Yabancılaşmak, insanın bilinciyle ya da emeğiyle kendisi arasına açılan kapatılamayan bir mesafeye dönüşebilir. Bu ise artık ontolojik bir sorun olmayıp, bir kez doğadan koparak toplumda yurtlanmış olan bireyin kendini bireysel bir özgürleşme sürecinde ifadesindeki imkânsızlıkta yatar.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Aslında, hayata yön veren olayların altında çoğunlukla inanılmaz derecede sessiz bir dramatiklik gizlidir. Patlamaya, yükselen alevlere ve yanardağın lav püskürtmesine o kadar benzemez ki, yaşandığı anda o deneyim çoğu kez fark edilmez bile. Devrimsel etkisi ortaya çıkarken ve bir hayatın bambaşka bir ışığa bürünüp yepyeni bir melodiye ka-vuşmasımı sağlarken, sessizce yapar bunu; ve bu muhteşem sessizlikte yatar onun asil soylulugu.
Onun arkasında, mutlak, değişmez, sonsuz ve sınırsız isteme yatar. İnsanların bütün yaşamı daha fazlasını istemeyle; bu nedenle yaşanan mücadelelerle, çatışmalarla, doyumsuzluklarla ve düş kırıklıklarıyla geçer. Bizi biz yapan şey olan kör istememiz, bütün acıların kaynağıdır.