Jeff Abbott

Jeff Abbott

7.5/10
183 Kişi
·
572
Okunma
·
42
Beğeni
·
3.260
Gösterim
Adı:
Jeff Abbott
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Texas, Amerika Birleşik Devletleri, 1963
Uluslararası çapta çok satan listelerine giren ve prestijli edebiyat ödüllerinin sahibi olan Jeff Abbott Tarih ve İlgiliz Edebiyatı dallarında eğitim gördü ve kitaplarını yazamaya başlamadan önce bir reklam ajansında sanat yönetmenşiği yaptı. Texas'ta doğup büyüyen Abbott halen eşi ve iki oğluyla burada yaşıyor. Jeff Abbott hakkında daha fazla bilgi edinmek için http://www.jeffabbott.com adresine girebilirsiniz.
Kuşku gerçekten de çok manalı ve insanın daha doğrusu her insanın okuması gereken bir kitap en önemliside kitabı okurken kitabım içinde kendini hissetmek oldu kısacası KUŞKU çok ama çok güzel bir kitap hepinize öneririm
Son derece hızlı ilerleyen konusuyla ve roman kahramanlarıyla sizi zekice romana bağlayan yazar gıyabında Dark Net ile ilgili çarpıcı bilgiler de veriyor ben layıkıyla beğendim yazarın bir müdavimi olarak.
Okuduğum ve hala anlayamadığım 3. Jeff Abbott romanı oldu.Neyi anlayamadım peki?Kitabın niye bir türlü ilerlemekte zorlandığını.Evet, eğer sıkı bir polisiye severseniz, elinize herhangi bir Jeff Abbott kitabı alırsanız ne demek istediğimi anlayabilirsiniz.Çünkü kitabı artık, eski çevirmen hatası olabileceği inanışların ötesinde görüyorum.Yani çevirmen ile alakası yok.Düpedüz yazardan kaynaklanıyor.Sanırsam Jeff Abbott kendisini Edgar Allan Poe zannediyor.Şöyleki kurguyu kafasında tasarlarken okuyucuyu ters köşeye yatırıyım, katili okuyucu nasıl en zor şekilde bulabilir gibi bir yapıda hareket ediyor.Ama inanın alakası yok.Zaten esere başlarken, 150 200. sayfaya gelinceye dek; bu kimdi, mesleği ne, olay nerede geçiyor, şu diyalogta kime seslendi, şu sayfada o mu yoksa bu mu konuştu? gibi sorularla karşı karşıya kalıyoruz.Ondan sonra olayın çevirmenden kaynaklandığını düşünüyoruz.Zannımca az da olsa çevirmen hatası olsa bile bunun esas sıkıntı tarafını yazarda aramalıyız.Çünkü olaylar bağlantısı, zaman ve yer ilişkilerini hep sonradan kavrayabiliyoruz.Bu yazarın eserlerini okumak isteyenler sabırlı olması gerekir.Nitekim ben başlarda kızdım, garanti 6 verirdim dedim ama sonlara doğru 7'ye yükselttim fakat yinede vasat bir eserdi.Okunur mu peki?Okunur, okunur.Şimdi de eser içeriğinden bahsetmek istiyorum.


Eser aslında polisiye gerilimden ziyade birazda tıbbi gerilim havasında.Dünyanın umudu, yeni teknoloji ile birlikte bir ilaca bağlanmıştır.İnsanlık tarihi; hep acı çekmiş veya kötü bir olaydan dolayı ömrünün sonuna kadar ızdırap çeken insanların problemlerini nasıl çözebiliriz gibi bilgilerle yoluna devam etmiştir.Günümüze gelincede bir ilaç şirketinin yeni bir buluşuyla karşı karşıyayız.Nedir bu ilaç?Frost.Irak savaşından dönen askerlerin yaşadığı yıkım, genç bir kızın tecavüz geçmişini üzerinden atamaması, uyuşturucu müptelası gençlerin umudu ve beklediği yaşam kaynağı bu ilaçtaydı.

Eski bir muhbir ve şimdiki zamanda bir deli olan başroldeki kahramanımız Melis, karıştığı bazı olaylardan dolayı federallerce kendisi artık Tanık Koruma Programına alınmıştır.Yani işi, ajan ve tanıklıktır.Üst düzey insanlar tarafından yönetilen ama bir o kadarda kendine buyruk ve yaşadığı travmalarla yaşama tutunan bir insan.Doktor Allison ve üst akıl ekibi, Frost'u bulduktan sonra bunun denekler üzerindeki etkisini araştırırlar.Irak gazisi Nathan ve şov yıldızı Celeste de bunlardan biridir.Pis kumpas ve çekişmeler yaşanırken, Miles Allison'un yaşadığı olaylar üzerine, kendisini bu macerada bulur.Frost ismini verdiğimiz ilaç; insanların yaşadıkları buhranlı anılarını unutturmaya yarayan bir buluştur.Eski FBI ajanı Groote de bu ilaçtan dolayı, kızı Amanda'nın ihtiyacı üzerine , o da kendisini bu çetin kovalamacaya atar.Umutların tükendiği anda acaba insanlık, yeniden yaşama tutunabilecek miydi?Miles madalyonun diğer tarafında dönen dalavereyi çözebilecek miydi?Milyarlık buluş insanlığa faydalı olacak mıydı?Kim bilir?

Son olarak dediğim gibi başlarda biraz sıkan ama sonralarda okuru içine çeken bir eser var ortada.6 7 arasında gittim geldim.6 da olabilirdi sanki.Bu çelişkinin cevabını, bu eseri okuyacak arkadaşlara bırakıyorum.Hoşçakalın...
Uzun uzun yıllar önce Abbott okumaya neden karar verdim diye kendime sorduğumda yanıt olarak, güzel kapak tasarımı, kapak üzerindeki yorumlar ve tabii ki de en büyük etken olarak Panik adlı roman üzerindeki Michael Connelly'nin yorumuydu. Abbott'un Mahzen adlı romanını okurken (daha doğrusu okumaya çabalarken) çeviriden mi desem yoksa yazarın kendi kaleminden mi desem anlayamadığım bir şekilde 200 küsür sayfa boyunca romanda bir iteleme hissettim. Sanki ben romanı okurken biri iteleye iteleye romanı zoraki bana okutuyor gibiydi. Bir roman bu kadar mı saçma sapan ilerler veya bir çeviri bu kadar mı kötü olur... Tamam konu olarak belki birazcık, çok az hatta azıcık güzel olabilir ama yazım olarak hiçbir şey yok romanda. 3 - 4 sayfada bir kavga - dövüş, kovalamaca ve çatışma ile Abbott bize gerilim yaşatmaya çalışıyor ama sadece çalışıyor. İki kişi karşı karşıya geliyor ve basit Hollywood filmlerindeki gibi kişiler biraz birbirini kestikten sonra hemen bir dövüş başlıyor, kemikler kırılıyor ve kanlar akıyor derken koşuşturmaya devam ediliyor sonra tekrardan havalarda taklalar atarak dövüş başlıyor falan filan işte. Bir de bu sayfaları Sayın Didem Çorbacıoğlu'nun(verdiği emeğe yazık diye düşünüyorum) kötü çevirisi ile okumayı düşünsenize?
Merhaba 1K dostlarım :) Daha ilk sayfadan öylesine bir gizem ve heyecan ile başladı ki, beni hemen içine aldı. Çok başarılı, lakin sonuna kadar olaylar çok yön değiştirdi, tahmin edemedim. Hep 'acaba' lar ile okudum. Bu tarz sevenler için okunmasını tavsiye ederim. Sıkılmadan merakla okuyacaksınız :) Sevgiyle kalın....
Bu kitabı uzun süre önce okumuştum ama hatırladığım kadarıyla mahzen denen gizli bir yeraltı örgütü var ve bu örgüt birçok insanın ve kurumun kirli işlerini yapıyor. Örgüt lojistik ve finansal desteğini işlerini yaptıkları ülkelerin istihbarat servislerinden ve milyoner iş adamlarından sağlıyor. İlerde daha heyecanlı olaylar oluyordu ama şimdi tam olarak hatırlamıyorum :)
Okuyabilirsiniz ama okunmasa da olur diyebilirim.
Keyifli okumalar...
(Spoi içeren yazi) Baslarinda cok anlamadim neler olduğunu o yuzden sıkıcı gelmeye baslamisti ama olaylar cozumlendikce kitabi elimden birakamadim. Ortalıkta her tür ajan kol geziyor. Mahzen tam olarak CIA FBI ve baska gizli teşkilatlardan kovulmuş hayatlari bitmis ama cok yetenekli kisilerin toplandığı gizli bir grup. Bazen devlet adına bazen guvenlik teskilati adina bazen CIA adına kirli isleri hallediyor. Kitapta iki ana karakter var Ben ve Pilgrim. Ikisininde ortak dusmani Dragon. Kitap benin karisinin olumuyle basliyor ve sonra Dragonun kurdugu tuzaklarla Ben ve Pilgrimin yollari kesisiyor. Dragon dedigim kisi bir koruma sirketinin basi bu alelade bir koruma değil Afganistan,irak, suriye, bütün ortadogu , avrupa ve amerikada aglari bulunan bir sirket. Dragonun amaci Mahzeni ele geçirmek. Cetin ugraslar sonunda Dragon alt ediliyor. Ama sonu benim icin huzunlu bitti. Yinede harika bir kitap. Iyiki okudum dediklerimden.
Kitaptaki benzetmeler farklı. Genel itibariyle sürükleyici. Aksiyon sahneleri sevenler için ilgi çekici olabilir. Kitap daha erken sonuca bağlansa daha iyi olabilirdi diye düşünüyorum. En beğendiğim bölüm ise roman kahramanının kafasında yaşayan eski arkadaşı ile konuştuğu bölümlerdi.
Jeff Abbott ile tanıştığım bir kitaptı. Başlangıçta sürükleyiciydi, ortalarına geldiğimde sıkılmaya başladım. Fakat sonlarında tekrar sürükleyici olmaya başladı. Sanırım Luke denen karakteri unutmayacağım. Sonlarında çok fazla şaşırdım ama yine de ortalarında da şaşırmak isterdim. Kitap, bence güzeldi. Okumanızı tavsiye edebilirim.
Belgesel film yapımcısı olan Evan, annesinden ısrarla yanına gelmesini isteyen bir telefon alır. Annesinin evine ulaştığında annesinin cesedi ile karşılaşır, aynı katiller kendisini de öldürmeye çalışırlar. Bir şekilde katilleri elinden kurtulmayı başarır ve kendisini çok tehlikeli bir yeraltı örgütünün içinde bulur. Araştırmalarını derinleştirdiğinde, anne babasının göründüğü gibi kişiler olmadığını öğrenir. Heyecan dozunun hiç düşmediği, bir solukta okuduğum çok güzel bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Jeff Abbott
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Texas, Amerika Birleşik Devletleri, 1963
Uluslararası çapta çok satan listelerine giren ve prestijli edebiyat ödüllerinin sahibi olan Jeff Abbott Tarih ve İlgiliz Edebiyatı dallarında eğitim gördü ve kitaplarını yazamaya başlamadan önce bir reklam ajansında sanat yönetmenşiği yaptı. Texas'ta doğup büyüyen Abbott halen eşi ve iki oğluyla burada yaşıyor. Jeff Abbott hakkında daha fazla bilgi edinmek için http://www.jeffabbott.com adresine girebilirsiniz.

Yazar istatistikleri

  • 42 okur beğendi.
  • 572 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 157 okur okuyacak.
  • 15 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları