Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni

·
Okunma
·
Beğeni
·
6,3bin
Gösterim
Adı:
Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni
Baskı tarihi:
1992
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757399049
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Der Ursprung Der Familie, Des Privateigentums Und Des Staats
Çeviri:
Kenan Somer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sol Yayinlari
Baskılar:
Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni
Ailenin Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni
Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni
Ailenin Özel Mülkiyetin ve Devlet Kökeni
Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni
İçindekiler
7 Çevirenin Notu, Kenan Somer
11 Birinci Baskının Önsözü
14 Dördüncü Baskının Önsözü
29 I. Tarih-Öncesi Uygarlık Aşamaları
30 1.Yabanıllık
30 1.Aşağı Aşama
30 2.Orta Aşama
31 3.Yukarı Aşama
31 2. Barbarlık
31 1.Aşağı Aşama
32 2.Orta Aşama
34 3.Yukarı Aşama
36 II. Aile
46 1.Kandaş Aile
47 2.Ortaklaşa Aile
56 3.İki-Başlı-Aile
73 4.Tek-Eşli-Aile
99 III.İrokua Gensi
117 IV.Yunan Gensi
128 V. Atina Devletinin Oluşumu
141 VI. Roma'da Gens ve Devlet
154 VII. Keltlerde ve Cermenlerde Gens
172 VIII.Cermenlerde Devletin Oluşması
185 IX. Barbarlık ve Uygarlık
209 Ek: Grup Halinde Evlilik Üzerine Yeni Bulgulanmış Bir Olgu
Ek
217 Mark
237 Özel Terimler Sözlüğü
242 Açıklayıcı Notlar
246 Adlar Dizini
250 Kaynaklar Dizini
250 I.Yazarlar
251 II.Anonim Dergi ve Yayınlar
252 Konu Dizini
232 syf.
Engels çoğu zaman Marx’ın düşüncelerine uyum sağlamış bir dost olmasıyla bilinmektedir. Yazılarını Marx'ın yazılarının önüne geçirmemiş ve kendi adını da onun adının önüne geçirmemiş bir burjuva çocuğudur.

Babası zengin bir fabrikatör olmasına rağmen o işçilerin çektiği zulümleri gördüğü için babasına karşı gelmiş ve işçi hareketlerinin başlatıcısı olmuştur. Demek ki neymiş? Mevcut dönemin karaktersizliği ve zorlaması sizi siz yapan değerlerinizi yıpratamayabiliyormuş. Karakterinizi bozmasına müsaade etmediğiniz takdirde insan olabiliyormuşsunuz.

Engels tam da böyle bir insan, Marx öldükten sonra bile eşine ve çocuklarına o bakmıştır. İlk feminist hareketin başlatıcılarından birisidir. Kadının değerinin proleteryanın değeriyle bir olduğunu ver her ikisinin de özgürleşmesinin dünya için en önemli olgu olduğunu belirtmiştir.

‘Kadın’ Engels için hassas noktadır. Aile dediğimiz en küçük yapı aslında özel mülkiyetle gelen ve devleti oluşturan en güçlü yapıdır. Kadın ise bu yapının aslında en değerli yapı taşıdır.

Zaten kendisi evliliğin kısıtlama olduğunu düşünerek aşık olduğu kadınla evlenmemiştir. Bireysel aşkın bütün otoritelerden üstün olduğunu vurgulamıştır.

Toplumsal sistemin ürettiği bütün ürünleri gözler önüne seren ve kısa bir insanlık tarihini gözler önüne seren bir eserdir. Aynı zamanda ailenin, özel mülkiyeti, özel mülkiyetin ise devleti nasıl oluşturduğuna güzel bir ışık tutmaktadır.

Okuduğunuz zaman içerisinde olduğumuz bu sistemin nasıl bir zincirleme tutsaklık olduğunu göreceksiniz.

Keyifli okumalar dilerim.. :)
'carpediem
'carpediem Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni'yi inceledi.
232 syf.
·2 günde·Puan vermedi
"Analık hukukunun yıkılışı kadın cinsinin dünya tarihindeki en büyük yenilgisi olmuştur.Erkek evdeki egemenliği de ele geçirmiş,kadın alçaltılmış,esir edilmiş,erkeğin şehvet kölesi, yalnızca çocuk doğurmak için bir araç haline gelmiştir.Kadının özellikle Yunanlıların kahramanlık çağında ve daha sonra da klasik çağda görülen bu aşağılanmış durumu giderek abartılmış,gizlenmiş ve kısmen daha yumuşak bir biçime sokulmuş,ancak asla ortadan kaldırılmamıştır."Daha kitabı yeni okumaya başlasam da dikkatimi fazlasıyla çeken bu paragraf üzerinde yorum yapmam konusunda beni fazlasıyla zorladı.Bu paragraf günümüzde yaşanan kadın cinayetleri,tecavüzler,şiddete maruz kalan kadınlar...Iste tüm bunların sebebi topluma beş para etmez insanların söz geçirmesi,meşhur o ataların gereksiz düşünceleri. Neymiş "Kadının sırtından sopayı,karnından sıpayı eksik etmeyeceksin."diyen o meşhur atalar,toplumumuzu öyle bir hale getirdiniz ki kimse kimseye dur durak bilmeden saldırıyor.Ne kadar yazılsa da boş ama #bilinistedik.
Ömer Gezen
Ömer Gezen Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni'yi inceledi.
279 syf.
·4 günde·Beğendi·6/10 puan
Herkesin okuyacağı türden bi' kitap değil. Özel olarak bu konular ile ilgilenmeyen insanlar hiç alıp okumasın.
Dili çok ağır değildi ama çok fazla terim barindiriyordu içerisinde. Okurken bu konudan dolayı biraz sıkıntı yaşadım.
Yine de güzel ve farklı konular sunarak yeni fikirler edinmeme neden oldu.
Okumak isteyen herkese iyi okumalar dilerim :)
Ebru
Ebru Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni'yi inceledi.
240 syf.
·4 günde·8/10 puan
Marx’ın kader ortağı… Engels’in bu kitabı Morgan’ın tezlerinden ve Marx’ın yayımlanmamış el yazmalarından birde Bachofen’ın bilimsel olmayan ortaya atmış olduğu görüşlerden yola çıkarak yazılmıştır. Yani bir anlamda Marx’ın da görüşlerinin kitapta var olduğu söylenebilir. Engels’in yaklaşımı özellikle Morgan’ın tezlerini sorgulamaya başlamasıyla yoğun eleştiriye uğramıştır. Özellikle işçi sınıfının ailelerinde erkek egemenliğinin daha çok olduğunu kabul etmesi, feminist hareketin orta sınıf kadınlar üzerindeki özgürleştirici etkisi, boşanma hakkının da yasallaşması gibi gelişmeler kitabın açıklamalarını epey şüpheli hale getirmiştir.
Engels bu kitabı yazarken temelde iki sav üzerinde durmaktadır: Ataerki evrensel değildir, sonradan ortaya çıkmış bir durumdur. Erkeğin egemenliği tamamen özel mülkiyetle kurulan süreç içerisinde, bu maddi süreçle nitelendirilir. Engels’e göre eski toplumlar anasoylu olduğunu söyler. Yani soyun anneden geçtiğini söyler. Ayrıca kadının toplumda belirgin bir otoritesi olduğunu da savunur ve Engels’e göre anasoyluluk her durumda baba soyluluğu önceler.
Engels ailenin oluşumunu temel olarak keskin, doğrusal bir evrimsel çizgiyle açıklamaya çalışır. Örneğin başlangıçta grup seks olgusu vardı ve bu yüzden herkes ilk doğduğu andan itibaren evli sayılıyordu.(kabileler arası evlilik) Sonrasında bu durum eşleşmeye sonrasında tek eşli aile formuna bürünmüştür. Engels’in özellikle tek eşli aile formuna geçişte Bachofen’ın düşüncelerinden yararlandığına şahitlik ediyoruz. Bir anlamda dönemin getirileri kadının cinselliğini yaşamasına engel olmaya ve erkeğin sadakatsizliğini meşrulaştırarak(grup seks döneminden hatırlanacak olursa) tek eşli evliliği bir anlamda kadın için tek alternatif ve bunu önceleme sorumluluğu kadının omuzlarına yüklenmiştir.
Engels elbette tarihsel materyalist anlayışla toplumların aslında üretim araçlarına göre oluştuğu, şekillendiği ve değiştiği düşüncesine sahiptir. Bu üretim metotlarının değişmesiyle de (Marx’ın alt yapı ve üst yapı kavramıyla ilişkilendirilebilir) toplumun ekonomik ve toplumsal alanlarında değişimlerin gerçekleşmeye başladığını ve zaman içerisinde bu sınıflı toplumun ortaya çıkışını da özel mülkiyetin orta çıkılıyla bağdaştırabileceğini görürüz.
Yukarıda bahsetmiş olduğum tek eşli aile formuna geçildiği zaman da aslında bir özel mülkiyet söz konusudur. Engels de bir anlamda tek eşliliğe geçişle birlikte ataerkilliğin ortaya çıkmaya başladığını ve bu ataerkillğin, özel mülkiyetin birbirleriyle bağlantılı olarak geliştiğini(belirlediğini, etkilediğini) söyleyebiliriz. Dolayısıyla erkeğin kadını ve çocuğu özel mülkiyet olarak görürsek buradan itibaren aslında bir özel mülkiyetin varlığından bahs olunur. Sonrasında devletin ortaya çıkmasıyla birlikte aslında devletin yapısının da eril olduğunu görürüz.
Ve Engels bu erillikten kurtulabilmenin koşulunun iktisadi süreçlerden geçtiğini söyler. Ve kadınların ezilmişliğinin, ötekileştirilmişliğinin bir tarihi olduğunu da bu şekilde ispata gider. Engels kadın özgürlüğünün ilk koşulu olarak tüm kadın cinsinin tekrar kamusal sanayinin içine girmesiyle olacağını söyler. Son birkaç on yıldır kapitalizmdeki yapısal değişimlerin dünya çapında pek çok ülkede kadınları yeniden istihdama dahil ettiğini gözlemledik. Bu sürecin kadınların kendi kurtuluşları hakkındaki düşünce ve arzuları üzerinde pozitif bir etkisi olduğu şüphesizse de, toplumsal davranışlara ve kadınların ekonomik, toplumsal ve kişisel özerkliklerini sağlamalarına etkisi kapitalizmin ihtiyaçları ile sınırlıdır.
Toplumda kadının rolü ve statüsüyle ilgili kapitalist ideoloji de 19 uncu yüzyıldan bu yana değişime uğradı fakat hala kökenlerini ilk sınıflı toplumlarda bulan kar, refah eşitsizliği, iktidar için meta üretimi ve bu üretim üzerinde erkek egemenliği birbiri ile eklemlenerek devam ediyor. Bunun sonucu olarak da kadınlar şiddeti, cinsel tacizi, cinsellikleri ve üreme hakları üzerindeki kısıtlamaları deneyimlemeye, cinsiyetçilik, ayrımcılık, toplumsal cinsiyete dayalı stereotipleştirme ve çifte standartları yaşamaya devam ediyor.
Engels’e göre kadınların toplumsal yaşamda karşı karşıya olduğu sorunların çözümü için “üretim araçlarının mülkiyetinin kamusallaştırılması” gerekiyor. Bununla birlikte kitap sosyalist rejimlerde kadınların toplumsal üretime katılması için temel kaynaklardan biri olurken, insanlığın dönemlerini üretim aracı üzerinden belirleyen antropolojik yaklaşımıyla marksist antropolojinin de temellerini atmıştır.
Engels’in kadınların ezilmesinin sona ermesi konusunda söylediği sözler tüm gücünü korumakta mıdır diye soracak olursanız bence hayır çünkü bunun için önce Marx’ın da makul gördüğü bir şekilde sınıf bilincinin olması şarttır. Kapitalizmin şekil değiştirmesi ve küreselleşme derken aslında birçoğumuz sorgulamadan irrasyonelliğin kucağına kendimizi belki farkında olarak belki olmayarak atıp kendimizi rahat hissetmeye çalışıyoruz. Ama günümüzde her ne kadar örgütlenme durumları kolay olsa da belli bir sınıf bilincinin oluşturulmasının zor olduğunu düşünüyorum ve buna gerek olduğunu da sanmıyorum. Belli bir sınıf bilincinden ya da belli bir kesimin ayaklanmasından ziyade, toplumumuz için yanlış giden şeyleri birlikte fark edip buna birlikte dur demeliyiz. Bunun içinde temelde sorgulayabilme becerisi ve farkındalık gereklidir.
232 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Friedrich Engels, Karl Marx’ın dava ve yol arkadaşı, Bilimsel Sosyalizm ve Komünist Doktrini, Karl Marx ile birlikte kuramsallaştıran Alman filozof. Aynı zamanda Feminizmin de babası sayılır. Ve bu eser bir noktada Feminizmin başlangıç noktası olarak gösterilebilir. Engels, eserde kadın-erkek ilişkisine mükemmel yaklaşımlar ortaya koymuş. Açıkçası ben Engels’i Marx’tan daha çok benimserim. Engels bana her zaman daha yakın ve daha sempatik gelmiştir.

Kitap, Friedrich Engels’in en önemli eserlerinden biridir. Aslında Marksizm ve Tarihsel Materyalizm içindeki önemi de büyük.

Kitapta Engels ailenin, toplumsal yapı içerisinde ilkel çağlardan modern çağlara kadar nasıl değiştiğini; bu değişimde ki ekonomik, kültürel ve toplumsal yapının etkisini çok iyi bir şekilde işlemiştir. Aynı zamanda Engels Komünist yapının kurulması halinde, devletin nasıl olacağını, bu yeni yapı içinde özel mülkiyetin nasıl şekilleneceğini ve buna bağlı olarak ailenin nasıl şekillenmesi gerektiğini çok iyi dille anlatmıştır. Bu kitabın bana göre en önemli yanı tarihsel gelişim sürecinin mükemmel bir şekilde ele alınmış olmasıdır. Engels bunu iyi başarmış. Kitaptaki hemen her tespit bana göre ders niteliğindedir.

Okunması gereken Sosyolojik tespitlerin üst düzeyde olduğu bir kitap. Tavsiye ederim.

Felsefe okuyun, Felsefe ile kalın...
Mamoste
Mamoste Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni'yi inceledi.
250 syf.
·8 günde·4/10 puan
"analık hukukunun yıkılışı kadın cinsinin büyük tarihi yenilgisi oldu" der ve devam eder "evde bile idareyi elde tutan erkek oldu; kadın aşağılandı, köleleşti ve erkeğin keyif ve çocuk doğurma aleti haline geldi"
Murat Çelen
Murat Çelen Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni'yi inceledi.
232 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10 puan
"Ailenin Özel Mülkiyetin Ve Devletin Kökeni", Yunan ve Roma ile Cermen toplumlarının, ekonomik ve toplumsal gelişim ve değişim sürecinin kısa bir özetini barındırıyor. Kitabı okuduğunuz zaman, günümüz koşullarında, pek çok gelişmiş ülkelerde uygulanan ekonomik ve sosyal politikaların tarihsel arka planı hakkında, son derece yalın bir yazı dilinin sayesinde, bilgi sahibi olmanız mümkün
Karakedi
Karakedi Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni'yi inceledi.
232 syf.
·1 günde·3/10 puan
tabii bu eser, marksist külliyatın önemli bir klasiği olduğu için hk bir şey derken dikkatli olmak, eleştiriyi iyice tartmak öyle söylemek lazım.

benim bu esere mesafeli durmamın iki sebebi var
1 engels'in ilkel insan topluluklarda kadın-erkek arasındaki cinsiyete dayalı işbölümünü --sömürü--nün ilk hali olduğunu söylemesi.
2 modern uygarlıklara geçiş yapan ilk insanları incelerken sadece yunan klanlarından ve antik yunan uygarlığından örnek vermesi. halbuki sömürünün kurumsallaşmış hali olarak ilk devlet örneğini en gelişmiş hali olarak mezopotamya medeniyetleri arasında sümerlerde görüyoruz. neden ilk olarak burada çıktığı üzerinde durulması gereken bir soru bence.

eser 2 ay gibi kısa bir sürede, önceden marks'ın tutmuş olduğu notlardan faydalanılarak yazılmış. marks bunu kitap haline getiremeden ölmüş. engels de herhalde geri dönüp genişletekecek vakit bulamadı.

o yüzden dikkatli okunması gereken bir eser.
Rizgar
Rizgar Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni'yi inceledi.
@Xerzan·12 Tem 2019·Okumadı
İkibinbeşyüz yıldan beri özel mülkiyet, ancak mülkiyet hakları çiğnenerek korunabilmiştir. Friedrich Engels

Engels’in “Ailenin, özel mülkiyetin, devletin kökeni” adlı eseri, kadının köleleşmesinin ekonomik temelini açıklayan ve özel mülkiyetin kaldırılmasıyla kadının özgürleşeceğini tarihsel gerçeklerle ortaya koyan en ciddi araştırmadır. Aynı zamanda o günden bu yana kadın sorunuyla ilgilenen herkes için, en önemli referans kaynağıdır.
****
Familia sözcüğü, başlangıçta bugünkü darkafalıların duygusallıktan ve evsel çekişmeden birleştirilmiş ideali anlamına gelmez; Romalılarda, ilkin karı-koca ve çocukları ile değil, tersine, yalnız kölelerle ilgilidir. Famulus bir ev kölesi, ve familia bir adamın olan kölelerin topu demektir. Daha Gaius zamanında, familia, id est patrimonium (yani kalıt payı) vasiyetnameyle belirleniyordu. Deyim, Romalılarca, başkanın kadını, çocukları ve belirli sayıda köleleri, hepsini, Romalı babalık erkine göre öldürme ve yaşatma hakkıyla buyruğunda bulundurduğu yeni bir toplumsal organizma için türetildi.

F. Engels,
Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni, s. 63.

Devletin "bağımsızlığı"
"Devlet, sınıf karşıtlıklarını frenleme ihtiyacından doğduğuna, ama aynı zamanda, bu sınıfların çatışması ortasında doğduğuna göre, kural olarak en güçlü sınıfın, ekonomik bakımdan egemen olan, ve bunun sayesinde, siyasi bakımdan da egemen sınıf durumuna gelen ve böylece ezilen sınıfı boyunduruk altında tutmak ve sömürmek için yeni araçlar kazanan sınıfın devletidir. İşte bundan ötürüdür ki, antik devlet, her şeyden önce, köleleri boyunduruk altında tutmak için, köle sahiplerinin devletiydi; tıpkı feodal devletin, serf ve angaryacı köylüleri boyunduruk altında tutmak için soyluların organı, ve modern temsili devletin, ücretli emeğin sermaye tarafından sömürülmesi aleti olması gibi. Bununla birlikte, istisnai olarak savaşım durumundaki sınıfların denge tutmaya çok yaklaştıkları öyle bazı dönemler olur ki, devlet gücü sözde aracı olarak, bir zaman için, bu sınıflara karşı belirli bir bağımsızlığını muhafaza eder."
Friedrich Engels
Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni, Friedrich Engels
236 syf.
·3 günde·Puan vermedi
friedrich engels'in 1884 tarihli, tarihsel gelişim sürecini harika bir şekilde ele aldığı, toplumsal yapının, ilkel komün sisteminin modern çağlara kadar yaşadığı değişimleri gösterdiği önemli yapıtı. sadece engels'in değil, genel anlamıyla marksist literatürün ve tarihsel materyalizmin de baş yapıtlarından birisidir.

engels bu kitabında, aile yapısının, toplumun içinden geçtiği ekonomi koşullar ve gelişmelere bağlı olarak geçirdiği değişimleri ele alarak, farklı tarihsel toplum ve dönemlerdeki örneklemelerle bunu somut bir zemine oturtma başarısını gösterir. bu varılan sonuçlar ile, emeğin verimliliğindeki artışın işbölümü ve barış dönemlerine, bunun karşısında sömürü ve özel mülkiyet dönemlerinde bunun tersinin neden ve nasıl olduğu ile sınıfların oluşumunu, aile öznelinden başlayarak toplumsal genellemeye yayarak, başarılı bir şekilde açıklar.

marksist öğretiye bu kitapla kazandırılanları sıralayalım dersek, kabaca şöyle bir şey çıkar: özel mülkiyet ve toplumsal sınıfların her dönemde var olmayıp, ekonomik gelişmeler ile sömürü sisteminin bir sonucu olarak oluşmuş fenomenlerdir; çağdaş devlet düzeninin egemen sınıflar tarafından halk yığınlarının ezilmesi için kullanılan bir aygıttır; ve sınıfların, insani değil ekonomik bir fenomen olarak, er ya da geç ortadan kalkacaktır. Bunların hepsini gelişim sürelerini ele alarak anlatmaktadır.
Analık hukukunun yıkılışı, kadın cinsin büyük tarihsel yenilgisi oldu. Evde bile, yönetimi elde tutan erkek oldu; kadın aşağılandı, köleleşti ve erkeğin keyif ve çocuk doğurma aleti yerine geldi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni
Baskı tarihi:
1992
Sayfa sayısı:
232
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757399049
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Der Ursprung Der Familie, Des Privateigentums Und Des Staats
Çeviri:
Kenan Somer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sol Yayinlari
Baskılar:
Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni
Ailenin Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni
Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni
Ailenin Özel Mülkiyetin ve Devlet Kökeni
Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni
İçindekiler
7 Çevirenin Notu, Kenan Somer
11 Birinci Baskının Önsözü
14 Dördüncü Baskının Önsözü
29 I. Tarih-Öncesi Uygarlık Aşamaları
30 1.Yabanıllık
30 1.Aşağı Aşama
30 2.Orta Aşama
31 3.Yukarı Aşama
31 2. Barbarlık
31 1.Aşağı Aşama
32 2.Orta Aşama
34 3.Yukarı Aşama
36 II. Aile
46 1.Kandaş Aile
47 2.Ortaklaşa Aile
56 3.İki-Başlı-Aile
73 4.Tek-Eşli-Aile
99 III.İrokua Gensi
117 IV.Yunan Gensi
128 V. Atina Devletinin Oluşumu
141 VI. Roma'da Gens ve Devlet
154 VII. Keltlerde ve Cermenlerde Gens
172 VIII.Cermenlerde Devletin Oluşması
185 IX. Barbarlık ve Uygarlık
209 Ek: Grup Halinde Evlilik Üzerine Yeni Bulgulanmış Bir Olgu
Ek
217 Mark
237 Özel Terimler Sözlüğü
242 Açıklayıcı Notlar
246 Adlar Dizini
250 Kaynaklar Dizini
250 I.Yazarlar
251 II.Anonim Dergi ve Yayınlar
252 Konu Dizini

Kitabı okuyanlar 626 okur

  • Eylem Evrim Denizel
  • yaren şanal
  • Hıdır Albayrak
  • Aslı
  • Ömer Ertuğrul
  • Dudu Tsundoku
  • murat
  • E.A.
  • Murat Genç
  • Saki Sezgin Kaya

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%4
13-17 Yaş
%2
18-24 Yaş
%26
25-34 Yaş
%36
35-44 Yaş
%26
45-54 Yaş
%4
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%21.1
Erkek
%78.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.6 (37)
9
%13.4 (21)
8
%12.7 (20)
7
%3.2 (5)
6
%1.9 (3)
5
%1.9 (3)
4
%0.6 (1)
3
%1.9 (3)
2
%0.6 (1)
1
%0.6 (1)