Buz gibi karanlığın içinden sıyrıldığımda ,etrafımda olan ,kalan ne varsa gözlerimle seçmeye çalıştım .Ayaklarım kaynaşıp tek bi ayağa dönüşmeden önce nerde olduğumu anlamaya çalıştım.Gözlerim birbirinin içine girip tek gözle etrafımı izlediğim şu andan önce ne zaman ve nerde eskisi gibi gözlerimi çoğul eki ekleyerek kullanabiliyordum.Parnaklarım,ya parmaklarım,kollarım birleşince hepsi aynı yere sıkıca bağlanmış gemici düğümüne dönüşmeden önce nerde ve neyi ve nasıl hareket ettirebildigimi düşündüm . Karanlık,ışık kör.Yavan.Dilim kuru.Nefesim donuk.Eğri bi yer.Altı da üstü de karmaşa .Sesler tok.Verilenler alınmış .Soğuk,eser,ayaz.Titreyerek ancak ısınabildigim bi yer.Işık yokun da uzağından ulaşmaya çalışıyor. Yürüyemiyorum,kalkamıyorum bile .Burası neresi.Kimin içindeyim,kim benim içimde.Çoklardan teklere düşmüş bedenim.Ruhum,ya o nerde.Sessiz.Kulaklarım,kulağım bekliyor.Yamulmuş bi soba.Ateşi yok koru yok.kahverengi.masanın bacagı kırık.sandalye ayaksız .soba hem ateşsiz hem borusuz.Dumanı yok.Duman nerde,kor nerde,ateş nerde. Örümcek yanımdan geçen.Uzansam .Uzanabilsem.Elim yok.Tutsam.Tutabilsem canım yok. Bi şey duvardaki.Görsem.Görebilsem.Gözüm yok.Gözümde ferim yok. Bi ses dışımda.Duysam.Duyabilsem.Kulagim yok.kulagimda sesim yok . İçerde şimdi.korksam.korkabilsem .Ruhum yok.ruhumda içerdeki yok.. Budanmış sakallarimla birlikte ,saçsız başımın kenarından yavaş yavaş süzülen kan dudaklarıma değmeye başladı bile. Kalkmaliyim .O gidince kalkıp ,bende gitmeliyim.Bu herşeyiyle körleşen beni yeniden iki ayak üstüne ,iki göz üstune ,iki kulak ,iki el ,iki ayak üstüne dikmek için gitmeliyim,tamamlayanıma gitmeliyim.Yarımı yarama katmak,yarama yarımdan bakmak için kalkmaliyim.o gidince Karanlık ,kaybolması zor,belki uyuyunca,uyu hadi...
Nasibim, kısmetim kim bilmiyorum. Bu Cuma gününün hütmetine bir tek kurban olduğum Allah'ım bilir. Yani kafa yapım artık başka bir şey olmuş. Nasip, kısmet meselesi bende bambaşka bir şey olmuş yani. Hani bilim kurgu filmleri olur ya başka bir boyut açılır insanlar evren değiştirir aynı o hesap. Allah affetsin evlensem karım beni ruh hastası zannedebilir. Dünyaya, dünya malına kendimi bildim bileli bir sempatim, düşkünlüğüm olmadığından, her şeyi irdeleyip işin detayını öğrenmek gibi bir huy bayanlara ters gelebilir. Yani kafa yapısı bakımından bu dünyaya tersim. Allah'a yalvar yakar dua ediyorum kitaptan, araştırmaktan, bir şeyler öğrenmekten zevke geliyorum. Ciddi ciddi bir kitap okumak beni sarhoş ediyor artık. Eskisi gibi okumak değil sarhoş olmak. Bu yüzden de günlük hayatta karşılaştığım insanlar aşırı yavan geliyor. Bir insan niyetin ağır kokusunu alabilir mi? Ben alıyorum vallah. İnsan tertemiz koksun ben niyetinden iğreniyorum.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
fazlasıyla yarım bırakılmış, eksik. bunu tamamlayıcı hiçbir durum, varlık yokmuşçasına öylesine çaresiz. çare aradığım da söylenemez. kendi haline düşmüş, kabullenmiş, gözleri hiçbir şey görmeyen, his nedir, heyecan ve heves nedir unutmuş hatta biraz abartırsak hiç yaşamamış gibi yavan bir haldeyim.
Hak edilmiş ego güzeldir, saygı duyarsın. Ama 500 sene yaşasa dünyaya tek pozitif değer katmayacak şaklabanların yürüyüşlerine kadar tezahür eden içi boş ve yavan egolar beni sadece güldürüyor. Hayır senin her yerin ego olsa ne olacak acaba, tasarı fakiri, vizyonsuz tosbik.
Senden ayrılmadan önce bilmiyordum hiç Hayatın anlamsızlığını En güzel şeylerin bile yavan kaldığı Aklımın ucundan geçmezdi
Müzik
Kırık Bir Dalın Hışırtısı
Kırık, parça parça olmuş ağaç dalı Yıldan yıla tutunarak Rüzgarda şarkısını kuru kuru tıngırdatır Yapraksız, kabuksuz Yavan ve solgun Yorgun çok uzun süre yaşamaktan Yorgun çok uzun sürede ölmekten Sesi azametli Korkuyu gizlerken. Şarkısıysa sert ve kararlı Bir yaz daha. Uzun bir kış daha. Hermann Hesse
Şiir