştır.Büyük övgülere mazhar olmuş ve o övgülerin hakkını gerçekten veren bir yapıt.Sayfa sayısı fazla olmasına rağmen okuyucuyu sıkmıyor. Ayrıca eserde ki karakter sayısı fazla olmasına rağmen bölümler arasında ki geçişlerde kesinlikle kopukluk yaşanmıyor .Mutlaka okumanız,üzerine düşünmeniz gereken bir eser olduğunu düşünüyorum.Kitabı okumaya başlamamı sağlayan bora ya teşekkür ederim iyiki de gaza getirmişsin :)
Edebiyat
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,4bin okunma
Reklam