Cahit Irgat

Cahit Irgat

Yazar
8.3/10
48 Kişi
·
116
Okunma
·
26
Beğeni
·
2902
Gösterim
Adı:
Cahit Irgat
Unvan:
Tiyatro ve sinema sanatçısı,şair
Doğum:
Lüleburgaz, 1915
Ölüm:
İstanbul, 5 Haziran 1971
Türk, tiyatro ve sinema sanatçısı,şair.

Son sınıftayken Edirne Öğretmen Okulu'ndan ayrılan Irgat, birçok tiyatroda oyunculuk yaptı. 1932 yılında girdiği Ankara Devlet Konservatuvarı'nı, 1936 yılında bıraktı. İstanbul Şehir Tiyatroları, Küçük Sahne, Devlet Tiyatrosu, Adana Şehir Tiyatrosu, Dormen Tiyatrosu, Oda Tiyatrosu ve Cahide Sonku ile kurduklari Cahitler Tiyatrosu’nda çalıştı, birçok sinema filminde de rol aldı.

Sanatçı şiirleriyle de tanınmaktadır. Sanatçı, 1950 yılında Bırakılan Çocuk filmini yönetmiş ve şiirlerinin dışında bir de roman yazmıştır. Mina Urgan'la bir dönem evli kalmış olan sanatçı, bu evlilikten dünyaya gelen şair Mustafa Irgat ve oyuncu Zeynep Irgat'ın babasıdır. 5 Haziran 1971 yılında İstanbul'da vefat etti.
Seviyorum soğut dalı atımı
Tekme atmaz, ısırmaz.
Ben yaşamak istiyorum,
Bir ağac gibi,
Serile serpile, boylu boyumca.
Karınca kararınca değil ama.
Komşum perdesini kaldırsın
Ve bakkal kepengini
Horoz sesine taksın güneşi
Gözkapağı çatlasın uyuyanların
Tayfa güvertede gerinsin
Irgat el toprağında
Arzusu sona ersin taşralının
Mahmutpaşa çarşısında
246 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Şiirlerinin çoğunu İkinci Dünya Savaşı sırasında kaleme almış olan şair, oyuncu, yazar Cahit Irgat... Bu dönem yaşanılmış olan savaş dolayısıyla görülen açlık, yoksulluk gibi konuları işlemiş şiirlerinde.
Adaleti sorgulamış her satırında. Dönemin siyasi iktidarına karşı çıkışları kitaplarının toplatılmasına neden olmuş hatta. Aslında çok sert eleştirileri olmasa da haklı çıkışları rahatsız etmiş demekki birilerini...

Şiirlerinde kendi iç dünyasını da görmek mümkün. Şiirleri umut dolu bir o kadar da hüzünlü... Sohbet havasında bizlere hakikatleri anlatmakta.

Çalışan, emek veren insanların hep yanında olmuş, onların uğradıkları zulmü göz önünde tutmuştur.
" Selam alın teriyle ekmek yiyen herkese
Selam bu günü hazırlayan ölüye
Selam saçlarından asılan
Tabanından çivilenen deriye.
Selam seksen ayak merdivenli
Kara yüzlü binanın
Üst katından atılan
Berrak gözlü
Paramparça cesede."( Syf. 90)
Örneğinde görüldüğü gibi...

Hürriyeti, özgürlüğü de sıkça dile getirip savunmuştur ve bu baskıyı aktarmıştır :
" Ve dilim var, söylüyorum:
Benim de altçenemi
Gözlerimi alacaklar belki de
Yaşamak ve hürriyet istedim diye
Ve belki de bir sabah
Gün doğmadan az önce
Heykelim dikilecek
Bir darağacına."

Bu şair için ( elbette bir tek şair değil ancak burada şiirlerini ele aldığımız için bu şekilde hitap ediyorum) belki de en güzel satırlar Can Yücel 'e ait:

" Cahit ki bu hasta düzende sağlıklı bir kanserdi
Cahit ki haksızlığa karşı üreyen höcrelerdi.
Yorgun develer gibi çöktüğü Dormen şölenlerinde bile
`Siz paranızı, ben kendi kendimi yerim,` derdi.

Cahit zaten azalarak yaşayanlardan değil 
Çoğalarak ölenlerdendi "
Çok fazla da söze gerek yok aslında onun için...
Daha çok değer görmesi temennisiyle...
63 syf.
Cahit ırgat kim derseniz aklıma toprak gelir, emek gelir, çiftçi gelir, ölü, diri, hürriyet,vatan toprakları gelir....

Onu tanıdığım ilk kitabı oldu bir Anadolu insanını daha kendimce keşfettiğim için mutluyum hatta dilimize dolanan şu tekerlemenin şairiymiş:

Teknede hamur
Tarlada çamur
Ver Allahım ver
Altın rengi Haliç’ten
Kalay rengi denizden
Takacıdan yemişten
Ver Allahım ver
Yer altından
Yer üstünden.

