Jeff Abbott

Jeff Abbott

7.6/10
281 Kişi
·
804
Okunma
·
42
Beğeni
·
3.336
Gösterim
Adı:
Jeff Abbott
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Texas, Amerika Birleşik Devletleri, 1963
Uluslararası çapta çok satan listelerine giren ve prestijli edebiyat ödüllerinin sahibi olan Jeff Abbott Tarih ve İlgiliz Edebiyatı dallarında eğitim gördü ve kitaplarını yazamaya başlamadan önce bir reklam ajansında sanat yönetmenşiği yaptı. Texas'ta doğup büyüyen Abbott halen eşi ve iki oğluyla burada yaşıyor. Jeff Abbott hakkında daha fazla bilgi edinmek için http://www.jeffabbott.com adresine girebilirsiniz.
Sizin ilkeniz kimseye zarar vermemek olmalı. Benimki ise kesinlikle o değil.
Kuşku gerçekten de çok manalı ve insanın daha doğrusu her insanın okuması gereken bir kitap en önemliside kitabı okurken kitabım içinde kendini hissetmek oldu kısacası KUŞKU çok ama çok güzel bir kitap hepinize öneririm
26 yazarın yazdığı bir kitap ve her yazarın kendine özgü farklı yazım şeklinin olduğunu bu kitapta çok daha iyi anlıyorsunuz. Usta yazarlar ve süper hikaye ama daldan dala atlar gibiydi. 26 yazar olduğu söylenmese belki de farketmeyecektik farklı tonları bilemiyorum. Genel olarak ortalamanın üstünde diyebilirim
Son derece hızlı ilerleyen konusuyla ve roman kahramanlarıyla sizi zekice romana bağlayan yazar gıyabında Dark Net ile ilgili çarpıcı bilgiler de veriyor ben layıkıyla beğendim yazarın bir müdavimi olarak.
Okuduğum ve hala anlayamadığım 3. Jeff Abbott romanı oldu.Neyi anlayamadım peki?Kitabın niye bir türlü ilerlemekte zorlandığını.Evet, eğer sıkı bir polisiye severseniz, elinize herhangi bir Jeff Abbott kitabı alırsanız ne demek istediğimi anlayabilirsiniz.Çünkü kitabı artık, eski çevirmen hatası olabileceği inanışların ötesinde görüyorum.Yani çevirmen ile alakası yok.Düpedüz yazardan kaynaklanıyor.Sanırsam Jeff Abbott kendisini Edgar Allan Poe zannediyor.Şöyleki kurguyu kafasında tasarlarken okuyucuyu ters köşeye yatırıyım, katili okuyucu nasıl en zor şekilde bulabilir gibi bir yapıda hareket ediyor.Ama inanın alakası yok.Zaten esere başlarken, 150 200. sayfaya gelinceye dek; bu kimdi, mesleği ne, olay nerede geçiyor, şu diyalogta kime seslendi, şu sayfada o mu yoksa bu mu konuştu? gibi sorularla karşı karşıya kalıyoruz.Ondan sonra olayın çevirmenden kaynaklandığını düşünüyoruz.Zannımca az da olsa çevirmen hatası olsa bile bunun esas sıkıntı tarafını yazarda aramalıyız.Çünkü olaylar bağlantısı, zaman ve yer ilişkilerini hep sonradan kavrayabiliyoruz.Bu yazarın eserlerini okumak isteyenler sabırlı olması gerekir.Nitekim ben başlarda kızdım, garanti 6 verirdim dedim ama sonlara doğru 7'ye yükselttim fakat yinede vasat bir eserdi.Okunur mu peki?Okunur, okunur.Şimdi de eser içeriğinden bahsetmek istiyorum.


Eser aslında polisiye gerilimden ziyade birazda tıbbi gerilim havasında.Dünyanın umudu, yeni teknoloji ile birlikte bir ilaca bağlanmıştır.İnsanlık tarihi; hep acı çekmiş veya kötü bir olaydan dolayı ömrünün sonuna kadar ızdırap çeken insanların problemlerini nasıl çözebiliriz gibi bilgilerle yoluna devam etmiştir.Günümüze gelincede bir ilaç şirketinin yeni bir buluşuyla karşı karşıyayız.Nedir bu ilaç?Frost.Irak savaşından dönen askerlerin yaşadığı yıkım, genç bir kızın tecavüz geçmişini üzerinden atamaması, uyuşturucu müptelası gençlerin umudu ve beklediği yaşam kaynağı bu ilaçtaydı.

Eski bir muhbir ve şimdiki zamanda bir deli olan başroldeki kahramanımız Melis, karıştığı bazı olaylardan dolayı federallerce kendisi artık Tanık Koruma Programına alınmıştır.Yani işi, ajan ve tanıklıktır.Üst düzey insanlar tarafından yönetilen ama bir o kadarda kendine buyruk ve yaşadığı travmalarla yaşama tutunan bir insan.Doktor Allison ve üst akıl ekibi, Frost'u bulduktan sonra bunun denekler üzerindeki etkisini araştırırlar.Irak gazisi Nathan ve şov yıldızı Celeste de bunlardan biridir.Pis kumpas ve çekişmeler yaşanırken, Miles Allison'un yaşadığı olaylar üzerine, kendisini bu macerada bulur.Frost ismini verdiğimiz ilaç; insanların yaşadıkları buhranlı anılarını unutturmaya yarayan bir buluştur.Eski FBI ajanı Groote de bu ilaçtan dolayı, kızı Amanda'nın ihtiyacı üzerine , o da kendisini bu çetin kovalamacaya atar.Umutların tükendiği anda acaba insanlık, yeniden yaşama tutunabilecek miydi?Miles madalyonun diğer tarafında dönen dalavereyi çözebilecek miydi?Milyarlık buluş insanlığa faydalı olacak mıydı?Kim bilir?

Son olarak dediğim gibi başlarda biraz sıkan ama sonralarda okuru içine çeken bir eser var ortada.6 7 arasında gittim geldim.6 da olabilirdi sanki.Bu çelişkinin cevabını, bu eseri okuyacak arkadaşlara bırakıyorum.Hoşçakalın...
Uzun uzun yıllar önce Abbott okumaya neden karar verdim diye kendime sorduğumda yanıt olarak, güzel kapak tasarımı, kapak üzerindeki yorumlar ve tabii ki de en büyük etken olarak Panik adlı roman üzerindeki Michael Connelly'nin yorumuydu. Abbott'un Mahzen adlı romanını okurken (daha doğrusu okumaya çabalarken) çeviriden mi desem yoksa yazarın kendi kaleminden mi desem anlayamadığım bir şekilde 200 küsür sayfa boyunca romanda bir iteleme hissettim. Sanki ben romanı okurken biri iteleye iteleye romanı zoraki bana okutuyor gibiydi. Bir roman bu kadar mı saçma sapan ilerler veya bir çeviri bu kadar mı kötü olur... Tamam konu olarak belki birazcık, çok az hatta azıcık güzel olabilir ama yazım olarak hiçbir şey yok romanda. 3 - 4 sayfada bir kavga - dövüş, kovalamaca ve çatışma ile Abbott bize gerilim yaşatmaya çalışıyor ama sadece çalışıyor. İki kişi karşı karşıya geliyor ve basit Hollywood filmlerindeki gibi kişiler biraz birbirini kestikten sonra hemen bir dövüş başlıyor, kemikler kırılıyor ve kanlar akıyor derken koşuşturmaya devam ediliyor sonra tekrardan havalarda taklalar atarak dövüş başlıyor falan filan işte. Bir de bu sayfaları Sayın Didem Çorbacıoğlu'nun(verdiği emeğe yazık diye düşünüyorum) kötü çevirisi ile okumayı düşünsenize?
Merhaba 1K dostlarım :) Daha ilk sayfadan öylesine bir gizem ve heyecan ile başladı ki, beni hemen içine aldı. Çok başarılı, lakin sonuna kadar olaylar çok yön değiştirdi, tahmin edemedim. Hep 'acaba' lar ile okudum. Bu tarz sevenler için okunmasını tavsiye ederim. Sıkılmadan merakla okuyacaksınız :) Sevgiyle kalın....
Bu kitabı uzun süre önce okumuştum ama hatırladığım kadarıyla mahzen denen gizli bir yeraltı örgütü var ve bu örgüt birçok insanın ve kurumun kirli işlerini yapıyor. Örgüt lojistik ve finansal desteğini işlerini yaptıkları ülkelerin istihbarat servislerinden ve milyoner iş adamlarından sağlıyor. İlerde daha heyecanlı olaylar oluyordu ama şimdi tam olarak hatırlamıyorum :)
Okuyabilirsiniz ama okunmasa da olur diyebilirim.
Keyifli okumalar...
Puanım aslında 5'ti ancak gelirinin bağış olarak kullanılacak olması takdire değer.

26 yazar bir araya gelip, bir kitabı nasıl yazabilir ki? Kitabın kapağını ilk gördüğümde ve sonrasında bu soru zihnime takıldı ve okuyup görmek istedim. İki yazarın bile ortak kitap çıkarması bana hep şaşırtıcı gelmiştir, bir kitap sadece bir yazara ve onun düşünce dünyasına ait gibi hissederim hep.

"İnsanın hayatta yalnızca tek bir şansı olurdu ve kendisine sunulan bu şansa dört elle sarılması gerekirdi."

Kitabı dışı ile yargılayacak olursak, kitaptan etkileyici bir polisiye çıkabileceğini düşünmüyordum ama yazarların arasında kitaplarını severek okuduğum kişiler de olunca merakım arttı. Her yazar ayrı bir bölüm yazmış ve hepsi bir araya gelince hikaye de kopukluk olmuyor, bu yönden takdire değer bir iş çıkmış. Özele inecek olursak;

"Her şeyden uzaklaşmak ve olanları unutmak için çok çaba sarf ettim ama aslında hiçbir zaman unutmuyorsunuz, sadece yaralarınızın üzerini bir doku kaplıyor ve hayatınıza devam ediyorsunuz."

Kitabın konusu ve ilerleyişi fena değildi, her karakterin penceresinden olayı okumak ve çeşitli açılardan bakmak kitaba yakışmıştı. Kitabın sonuna kadar da bir gizem hakimdi, bu da sizi hikayenin içinde tutmak için iyi bir sebep. Ancak kitapta her şey ortalama seviyede idi, cinayet ve plan güzel ama şaşırtıcı olmaktan yoksun, yazar üslupları ise birbirinden farklı olduğu için bölüm geçişleri ya da aynı karakteri farklı yazarlardan okumak kitaptaki bütünlüğü zedeliyor.

"Hayattaki hiçbir şey basit değildir."

Genel olarak değerlendirecek olursam, ben 26 yazarın çalışmasından daha iyi bir sonuç beklerdim, bir polisiye roman olarak tatmin edici bulmadım. Ancak konu bütünlüğünün sağlanması ve kitabın akıcı bir şekilde yazılmış olması da sıkılmadan bitirmenizi sağlıyor. Kitaba kötü diyemesem de iyi diyemem, okusanız da okumasanız da bir şey kaybetmeyeceğiniz kitaplardan. Şuna da değinmek isterim ki, kitabın (yazarlara ödenen para dışında) gelirin Lösemi & Lenfoma Vakfı'na bağışlanacak olmasından çok hoşlandım.
(Spoi içeren yazi) Baslarinda cok anlamadim neler olduğunu o yuzden sıkıcı gelmeye baslamisti ama olaylar cozumlendikce kitabi elimden birakamadim. Ortalıkta her tür ajan kol geziyor. Mahzen tam olarak CIA FBI ve baska gizli teşkilatlardan kovulmuş hayatlari bitmis ama cok yetenekli kisilerin toplandığı gizli bir grup. Bazen devlet adına bazen guvenlik teskilati adina bazen CIA adına kirli isleri hallediyor. Kitapta iki ana karakter var Ben ve Pilgrim. Ikisininde ortak dusmani Dragon. Kitap benin karisinin olumuyle basliyor ve sonra Dragonun kurdugu tuzaklarla Ben ve Pilgrimin yollari kesisiyor. Dragon dedigim kisi bir koruma sirketinin basi bu alelade bir koruma değil Afganistan,irak, suriye, bütün ortadogu , avrupa ve amerikada aglari bulunan bir sirket. Dragonun amaci Mahzeni ele geçirmek. Cetin ugraslar sonunda Dragon alt ediliyor. Ama sonu benim icin huzunlu bitti. Yinede harika bir kitap. Iyiki okudum dediklerimden.
3 kişi bir araya gelip aynı konu hakkında düzgün bir şekilde derdini anlatamazken, polisiye dünyasının en başarılı 26 ismi bir araya gelerek, devamlılık konusunda gerçekten çok başarılı bir kitap ortaya çıkartıyor. "uyum" dedikleri bu olsa gerek.

Yazarın biyografisi

Adı:
Jeff Abbott
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Texas, Amerika Birleşik Devletleri, 1963
Uluslararası çapta çok satan listelerine giren ve prestijli edebiyat ödüllerinin sahibi olan Jeff Abbott Tarih ve İlgiliz Edebiyatı dallarında eğitim gördü ve kitaplarını yazamaya başlamadan önce bir reklam ajansında sanat yönetmenşiği yaptı. Texas'ta doğup büyüyen Abbott halen eşi ve iki oğluyla burada yaşıyor. Jeff Abbott hakkında daha fazla bilgi edinmek için http://www.jeffabbott.com adresine girebilirsiniz.

Yazar istatistikleri

  • 42 okur beğendi.
  • 804 okur okudu.
  • 8 okur okuyor.
  • 251 okur okuyacak.
  • 22 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları