Yazar
Friedrich Engels

Friedrich Engels

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.4
2.386 Kişi
11,4bin
Okunma
504
Beğeni
16,4bin
Gösterim
Unvan
Sınıf Mücadelecisi, Yazar
Doğum
Wuppertal, 28 Kasım 1820
Ölüm
Londra, 5 Ağustos 1895
Yaşamı
19. yüzyıl Alman politik filozof. Karl Marx’la beraber, Komünist Manifesto’yu (1848) yazarak komünist kuramın geliştirilmesinde önemli bir rol aldı. Karl Marx hayatını kaybettikten sonra Karl Marx'ın en önemli eseri Das Kapital'in son iki cildini tamamladı. Engels, şimdiki Wuppertal'da doğdu. Bir Alman tekstilcinin en büyük oğluydu. 17 yaşında iken, babası onu Manchester’daki pamuk fabrikasının yönetimine yardımcı olması için İngiltere’ye gönderdi. 1833 yılında tanık olduğu yaygın yoksullukla sarsıldı. Fabrikada 3,5 yıl çalışıp ayrıldı ve maden ocaklarında işçi olarak çalışmaya başladı. Ve aynı zamanda bazı gazetelere haftalık makale gönderiyordu. Gençlik yılları sefalet içinde geçip gidiyordu. Günde 18 saat mesai yapıyor, geri kalan zamanında da komünist kuram üzerine makaleler yazıyordu. Babası'nın ölümününden 2,5 ay sonra annesini de kaybetti. Kendisi gibi maden ocaklarında çalışan kardeşleri 1842'de tünel çökmesi sonucu hayatlarını kaybettiler. Engels artık yalnızdı. Ailesi yoktu. Zaten anne ve babasıyla iyi geçinemediği için evden ayrılmıştı. 1845 yılında İngiltere'de Emekçi Sınıfların Durumu konulu bir makale yayınladı. Aynı yıl, editörlüğünü Paris’teki Karl Marx’ın yaptığı Franco-German Annals adlı dergiye yardım etmeye başladı. Marx Engels ile kişisel olarak tanışmasının ardından onunla kapitalizm üzerine aynı bakış açısına sahip olduklarını fark etti.Marx, Engels'e ve fikirlerine büyük hayranlık duyarak Engels ile birlikte çalışmaya karar verdi. Marx'ın 1845 Ocağında Fransa’dan sürülmesinden sonra, diğer Avrupa ülkelerine nazaran daha fazla ifade özgürlüğü vaad eden Belçika’ya gitmeye karar verdiler. Engels içlerinde George Harney’in de olduğu Çartist hareketin liderleriyle tanıştı. 1846 Ocağında Engels Marx'ı da yanına alarak Brüksel’e döndü. Burada Komünist Yazışma Komitesi’ni kurdu. Tasarısı Avrupa’nın çeşitli bölgelerindeki sosyalist liderleri birleştirmekti. İngiltere’deki sosyalistler Engels'in fikirlerinden etkilenerek Londra’da bir toplantı düzenlediler ve Komünist Birlik adı verilen yeni bir organizasyon oluşturdular. Engels buraya bir delege olarak katıldı ve eylem stratejisinin geliştirilmesine öncülük etti. 1847 yılında Engels ve Marx birlikte bir broşür yazmaya başladılar. Temelini Engels’in Komünizmin İlkeleri adlı kitabının oluşturduğu bu 12.000 kelimelik broşür altı haftada bitirildi; Engels'in amacı komünizmi kitleler için anlaşılabilir kılmaktı. Komünist Manifesto adı verilen bu broşür 1848 Şubatında yayımlandı. Ama yayımlandıktan henüz 1 ay sonra, Mart'ta Engels ve Marx Belçika’dan kovuldular. Köln’e taşındılar ve Marx radikal bir gazete olan Yeni Ren Gazetesini Engels'in desteğini alarak çıkarmaya başladı. Engels, 1848 devriminin önderiydi. Ve bu ayaklanma ilk ciddi Sosyalist ayaklanma idi.Ve bu ayaklanma sonra ki komünist ayaklanmaların en büyük ilham kaynağı oldu. Engels Elberfeld’deki ayaklanmada aktif olarak bulundu, Prusyalılara karşı düzenlenen Baden Seferi’nde Baden-Palatinate ayaklanmasındaki serbest güçlerin komutanı olan August Willich’in yaveri olarak savaştı. Aslında bu yaverlik bir aldatmacaydı. Çünkü August Willich tüm emirleri Engels'den alıyordu. 1849 yılında İngiliz hükümetine başta Engels olmak üzre birçok sosyalist liderin sürülmeleri için baskı yapıldıysa da Başbakan Lord John Russell bunu reddetti. Yalnızca Engels tarafından kendilerine sağlanan parayla Marx ailesi büyük bir yoksulluk içinde yaşadı. Engels,Marx ailesi kendi ailesi olmasa dahi sonuçta hem bir aile geçindiriyor hem fikri mücadele veriyor hem de serbest güçlerin fikri ve askeri sahada stratejik önderliğini yapıyordu. 1870’te Londra’ya taşınmadan evvel, Engels Marx’a yeterli geliri sağlayabilmek için Manchester’daki fabrikasında çalışmaya gitti. Marx'ın 1883'te ki ölümünden sonra Komünist kitle Engelsi artık o ölene dek fikri ve askeri alanda önder kabul ettiler. Bununla birlikte, tek eşli evliliğin erkeklerin kadınlar üzerinde baskı kurmak için ortaya attığı tek taraflı bir yalan olduğunu söyleyerek Feminist kuramın kurucularından sayılmaktadır. Bu bağlamda komünist kuramı aileyle ilişkilendirerek, erkeklerin kadınlar üzerindeki hakimiyetinin tıpkı kapitalist toplumlarda burjuvazinin işçi sınıfı üzerindeki hakimiyetine benzediğini iddia etti. Engels'in bu düşüncesi hayatına hiçbir kadının girmemesinden kaynaklanıyordu. Engels, 1895 yılında Londra’da bir otel odasında tek başınayken çalışma masasında makalesini yarım bırakmış bir halde ölü bulundu. Ölüm sebebi boğaz kanseridir.Öldüğünde hiç çocuğu yoktu. Bu yüzden bazı mason, kapitalist ve burjuva kesimlerce kendisine eşcinsellik iftiraları atıldı. Engels para'nın olmadığı bir dünya istiyordu. Engels'in tüm fikirleri Marx'ı çok büyük bir etki altında bıraktığı gibi bu fikride Marx'ta derin bir etki bıraktı.
Sercan Akbayrak
Komünist Manifesto'yu inceledi.
96 syf.
·
6 günde
·
Puan vermedi
Sanırım mütercimden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu, kelime hataları mevcut. Göze batıyor ama okumayı çok zorlaştırmıyor. Bunun yanı sıra bazı gereksiz eklemeler ile kitabın içeriği hacim olarak artmış. Bazı bilgi araştırmalarını okuyucuya bırakmak hem onu hazıra konmaktan hemde uyuşukluktan kurtarır. Yani aslında kitabın hacmi 40-50 sayfa aralığında bırakılabilirmiş. Ben karşıt olan ideolojilere saygı duymam ancak bu o ideoloji savunucularına da saygı duymayacağım anlamına gelmez. Misalen Engels'in takdir edilmesi gereken biri olduğunu düşünüyorum. Hayatını adaması, kibirden kendisini soyutlaması ve mütevazi hayatı ile saygıyı hakediyor. Aslında bizim İslami cenahın bu yönüyle ibret alması gereken bir şahsiyet olduğunu düşünüyorum. Son olarak Komünizmin doğruları olduğunu, hakkının teslim edilmesi gerektiği noktaları olduğunu belirtmekle beraber bir labirent misali düşünce sistemi olduğunu düşünüyorum. Müphem, bir noktadan sonra ucu bucağı olmayan belli bir döneme etki edebilecek bir fikir sistemi diyebilirim. Üretim araçları, Burjuvazi (günümüzde etkisi daha da artmış olsa da) ekonomik temel vs. varsayımları bir yerden sonra ışık olamıyor. Wesselam.
Komünist Manifesto
8.2/10
· 7,8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
7
Ahmet Humanist
Komünist Manifesto'yu inceledi.
136 syf.
·
3 günde
·
7/10 puan
Bu kitap, yani bildiri, 19.YY’larin ortasına ait bir çalışma. Marx ve Engels tarafından hazırlanmış ve komünizmin ilk bildirgesi olarak sayılmakta. Engels bir önsözünde ise bu bildirinin sadece Marx’a ait olduğunu söylemiştir. Kitabin başında Marx ve Engels’in kısa biyografilerini okuyacaksınız, akabinde "sosyalimizim ilkelerini, burjuva ve proletaryan arasında ki savaşı, sosyalizm bir devletin yapısını" gibi bilinen konular ele alınmakta. Anlaşılır bir dilde yazılmış. Keyifli okumalar.
Komünist Manifesto
8.2/10
· 7,8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
21
Samet Ö.
Komünist Manifesto'yu inceledi.
136 syf.
·
Beğendi
İncelemeye ciddi bir başlangıç yapalım. Çünkü kırmızı yağan kardan değil katran gibi bir konudan bahsedeceğiz. Komünist Manifesto yada yayınlandığı adıyla Komünist Parti Manifestosu; uzun ve eserin anlaşılması için elzem olan 'sunu' kısmıyla başlıyor, 4 ana başlık üzerinden devam edip Marx ve Engels'in çeşitli ülkeler ve sonraki basımları için yazdıkları önsözlerle sona eriyor. Proleterya ile burjuvazi savaşı üzerinden kendi devrinin çoğu olayına geniş bir bakış açısı sunuyor. Tarihin tekerrür ettiğini göz önünde bulundurarak kitabın 'şimdi'yi hatta' geleceği' de anlattığını söyleyebiliriz. Burada Burjuva tabakasını hepimiz biliyoruz, Proleter ile komünist arasındaki farkı ise geçen gün yaşadığım bir olaydan örnekle anlatayım: Serin bir öğlen sabahında yemek kuyruğunda düşüncelere dalmış olan Samet, arkasındakilerin yanına kaynak yapan birisini görür. Aldırmaz, önüne bakar. Sonra önüne kaynak yapıldığını fark eden bir vatandaş hakkını aramak için car car konuşmaya başlar. Kaynak yapan kişi, hakkını arayan vatandaşa "Benim sıramı al, yeter ki sus" diyerek tekrar önüne geçirir ve susturur. Arkadakiler ise bunu görür ve hiç sesini dahi çıkarmaz, haklarının ihlal edilmesi onları rahatsız etmez. Burada 'sadece kendi hakkını' arayan vatandaş proleteryayı temsil eder. Eğer ben yada arkadakilerden birisi "Sıraya kaynamak saygısızlıktır, görgüsüzlüktür" diyerek herkesin, özellikle de ezilenlerin hakkını arasaydı biz de komünistleri temsil etmiş olurduk. Peki komünistler ne yapmaya çalışıyor? Mülkiyetin topluma egemen olmasını, işçinin(emekçinin) emeğinin ve işgücünün sömürülmesinin engellenmesini ve bunu ülke yada sendika genelinde değil de 'evrensel' olarak sağlamaya çalışıyorlar. Türkiye ise okuma konusunda o kadar geride bırakılmış ki komünistlerin bir çoğu proleter kesimde değil de orta-üst kesimde yer buluyor. İşçinin en fazla ezildiği ülkelerden biriyiz ne yazık ki. Lafargue, Tembellik hakkı isimli öncü kitabında bunun sebeplerine iyi değinir. İşçi kesimi zaten asgari ücret denen ölümcül miktarla hayatta kalma savaşı verirken okumak, sanat yapmak, zihnini çalıştırmak için ne gerekli zamana ne de paraya sahip değildir. Bizde komünist kelimesinin ne anlama geldiği dahi bilinmez. Kötü çağrışımlar yapmasının da birilerinin işine gelmemesinin bir etkisi olduğunu söyleyebiliriz. Bu kadar atıp tuttun iyi güzel de dayanağın nedir diye soran şüpheci beyinler olacak tabii. Asgari ücretle geçinen bir aileden geldiğim ve bizzat tecrübe ettiklerim yanında aşağıdaki rakamlar da bu beyinlere yol gösterecektir: -Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 1.615 TL, * - Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı (yoksulluk sınırı) 5.262 TL imiş.* - Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 1.999 TL(düz 2 bin deseydiniz bari) olarak hesaplanmış.* Burada dikkati çeken hususlardan birkaçı: - Asgari ücretin yine 'açlık' sınırının altında olduğu gerçeği - Türkiyede memurların dahi yoksulluk sınırının altında yaşadığı gerçeği - Türkiyenin yıllık büyüme oranının borsayla sınırlı kalıp halkı hiç mi hiç alakadar etmediği gerçeği Ayrıca Türkiye OECD ülkeleri içerisinde %19.2' luk yoksulluk oranıyla en yoksul 2.ülke ! ** İncelemeyi kısa tutmayı düşündüğümden daha bunun gibi milyon tane hususu saymadan geçiyorum. Ama biliyorum ki bu halk komünistleri hep öcü bilecek, emeğinin sömürüldüğünü görmezden gelecektir.(en azından şu sıralar başımızda olan kimselerden dolayı) Sebebini ise Kitle psikolojisinin babası Gustave Le Bon'dan nokta atışı bir alıntıyla bitireyim; "Kitleler hiçbir zaman gerçeğe susamamıştır. Hoşlarına gitmeyen mantıksızlıklar karşısında, gerçekdışı eğer kendilerini çekerse, bunu ilahlaştırarak buna yönelmeyi daha üstün tutarlar. Onları hayallere çekmesini bilenler onlara hakim olurlar ve hülyalarını ortadan kaldıranlar da onların kurbanı olur." Sizi uyanışa geçiren kitaplar okumanızı temenni eder, iyi okumalar dilerim. Benzine de yine mi zam geldi ne! *Rakamlar, 2018 Ocak Türk-iş sendikası resmi rakamlarıdır. Dolayısıyla şuanda daha da artmış/artacak olmaları kuvvetle muhtemeldir. **OECD 2013 verileri kaynak alınmıştır.
Komünist Manifesto
8.2/10
· 7,8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
19
144
Emre Fidel Çelik
Marx - Engels Anıları'ı inceledi.
472 syf.
·
19 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Sanırım artık benim için final yapmanın zamanı geldi. Marx-Engels okumalarımı bu son eserle noktalıyorum. Bu ikiliden çok şey öğrendim, öyle ki okumalarımı ve hatta hayata olan bakış açımı Marx-Engels'den önce ve sonra diye ayırdığımı dahi belirtebilirim. Sadece öğrenmek yetmedi, anladım da ve anladıkça bu okumalar süreci bana dünyanın en iyi psikanaliz okulunda gördüğüm bir terapi gibi gelmeye başladı. İnsan hayatı ve çarpıklıklarını anladıkça başının üzerindeki buğulu bulutları bir kenarı itmeye başlıyor, ve etrafını saran sisli buhranın arasından güneşin o rahatlatıcı, huzur veren ışıklarının damarlarında dolaştığını hissetmeye başlıyor, ve bu denklem başladıkça hayat da yeni baştan başlıyor sanki. Ne diyebilirim ki, bana kattıklarınızdan dolayı teşekkür ederim.
Marx - Engels Anıları
8.3/10
· 14 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
4