Miraç Çağrı Aktaş

Miraç Çağrı Aktaş

Yazar
7.2/10
1.270 Kişi
·
2.892
Okunma
·
960
Beğeni
·
68.565
Gösterim
Adı:
Miraç Çağrı Aktaş
Unvan:
Deneme Yazarı
Doğum:
Manavgat, Antalya, 1 Aralık 1995
Miraç Çağrı Aktaş 01.12.1995 Tarihinde Antalya'nın Manavgat ilçesinde doğmuştur.Çocukluk dönemlerini Manavgat'ta atlatan Miraç,ilkokul hayatını Manavgat Çağlayan İlköğretim okulunda tamamlam ıştır.5 Yıllık bir Lise hayatı süreci içine girdikten sonra Lisenin ilk yılı 1.sınıfta kalarak Lise 1.sınıfı tekrar yapan Miraç Çağrı Aktaş'ın 5 yıllık lise hayatı olmuştur.Lise hayatında düzenlenen kompozisyon yarışmalarının hep kazananı olmuştur.

Lise hayatını tamamladıktan kısa bir süre sonra  ilk kitabı olan Bana Seni Seviyorum Deme Sev'i çıkartmıştı.İlk kitabı olmasına rağmen çok fazla tutulan,Miraç artık tüm Türkiye'ye hitap etmekteydi.Yaptığı imza günlerinde çok yoğun ilgi görmekte olan Miraç,çok mutlu olmaktaydı.

İnsanların samimiyetini ve güvenini kısa sürede kazanmak onun en büyük mutluluğuydu.

Sonra 9 Eylül Üniversitesi İşletme bölümünü kazanan Miraç Çağrı Aktaş hem okulu,hemde kitabıyla ilgilenmekteydi.

 

Sonra ikinci kitabını çıkarma kararını okurlarıyla paylaştıktan sonra okurları da ikinci kitabının çıkacağı günü iple çekmeye başladı.
Kırdığının farkında olmayan insanlara iki çift lafım var; gün gelecek sizde kırılacaksınız. Hem de tam bizi kırdığınız yerden...
Sen cocuk mu kandırıyorsun? Hiç şüphesiz ki her " unuttum artık" cümlesinin altında "gel artık, çok özledim" yatar.
Erkeklik yürekte başlar, sevdiği kadına sahip çıkmakla biter. Adam olmaksa bunun devamlılığını getirebilmekle...
Özlemim artık içime batıyor, söyleyemiyorum.
Ben susayım sen anla.
Birde ben gideyim biraz da sen ağla.
Çarşamba aksamları sen anlat karadeniz yerine börüyü izleyen ve arkadan tekrar tekrarını izleyen bir insan ve bağğğyan olarak bu kitabın hedef kitlesi ben değilim. Zaten kendisini tost ekmeği almak için girdiğim marketten para üstüyle aldım. O yüzden de aldığıma değil okuduğuma pişmanım. Başima bir iş gelmeyecekse ben kitabi beğenmedim. Junior boy Ahmet Batman okuyomuşum gibi geldi....

Türkiye'nin madenlerini ezberlerken canımın sıkıntısına ara vermek için başladım. Madenleri ezberlemeye çalışmak vallahi daha eğlenceli.
Kitabın başında yazar kendisini "kadınları anlayan adam" diye övüyor. Arkadaşları öyle diyomuş. Ben 27 yildir bir kadinla kendimle birlikte yaşiyorum ben bile benim ne istediğimi çözemedim de sen nereden kadınları anlayacan da bununla övünücen..

Şu 17 yaşinda ( kiz 17 yasinda) hem okula giden hem hastanede staj yapan hemde kozmetik magazasinda çalisan kiz ile ilgili olan bölüm çok kötüydü... bi kere 17 yasında biri senin sevdigin kadin olamaz 18ine kadar herkes çocuktur nokta...
Akabinde bu kiza üvey babasi tecavüz ediyor, annesi kanser bunu ögrenince hastaligi ilerliyor ölüyoda dedesiyle bu kiz malatyaya gidiyo oraya yerleşiyo da aman goy goy kurgusu işte... bi de öyku arasinda sevdigi kizin bi arkadasini kurgulamiş bu kizda bunun okuruymuş çok seviyomuş kitaplarini falan övmüş işte kendini

Ben babasiz büyudum, cok acilar cektim bana bunu bunu bunu yaptilar.. gibi direkt sersenişleri sevmiyorum ben bu yasadiklarini direkt anlatmak yerine kurgularsan ve bunu başarabilirsen yapitina hem kendinden bi şeyler eklersin hem de işte o zaman bir yazar olma yoluna girebilirsin. Böyle çocukluk travmalarini çok aci çektim diye dümdüz anlatirsan ben sıkılırım benim derdim bana yetiyo senin derdinden bana ne okurum ben psikolog değil...
Bu lisede bi kizi sevmiş, sonra onu düşünmekten sinifta kalmiş değmezmiş filan. Ee kalmayaydin. Diyemiyorum 17 yaş çok sıkıntili bi evre şimdi size bi şey anlatcam ve birlikte gülecez ok?
Kitapta duygularimizla ve kalbimizle hareket etmemiz gerektiğinin önemi vurgulanmış. Ben bunu ne zaman yapmaktan vazgeçtim tam 17 yaşinda...
Kitabi okumadan önce aklima bile gelmeyen bi sevgilim vardi. Lise 2nin sonunda taniştik. Benden 1 yas buyuktu. Farkli okullardaydik, onun staji vardi. Ben lise 4de iken( liseyi 4 yil okuyan ilk kurbanlardanim) o staj yaptigi yerde çalismaya basladi, aileler tanişmiş lise bitince herkes bize evlenir gözüyle bakiyo. Bana dedi ki sila bu sene tercih yapma seneye birlikte hazirlanalim ve ayni yere gidelim. Ben hayatimda ilk kez kalbimi dinledim. Dersaneye gidiyodum onca para vermiştik falan neyse ben o sene. İşi goygoya aldim .. sene sonu cuma gunu mudanyada kep atma törenim var günlerden sali ben altinoluk akçaya bir düğune katilmak için gittim, salona gitmek için hazirlaniyoruz telefonuma en yakin arkadaşim pelinden mesaj geldi sila iste x ile y yi ikidir sahilde yanyana görüyorum dikkat et diye. Ben mali da x sevgilim y 12 yillik arkadasim tehlike görmüyorum dedim. Çarşamba mudanyaya döndüm perşembe x beni artik sevmediğini söyleyip terketti. Cuma günü 12 yillik arkadaşım y ile kep atma törenime el ele geldiler. Tabi kizinda kep atma þoreni benimkiyle ayni oluyo maalesef Tabi beynimden kurşun yemişe döndüm.. o gece ve ardindan gelen 2 aksam bağira çağira agladim. Duvarlari tekmeleye tekmeleye ama aldatildigima değil, onunla üniye hazirlanalim diye 1 yil hayatimdan çalmama sınirlendim. Yani kendi malligima sinirlendim. Çok sinirlendim ama.
3 gün ağladim 4. Gün altinoluga gittim. Sinava girdim son çirpinişlarim bi işe yaramadi. İstediğim yeri kazanamadim.

Sonrada bi karar verdiysem hep ölçüp biçtim. İlk baş girecegim yolun çikişini hesaplarim. En yakinimda bulundurdugum düşmanlarimin! Yanina gercek askim oldugunu sandigim! Insanlari sokmadim! Bu da baştan alinmiş bi önlem.


Bunun ardindan o yaz x ile y ayrildi ve y başka bir kizla sevgili oldu gitti onunla denizlide 2 yillik kiytirik bi bölüm okudu. Ondanda ayrildi. Tabi ben o yil üniye gidemeyince çevremde salak üniyi kazanamadi diye adimi da çikartmiş oldum.

Çok güzel oldu. 12 yillik arkadaşim y üni okumadi ve yapabilecek tek potansiyeli olan şeyi yapti başkasiyla evlendi ve çocuğu oldu. Bay x ki adina bin lanet orada burada sürünüyodu en son şu an napiyo bilmiyorum. Ama x ve y çok teşekkür ederim sayenizde çok güzel bi üniversite bitirdim ve muazzam bir konumdayim. Kudurun... akabinde yani oğlummm miraççç sen neyin ne acisindan ne aşk acindan ne güveninden ve fedakarlığindan bahsediyosun. Hadi senin lisede sevdiğin kizi düşünmekten sinifta kalman bi çilginlik benim yediğim bu halt düpedüz manyaklik. İykide zamaninda bunu yasamişim evet ilişkim yaşasaydi su an 10 yaşinda olacakti muhtemelen o zerzavatla evlenip işsiz güçsüz iki cocukla ortada kalmaktansa tam yeri ve zamaninda o ikisi öyle bi kazik atip şerden hayir yarattilarki....
Aman bu da öyle bi animdi. Bu kitap aklima onu getirtti....
Ben öyle aşk acisindan yataklara düsen salya sümük aglayan erkek profili sevmiyorum o yüzden bu kitaptaki denemeler beni etkilemedi. Yani o anlattiklarin bana koymuyo canim antrenanliyim ben....
Bu küçuk ahmet batmanin verdiği şunu şöyle bunu böyle yap öğutlerini ciddiye alamam 22 yasinda hayat tecrubesinin az oldugunu düşündüğum birini dinleyemem 12 yaşinda olsam olurdu.


En komiği de insanin hayatinda bi kere aşik olduğuyyymuş... geçccccc buuunnnlariiiiiiiiii =)))

Bide kitabin sonunda şey yazmış.
İşte insan hayatinda bi kez aşik olurmuş
Miraç çagri aktaş okuyan biri asla korkak olamaz. Biz superiz falan gibilerinden. Bence stephen king ve jennifer mcmahon okuyabilenler korkak değildir. Sen kim onlar kim..

Birakin su ben seni sevdim uğrunda her seyi verdim sen beni neden sevmedin ayaklarını sen elma seviyosun diye elma da seni sevmek zorunda değil.


Aldatilmakta bi aci çekme sebebi değil olur yani bu tarz olaylar dünyanin sonu değill..
Malasef ki bende bu kitabı okudum l. İnancınız olsun şuan bu kitabı iyi anlatmak iyi bir kitap olduğunu soyleyebilmeyi çok ama çok isterdim. Çünkü o kadar internet sitesi ve facete paylaşılan bir kitabı insan ister istemez merak eder ve büyük beklentilerle okur. Ben şahsen bu kitabı sadece bir liselinin günlüğüne benzettim. içinde edebiyat diye hiç bir şey yoktu, bir kaç tane özlü söz vardı ki bunların çoğunu daha önce duymuştum ve sözlerin kime ait olduğunu bile biliyordum. Yani anlayacağınız kadarıyla 5 günume yazık oldu. Keşke hiç almasıydım hiç okumasaydım.
Bu kitaba yorumumu aylar öncesinden yapmıştım. Fikrimde değişme yok. Yorumları gördükçe kesinlikle okuyun, harika gibi şeyleri görünce şaşırıyorum. Ben mi anlamadım acaba diye kendimi sorgulama ihtiyacı duyuyorum. Çok basit ve sığ gelmişti.
Not: (17 yaşında ne yaptın diye sorsalar sınava çalışıyordum derim şimdiden cevap vermiş olayım. )
Bu, Miraç Çağrı Aktaş'ın okuduğum ikinci kitabı. İlki son zamanlarda hep en çok satanlar listesinde bulunan 'Sen On Yedi Yaşımsın' ve ikincisi de bu kitap. Ne yalan söyleyeyim, ikisi de hoşuma gitmedi. Her iki kitapta da yazarın kendi elleriyle okuyucu kitlesine sınırlandırdığını gördüm. Çünkü yaş alan insanların, 25 veya 30unu geçen insanların, edebi açıdan yoksun olan ve sayfaların çoğuna sosyal medya hesaplarında paylaşılan yazılara benzer yazıların bulunduğu bir kitaptan haz alacağını pek sanmam. Uzun zamandır kitap okuyan biri kendini tüm yönlerden doyuracak bir kitap okumak ister. Ama bu kitap genç kızları kitlesi olarak seçmiş gibime geldi bana. Sizin düşünceniz ne bilmiyorum ama yazarımız, 'kızları çok iyi anlıyor.' Neden bu kadar anlıyor? Onu da ben anlamadım. Buradan Miraç abime kızları anlama da hanım hanımcık bir kız bul kendine diyorum. Bizlerin de severek okuyacağı bir eser ortaya çıkarmasını bekliyoruz. İyi okumalar...
Üstad Necip Fazıl'ın, Cahit Zarifoğlu'nun, Sabahattin Ali'nin, Sezai Karakoç'un ve bunlar kadar değerli yazarların kitapları duruken, bu ve bunun gibi gerek kültür açısından, gerek bilgi açısından kişiye hiçbir faydası dokunmayan bir kitap ile gençlerin kitap okuma alışkanlığı kazanmaya başlaması yada alışkanlık edinmeye çalışmaları, temeli sağlam olmayan okuyucular yetiştiriyor. Katlar çıkılmadan yıkılıyor. Daha böyle kitap diye basılacak olan kaç kitap var.?
Sevmekten daha önemli şeyler vardır.Hissettirmek gibi koklayarak öpmek gibi. Bazen sevilmekten çok hissetmek gerekir. İşte kitabımızın konusu budur
Hayatının 22 sinde olan bir yazar. 17 yaşındaki bir kıza aşık oluşunu, onu her şeyden çok sevişini, acılarına merhem olmasını isteyen işini, güzel ve samimi bir üslupla anlatıyor.
Başından geçen aşk hikayesini kısa ve sürükleyici bir biçimde anlatmış.İleride adından söz ettiren yazarlar kategorisine gireceğe benziyor.Normalde aşk hikayelerini aşırı derece sevmem çünkü günah gırtlağı aşarcasına.Günah kokan kitapları okuyan geçler ya da yetişkinler fark etmez,böyle olmanın anormal bişey olmadığını hatta gerçek aşka böyle ulaşılabileciğini sanan zavallılar türüyor.Hatta bazı yazarlar Allah aşkı için söylenmiş sözleri alıp,romanını daha cazip hale getirmek için satır aralarına sokuşturuyorlar.Sonra da Milli şairimiz Akif'in dediği gibi "Zavvallı dini onunla çevirdin maskaraya" oluyor.Ben görücü usulü ile değil,konuşarak evlenme taraftarıyım fakat bu çok sıkı kurallar çerçevesinde edep ve haya dairesinden çıkmamak koşuluyla gerçekleşmelidir.Aksine bu romanda yazar edepli bir kişiliği olduğunu ve öyle olunması gerektiğini;öyle olunduğu takdirde aşkın da muhabbetin de huzurun da... geleceğini anlatmış.Evlenmeden önce okunmalı...ان
" Bana Seni Seviyorum Deme Hissettir " deneme türünde bir kitap olmasına rağmen bende çok etki bıraktığını söyleyebilirim.Yaşanmış duygularımızın içinde çoğu zaman düşünüp de dile getiremediğimiz bir çok hissi hassas ve derin cümleleriyle kaleme dökebilmiş yazar. Hissetmiş, hissedebilmiş bir başka deyişle. Sevmek kolaydır fakat sevmesini bilmek, kırmadan, incitmeden sevebilmek zordur.

“Varlığını hissedemediğiniz birini sevemezsiniz.” yazarın deyimiyle...

Sevgi, aşk ve kadın temalı bir başucu kitabı. Denemenin tür olarak barındırdığı içsel bir tartışma ortamına ağırlıklı bir ulaşılamamış, anlaşılamamış yoğun bir sevgi ve bağlanma ihtiyacı yansıyor okurken bizlere.

Erkek bir yazarın, kitabında ‘kadını’ yüceltmesi ve değerini vurgulaması, samimi anlatımı daha da etkiledi beni. Her satırda sevgiyi hissettirirken, sevdiği, yücelttiği ‘kadına’ olan özlemini okudum.
Duygu yüklü anlatımlarıyla çok iz bıraktı bu güzel kitabı ince ruhlu yazarın...

"Sevmekten daha önemli şeyler vardır.
Hissettirmek gibi koklayarak öpmek gibi...
Bazen sevilmekten çok varlığını hissetmek istersiniz.
Varlığını hissedemediğiniz birini sevemezsiniz."
Bu kitap ile ilgili bir şey yazasım yok aslında. Ortada bir emek var fakat Kendi adıma bir vakit kaybı olarak nitelendiriliyorum bu kitabı. Bu kitapta okuduğum sözleri hikayeleri ben hep diğer sosyal medyalarda da okuyordum zaten tüm hepsinin bir derlemesi olmuş sadece. Bu kitabı sevenler olabilir ama benim tarzıma pek uymuyor bu tür ‘kitaplar’. Wattpad’te okuduğum anonim kitaplardan bir farkı yoktu benim gözümde. Okuyup beğenenler de olabilir tabiki.
Miraç çağrı Aktaş' ın okuduğum ikinci kitabı kendi hayatından ve sevdiği insanı hissederek sevmesini anlatan gerek sözleri olsun aşka bakış açısını çok sevdim. Bu kitabı okurken gerçekten içindeymiş gibi canlandırarak okudum.Sevdiklerini hissetirmeleri gerektiğini anlatan bir kitap tavsiye ederim...

Yazarın biyografisi

Adı:
Miraç Çağrı Aktaş
Unvan:
Deneme Yazarı
Doğum:
Manavgat, Antalya, 1 Aralık 1995
Miraç Çağrı Aktaş 01.12.1995 Tarihinde Antalya'nın Manavgat ilçesinde doğmuştur.Çocukluk dönemlerini Manavgat'ta atlatan Miraç,ilkokul hayatını Manavgat Çağlayan İlköğretim okulunda tamamlam ıştır.5 Yıllık bir Lise hayatı süreci içine girdikten sonra Lisenin ilk yılı 1.sınıfta kalarak Lise 1.sınıfı tekrar yapan Miraç Çağrı Aktaş'ın 5 yıllık lise hayatı olmuştur.Lise hayatında düzenlenen kompozisyon yarışmalarının hep kazananı olmuştur.

Lise hayatını tamamladıktan kısa bir süre sonra  ilk kitabı olan Bana Seni Seviyorum Deme Sev'i çıkartmıştı.İlk kitabı olmasına rağmen çok fazla tutulan,Miraç artık tüm Türkiye'ye hitap etmekteydi.Yaptığı imza günlerinde çok yoğun ilgi görmekte olan Miraç,çok mutlu olmaktaydı.

İnsanların samimiyetini ve güvenini kısa sürede kazanmak onun en büyük mutluluğuydu.

Sonra 9 Eylül Üniversitesi İşletme bölümünü kazanan Miraç Çağrı Aktaş hem okulu,hemde kitabıyla ilgilenmekteydi.

 

Sonra ikinci kitabını çıkarma kararını okurlarıyla paylaştıktan sonra okurları da ikinci kitabının çıkacağı günü iple çekmeye başladı.

Yazar istatistikleri

  • 960 okur beğendi.
  • 2.892 okur okudu.
  • 387 okur okuyor.
  • 4.059 okur okuyacak.
  • 95 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları