Nazan Bekiroğlu Prof. Dr. Nazan Bekiroğlu

Yazar 8,4/10 · 1534 Oy · 16 kitap · 5035 okunma ·  960 beğeni

Yazarın Bilgileri

  • Yazarın Adı:
    Nazan Bekiroğlu
  • Yazarın Tam Adı:
    Prof. Dr. Nazan Bekiroğlu
  • Unvan:
    Türk Yazar ve Akademisyen
  • Doğum:
    Trabzon, Türkiye 3 Mayıs 1957

Yazar İstatistikleri

960 okur beğendi.
1.534 puanlama · 2.023 alıntı
5 haber · 34.870 gösterim
5.035 okur kitaplarını okudu.
2.709 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
115 okur kitaplarını şu anda okuyor.
201 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Nazan Bekiroğlu'nun Biyografisi

(Nazan Bekiroğlu, 8 Haziran 2013-14 Haziran 2013 tarihleri arasında 1000Kitap'ta haftanın yazarı seçildi.)
3 Mayıs 1957 tarihinde Trabzon’da doğdu. İlk ve orta tahsilini aynı kentte yaptıktan sonra Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi (1979). Dört yıl lise öğretmenliği yaptı. KTÜ Fatih Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü’ne öğretim görevlisi olarak girdi. (1985). Orhan Okay yönetiminde sürdürdüğü Halide Edib Adıvar’ın Romanlarının Teknik Açıdan Tahlili konulu doktorasını tamamladı (1987). Aynı bölümde öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı. Şair Nigâr Hanım konulu çalışmasıyla doçent oldu (1995). 1998′den itibaren aynı fakültede açılan Türkçe eğitimi bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan Nazan BEKİROĞLU 4 mayıs 2001′de profesör olmuştur

Şehirli bir ailenin üç çocuğundan en küçüğü olan Nazan Bekiroğlu; kendi ifadesiyle “ehl-i kalem ve kelam” bir baba ile titiz ve oldukça eğitimli bir annenin,iki de ağabeyin ikliminde epey nazlanarak,korunarak,esirgenerek büyümüştür. Çocukluğunda Türkçesi bozulur diye sokak yasaklanmış ve arkadaşları seçilmiştir,bunun için konuşurken Karadenizliliği hiç hissedilmez. Bekiroğlu, Türk Edebiyatı dergisi röportaj yazarı Belkıs İbrahimhakkıoğlu’na verdiği bilgilerle,kendini ve (birbirini andıran) hikayeleriyle şiirlerini şöyle anlatmıştır.

Doğduğu ay (3 Mayıs), ruh dünyası ve ardından şiir ve hikayelerinde hep yer almıştır. Altı yaşına kadar oturdukları, konak yavrusu denilebilecek büyük evde yaşadıkları, hikayelerinin şuur altı malzemesini hazırlamıştır; “Çini dolap tutamakları, billur kapı kolları, vitraylardan süzülen efsunlu hava, kapı yanında açan filbahri çiçekleri, taş duvarlardan fışkıran yabani incir dalı, kocaman halının göbeğine düşen sarı ikindi güneşi, geceleri yatağa uzanan dalga sesleri ve bu seslerle karışan martı çığlıkları.” Bütün bunların izdüşümleri daha çocukluk yıllarında sanatkar ruhunu yoğuran dünyanın temelini teşkil etmişlerdir.

On dört yaşında babasının vefatıyla beraber ailenin ekonomik ve sosyal rengi değişir. Konaktan apartman dairesine geçiş yazarın içe dönük ruh yapısının teşekkülünde ve duyarlılığının şekillenmesinde etkili olmuştur. Daha sonra yüksek tahsil için aileden uzaklaşması bakışlarını dış dünyaya çevirmesini Anadolu’yu ve insanını tanıtmasını sağladı. Öğrencilik yıllarında halk edebiyatı ve Orta Asya estetiğinin peşinde idi. Bunu bir ölçüde ilk hikâyelerine de yansıttı. (Hava Hanım Öldü) . Gerek sanatkâr, gerekse akademik kişiliğinin gelişmesinde hocası Orhan Okay’dan teşvik ve destek gördü.

Kendi ifadesiyle, kendini asıl buluşu mezuniyet sonrası yıllara rastlar. 1979 yılında apartmandan tekrar eski, müstakil ve bahçeli bir eve taşınırlar. Böylece sanatkârımız, ruhunu harekete geçiren atmosfere yeniden kavuşur. Daha sonra bir İstanbul seyahatinde hayatına Osmanlı ve Topkapı girer ve bu saray giderek, adeta bir tutkuya dönüşür. Ama onu çeken Osmanlı’nın zaferleri ya da yenilikleri değildir. “Saray”ı özellikle insanî yanı ile yakalamaya çalışır.

Bekiroğlu, edebiyata ve özellikle şiire meraklı bir aileden geliyor. Baba ve anne şiiri duyan ve duyuran insanlar. Babası “Hedef” adlı bir mahallî bir gazetenin sahibiydi. Basılmamış roman denemeleri ve pek çok şiirleri bulunan, tarihe ve bilhassa Osmanlı tarihine meraklı bir zattı. Bekiroğlu “güzele ilgi duymayı” babasından öğrenmiştir. Okumayı, kendisine sevdiren babasıdır. “İçinde Bir Sızı Var” hikayesinde kahraman da babasıdır.

Bir zamanlar Tanpınar’ın etkisinde kaldığını şu anda bu etki üzerinden attığını söyler. Hayran olduğu Dostoyevski’den insan ruhunun labirentlerini vermesi bakımından etkilenir. Oscar Wilde’ın insan ruhunun evrensel prensipler doğrultusunda ve çok sade çizgilerle hikayeler yazmasından etkilenir. Nun Masalları döneminde Oscar Wilde gibi hikayeler yazmak ister. Nun Masalları’nın sade görünümünde onun etkisinin olduğunu söyler. Mustafa Kutlu’dan teknik anlamda geleneğe yaslanması yönünden etkilenir. Sezai Karakoç’tan geleneğin dönüştürülerek bugün nasıl kullanılabileceğini öğrendiğini söyler.

Nazan Bekiroğlu'nun Kitapları Kitap Ekle

1. Nar Ağacı (Sen Öyle Çağırmasan Ben Böyle Gelmezdim)
8,7/ 10  (496 Oy) ·  1.454 Okunma
3. Yusuf ile Zuleyha (Kalbin Üzerinde Titreyen Hüzün)
8,4/ 10  (203 Oy) ·  871 Okunma
8,0/ 10  (196 Oy) ·  405 Okunma
7,6/ 10  (49 Oy) ·  173 Okunma
8,4/ 10  (42 Oy) ·  158 Okunma
8,5/ 10  (33 Oy) ·  130 Okunma
10. Mavi Lale (Yitik Lale)
8,2/ 10  (26 Oy) ·  112 Okunma
8,3/ 10  (24 Oy) ·  110 Okunma
8,1/ 10  (34 Oy) ·  105 Okunma
Ebrar Nur, bir alıntı ekledi.
03 Kas 2014

Birine altı çizili kitaplarınızı vermek, yaralarınızı emanet etmektir bir bakıma...

Nazan BekiroğluNazan Bekiroğlu
Nur-AL, bir alıntı ekledi.
17 Eyl 2015 · Kitabı okumayı düşünüyor

Kısmetin bol, çayın demli, kahven okkalı olsun. Bahtın, yolun, kalbin açık olsun.

Nar Ağacı, Nazan BekiroğluNar Ağacı, Nazan Bekiroğlu
Kebikeç, bir alıntı ekledi.
09 Oca 2015

Bir sıkıntının geçeceğine duyulan güven, ona dayanmanın tek çaresiydi...

Nar Ağacı, Nazan BekiroğluNar Ağacı, Nazan Bekiroğlu
Ferman Mammadov, bir alıntı ekledi.
04 Nis 03:43 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi

Ne yapacağız şimdi? Kimin gördüğü gerçek? Hem gerçek nedir ki?

Kelime Defteri, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 131 - Timaş Yayınları)Kelime Defteri, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 131 - Timaş Yayınları)
Nisa Nur, bir alıntı ekledi.
31 May 2015

"Yorgunsun.
Anlatmaktan değil susmaktan.
Yaşamaktan değil, yaşamamaktan.
O kadar yorgunsun."

Nazan BekiroğluNazan Bekiroğlu
mavera, bir alıntı ekledi.
24 Mar 01:14 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Giderek hafifledi dünyanın içimde tuttuğu yer..

İsimle Ateş Arasında, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 246)İsimle Ateş Arasında, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 246)
Kebikeç, bir alıntı ekledi.
26 Ara 2014

“Ey benim yaradılışım, yolunu kaybetmiş yol arkadaşım.
Kimin bağrındaki kemikten yaratılmışsan ona gel. Eksik parçamı arar gibi seni arıyorum ben. Sen de beni ara. Boşluğunu doldur, eksiğini tamamla. Dünya dediğin bir kaza ertesi.
Aç kapılarını.
Elinle koymuş gibi bıraktığın yerde bul beni.
Gel neredeysen.
Cennet olsun yeniden…”

Lâ: Sonsuzluk Hecesi, Nazan BekiroğluLâ: Sonsuzluk Hecesi, Nazan Bekiroğlu
Ferah, bir alıntı ekledi.
25 Haz 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Rabbim, çok yorgunum. Bana bütün haberlerin yerini tutacak bir haber gönder. Üzerime bir iyilik ve güzellik kondur."

Mimoza Sürgünü, Nazan BekiroğluMimoza Sürgünü, Nazan Bekiroğlu
Bütün Alıntıları Göster

Nazan Bekiroğlu ile iligli okur yorumları Yorum Ekle

Sen yaz ben okuyayım , akıp gideyim mısralarında...Tekrar tekrar okuyarak kelimelerini icime çekeyim..Sevinci , hüznü , aşkı en derinlerde yaşayayım... Ahlak , adalet, samimiyeti sende öğreneyim, hissedeyim ..Kurak yaz gününde kocaman agacim gibi kitaplarin, gördüğüm anda koşarak sığındığım.. Sen hep yaz güzel insan , hep yaz karanlıklara inat , ümit ol biz bicarelere..

nar ağacın okurken aynı zamanda yaşadım. " Sen güzelliğinin her şeyi fethettiği zamanlardasın ve ben hangi yanıma değsen o yanımdan ağrıyorum. "

" Seni yeşiller içinde bir cennet çiçeği velvelesinde ilk kez gördüğümde, sen o musun, diye sormam bile. Bilirim ki rengini gizlesen kokunu saklayamazsın, perdeni çeksen ışığını boğamazsın. Benim gördüğüm benim rüyamda kalır."

Nazan Bekiroğlu

Evde belki 10'dan fazla kitabı var, daha hiçbirini okumadım. Raflarda öylece tozlanıp duruyorlar.