Altay Öktem

Altay Öktem

YazarÇevirmenEditör
8.1/10
185 Kişi
·
446
Okunma
·
26
Beğeni
·
3.185
Gösterim
Adı:
Altay Öktem
Unvan:
Askeri Okul ve Tıp Mezunu Yazar
Doğum:
İstanbul, 1964
Altay Öktem, 1964 yılında İstanbul'da doğdu. Salacak'ta şarap içerek büyüdü. Bir askeri okul (Kuleli) ve bir tıp fakültesi (Trakya Üniversitesi) bitirdi. Kendini şiire vererek; kimsenin elinden tutmadan zirveye doğru düşmenin yolunu yöntemini buldu. Eski Bir Çocuk, Sukuşu, Beni Yanlış Öptüler Aslında, Çamur Şiir ve Herşey: Oda Kırbaç Ayna adlı şiir kitaplarının ardından fanzinler, fotokopi afişler ve demoları incelediği Şeytan Aletleri adlı kitabı yazdı. Bütün kerimlerin hayatını Filler Çapraz Gider adıyla romanlaştırdı.

Şubat 2002'de Kargart'da açtığı fanzin sergisinin ardından Genel Kültürden Kenar Kültüre: 101 Fanzin adlı seçkiyi, Şehrin Kötü Çocukları adlı fanzin şiir antolojisini, Hayat Bazen Çentiklidir adlı kitabında topladığı denemeleri ve Aslında Saçları Siyahtı adlı öykü kitabını İthaki Yayınları'ndan çıkardı. Bu kitaplarının ardından Sokaklar Tekin Değil adlı şiir kitabı ve Tanrı Acıkınca adlı romanı yayımlandı.

İç organlara yakın bir mesleği (Doktor), bir eşi (Deniz) ve bir oğlu (Berkay) var. Arada bir Benusen'de içiyor ve hiç kimseyi özleyecek kadar çok sevmiyor kendini.

"Bu Kitaptan Kimse Sağ Çıkamayacak", Everest Yayınları'ndan Çıktı. (2005)

Son dönemlerinde ise yer altı edebiyatının gelişmesi için büyük çaba sarf ediyor. marjinal kitaplarının yayın yönetmenliğini eline alan öktem tanınmamış, kıyıda köşede kalmış kitapları okurlarla buluşturma amacında.
225 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Kitabin isminde olduğu gibi kimse sağ çıkamadı, kuşkulanıyorsunuz, acaba benmiyim katil? diyerek. Kurgunun içine hapsolmuş gizem ve mistik olaylar gerçekten biraz ürpertiyor insanı.
Türk medya ve politik panaroma yaklaşımı aşikar konu içerisinde, bir iğneleme var haklıda yazar.
Akıp gitti öykü çok begendim, küçük bir çocuğun lunaparkin ortasında, hangi eğlence konsoluna binsem hangi çadıra girsem heyecani varya... işte onu yaşadım her yerde bir heyecan, çok iyi kurgulanmış. Uzun uzadıya sömürmeden, tadında. Farklı bir şeyler okumak istiyorsanız okumalısınız bu eseri.
.
Teşekkürler Altay Öktem.
.
"Herkes, kendi özel felaketine yazgılıdır, herkes sınanır ruhunun rehavetiyle" bu alıntı kitabın özü bence ben bunu gayet net yakaladım.
192 syf.
·2 günde·6/10 puan
Kitapta aşk ihtiras intikam şizoreni kurgu biyoloji hepsi birlikte işlenmiş ilk bailarda güzel giden bu birleşim sonlara doğru kafa karıştırmaya başlıyor son on yaprağını sırf bitsin diye okudum beğenmedim sonunu
169 syf.
·11 günde·Beğendi·9/10 puan
Kitap hakkında ne söylenebilir gerçekten bilmiyorum.Kısaca alın ve okuyun diyorum.
Kitabın kahramanı tam bir şizofren-sapık. Ama bu sapık o kadar beyefendi biri ki adama resmen kanınız kaynıyor :)
İşlediği cinayetler gerçekten vahşice ama öyle bir anlatıyor ki sanki o cinayetleri işlemek onun hakkı gibi bakıyorsunuz .)
Sonuç olarak gerçekten güzel ve ilgi çekici bir kitap.
200 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
"Betikte bulunan öykülerden bir kaçı giriş kısımları, günümüzdeki dizilerimiz gibi sıkıcı ve gereksiz ayrıntılarla doludur. Sıkılmadan öykünün hızını artıran sahnelere gelene kadar sabırlı olmalısınız. Betikte en yüksek puanı Bora Aşık'ın yazdığı Hasat öyküsüdür. Yabancı adlar, kurguya uymamıştır. Karganın sürekli ölü fare (sıçan) getirmesi ve Armi'nin ölü sıçan yemesi, tiksindirici bir sahnedir. Bence Fetüs bitkisi yerine Pokemon: Mewto'nun Geri Dönüşü adlı filmdeki gibi bir klon sahnesi olabilir. Kızın, anne tarafındaki dedesine büyükbaba demesi mantıksızlıktır. Bekçi, Akan Kan, Varlık, Eğitim Üzerine ve Hasan'ın Karabaş'ı Kim Vurdu öyküleri ne fantastik ne bilim kurgu türüne giriyor. Kurul, bu saydığım öyküleri neye dayanarak seçtiği hala anlamadım. Varlık (bağımsız kurgu), Kara Kedi, Bir Büyücü Masalı ve Binmişim Bir Alamete, Hasat'tan sonra en sevdiğim diğer öykülerdir. Binmişim Bir Alamete öyküsü 100 yıl sonrası Dünya'yı anlatsa da günümüzdeki mevcut durumumuzu resmen anlatmıştır. Öykünün verdiği ileti ise bağnazlıktan değil akıl ve bilimden medet ummaktır. En çok güldüğüm öyküsü Kara Kedi'dir. Ölümün Rengi öyküsüyle ölümün rengi kara olduğunu anlarken Bir Büyücü Masalı'nda büyü ve cinden medet ummak yerine Tanrı'ya sığınınca huzura kavuşmayı öğreneceksin. Eksiklerine rağmen okumaya değer bir betiktir. Okumanızı tavsiye ediyorum."

#BetikEli #Düşlerinİzinde #Kollektif #GIOÖdülleri2014 #BinmişimBirAlamete #BuralardaYeniBirŞeyYok #Hasat #Bekçi #MetalFarelerKenti #AkanKan #Varlık #BirBüyücüMasalı #ÖlümünRengi #KaraKedi #EğitimÜzerine #HasanınKarabaşıKimVurdu #EsenKitap
225 syf.
·1 günde·9/10 puan
Kurgusu oldukca ilginc. Aslinda arkadasima almıştım bu kitabi. Sonra dedim ki 3 gun tatil once ben okuyum sonra ona veririm. Kitabi elime aldim ve 3 saatte bitirdim. Elimden birakamadim resmen. Ayrica yazarin okudugum ilk kitabi. Adam biraz garip anladigim kadariyla. Sanki yabanci bir yazarin kitabini okuyormus hissine kapildim. Sonu tahmin etmek zordu biraz. Polisiye roman severlerin mutlaka okumasini tavsiye ederim.
196 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10 puan
Ah Haydar Bey ahh!
Sana ne demeli bilemedim; seri katil mi , deli mi yoksa bir İstanbul beyefendisi mi ?
Haydar Bey ilginç bir karakter, bu tanımlamaların üçünü de barındırıyor içinde. Ancak ilginçtir benim kanım çok kaynadı bu adama. Cinayetleri işlerken ki o doğal tavrı, hiçbir kabahati yokmuş gibi davranması ya da tam bir İstanbul beyefendisi gibi konuşmasından mı bilemedim.
Kitap oğlunun ağzından Haydar Bey'in ebediyete intikal ettiğini öğrenmemiz ile başlıyor. Oğlu Haydar Bey ölmeden önce kim olduğunu söylemeden babasını ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde ziyaret eder , böylece babasıyla alakalı karanlıkta kalan tüm hikayeyi babasının ağzından öğrenme fırsatı bulur.
Gülümseten bir kitap, arada irkilerek okuduğum bölümler de yok değil ancak her bir sayfasını merak içinde okudum. Tavsiye ederim.
160 syf.
·7/10 puan
Okuyunca şaşıracağınız hayalle gerçek arasında yazılmış bir roman.Yazar her ne kadar hikayenin gerçek olduğunu kitabın başında iddia etse de okudukça inanmayın diye absürd olayları ekleyerek okuyucuyu uyandırıyor.Kurgusu güzel okunması kolay bir kitap
154 syf.
·6 günde·10/10 puan
Yazarın dili çok samimi ve her zaman aklımızın köşesinde duran soru işaretlerimize değinen , yaşadığımız toplumun bizdeki etkilerini tanık göstererek anlatan müthiş bir kitap. Kitap toplam yedi bölüme ayrılmış ve bölümlere uygun şekilde yazılardan oluşuyor kitap.
Kitabın yedi bölümü:
1- Ruh Boşluğu
2- Beden Boşluğu
3- Ceset Boşluğu
4- Aşk Boşluğu
5- Görüntü Boşluğu
6- Gürültü Boşluğu
6- Ben Boşluğu
160 syf.
·2 günde·8/10 puan
Thomas Dumas henüz 10 yaşındayken hayalini kurduğu fotoğraf makinesine kavuşur. Babası makineyi hediye ederken Thomas'ın bu kadar sevineceğini ve sevinçten dilinin tutulacağını, hayatı boyunca bir daha konuşamayacağını aklına bile getirmez. Thomas Dumas çok ünlü bir fotoğrafçı, sağ ayak parmağı ile deklanşöre bastığında harikalar yaratan bir sanatçı. Ve bir gün Thomas düşer. Biz Thomas'ın öyküsünü Thomas düştükten sonra öğreniyoruz. Güzel konu, net anlatım...

Yazarın biyografisi

Adı:
Altay Öktem
Unvan:
Askeri Okul ve Tıp Mezunu Yazar
Doğum:
İstanbul, 1964
Altay Öktem, 1964 yılında İstanbul'da doğdu. Salacak'ta şarap içerek büyüdü. Bir askeri okul (Kuleli) ve bir tıp fakültesi (Trakya Üniversitesi) bitirdi. Kendini şiire vererek; kimsenin elinden tutmadan zirveye doğru düşmenin yolunu yöntemini buldu. Eski Bir Çocuk, Sukuşu, Beni Yanlış Öptüler Aslında, Çamur Şiir ve Herşey: Oda Kırbaç Ayna adlı şiir kitaplarının ardından fanzinler, fotokopi afişler ve demoları incelediği Şeytan Aletleri adlı kitabı yazdı. Bütün kerimlerin hayatını Filler Çapraz Gider adıyla romanlaştırdı.

Şubat 2002'de Kargart'da açtığı fanzin sergisinin ardından Genel Kültürden Kenar Kültüre: 101 Fanzin adlı seçkiyi, Şehrin Kötü Çocukları adlı fanzin şiir antolojisini, Hayat Bazen Çentiklidir adlı kitabında topladığı denemeleri ve Aslında Saçları Siyahtı adlı öykü kitabını İthaki Yayınları'ndan çıkardı. Bu kitaplarının ardından Sokaklar Tekin Değil adlı şiir kitabı ve Tanrı Acıkınca adlı romanı yayımlandı.

İç organlara yakın bir mesleği (Doktor), bir eşi (Deniz) ve bir oğlu (Berkay) var. Arada bir Benusen'de içiyor ve hiç kimseyi özleyecek kadar çok sevmiyor kendini.

"Bu Kitaptan Kimse Sağ Çıkamayacak", Everest Yayınları'ndan Çıktı. (2005)

Son dönemlerinde ise yer altı edebiyatının gelişmesi için büyük çaba sarf ediyor. marjinal kitaplarının yayın yönetmenliğini eline alan öktem tanınmamış, kıyıda köşede kalmış kitapları okurlarla buluşturma amacında.

Yazar istatistikleri

  • 26 okur beğendi.
  • 446 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 228 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.