Evet onun adını duyunca artık aklıma emek gelecek, ekilip biçilen koca arazilerdeki çiftçi amcalarım gelecek...Anadolu kokan bu kitabı okumanızı temenni ederim saygı ve sevgi ile kalın.
272 syf.
·7 günde·7/10
Savaşların gölgesinde şiirler yazmış ve şiirlerinde savaşları kıyımları işleyip anlamsızlığı gözler önüne sermiş şair ya da aktör Cahit Irgat. Asıl mesleği aktörlük olan sanatçı sadece sinema oyunculuğuyla yetinmemiş aynı zamanda devlet tiyatrolarında roller alıp şiirler de yazmış biri. Fazlasıyla entelektüel ve çağına duyarlı bir insan.

Irgatın Türküsü şairin şiirlerin bir araya toplanmasıyla yayımlanmış bir kitap. Farklı zamanlarda basılmış şiir kitaplarının bir araya getirilmesinden oluşan bu kitapta Irgat’ın poetikasını ve dilindeki merhaleleri rahatlıkla görebilirsiniz.

Şairin Orhan Veli ve Garip ile bir bağı var mı? Bilmiyorum. Ancak Orhan Veli’den ve Garip şiirinden etkilendiğini söyleyebilirim. Konuşma diline yakınlaştırılmış diliyle hem bir Garip, işçi sınıfı ve devrimci ifadeleriyle de bir toplumsal şair Cahit Irgat.

Şiirlerinin genelinde sol ögeler göze çarpar. Ancak Cahit Irgat’ta dil propaganda değil, üstü örtülü bir eleştiridir. Antimilitarist düşünceleriyle eleştirdiği dünya savaşlar ve kapitalist bozukluklar kitabın geneline hakim.
305 syf.
·1 günde·8/10
Kitap, Cahit Irgat’ın bölüm bölüm yazdığı anıları ile ölümünden sonra hakkında yazılmış yazılar, şiirler ve eşi ile yapılan söyleşi eklenerek hazırlanmış. Anılarında kimler yok ki. Neyzen Teyfik, Orhan Veli, Cahit Sıtkı, Can Yücel, Sabahattin Ali, Muhsin Ertuğrul, Selahattin Pınar....Bir dönemin nerdeyse tüm sanat camiası ile olan ilişkisini, hiç sıkmadan kısa kısa anlatmış. O dev isimlerin farklı, bilinmeyen yönlerini, yalnızlıklarını, ölümlerini, sonrasındaki ruh durumunu çok güzel kaleme almış.
223 syf.
·4/10
——————ZEVKLER VE RENKLER İÇERİR———————

Tek tük dişe dokunur aforizmalar, edebi değerler yaratsa da vasatın altında bir şairdir. Şiirlerinde yoğun olarak kullanılan tekrarlamalar-ki yalnızca kelimeler de değil, benzetmeler hatta cümleler de- gına getirmiştir. Hatta bu tekrarlamaları aklına bir şey gelmediği için yaptığını bile düşündüm. Genel olarak bakıldığında, çok mu kötü, değil. Cahit Bey’in akıcı bir dili var fakat güçlü bir edebi dili olduğunu pek iddia edemeyeceğim.

——————ZEVKLER VE RENKLER İÇERİR———————

Cahit Irgat, 1940 kuşağı toplumcu gerçekçi şairlerdendir.

Cümleyi inceleyerek ilerleyelim.

-1940 kuşağı nedir?
Mehmet Kemal’in ‘’Acılı Kuşak’’ olarak nitelendirdiği ve 2.Dünya Savaşı sonrası oluşmuş bir edebiyat akımıdır. 1940 Kuşağı’nın genel olarak işlediği temalar, halkın yoksulluğu, emperyalizm, faşizm ve savaş karşıtlığıdır. Gülendam’a göre, 40 Kuşağı Nazım Hikmet’in etkisinden kurtulamadığı gibi devrimci olmadan sosyalist olmaya da çalışmıştır. Fakat hiçbiri Hikmet’i edebî bakımdan aşamamıştır.

‘’Bombalarla şehirler
Kucak kucağa,
Ölülerle toprak;
Beni de alnımdan bir kurşun öptü.’’(Cahit Irgat)(1940 Kuşağı Şairi)

-Toplumcu şiir nedir?
Her ne kadar toplumcu gerçekçiler için toplumcu şiir tanımlaması kullanılsa da aralarında fark vardır. Her toplumcu gerçekçi bir toplumcudur fakat tam tersi değildir. Yani? Toplumcu şiirin içine sosyalisti de girer İslamcısı da milliyetçisi de.

‘’...
Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
Aşk celladından ne çıkar madem ki yar vardır
Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır
Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır
O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
...’’(Sezai Karakoç)(İslamcı Şair)

‘’Bir ülke ki camiinde Türkçe ezan okunur,
Köylü anlar manasını namazdaki duânın.
Bir ülke ki mektebinde Türkçe Kur’ân okunur.
Küçük büyük herkes bilir buyruğunu Hüdâ’nın.
Ey Türkoğlu, işte senin orasıdır vatanın!
...’’(Ziya Gökalp)(Milliyetçi Şair)

-Toplumcu gerçekçi şiir nedir?
Toplumcu gerçekçiler ise kaynağını Marksizm’den alır. Rus yazar Maksim Gorki’nin 1934’te ‘’Yazarlar Birliği Kongresi’nde’’ belirlediği ilkeler, bu akımı şekillendirmede etkili olmuştur. Peki neden ayrıca gerçekçi sıfatını almıştır? Bunun sebebi, sosyalist devrim ile Rus edebiyatında ortaya çıkan realizm(gerçekçilik) düşüncesi aşağıdaki sanatçılarla bizim edebiyatımıza yansımıştır.(Maddeci dünya görüşü ana etkendir, kanımca.) Türk şiirinde bu akımın ilk temsilcisi Nazım Hikmet’tir. Diğer isimler ise şunlardır: Ercüment Behzat, İlhami Bekir, Attila İlhan, Rıfat Ilgaz, Ahmed Arif... Sosyalist ve komünist yazarların yazıları başlıca ‘’Aydınlık’’ ve ‘’Kadro’’ dergilerinde çıkıyordu. Toplumcu gerçekçi şiir ayrıca şu isimlerle de anılır: ‘’söylevci şiir’’, ‘’ideolojik şiir’’, ‘’sosyalist şiir’’, ‘’marksist şiir’’, ‘’sosyal gerçekçi şiir’’.

‘’Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ,
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.’’
...
Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.
...’’(Nazım Hikmet)(Toplumcu gerçekçi şair)

Diğer toplumcu gerçekçi şairlerinin aksine, Irgat, Nazım Hikmet’ten farklı bir şiir anlayışı benimsemiştir. Uzun, destansı, hikâyeci şiir anlayışını kullanmadı. Bu yüzden, Asım Bezirci’ye göre, Cahit Irgat Garip akımına daha yakındır.

İlk şiirlerinde Orhan Veli etkisi bulunurken, sonrakilerde Amerikalı Walt Whitman’dan etkilenmiştir. Şiirlerinin ortak özelliği karamsarlıktır.

-Orhan Veli’nin şiir anlayışı nedir?
Orhan Veli, Garip akımına mensuptur. Şiiri ses, imaj, vezin ve kafiyeden kurtarma çabası güdülmüştür. Şiiri halk diliyle yazmak ve hecedeki monotonluğu kaldırmak amaçtır.

‘’Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.’’(Orhan Veli)(Garip Şairi)

Kaynakça
1-‘’Cahit IRGAT’ın Şiirlerinde Savaş Karşıtlığı’’, Ayşe ERTUŞ
2-‘’Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatında Toplumcu Gerçekçi Şiirin Serüveni (1923-1950)’’, Yusuf AYDOĞDU

Kitaptan bazı alıntılar:
-Gölgem mi şu meydanda uzanmış yatan?

-Süpürdüler gölgeni şehrin caddelerinden
Ve akşamı çamur gibi fırlattılar peşinden.

-Değil kardeşim, değil
Gök mavi değil, dal yeşil değil.(C.S. Tarancı)

-Ölüler, sorun yaşayanlara
Niçin ayrı gömüldüğünüzü

-Seni de seviyorum
İpimi çeken cellat
Biliyorum ekmeğin var
Boynumdaki ilmikte

-Bana çarptıkça anlar
Yağmur yağmur olduğunu
Rüzgâr, rüzgâr.

-Davul aynı tokmak aynı yere vurmuş gibi
Hep o çürük insan alnına
Dünyanın doğuşundan bu yana
Ağlayan ağlayana

Yazarın biyografisi

Adı:
Cahit Irgat
Unvan:
Tiyatro ve sinema sanatçısı,şair
Doğum:
Lüleburgaz, 1915
Ölüm:
İstanbul, 5 Haziran 1971
Türk, tiyatro ve sinema sanatçısı,şair.

Son sınıftayken Edirne Öğretmen Okulu'ndan ayrılan Irgat, birçok tiyatroda oyunculuk yaptı. 1932 yılında girdiği Ankara Devlet Konservatuvarı'nı, 1936 yılında bıraktı. İstanbul Şehir Tiyatroları, Küçük Sahne, Devlet Tiyatrosu, Adana Şehir Tiyatrosu, Dormen Tiyatrosu, Oda Tiyatrosu ve Cahide Sonku ile kurduklari Cahitler Tiyatrosu’nda çalıştı, birçok sinema filminde de rol aldı.

Sanatçı şiirleriyle de tanınmaktadır. Sanatçı, 1950 yılında Bırakılan Çocuk filmini yönetmiş ve şiirlerinin dışında bir de roman yazmıştır. Mina Urgan'la bir dönem evli kalmış olan sanatçı, bu evlilikten dünyaya gelen şair Mustafa Irgat ve oyuncu Zeynep Irgat'ın babasıdır. 5 Haziran 1971 yılında İstanbul'da vefat etti.

Yazar istatistikleri

  • 26 okur beğendi.
  • 116 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 54 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.