James G. Frazer

James G. Frazer

7.9/10
15 Kişi
·
24
Okunma
·
11
Beğeni
·
1.011
Gösterim
Adı:
James G. Frazer
Tam adı:
Sir James George Frazer
Unvan:
İskoç insanbilimci, yazar ve halk bilimci
Doğum:
Glasgow, İskoçya, 1 Ocak 1854
Ölüm:
Cambridge, 7 Mayıs 1941
James George Frazer (d. 1 Ocak 1854, Glasgow, İskoçya – ö. 7 Mayıs 1941), İskoç sosyal antropolog. İskoç insanbilimci, yazar ve halk bilimci James George Frazer, 1 Ocak 1854'de Glasgow'da doğdu. Babası Rahipti. 1869-1874 arasında Glasgow Üniversitesi'nde eski Yunan ve Latin Edebiyatı öğrenimi gördü. Frazer'ın insanbilimine ilk ilgisi, İngiliz evrimsel insanbilimci Edward Tylor'ın 1871'de yayımlanan "Primitive Culture" (İlkel Kültür) kitabını okumasıyla başladı. 1874-1879 arasında Cambridge Üniversitesine bağlı Trinity College' da öğrenci iken din bilimci W Robertson Smith ile tanışması bu ilginin artmasında önemli rol oynadı. Frazer, 1879 da Trinity College' da öğretim üyesi oldu. 1907-1908 yıllarını, toplumsal insanbilim profesörü ünvanı alan ilk kişi olarak Liverpool Üniversitesi'nde geçirdi. Ertesi yıl Cambridge'e döndü ve yaşamı boyunca bu üniversitede çalıştı. 7 mayıs 1941 tarihinde Cambridge'de öldü.
Küçük zihinler büyük düşünceleri kavrayamaz; onların kısıtlı algısı ve dar görüşüne göre hiçbir şey kendilerinden daha büyük ve önemli değildir.
Bilimin soyut genellemelerinin somut gerçekliğin tüm detaylarını yeterince açıklayamadığını dile getirmek doğruyu söylemektir. Doğanın gerçekleri her zaman teorilerinin dar sınırlarını aşacaktır.
James G. Frazer
Sayfa 414 - Altın Bilek Yayınları
Neye sebep olursa olsun, bizi nereye götürürse götürsün, yalnızca doğruları takip etmeliyiz. O bizim tek kutup yıldızımızdır.
Bildiklerinin artmasıyla insanoğlu doğanın büyüklüğünü ve kendisinin doğa içindeki acizliğini açıkça kavramayı öğrenir. Lakin çaresizliğinin farkına varması, hayalgücünün evrene yerleştirdiği doğaüstü varlıkların güçsüzlüğüne dair bir inanışı beraberinde getirmez. Aksine bu varlıkların gücüne olan inancı kuvvetlenir.... Böylece tanrılarla eşit olduğu düşüncesi ağır ağır yokolurken, tanrıları bir zamanlar onlarla paylaştığını düşündüğü doğaüstü güçlerin tek kaynağı olarak görmeye başlar.
İnsanoğlu sürekli, bize türlü oyunlar oynayan büyülü hayal gücünün tuhaf çekiciliğine kapılır ve hiç var olmamış ve belki de hiç var olmayacak bir mutluluk düşleyerek kendisi için uzak geçmişte ya da gelecekte bir Altın Çağ hayali yaratır.
Eğer insanlık daima mantıklı ve bilge olsaydı, tarih ahmaklık ve suçla dolu uzun bir günce olmazdı.
Kitapların, insan zihninin gelişimine katkı sağladığı bilindik bir gerçek ama bazı kitaplar var ki onlar gelişimden de öte zihinde bir devrim gerçekleştirip, düşünce yapısında bir evrime yol açabiliyor. "İnsan, Tanrı ve Ölümsüzlük" de bahsettiğim bu kitaplardan biri.

Kitabın kapağını kaldırıp ilk sayfayı çeviren 'sen' ile son sayfayı okuyup kitabın kapağını kapatan 'sen' arasında bariz bir farklılık oluşuyor. İyi okurların bu düşünsel değişim ve gelişimi farkedeceğine inanıyorum. Richard Dawkins'in de dediği gibi tam anlamıyla bir "başucu kitabı." Carl Sagan'ın söylediği gibi; "bilginin engin derinliği kucaklayacak okuru." Bu kitabı okurken zihninizin doyduğunu hissedebiliyorsunuz, öyle ki kendinizi fazlasıyla kaptırıp fiziki açlığınızı dahi unutabilirsiniz. En azından benim için durum böyleydi :)

Frazer'in, 'eserlerimin İncili' olarak ifade ettiği kitabı; İnsan, Tanrı ve Ölümsüzlük, bu tanımı fazlasıyla hakediyor. Dünyada her an, her dakika, her türde kitap basıldığını düşündüğümüzde, bu kadar köklü bir araştırma ve incelemenin sonucunda kaleme alınarak insanlığın geçmişine ışık tutan çok az kitap olduğunu söylemek, sanıyorum yanlış olmaz.

Bir kitaptan beklentiniz; zihninizdeki bazı tıkalı bölgelerin açılması, karanlıkta kalan bazı bölgelerin ise aydınlanması ise İnsan, Tanrı ve Ölümsüzlük, beklentinizi büyük ölçüde karşılayabilecek bir kitap. Tereddüt dahi etmeden önerebilirim.

Şunu da eklemeden edemeyeceğim: kitapla birlikte bilimin kökeninin büyüye ve büyücülüğe dayandığını öğrenmek beni her ne kadar şaşırtsa da, bilim iyi ki var.

Neil deGrasse Tyson'un da dediği gibi: "Bilim, kendimizi ve birbirimizi kandırmamamız için bir yoldur." Kesinlikle, gerçekliği olan en güvenilir yol.
İki clitlik kitabın ilk cildiini bitirdim. Antropoloji'ye ilgi duyan arkadaşlara tavsiye ederim. Ama yazı puntoları sanırım 3-4 ile yazılmış. Bu kadar da olmaz dedirtti. Kitabı gözünüze dibine kadar getiriyorsunuz yazıları seçmek için. Ben sevmiyorum böyle küçük puntolu kitapları. Biraz büyük yap sayfa sayısı fazla olacak diye adamların ödü kopuyor. Ne olacak 50-60 sayfa fazla olsa? İnsanlara işkence çektirmenin amacı nedir? Neyse. İkinci cildini de sanırım kütüphanemde ki 20 kitaptan sonra okurum. Çünkü gerçekten inanılmaz özentisiz bir baskı! Okumak emek istiyor!
Bakire Anne olarak hamile kalan diğer bir büyük bereket tanrıçası Neith ya da Net idi. “Büyük Tanrıça, Bütün Tanrıların Anası” olarak adlandırılmakta olup, erkek bir eş olmadan Ra’yı Güneş’i dünyaya getirdiğine inanılmaktaydı.
ADONİS, ATTİS, OSİRİS
James George Frazer
Hasat yapılan tarlanın ya da döven yerinin yakınında bir yabancının aniden belirmesi, ilkel aklın, onu biçilen ya da dövülen tahıl içinden kaçan tahılın-ruhuyla bir tutması için yeter olduğuna göre, biçilen ekinin içinden çıkan bir hayvanı da yıkılan yuvasından kaçan tahıl-ruhuyla bir tutması için yeterlidir. (35)
insan bilimi üzerine yazılmış ağır terimlerden oluşan insanın vahşilikten çıkıp günümüz medeniyetine hem ahlaki hemde bilimsel olarak nasıl ulaştığını açıkca ifade etmiş olan bu kitabı okurken açıkcası ufkumun biraz daha açıldığını söyleyebilirim çok şaşırtıcı olmakla bereber çok yerinde tespitler sunan yazar araştırmalarını en iyi şekilde okuyucusuna yansıtmış okurken internetinizin olmasını tavsiye ederim anlamını bilmediğim bir çok terimlerden dolayı zorluk çeksemde yinede bu okumama engel olmamakla berebar hiç sıkmayan okurken merak duygusunu iyi yansıtan bu eseri herkesin okumasını tavsiye ederim gerçekten çok başarılı bir eser çok beğendim ;)
Cemre Kara
Cemre Kara, Psişik İşler Batıl İnançlar Kurumlarımızın Gelişimini Nasıl Etkiledi?'i inceledi.
Kitap 6 bölümden oluşuyor.Kısa bir batıl inanca giriş niteliği taşıyor zaten yazarın kendisi de din ve kilise gibi kurumlar hakkında değinmeyeceğini ve dört önerme üzerinden batıl inancın kurumlarımızın nasıl gelişimini etkileyeceğini söylüyor.Bu dört önerme için dört bölüm ayırmış ve hepsini kanıtlamaya çalışmış.Bu dört kurumdan bahsedicek olursak yönetim,özel mülkiyet,evlilik ve insan yaşamına saygı.Bunu da dört önermeyle açıklıyor önermeleri de;
1. Batıl inanç belli ırklarda ve belli dönemlerde yönetime özellikle de monarsik yönetime duyulan saygıyı güçlendirmiş ve dolayısıyla kamu düzeninin oluşmasına ve sürdürülmesine katkıda bulunmuştur.
2. Batıl inanç belli ırklarda ve belli dönemlerde özel mülkiyete duyulan saygıyı güçlendirmiş ve dolayısıyla mülkiyet güvencesine katkıda bulunmuştur.
3.Batıl inanç belli ırklarda ve belli dönemlerde evliliğe duyulan saygıyı güçlendirmiş ve dolayısıyla hem evliler hem de evli olmayanlar arasında cinsel ahlak kurallarının
daha katı bir biçimde gözetilmesine katkıda bulunmuştur.
4.Batıl inanç belli ırklarda ve belli dönemlerde insan yaşamına duyulan saygıyı güçlendirmiş ve dolayısıyla insan yaşamının korunmasına katkıda bulunmuştur.
Yukarı da belirtiğim gibi kitap bölümlerde bu önermeleri destekleyen kanıtlar var bazıları kanınızı donduracak bazıları acaba şimdi olsa nasıl olurdu diye düşüneceğiniz kısa dolgun bir kitap.Keyifli okumalar.
Daha iyi dizayn edilmiş bir kitap olabilirdi (parça parça denemeler halinde oluşturulmuş, bölümler arasında bağlantılar çoğu zaman zayıf, bazen de kendini tekrar edebiliyor) fakat içeriği itibariyle fazlasıyla ufuk açan bir kitap. İnsanoğlunun bugününü sorgulamanıza, aklınıza dahi gelmeyen soruları düşünmenize sebebiyet veren bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
James G. Frazer
Tam adı:
Sir James George Frazer
Unvan:
İskoç insanbilimci, yazar ve halk bilimci
Doğum:
Glasgow, İskoçya, 1 Ocak 1854
Ölüm:
Cambridge, 7 Mayıs 1941
James George Frazer (d. 1 Ocak 1854, Glasgow, İskoçya – ö. 7 Mayıs 1941), İskoç sosyal antropolog. İskoç insanbilimci, yazar ve halk bilimci James George Frazer, 1 Ocak 1854'de Glasgow'da doğdu. Babası Rahipti. 1869-1874 arasında Glasgow Üniversitesi'nde eski Yunan ve Latin Edebiyatı öğrenimi gördü. Frazer'ın insanbilimine ilk ilgisi, İngiliz evrimsel insanbilimci Edward Tylor'ın 1871'de yayımlanan "Primitive Culture" (İlkel Kültür) kitabını okumasıyla başladı. 1874-1879 arasında Cambridge Üniversitesine bağlı Trinity College' da öğrenci iken din bilimci W Robertson Smith ile tanışması bu ilginin artmasında önemli rol oynadı. Frazer, 1879 da Trinity College' da öğretim üyesi oldu. 1907-1908 yıllarını, toplumsal insanbilim profesörü ünvanı alan ilk kişi olarak Liverpool Üniversitesi'nde geçirdi. Ertesi yıl Cambridge'e döndü ve yaşamı boyunca bu üniversitede çalıştı. 7 mayıs 1941 tarihinde Cambridge'de öldü.

Yazar istatistikleri

  • 11 okur beğendi.
  • 24 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 164 okur okuyacak.