Abdulfettah Ebu Gudde

Abdulfettah Ebu Gudde

Yazar
9.1/10
250 Kişi
·
765
Okunma
·
105
Beğeni
·
3.371
Gösterim
Adı:
Abdulfettah Ebu Gudde
Unvan:
Yazar
Doğum:
1917 Halep
Ölüm:
16 Şubat 1997
1917'de Suriye'nin Halep şehrinde doğan Abdülfettah Ebu Gudde Hocaefendi, ilk öğrenimini Halep'te, orta öğrenimini Hüsrev aşa Medresesi'nde tamamladı. 1948 yılında el-Ezher'in Şeria Fakültesi'ni bitirdi. EI-Ezher'in Arap Dili ve Edebiyatı Fakültesi'nde "Eğitim Metodolojisi" üzerine ihtisas yaptı. 1961 yılında Şam Üniversitesi Şeria Fakültesi'nde öğretim üyeliğine başladı. 1965 yılında Suudi Arabistan Riyad Şeria Fakültesi'ne intikal etti. 1966 yılında Suriye'ye döndüğünde Baasçılar tarafından hapsedildi. Bir yıl hapiste kaldı. Şeria Fakültesi'nde on yıl profesör unvanıyla Hadis, Hadis Usûlü ve Fıkıh Usûlü dersleri verdi. Öğretim üyeliği yanında Hadis, Hadis Usûlü, Kuran İlimleri, Fıkıh, Fıkıh Usûlü, Akaid, Tasawwuf, Arap Dili ve Edebiyatı, Tarih, Teracim (Bibliyografya) Eğitim ve Öğretim Metodlarıyla ilgili 70'den fazla te'lif veya tahkik eseri neşretti. Uluslararası pekçok konferansa katıldı. İlmi tebliğler sundu. 16 Şubat 1997'de Riyad'da vefat etti.
"Üzerine güneşin battığı, ömrümün eksildiği, ancak amelimin artmadığı bir güne duyduğum pişmanlık kadar başka bir şeye pişmanlık duymadım."
Bazı insanların gönlünün inşirahı namazla olurken oruçla olmaz. Bazısınınki de oruçta olmaz da sadakada olur
336 syf.
·10/10
'Zaman'(boş vakit) ı Efendiler efendisi(sallallahu aleyhi ve sellem) insanoğlunun kıymeti bilinmeyenlerden iki şeyden bir tanesi olarak görmüş.Yazar da bu sebeple vaktin önemini İslam da ne denli önemli yeri olduğunu zamanın ilim şehirleri Bağdat ve Şam da yetişen İslam alimlerinin zamanı nasıl kullandığını ve ne kadar önemli olduğunu örneklerle anlatmakta.
Kitabın devamında Ali Fuat Başgil başta olmak üzere birkaç ismin zamanla ilgili sözlerine ve zamanı nasıl değirlendirmemiz gerektiğine dair örnekler vererek kitabı renklendirmiş.
Kitap sade, okuma dili kolay, anlaşılabilir ve hayatımıza kolaylıkya uygulanabilir şekilde anlatılmış.
Başucu eseri olabilecek netlikte.Bütün 1000k daki arkadaşlara tavsiye ederim.Sadece önyargısız okusunlar yeterli...
Okuyup hayatınıza tatbik etme ümidiyle...
336 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Onlarca kelime yazsam, kitabın bana verdiği olumlu , pozitif duyguyu ve heyecanı anlatmama yetmeyecek .

Hasan Basri ;Asır suresinin tefsiri ni yaparken şöyle bir anekdot anlatır: "bir gün pazarda,
önüne koyduğu buzları satmaya çalışan ve şöyle bağıran bir adama rastladım. Kulak verdim, "sermayesi eriyen şu adama Merhamet edin" diye bağırıyordu .Dūşündüm,Asr suresinde önemle anlatılan zamanın kıymetini şimdi anladım ".Bu kitabı okuyunca ben de zamanın kıymeti, bu kıymeti bilenler ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi diyorum .

Üniversitede okurken ,Ali Osman Koçkuzu (hadis hocamız) yüzlerce Eser'i bize miras bırakan alimlerimize İthafen; onların güneşleri doğmuyor muydu? veya batmıyor muydu ?acaba ,demişti bir keresinde ....Birileri tarih boyunca ,zamanı öyle güzel ve verimli kullandı ki faydalanmamız için, bize yüklü bir miras bıraktı: senenin iki günü hariç ,sürekli ilimle meşgul olan Birûni gibi.

Arapça Süryanice sanskritçe Farsça ve hintçeyi çok iyi bilen Biruni ,ardında uzay, tıp ,matematik, edebiyat, filoloji, tarih ve diğer bilim dallarında olmak üzere 120 den fazla Eser bırakmıştır .Büyük Alman müsteşrik Carl Eduard Sachau (1930 )Onunla ilgili olarak şöyle demiştir: "O ,tarihin tanıdığı en büyük akıldır. "Meşhur Belçikalı müsteşrik bilim tarihçisi George Sarton da (1956 )Onunla ilgili olarak şöyle demiştir: "Biruni İslam aleminin en önde gelenlerinden ve dünya alimlerinin en büyüklerinden birisiydi ."

Zamanın kıymeti adlı eserde pekçok Alim ve yüzlerce ciltlik eserleri tanıtılmış, zamanı iyi kullanmalarıyla ilgili hayatlarından küçük pasajlar nakledilmiştir.Şu günlerde finallere hazırlanan Üniversiteli genç kardeşlerime ,moral ve motivasyon olması açısından şiddetle okumalarını tavsiye ederim
336 syf.
·Beğendi·10/10
Kitapla ilgili ne yazık ki bana pek bir şey demek düşmüyor. İslâm âlimlerinin zamanı ne kadar kıymetli görüp, ona göre davrandıklarını anlatan muazzam bir eser. Fazla uzatmayıp içinden iki örnekle incelemeyi bitireceğim.

Örneğin bir adam, bu alime (ismini hatırlayamadım) gelip bir soru sormak istediğini belirttiği zaman, alim bu sorulacak sorunun zaman harcamaya değer olup olmadığını garanti etmek istercesine şu muazzam cümleyi kurar: "Benim için güneşi biraz tut, ben de senin sorunu cevaplayayım."...

Diğer bir örnek ise, hayatını neredeyse, bilgilerini neşredip kitap haline getirmek için adayan alimlerle ilgili. Alim, olur da eğer yazı yazarken kaleminin ucu kırılırsa veya kalem herhangi bir şekilde yazamayacak gibi olursa, onu düzeltmekle vakit kaybetmeyip, yanına aldığı kalemlerle hemen işine dönüp, yazmaya devam eder.

Velhasıl kelam, tavsiye edilir.
336 syf.
Zamanın Kıymeti ... KESİNLİKLE OKUNMASI GEREKEN VE HER KİTAPLIKTA BULUNMASI GEREKEN BİR KİTAP . Benim nacizane fikrim bu yönde....

Kıymetini bilmediğimiz nadide varlıklardan bir tanesi ve en önemlisi ...

Nasıl bir gaflet içerisindeyiz, nasıl bir uyku içerisindeyiz ki yararımıza olan her şeyi zayi etmek için ekstra bir çaba sarf ediyoruz.

Ne denli biliyoruz zamanın kıymetini , ne kadar önemli bizim için zaman ...

Bir an'ımızı değerlendirmeyi düşünüyor muyuz acaba?

Oysa geçmişte yaşamış olan bütün peygamber,ulema, evliya , enbiya, alim ve salih insanlar zamanın her anından faydalanmak için ayrı uğraş, ayrı bir heyecan ile geçirmişler vakitlerini.

Hepsinin buluştuğu ortak nokta ise ... An'ın kıymetini bilin ve yaşadığınızın o an'dan ibaret olduğunu idrak edin ...

Evet yaşıyoruz bir şekilde bu kıymetini bilmediğimiz zaman içerisinde . Vakitler birbirini kovalıyor ardı sıra sırası gelen gidiyor ve bir sonrakine bırakıyor yerini ...

Dİyebilir miyiz bugun akşam olmayacak diye. Zinhar .... ALLAH (C.C.) öyle bir nizam kurmuş ki teklemesi , gerilemesi, beklemesi, duraklaması mümkün değil. Hepsi ALLAH (C.C.)'ın garantisi dahilinde işlevlerini yerine getiriyor.

Peki ya insan??? Sorumluluğunun farkında mı? Farkındaysa ne kadar farkında?
Dakikalar, hatta saniyeler sonrasına garantimiz yokken ! Kavga,dövüş,kıskançlık,haset,kin,düşmanlık, savaş v.s. niye???

Şu fani dünyanın bir anına bile hükmedemezken dünyaya biçilen bu değer niye .
Ne güzel söylemiş söyleyen "Rızkı veren Hüdâ'dır kula minnet eylemem."

Ama uygulayan nerde? Hep bir minnet içerisinde ve hep bir menfaat telaşi içerisinde dünyalık kazanmak için çaba sarf ederken ne kadar farkındayız kaybettiğimiz ve ziyan ettiğimiz zamanın???

ALLAH Ümmeti Muhammed'e zamanın farkında olabilmeyi ve an'ı değerlendirebilmeyi nasip etsin inşaALLAH. Rabbim Ümmeti Muhammed'i zamana karşı bulunduğu gaflet uykusundan tez zamanda uyandırsın inşaALLAH.
200 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Abdulfettah Ebu gudde kitabında:" Ben ancak bir muallim olarak gönderildim" buyuran Rasulullah'ın( sallallahu aleyhi ve sellem) eğitimci yönünü ve öğretim metotlarını anlatmaktadır. Kitabın en dikkat çeken yönü; açıklayıcı bilgiler barındıran dipnotlara geniş bir biçimde yer vermesidir.

Hz Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Öncelikle,:" Allah'ım faydasız ilimden, korkmayan kalpten doymayan nefisten ve kabul edilmeyen duadan sana sığınırım" şeklinde dua ederek bizleri faydasız ilimden sakındırmaktadır.
O' nun (SAS):"Eğer kaba ve katı kalpli olsaydın şüphesiz etrafından dağılıp giderlerdi". Âl-i İmran 159. ayeti gereğince son derece mütevazi ve şefkatli olduğunu görüyoruz. Öğretmenin örnek bir şahsiyet olmasının gerekliliği konusunda ,Resulullah'ın (SAS)yaratılışının ,ahlakının, söz ve davranışlarının güzel olmasıyla ,öğretimde bizlere en güzel model olduğunu görüyoruz. Kelamı güzeldi, sözü uzatmadan ,muhataba çok net cevaplarla öğretirdi .Dinin hükümlerini tedrici aşamalı olarak öğretirdi .Eğitimde itidalli bir yol izlemiş ve muhatabı bıktırma mıştır.

Öğrenenlerin ferdi farklılıklarını göz önünde bulundurmuş ,aynı sorulara ihtiyaçlarına göre farklı cevaplar vermiştir. Örneğin ;en faziletli amel hangisidir ?diye soran bir Sahabiye ;"anne ve babana iyilik etmendir." şeklinde cevap verirken, aynı soruyu soran başka bir Sahabiye ;"dilini tutmandır. demiştir .Araplar;" güzel soru ilmin yarısıdır" derler .

Rasulullah (SAS)bazen ,soruya soruyla karşılık vererek muhatabı düşünmüştür, bazen de teşbih ve benzetmeler de bulunmuştur. "Kur'an okuyan mümin ,hem kokusu hem tadı güzel olan turunç gibidir .Kuran okumayan müminin misali ise ,hurma gibidir ,tadı güzeldir ancak kokusu yoktur. Kur'an okuyan facirin misali de fesleğen gibidir ,kokusu güzeldir ancak tadı acıdır Kuran okumayan facirin misali de Ebu Cehil karpuzu gibidir ,tadı acıdır kokusu yoktur." Bazen yer ve toprak üzerine şekil çizerek eğitimde görselliği kullanmıştır. Rasulullah (SAS)şaka ve latife yolunu da kullanırdı .
Sözlerine dikkat çekmek için tekrarladı. Bazı sahabelerine yabancı dil (Süryanice) öğrenmelerini emretmiş. Durum gerektirdiğinde öğretirken, kızmıştır .

Hz Peygamber(SAS) Allah'ın vahyini insanlara öğretirken örnek bir muallim olmuş ;akıl, ilim, fazilet ,hikmet, ileri görüşlülük ,etraflıca muhakeme edebilme ,birikim, liyakat ,vakarlı sükunet ,yüksek zeka ,temiz giyinme ,güzel görünüm ,güzel konuşma ve davranışlarıyla örnek olma gibi vasıflarla donanmıştır.
336 syf.
·22 günde·10/10
Geçen zamanın geri gelmeyeceğini cümlemiz biliriz, e gelecek zamanı, ne kadar yaşayabileceğimizi de bilemeyeceğimize göre elimizdeki zamanı değerlendirmemizin ne kadar mühim olduğunu israf edilen zamanın geri dönüşünün olmadığı pişmanlığının çaresinin olmadığını. Bir çok islam aliminin zamanı nasıl değerlendirdiğini; yemek yerken zikirden, ilim müteala etmekten geri kalmayayım diye ekmek yerine kek,
kekide ıslatıp yiyerekten daha az çiğneyerek
geçirdiğini ve nice insana hayret verecek derecede dolu geçirip PC’nin daktilonun olmadığı o zamanlarda yüzlerce kitabı nasıl yazdığını anlatıyor.
Şu gerçekte insanın yüzüne sille gibi iniyor.. “Dünya hayatında her şeyi satın almak veya geri almak az-çok mümkündür. Lakin geçen zamanı asla... Küçük bir altın parçasını çöpe atılmasına kimse kayıtsız kalamazken -ne tuhaftır ki-, milyonlarca altın vererek satın alınamayacak zamanın boş işlerle heder olmasına ekseriyetle lâkayd kalınmaktadır.” Gibi nice sözler ve hakikatlerle yüzleştiriyor.
Varlık âleminde vakitten daha kıymetli bir şey yoktur, vaktimizi, naktimizi, ömrü azizimizi israf etmeyelim..
Velhasılı kelam netice-i meram, bendeniz acizene okumanızı tavsiye, istifade etmenizi temenni eder keyifli okumalar dilerim..
406 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10
Bu kitapta; İslam dininin ilk emri " oku " olması ve bilenlerle bilmeyenlerin bir olmayacağı ilkesini kendilerine şiar edinmiş alimlerin " ilim yolculuğu " anlatılıyor.
Sekiz bölüm,sonuç ve dipnotlardan oluşan bu eserde konular sırasıyla şu şekilde..:
1-İlim uğruna zorluklara katlanmaları ve uzun yollar katetmeleri,
2-Dünya zevklerinden uzak kalmaları,
3- Fakirliğe karşı tahammülleri,
4-Günlerce aç ve susuz kalmaları,
5- Mallarını,ve geçim kaynaklarını kaybetmeleri,
6-Kitaplarını kaybetmeleri veya çeşitli ihtiyaçlarından kitaplarını satmaları
7-İlme hizmet yolunda iffetli olmaları,evlenmemeleri,
8-Mal ve mülklerini,ilim tahsili,yolculuk,şeyhlerle görüşme ve kitap satın alma uğruna harcamaları...
Geçmiştekilerin aylarca vakit harcayarak elde ettikleri bilgi veya kitap,günümüzde internet sayesinde parmaklarımızın ucunda...!
Fakat,heyhat buna rağmen.....
Ne diyelim,okumak isteyenlere tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
336 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Tabiin zahidlerinden amir ibn abdikaystan rivayet edilmiştir. Bir adam kendisine,” benimle konuşur Musun?” Diye sorar. Oda şöyle cevap verir;”güneşi yerinde tut,seninle konuşayım.”Çünkü zaman hızlı bir şekilde geçip gidiyor, geçip gittikten sonra ise birdaha geri dönmez. Gidişine çok pişmanlık duyulsa bile yerine birşey koymak veya yeniden elde etmek mümkün değildir. Ayrıca her vaktin içinde yapılabilecek bir amel vardır.
336 syf.
·26 günde·Beğendi·9/10
⏲ "Zamanın kıymeti kitabı, saniyelerin nabzını tutan insanların hayatlarından yola çıkarak okuyucuları kısa bir zaman yolculuğuna çıkarmaktadır. Yazar, geçmiş ve gelecek arasında sıkışıp içinde yaşadığı zamanı öldürenlere vakti değerlendirmenin yollarını akıcı bir üslupla göstermektedir."

Başucu kitabı olabilecek nitelikte bir eser, mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Zaman zaman profilimde alıntılar yaparak kitaba dair paylaşımlarda bulundum. Sözü uzatmadan kitaptan bir dua ile bitirelim vesselam..

⏲ "Muhterem okuyucu kardeşim!
Allah Teâlâ hem bizleri hem de sizleri vakti değerlendirmeye, onu faydalı bir iş ve yararlı bir ilimle doldurmaya muvaffak kılsın. Bizleri zamanın ve hayatın kıymetini idrak eden, Allah Teâlâ'nın ikram ettiği nimeti heba etmeyerek kendilerini, milletlerini ve ülkelerini kandırıp aldatmayan, doğru yol üzere bulunan kullarından eylesin. Allah efendimiz Muhammed'e, âline, ashabına çokça salâtu selam eylesin. Hamd olsun âlemlerin rabbi Allah'a. Âmîn."
176 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Birçok âlimin; zamanı boşa harcayan lüzumsuz işlerden, gafil insanlardan uzak durarak ve her anlarını en güzel sekilde değerlendirerek birçok ilimden faydalanarak yüzlerce eser yazdıklarını en güzel örneklerle açıklamış yazar. Zaman kaybı olmasın diye ekmeği suyla ıslatıp yiyecek kadar ince düşünen bu mübarek insanların bu kadar eser yazmalarına şaşmamak lazımmış.
Zamanın kıymetini anlamak icin güzel bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Abdulfettah Ebu Gudde
Unvan:
Yazar
Doğum:
1917 Halep
Ölüm:
16 Şubat 1997
1917'de Suriye'nin Halep şehrinde doğan Abdülfettah Ebu Gudde Hocaefendi, ilk öğrenimini Halep'te, orta öğrenimini Hüsrev aşa Medresesi'nde tamamladı. 1948 yılında el-Ezher'in Şeria Fakültesi'ni bitirdi. EI-Ezher'in Arap Dili ve Edebiyatı Fakültesi'nde "Eğitim Metodolojisi" üzerine ihtisas yaptı. 1961 yılında Şam Üniversitesi Şeria Fakültesi'nde öğretim üyeliğine başladı. 1965 yılında Suudi Arabistan Riyad Şeria Fakültesi'ne intikal etti. 1966 yılında Suriye'ye döndüğünde Baasçılar tarafından hapsedildi. Bir yıl hapiste kaldı. Şeria Fakültesi'nde on yıl profesör unvanıyla Hadis, Hadis Usûlü ve Fıkıh Usûlü dersleri verdi. Öğretim üyeliği yanında Hadis, Hadis Usûlü, Kuran İlimleri, Fıkıh, Fıkıh Usûlü, Akaid, Tasawwuf, Arap Dili ve Edebiyatı, Tarih, Teracim (Bibliyografya) Eğitim ve Öğretim Metodlarıyla ilgili 70'den fazla te'lif veya tahkik eseri neşretti. Uluslararası pekçok konferansa katıldı. İlmi tebliğler sundu. 16 Şubat 1997'de Riyad'da vefat etti.

Yazar istatistikleri

  • 105 okur beğendi.
  • 765 okur okudu.
  • 91 okur okuyor.
  • 649 okur okuyacak.
  • 14 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları