Ara Güler

Yazar 8,5/10 · 8 Oy · 14 kitap · 14 okunma ·  17 beğeni

Yazarın Bilgileri

Yazar İstatistikleri

17 okur beğendi.
8 puanlama · 2 alıntı
1 haber · 1.768 gösterim
14 okur kitaplarını okudu.
25 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
1 okur kitaplarını şu anda okuyor.
1 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Yazar ile İlgili Haberler

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Ara Güler'in Biyografisi

Ara Güler (d. 16 Ağustos 1928, Beyoğlu, İstanbul), Ermeni asıllı Türk fotoğrafçı, fotoğraf muhabiri ve yazardır.

1928'de Beyoğlu, İstanbul'da doğdu. Çocukken sinemadan çok etkilendi. 1951 yılında Getronagan Ermeni Lisesi'nden mezun oldu. Lisedeyken film stüdyolarında sinemacılığın her dalında çalıştı. Muhsin Ertuğrul'un yanında tiyatro ve oyunculuk eğitimi almaya başladı. Amacı rejisör veya oyun yazarı olmaktı. 1950'de Yeni İstanbul gazetesinde gazeteciliğe başladı. Bu yıllarda Ermenice gazete ve edebiyat dergilerinde öyküleri yayınlandı. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne devam ediyordu. Ancak fotoğrafçı ve gazeteci olmaya karar verdi.

1961 yılına kadar Hayat dergisinde fotoğraf bölümü şefi olarak çalıştı. 1961'de İngiltere'de yayınlanan Photography Annual, onu dünyanın en iyi yedi fotoğrafçısından biri olarak tanımladı. Aynı yıl Amerikan Dergi Fotoğrafçıları Derneği'ne kabul edildi ve bu kuruluşun Türkiye'den tek üyesi oldu. Fotoğraf dünyasının çok önemli yayınlarında fotoğrafları kullanıldı, kendisinden bahsedildi. ABD'de, Almanya'da, Paris'te çeşitli sergiler açtı. Bu arada, Bertrand Russell, Winston Churchill, Arnold Toynbee, Picasso, Salvador Dali gibi birçok ünlünün fotoğrafını çekti, röportajlar yaptı.
1979'da Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin foto muhabirliği dalındaki birincilik ödülünü aldı. 1980'de fotoğraflarının bir kısmı Karacan Yayıncılık tarafından kitap haline getirildi. 1986'da Hürriyet Vakfı'nca basılan, Prof. Abdullah Kuran'ın yazdığı Mimar Sinan kitabını fotoğrafladı. Bu kitap 1987de Institute of Turkish Studies tarafından İngilizce olarak yayınlandı.

1989'da Hil Yayınları Ara Güler'in Sinemacıları kitabını yayınladı. Yıllarca üstünde çalıştığı Mimar Sinan yapıtlarının fotoğrafları, 1992'de Fransa'da Edition Arthaud, ABD ve İngiltere'de Thomas and Hudson, Singapur'da Archipelago Press tarafından Turkish Style başlığıyla, Fransa'da ise Albin Michel yayınevi tarafından Demeures Ottomanes de Turquie adıyla yayınlandı. Dünya Şirketler Grubu 1994'te Eski İstanbul Anıları, 1995'te Yitirilmiş Renkler kitabını yayınladı. Ana Yayıncılık ise 1994'te Bir Devir Böyle Geçti, Kalanlara Selam Olsun ve 1995'te Yüzlerinde Yeryüzü adlı kitapları yayınladı.

Ara Güler'in fotoğraflarının büyük bir bölümü Fransa, ABD ve Almanya'da çeşitli müzelerde sergilenmekledir. Fotoğraflarında Leica makinasını kullanmıştır. Fotoğrafın sanat dalı olmadığını düşünmektedir.

Gazeteci Nezih Tavlaş'ın, fotoğrafın efsane ismi Ara Güler'in hayatını anlattığı Foto Muhabiri adlı 343 sayfalık kitapta Ara Güler'in doğduğu günden bugüne kadar tanık olduğu olaylar kronolojik bir sırayla anlatılırken bir yandan da Türkiye'nin 80 yıllık tarihi yer alıyor. Kitabın sonunda Ara Güler ile yapılan bir nehir söyleşi ve aile albümünden fotoğraflar yer alıyor.

Ara Güler'in Kitapları Kitap Ekle

Ferah, bir alıntı ekledi.
10 Ara 2014

''Hayat dediğin küçük adamların hikayesidir.
İngiltere Kraliçesi’nin hayatı bir boka yaramaz...''

Ara GülerAra Güler
Simurg (ϜϓſϞ), bir alıntı ekledi.
11 Eki 2017

“Ben yaşayan adamın fotoğrafını çekerim. Manzara çekmem, manzara fotoğraf değildir. Manzara, bir şeyin yeniden kaydıdır. Yenilik değildir. Bir insanın bir anının yakalanması o zaman değertaşır benim için. Ben insanlı yaşayan fotoğraf çeken adamım.Boşluk beni ilgilendirmiyor”

100 Yüz, Ara Güler100 Yüz, Ara Güler

Sen ne güzel bir kitapsin öyle. 10 dakikada bitiverdin doyamadim tekrar tekrar cevirdim sayfalarini. İkincisi yarim saat sürdü. Evet resimli bir kitap olunca kolay bitiyor. Ama her resimden binlerce sayfalık hayat fışkırıyor

Fikret Erdeniz, Al İşte İstanbul'u inceledi.
 27 Şub 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Çetin Altan'ın 1969 yılında Akşam gazetesinde yayınlamak üzere yazdığı bu yazılara Ara Güler fotoğraflarıyla eşlik etmiş; ya da belki Ara Güler'in fotoğraflarına, Çetin Altan yazı yazmış da diyebiliriz. Gezi kitaplarına her zaman ilgi duydum. Bilmiyorum belki yeterince gezemediğimden, ya da benim gezdiğim yerlerde başkalarının da gezdiklerini ve üstüne böyle bir kitap yazdıklarını bilmenin verdiği haz da olabilir bunun nedeni. Bu kitapta da Ara Güler'in bir karesi Çetin Altan'ın sayfalarca anlattıklarını özetlemiş bir saniyede. Bir insan bir fotoğrafı kaç saniyede algılarsa o kadar sürede anlatıyor sayfalarca yazıyı, tespiti, gözlemi... Bu açıdan fotoğrafın gücüyle yazının gücünü karşılaştırmak ve ikisi bir araya gelince ne kadar önemli bir işe yaptıklarını görmek açısından bu kitap çok önemli. Hele Çetin Altan gibi son derece güçlü bir kalemin ve edebiyatçının Ara Güler'le ortak bir çalışmaya girmiş olması bir daha asla benzeri yapılamayacak eşsiz bir eseri ortaya çıkarmış. Zaten zaman olarak asla bir daha tekrarlanmayacak olması, kitabın kendi türü içinde içerik olarak da özgün ve biricik olmasını sağlıyor. Bu nedenle de o döneme özgü ve artık o dönemde kalmış -ama ilginç bir biçimde hâlâ geçerli olan- insanlık durumları, şehr-i İstanbul'un sosyal ve fiziksel şartları kitapta, Ara Güler'in siyah-beyaz fotoğrafları ve foto muhabirliğinden gelen aktüel bir bakış açısı sayesinde kitap boyunca ardı sıra akıp giden enstantanelere dönüşmüş. Bu niteliği ile "Al İşte İstanbul," çocukluğumun İstanbul'unu anlatan eğlenceli, yer yer sert ve bazen gayet hüzünlü bir belgesel olarak arada dönüp okuduğum bir kitap oldu şimdiden.

"Sanat olmasına gerek yoktur fotoğrafın. Fotoğraf tarih olayıdır.
Tarihi zaptediyorsun. Bir makina ile tarihi durduruyorsun." - Ara Güler

Bu kitabı geç keşfettim. İngilizce'deki yaygın klişe bir deyim gibi "geç de olsa asla olmamasından iyidir" (İng. better late than never) diyerek, böyle bir keşif yapmış olduğuma kendimce çok sevindim. Çünkü bu kitapta, daha önce sadece anılarımda, hafızamda kalmış anlar, görüntüler, sesler, iklimler, durumlar ve belki kokular da dahil olmak üzere, İstanbul ile ilgili aklımda kalan bir çok kırıntıya karşılık buldum. Çocukluğum ve ilk gençlik dönemim Haliç çevresinde, Kasımpaşa'da, Camialtı'nda, Ayvansaray'da, Fener'de, Eyüp'te, Balat'ta geçti. Belki bu yüzden olacak, eskiye dair ne varsa ya yazının satırlarında ya da fotoğrafın bir köşesinde babama da sorabileceğim, onunla paylaşabileceğim bir ayrıntı, bir hatıra saklı. Ayvansaray'daki çekek yerlerinin ya da Eminönü'ndeki sandalların fotoğraflarına baktığımda sadece benim anılarımda kalmış, zamanla kaybolup uzaklaşan ve bu yüzden gerçeklikle bağı gittikçe kopan o görüntülerin, aslında bir zamanlar Çetin Altan'ın yazıp, Ara Güler'in fotoğrafladığı İstanbul olduğunu bilmenin verdiği tarifi zor bir haz ve mutluluk ile kitabı kenara koydum. Hatırladığım İstanbul, -çok özlenesi, şahane bir İstanbul değil ama- yine de kendime ait izlenimlerimde yer ettiği haliyle sanki dile gelip bana "Al İşte İstanbul" diyor.

ali sahin, Bir Göz Bir Makina ve Gerçek'i inceledi.
 18 Şub 2017 · Kitabı yarım bıraktı · 1/10 puan

ara güler gibiler hep vardı bağımsız sanatçı kimliği yerine iktidarlara yaranma onlardan menfaat elde etme yarışına girdiğinden beri ismini hiçte hoş anmıyorum son çıkışları ile tam bir yalaka ve dalkavuk oldugunu herkese gösterdi ..