Mustafa Kara

Mustafa Kara

YazarÇevirmenEditör
8.7/10
85 Kişi
·
268
Okunma
·
62
Beğeni
·
1.841
Gösterim
Adı:
Mustafa Kara
Unvan:
Prof.Dr.Yazar
Doğum:
Güneyce / Rize, 1951
Güneyce İlkokulu (1960), İstanbul İmam Hatip Okulu, Kayseri Yüksek İslâm Enstitüsü (1974) mezunudur. Şebinkarahisar ve İspir Lisesi'nde öğretmenlik yaptı. 1977'de Bursa Yüksek İslâm Enstitüsü Tasavvuf Tarihi asistanı oldu. Doktorasını 1983'te " İbn Teymiye'ye Göre İbn Arabî " konulu teziyle tamamladı. 1989'da doçent, 1994'te profesör oldu. Halen Uludağ Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Tasavvuf Tarihi Ana Bilim Dalı...
"Gençlik bir şelale gibidir. Çağlar, coşar, köpürür, önündekileri siler süpürür. Sonunda denize ulaşır, deryaya doluşur, sükûnete kavuşur. Tıpkı şairin dediği gibi:
*Cûlar ki deryaya vardılar hamûş oldular.*
Yeryüzünde hiçbir insanın bilerek, isteyerek, zevk duyarak kötülük yapacağına inanmazdı. Böylece karşısındakine güven duymakta zorlanmazdı. Sadece zaman, ona bu huyunu herkesten gizlemeyi öğretti o kadar.
"Ne Gam Çekersin ! Ne Dilersen İşle !
Allah Kerimdir, Rahmeti Boldur;
Azap Etmez Ve Ukubet Etmekte Acele Eylemez.
Bir Vaktinde Tevbe Edersin,
Anadan Doğma Gibi Olursun.
Şimdi Dahi Gençlik Var Sende,
Su Bulanmayınca Durulmaz."
120 syf.
·Beğendi·10/10
Mustafa Kara.. Kendisini hangi sözcüklerle tasvir edebileceğimi bilmiyorum ama o biz öğrencilerinin gözünde çağının Yunus Emre'sidir.. O'nu yakinen tanımayanlar bunu pek idrak edemezler lâkin kitaplarını okuyanlar bir nebze de olsa da anlayabilirler.. Bu kitabı, hem onu anlamak, hem de su gibi akıp giden şu gençliğimizin kıymetini daha iyi bilmek adına herkese tavsiye ediyorum.
184 syf.
·Beğendi·10/10
Asırların kavgası iki isim, iki ayrı kutup ve bu iki kutbun oluşturduğu dalgalar günümüze kadar geldi. Mustafa kara hocayı gerçekten tebrik etmek gerekiyor, çünkü; bu iki ayrı kutbu, bu iki ayrı dalgayı, tam bir objektif, adaletli ve olabildiğince açık bir şekilde masaya yatırıp, bu kavgaya açıklık getirmek için gerçekten uğraşmış. Mustafa hocayı tasavvuf menşeili olarak bilenler için kitap içeriğindeki tutumu şaşırtıcı gelecektir, ama hocanın bu objektifliği takdire şayan, kıymetli bir eser ortaya çıkarmıştır. Bu iki isim anıldığında, şahsiyetleri hakkında aklınıza ilk gelen fikirlerin sağlamasını yapmak isteyenler için, meraklısına okunmasını bekleyen bir eserdir, tavsiye ederim.
264 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Uludağ Üniversitesi Tasavvuf Tarihi dersinden değerli hocam Mustafa Kara'nın kitabı.. Tozlu raflarda gözüme çarpinca tekrar okuyup düşünce ve tavsiyelerini tazelemek istedim. Elbet ihtiyaca binaen sebepler oluşur. Sebepleri Yaratan'a Hamdolsun..

Kendisi alanına muvafık yaşam tarzıyla çokça sevdiğim, tüm konuşma ve seminerlerine -kaçak göçek de olsa :)-katıldığım, tasavvuf aşığı bir hocamızdı.

Sanat, edebiyat, dil,kültür, yaşam tarzımız.. Kısacası her alanda eskiyi daha dogrusu! özümüzü korumanın ve yaşamanın gerekliliğini savunmuştur.

Kitapta da konu konu ayrılmış mektuplarla özelde,ismi Züleyha olan küçük kızına genelde ise tüm Yusuf ve Züleyhalara seslenerek bu gerekliliğin üzerinde durmuş ve yapılması gerekenlere dikkat çekmiştir.

Kitap kendisinin makale ya da bazı yazıları gibi akademik bir dil içermiyor. Bu yüzden alanı olmayanlar da rahatlıkla okuyabilir. Ancak dil konusunda hassas olan hocamızın yoğunlukla kullandığı Osmanlıca kelimeler biraz zorlayabilir.

Her mektupta yer alan ve konuya uygun olarak tasavvuf musikisinden, edebiyatından yapılan alıntılar da çok hoş bir ahenk katmış kitaba.

Ben çokça severek okudum. İlginiz varsa tavsiyemdir.

Keyifli okumalar efendim..
190 syf.
·8/10
Tefeül yapmanın en zevkli hali olan bu güzel eser, bizlere dünyevi ve ahiri birçok konuda ışık tutan tavsiyeler kitabı da denebilir. Hikmetli sözlerden bazılarının aynı zamanda şerhi olması beni çok etkiledi, şiddetle tavsiye ediyorum..
371 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
“Geh Kâdirî dirler bana
Gör ne ibret ider bana
Nice haber virdim sana
Tatmayanlar irmez buna

(...)

Oldum dervişler hakiri
Mısrî Hakk’jn dil esiri
Geh Halvetî geh Celvetî
Geh Kâdirî dirler bana”

Tasavvuf tarihi alanında Prof. Dr. Mustafa Kara Hocamız’ın ‘ermiş kelimesini telaffuz ederken bile sesi titreyen annesine rahmet dileyerek’ kaleme aldığı Anadolu’nun Üç Ermişi eserini köyde olmam hasebiyle 6 günde bitirebildim ama eseri büyük bir zevk ve iştiyak ile, muhabbet ve hürmetle okudum. Hocamız bu kıymetli eserinde, Anadolu’nun Üç Ermişi konumunda olan Yûnus Emre (ks)’nin, Eşrefoğlu Rûmî (ks)’nin ve Niyâzi-i Mısrî (ks)’nin ilim ile irfan, ibâdet ve taât, aşk-ı muhabbet ve sıdk, zevk ve çile, arayış ve seyr-û sefer, mücadele ve mücahede ile geçen ömürlerini, fikirlerini, şiir ve eserlerini konu ediniyor. Bu güzel eseri okuyarak ermiş olamazsınız. Zira kitaplar ile tek başına eremezsiniz. Ama kitap sizi ermişlerin hayatına yönlendiriyor. Onların yaşadıklarına hayretinizi ve muhabbetinizi uyandırıyor. Hele ki gönlünüzde bir ermiş yatıyorsan okuduğunu her harf ve kelimede o ermişi görür gibi oluyorsunuz. Neyse; biz nice haber verdik gerçi ama yine de tatmayanların iremeyeceği bu hâl ile ilgili daha fazla ileriye gitmeyelim. Keyifli okumalar, kitapsız kalmayın.

Anadolu’nun Üç Ermişi Mustafa Kara
184 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Meseleyi güzel ve öz olarak tahlil etmiş. İllaki kabul edilmeyecek veya şerh düşülecek görüşleri olabilir. Vesileciliğe İbn Teymiye'nin bakışını açıklamaması bir eksiklik olarak zikredilebilir.
311 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
Tasavvuf tarihi hakkında derli toplu bilgiler veren bir kitap. Okurken birçok not almakla birlikte, merak ettiğiniz konuları alttaki dipnotları takip ederek asıl kaynaklarıyla araştırmaya ve okumaya devam edebilirsiniz
614 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Çok okumak istediğim ve babamın kitapları arasında bulduğum bir kitap oldu bu kitap Oysa ben ilk defa tv'de Mustafa Kara hocanın katıldığı bir programda görmüş ve istemiştim bu kitabı Sonrasında babacığımın külliyatı arasında rastlamak hoş bir tevafuk gibi oldu hakikaten... Kitapta dünden bugüne tasavvuf anlayışı ve tarikatlar irdelenmiş Özellikle 1925 sonrası yapılan absürd uygulamaların anlatımı hem ilgi çekici hem çok can acıtıcı kendi adıma 1935 sonrası özellikle de Mustafa Kemal'in ölümünün akabindeki uygulamalar... Anıtkabir'in türbe statüsüne alınması çabaları , Mustafa Kemal'e yazılan Süleyman Çelebinin Mevlidi tarzı şiir ve manzumlar Kuran-ı Kerimden sure ve ayet araştırıp bunları inkılap ve devrimler !!! ile örtüştürme çabası içine girenler... Dini Tarihimiz ne komik ne sakil ne absürd şeylere tanıklık etmiş Okurken bazen gözlerim doluyor bazen sinirden de olsa gülümsüyorum İlgilenenlere tavsiyemdir Farklı ve realist...
184 syf.
·Puan vermedi
Keyif veren ve her iki değerli insanın düşüncelerini sağlam temeller üzerine inceleyen objektif değerlendirmeler yapılan güzel bir kitap
Dili gayet akıcı, ilgi duyanlar için okunması gereken bir başyapıt

Yazarın biyografisi

Adı:
Mustafa Kara
Unvan:
Prof.Dr.Yazar
Doğum:
Güneyce / Rize, 1951
Güneyce İlkokulu (1960), İstanbul İmam Hatip Okulu, Kayseri Yüksek İslâm Enstitüsü (1974) mezunudur. Şebinkarahisar ve İspir Lisesi'nde öğretmenlik yaptı. 1977'de Bursa Yüksek İslâm Enstitüsü Tasavvuf Tarihi asistanı oldu. Doktorasını 1983'te " İbn Teymiye'ye Göre İbn Arabî " konulu teziyle tamamladı. 1989'da doçent, 1994'te profesör oldu. Halen Uludağ Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Tasavvuf Tarihi Ana Bilim Dalı...

Yazar istatistikleri

  • 62 okur beğendi.
  • 268 okur okudu.
  • 13 okur okuyor.
  • 265 okur okuyacak.
  • 6 okur yarım bıraktı.