Abdulfettah Ebu Gudde

Abdulfettah Ebu Gudde

YazarDerleyen
9.1/10
762 Kişi
·
2.910
Okunma
·
320
Beğeni
·
6,5bin
Gösterim
Adı:
Abdulfettah Ebu Gudde
Unvan:
İslam Alimi
Doğum:
Halep, Suriye, 9 Mayıs 1917
Ölüm:
Riyad, Suudi Arabistan, 16 Şubat 1997
1917'de Suriye'nin Halep şehrinde doğan Abdülfettah Ebu Gudde Hocaefendi, ilk öğrenimini Halep'te, orta öğrenimini Hüsrev aşa Medresesi'nde tamamladı. 1948 yılında el-Ezher'in Şeria Fakültesi'ni bitirdi. EI-Ezher'in Arap Dili ve Edebiyatı Fakültesi'nde "Eğitim Metodolojisi" üzerine ihtisas yaptı. 1961 yılında Şam Üniversitesi Şeria Fakültesi'nde öğretim üyeliğine başladı. 1965 yılında Suudi Arabistan Riyad Şeria Fakültesi'ne intikal etti. 1966 yılında Suriye'ye döndüğünde Baasçılar tarafından hapsedildi. Bir yıl hapiste kaldı. Şeria Fakültesi'nde on yıl profesör unvanıyla Hadis, Hadis Usûlü ve Fıkıh Usûlü dersleri verdi. Öğretim üyeliği yanında Hadis, Hadis Usûlü, Kuran İlimleri, Fıkıh, Fıkıh Usûlü, Akaid, Tasawwuf, Arap Dili ve Edebiyatı, Tarih, Teracim (Bibliyografya) Eğitim ve Öğretim Metodlarıyla ilgili 70'den fazla te'lif veya tahkik eseri neşretti. Uluslararası pekçok konferansa katıldı. İlmi tebliğler sundu. 16 Şubat 1997'de Riyad'da vefat etti. 
Kendine prensip edin. Her gün nefsine şunu sor:

"Bugün boş zamanımda ne yaptım? Sıhhatime yarayan bir iş, mal veya ilim kazanma yolunda bir uğraş; kendime veya başkalarına yönelik faydalı bir faaliyet yaptım mı? Bir bak bakalım: Boş zamanın aklına boyun eğmiş mi? Senin güzel bir hedefin vardı. Bak bakalım zamanını o yönde sarf edebilmiş misin? Cevabın 'Evet' ise başardın demektir. Yok eğer cevabın 'Hayır' ise başarmak için çalışmalısın,gayret etmelisin.
.
"Zaman ; mal elde etmek, ilim tahsil etmek, sıhhat bulmak için bir hammadde olduğuna göre, ömrümüzün ne kadarını zayi ettik kim bilir? Nice ömürler ne dünya ne de ahiret işlerinde sarf edilemeksizin boş işlerde zayi olup gidiyor!"
.
336 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Onlarca kelime yazsam, kitabın bana verdiği olumlu , pozitif duyguyu ve heyecanı anlatmama yetmeyecek .

Hasan Basri ;Asır suresinin tefsiri ni yaparken şöyle bir anekdot anlatır: "bir gün pazarda,
önüne koyduğu buzları satmaya çalışan ve şöyle bağıran bir adama rastladım. Kulak verdim, "sermayesi eriyen şu adama Merhamet edin" diye bağırıyordu .Dūşündüm,Asr suresinde önemle anlatılan zamanın kıymetini şimdi anladım ".Bu kitabı okuyunca ben de zamanın kıymeti, bu kıymeti bilenler ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi diyorum .

Üniversitede okurken ,Ali Osman Koçkuzu (hadis hocamız) yüzlerce Eser'i bize miras bırakan alimlerimize İthafen; onların güneşleri doğmuyor muydu? veya batmıyor muydu ?acaba ,demişti bir keresinde ....Birileri tarih boyunca ,zamanı öyle güzel ve verimli kullandı ki faydalanmamız için, bize yüklü bir miras bıraktı: senenin iki günü hariç ,sürekli ilimle meşgul olan Birûni gibi.

Arapça Süryanice sanskritçe Farsça ve hintçeyi çok iyi bilen Biruni ,ardında uzay, tıp ,matematik, edebiyat, filoloji, tarih ve diğer bilim dallarında olmak üzere 120 den fazla Eser bırakmıştır .Büyük Alman müsteşrik Carl Eduard Sachau (1930 )Onunla ilgili olarak şöyle demiştir: "O ,tarihin tanıdığı en büyük akıldır. "Meşhur Belçikalı müsteşrik bilim tarihçisi George Sarton da (1956 )Onunla ilgili olarak şöyle demiştir: "Biruni İslam aleminin en önde gelenlerinden ve dünya alimlerinin en büyüklerinden birisiydi ."

Zamanın kıymeti adlı eserde pekçok Alim ve yüzlerce ciltlik eserleri tanıtılmış, zamanı iyi kullanmalarıyla ilgili hayatlarından küçük pasajlar nakledilmiştir.Şu günlerde finallere hazırlanan Üniversiteli genç kardeşlerime ,moral ve motivasyon olması açısından şiddetle okumalarını tavsiye ederim
336 syf.
·Beğendi·10/10
Kitapla ilgili ne yazık ki bana pek bir şey demek düşmüyor. İslâm âlimlerinin zamanı ne kadar kıymetli görüp, ona göre davrandıklarını anlatan muazzam bir eser. Fazla uzatmayıp içinden iki örnekle incelemeyi bitireceğim.

Örneğin bir adam, bu alime (ismini hatırlayamadım) gelip bir soru sormak istediğini belirttiği zaman, alim bu sorulacak sorunun zaman harcamaya değer olup olmadığını garanti etmek istercesine şu muazzam cümleyi kurar: "Benim için güneşi biraz tut, ben de senin sorunu cevaplayayım."...

Diğer bir örnek ise, hayatını neredeyse, bilgilerini neşredip kitap haline getirmek için adayan alimlerle ilgili. Alim, olur da eğer yazı yazarken kaleminin ucu kırılırsa veya kalem herhangi bir şekilde yazamayacak gibi olursa, onu düzeltmekle vakit kaybetmeyip, yanına aldığı kalemlerle hemen işine dönüp, yazmaya devam eder.

Velhasıl kelam, tavsiye edilir.
336 syf.
Zamanın Kıymeti ... KESİNLİKLE OKUNMASI GEREKEN VE HER KİTAPLIKTA BULUNMASI GEREKEN BİR KİTAP . Benim nacizane fikrim bu yönde....

Kıymetini bilmediğimiz nadide varlıklardan bir tanesi ve en önemlisi ...

Nasıl bir gaflet içerisindeyiz, nasıl bir uyku içerisindeyiz ki yararımıza olan her şeyi zayi etmek için ekstra bir çaba sarf ediyoruz.

Ne denli biliyoruz zamanın kıymetini , ne kadar önemli bizim için zaman ...

Bir an'ımızı değerlendirmeyi düşünüyor muyuz acaba?

Oysa geçmişte yaşamış olan bütün peygamber,ulema, evliya , enbiya, alim ve salih insanlar zamanın her anından faydalanmak için ayrı uğraş, ayrı bir heyecan ile geçirmişler vakitlerini.

Hepsinin buluştuğu ortak nokta ise ... An'ın kıymetini bilin ve yaşadığınızın o an'dan ibaret olduğunu idrak edin ...

Evet yaşıyoruz bir şekilde bu kıymetini bilmediğimiz zaman içerisinde . Vakitler birbirini kovalıyor ardı sıra sırası gelen gidiyor ve bir sonrakine bırakıyor yerini ...

Dİyebilir miyiz bugun akşam olmayacak diye. Zinhar .... ALLAH (C.C.) öyle bir nizam kurmuş ki teklemesi , gerilemesi, beklemesi, duraklaması mümkün değil. Hepsi ALLAH (C.C.)'ın garantisi dahilinde işlevlerini yerine getiriyor.

Peki ya insan??? Sorumluluğunun farkında mı? Farkındaysa ne kadar farkında?
Dakikalar, hatta saniyeler sonrasına garantimiz yokken ! Kavga,dövüş,kıskançlık,haset,kin,düşmanlık, savaş v.s. niye???

Şu fani dünyanın bir anına bile hükmedemezken dünyaya biçilen bu değer niye .
Ne güzel söylemiş söyleyen "Rızkı veren Hüdâ'dır kula minnet eylemem."

Ama uygulayan nerde? Hep bir minnet içerisinde ve hep bir menfaat telaşi içerisinde dünyalık kazanmak için çaba sarf ederken ne kadar farkındayız kaybettiğimiz ve ziyan ettiğimiz zamanın???

ALLAH Ümmeti Muhammed'e zamanın farkında olabilmeyi ve an'ı değerlendirebilmeyi nasip etsin inşaALLAH. Rabbim Ümmeti Muhammed'i zamana karşı bulunduğu gaflet uykusundan tez zamanda uyandırsın inşaALLAH.
Şaşkan#
Şaşkan# Bir Eğitimci Olarak Hz. Muhammed (sas.) ve Öğretim Metotları'ı inceledi.
200 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Abdulfettah Ebu gudde kitabında:" Ben ancak bir muallim olarak gönderildim" buyuran Rasulullah'ın( sallallahu aleyhi ve sellem) eğitimci yönünü ve öğretim metotlarını anlatmaktadır. Kitabın en dikkat çeken yönü; açıklayıcı bilgiler barındıran dipnotlara geniş bir biçimde yer vermesidir.

Hz Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Öncelikle,:" Allah'ım faydasız ilimden, korkmayan kalpten doymayan nefisten ve kabul edilmeyen duadan sana sığınırım" şeklinde dua ederek bizleri faydasız ilimden sakındırmaktadır.
O' nun (SAS):"Eğer kaba ve katı kalpli olsaydın şüphesiz etrafından dağılıp giderlerdi". Âl-i İmran 159. ayeti gereğince son derece mütevazi ve şefkatli olduğunu görüyoruz. Öğretmenin örnek bir şahsiyet olmasının gerekliliği konusunda ,Resulullah'ın (SAS)yaratılışının ,ahlakının, söz ve davranışlarının güzel olmasıyla ,öğretimde bizlere en güzel model olduğunu görüyoruz. Kelamı güzeldi, sözü uzatmadan ,muhataba çok net cevaplarla öğretirdi .Dinin hükümlerini tedrici aşamalı olarak öğretirdi .Eğitimde itidalli bir yol izlemiş ve muhatabı bıktırma mıştır.

Öğrenenlerin ferdi farklılıklarını göz önünde bulundurmuş ,aynı sorulara ihtiyaçlarına göre farklı cevaplar vermiştir. Örneğin ;en faziletli amel hangisidir ?diye soran bir Sahabiye ;"anne ve babana iyilik etmendir." şeklinde cevap verirken, aynı soruyu soran başka bir Sahabiye ;"dilini tutmandır. demiştir .Araplar;" güzel soru ilmin yarısıdır" derler .

Rasulullah (SAS)bazen ,soruya soruyla karşılık vererek muhatabı düşünmüştür, bazen de teşbih ve benzetmeler de bulunmuştur. "Kur'an okuyan mümin ,hem kokusu hem tadı güzel olan turunç gibidir .Kuran okumayan müminin misali ise ,hurma gibidir ,tadı güzeldir ancak kokusu yoktur. Kur'an okuyan facirin misali de fesleğen gibidir ,kokusu güzeldir ancak tadı acıdır Kuran okumayan facirin misali de Ebu Cehil karpuzu gibidir ,tadı acıdır kokusu yoktur." Bazen yer ve toprak üzerine şekil çizerek eğitimde görselliği kullanmıştır. Rasulullah (SAS)şaka ve latife yolunu da kullanırdı .
Sözlerine dikkat çekmek için tekrarladı. Bazı sahabelerine yabancı dil (Süryanice) öğrenmelerini emretmiş. Durum gerektirdiğinde öğretirken, kızmıştır .

Hz Peygamber(SAS) Allah'ın vahyini insanlara öğretirken örnek bir muallim olmuş ;akıl, ilim, fazilet ,hikmet, ileri görüşlülük ,etraflıca muhakeme edebilme ,birikim, liyakat ,vakarlı sükunet ,yüksek zeka ,temiz giyinme ,güzel görünüm ,güzel konuşma ve davranışlarıyla örnek olma gibi vasıflarla donanmıştır.
336 syf.
·22 günde·10/10
Geçen zamanın geri gelmeyeceğini cümlemiz biliriz, e gelecek zamanı, ne kadar yaşayabileceğimizi de bilemeyeceğimize göre elimizdeki zamanı değerlendirmemizin ne kadar mühim olduğunu israf edilen zamanın geri dönüşünün olmadığı pişmanlığının çaresinin olmadığını. Bir çok islam aliminin zamanı nasıl değerlendirdiğini; yemek yerken zikirden, ilim müteala etmekten geri kalmayayım diye ekmek yerine kek,
kekide ıslatıp yiyerekten daha az çiğneyerek
geçirdiğini ve nice insana hayret verecek derecede dolu geçirip PC’nin daktilonun olmadığı o zamanlarda yüzlerce kitabı nasıl yazdığını anlatıyor.
Şu gerçekte insanın yüzüne sille gibi iniyor.. “Dünya hayatında her şeyi satın almak veya geri almak az-çok mümkündür. Lakin geçen zamanı asla... Küçük bir altın parçasını çöpe atılmasına kimse kayıtsız kalamazken -ne tuhaftır ki-, milyonlarca altın vererek satın alınamayacak zamanın boş işlerle heder olmasına ekseriyetle lâkayd kalınmaktadır.” Gibi nice sözler ve hakikatlerle yüzleştiriyor.
Varlık âleminde vakitten daha kıymetli bir şey yoktur, vaktimizi, naktimizi, ömrü azizimizi israf etmeyelim..
Velhasılı kelam netice-i meram, bendeniz acizene okumanızı tavsiye, istifade etmenizi temenni eder keyifli okumalar dilerim..
Sedanur
Sedanur Bir Eğitimci Olarak Hz. Muhammed (SAS) ve Öğretim Metodları'ı inceledi.
192 syf.
·10/10
“Ben ancak öğretici olarak gönderildim.” buyuruyor Efendimiz (s.a.v).
Şüphesiz öğretenlerin en hayırlısı o idi. Öğrettikleriyle, öğretiş metoduyla en güzel örnek...
Buna en büyük ve en güzel delil asrı saadette yetişen o kutlu nesil. Siyah-beyaz, köle-hür, kadın-erkek, yetişkin-çocuk fark etmeksizin cahiliyyenin kirli sularından hayata, İslam'a kazandırılan o kutlu insanlar bize bunu açıkça göstermekte. Ayrımcılığın, haksızlığın, ahlaksızlığın üst sınırlarda olduğu ve tüm bunların normalleştiği, güzel ahlakıyla tanınanların azınlıkta olduğu bir ortamdan bahsediyoruz. Böyle bir ortamda tek tek ince ince işlenen bir nesil...
Tarihin böylesine rastlamadığı ve bir daha da rastlayamayacağı bir ihya örneği.
Üstelik ümmi bir Peygamberin elinden...
Ne psikoloji, ne sosyoloji ne de pedagoji diploması var.
Nice diplomalı, nice eli kalem tutmuş insanın bir araya gelip yapamayacağı bir örnek duruyor karşımızda.
Peki nasıl oldu bütün bunlar? Asırların değiştiremediği o ortamda nasıl değişti tüm dengeler?

Bu ve bunun gibi soruların cevabını vermiş yazarımız bu kitapta. Sade, anlaşılır bir dili var.
Abdulfettah Ebu Gudde (rahimehullah)'nin kitaplarındaki öne çıkan en önemli ve bir o kadar faydalı olan özelliği dipnotlar, bu kitapta da değişmemiş. Dipnotlar bile ayrı bir kitap olmaya uygun.

Kitapta iki bölüm bulunmakta.
Birinci bölüm "Bir Muallim Olarak Hz. Muhammed(s.a.v.)."
Bu bölümde Efendimiz(s.a.v.)'in güzel ahlakı, Kur'an-ı Kerim'in, Hadis-i Şeriflerin ve tarihin buna şahitliğinden bahsedilmiş. Ahlaki özellikleri akıcı bir şekilde anlatılmış.
Asıl izahlar ikinci bölümde.
İkinci bölüm ise: "Hz. Peygamber(s.a.v)'in Öğretim Metotları."
Burada karşımıza birçok madde çıkıyor.
Ortalama 40 maddenin yer aldığı bu bölümde hadislerden örnekler verilerek bir neslin nasıl ihya edildiği anlatılmış.
Şu an yüksekokullarda öğretilen "bilimsel" olarak kanıtlanmış bu metotlar 1500 sene evvel koca bir neslin ihyasında "ümmi" bir Peygamber tarafından eşsiz bir biçimde uygulanmış.
Bütün bunlar hayrete ve tefekküre yöneltiyor insanı.
Anlamlı güzel dersler çıkaracağınız bu kitabı okumanızı tavsiye ederim :)
Bol istifadeli olsun inşaAllah.
406 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10
Bu kitapta; İslam dininin ilk emri " oku " olması ve bilenlerle bilmeyenlerin bir olmayacağı ilkesini kendilerine şiar edinmiş alimlerin " ilim yolculuğu " anlatılıyor.
Sekiz bölüm,sonuç ve dipnotlardan oluşan bu eserde konular sırasıyla şu şekilde..:
1-İlim uğruna zorluklara katlanmaları ve uzun yollar katetmeleri,
2-Dünya zevklerinden uzak kalmaları,
3- Fakirliğe karşı tahammülleri,
4-Günlerce aç ve susuz kalmaları,
5- Mallarını,ve geçim kaynaklarını kaybetmeleri,
6-Kitaplarını kaybetmeleri veya çeşitli ihtiyaçlarından kitaplarını satmaları
7-İlme hizmet yolunda iffetli olmaları,evlenmemeleri,
8-Mal ve mülklerini,ilim tahsili,yolculuk,şeyhlerle görüşme ve kitap satın alma uğruna harcamaları...
Geçmiştekilerin aylarca vakit harcayarak elde ettikleri bilgi veya kitap,günümüzde internet sayesinde parmaklarımızın ucunda...!
Fakat,heyhat buna rağmen.....
Ne diyelim,okumak isteyenlere tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
Ben Mero
Ben Mero Bir Eğitimci Olarak Hz. Muhammed (SAS) ve Öğretim Metodları'ı inceledi.
192 syf.
·9/10
Bu kitap adından da anlaşılacağı gibi, peygamberimiz Hz. Muhammed in eğitici ve yol gösterici , en büyük önder olduğunu anlatmaktadır.
Çok keyifle okuduğum bir kitap oldu. Özellikle de her sayfasında , bazı kafa karıştıracak hadis veya kıssaları açıklamak için, arttı bir bilgi olması açısından dipnot bölümünün verilmiş olması beni rahatlattı. Hatta o kısımlar daha çok dikkatimi çekti.
Yazar, peygamberimizin kişiliğini anlatırken sık sık bizimle paylaştığı kıssalar kitaba farklı bir akıcılık katıyor. Bu yüzden de kitabı oldukça sürükleyici buldum.

Sen ne güzel peygambersin.. “ Eğer kaba ve katı kalpli olsaydın şüphesiz etrafından dağılıp giderlerdi.” Demiş Allah, hz. Muhammed’e.

Hz. Muhammed ,her zaman anlayışlı , sabırlı, merhametli , öğretici olarak gerektiğinde uygulamalı olarak öğretmesi, bazen şaka yolu ile öğretmesi ,ince düşünceli olması vs. Öne çıkan bir kaç özelliklerinden biri..
Ailesini küçük yaşta kaybetmesi, özellikle de okuma yazma bilmemesi, o zamanın alimlerinden ders almamış olması... ve buna rağmen dünya üzerindeki en büyük alim olması , öğretmen olması , en güzel ahlaklı insan olması... bunlar tesadüf değildir.

Ben, benim hayatıma, yaşayışıma , yön veren ve verecek olan kitapları okumaktan daha çok hoşlanırım. Bu kitap da öyle oldu. Teşekkür ederim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Abdulfettah Ebu Gudde
Unvan:
İslam Alimi
Doğum:
Halep, Suriye, 9 Mayıs 1917
Ölüm:
Riyad, Suudi Arabistan, 16 Şubat 1997
1917'de Suriye'nin Halep şehrinde doğan Abdülfettah Ebu Gudde Hocaefendi, ilk öğrenimini Halep'te, orta öğrenimini Hüsrev aşa Medresesi'nde tamamladı. 1948 yılında el-Ezher'in Şeria Fakültesi'ni bitirdi. EI-Ezher'in Arap Dili ve Edebiyatı Fakültesi'nde "Eğitim Metodolojisi" üzerine ihtisas yaptı. 1961 yılında Şam Üniversitesi Şeria Fakültesi'nde öğretim üyeliğine başladı. 1965 yılında Suudi Arabistan Riyad Şeria Fakültesi'ne intikal etti. 1966 yılında Suriye'ye döndüğünde Baasçılar tarafından hapsedildi. Bir yıl hapiste kaldı. Şeria Fakültesi'nde on yıl profesör unvanıyla Hadis, Hadis Usûlü ve Fıkıh Usûlü dersleri verdi. Öğretim üyeliği yanında Hadis, Hadis Usûlü, Kuran İlimleri, Fıkıh, Fıkıh Usûlü, Akaid, Tasawwuf, Arap Dili ve Edebiyatı, Tarih, Teracim (Bibliyografya) Eğitim ve Öğretim Metodlarıyla ilgili 70'den fazla te'lif veya tahkik eseri neşretti. Uluslararası pekçok konferansa katıldı. İlmi tebliğler sundu. 16 Şubat 1997'de Riyad'da vefat etti. 

Yazar istatistikleri

  • 320 okur beğendi.
  • 2.910 okur okudu.
  • 263 okur okuyor.
  • 2.126 okur okuyacak.
  • 90 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları