Sadık Hidayet

Yazar 8,5/10 · 394 Oy · 10 kitap · 857 okunma ·  95 beğeni

Yazarın Bilgileri

  • Yazarın Adı:
    Sadık Hidayet
  • Unvan:
    Düzyazı ve kısa hikaye yazarı
  • Doğum:
    Tahran 17 Şubat 1903
  • Ölüm:
    Paris 9 Nisan 1951

Yazar İstatistikleri

95 okur beğendi.
394 puanlama · 463 alıntı
2 haber · 4.893 gösterim
857 okur kitaplarını okudu.
647 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
16 okur kitaplarını şu anda okuyor.
15 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Sadık Hidayet'in Resimleri Resim Ekle

Henüz yazara ait resim eklenmedi.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Sadık Hidayet'in Biyografisi

Sadık Hidayet (Farsça صادق هدایت) ‎ (17 Şubat 1903 Tahran - 9 Nisan 1951 Paris), Modern İran Edebiyatı'nın önde gelen düzyazı ve kısa hikâye yazarı.

17 Şubat 1903 tarihinde Tahran'da dünyaya geldi ve bu kentteki Fransız Lisesi'nde eğitim gördü. 1925 yılında eğitimini sürdürmek amacıyla Avrupa'ya gitti. Bir süre diş hekimliğine ilgi duyduysa da mühendislik okumak için diş hekimliğinden vazgeçti. Fransa ve Belçika'da geçirdiği dört yılın ardından İran'a döndü ve kısa sürelerle çeşitli işlerde çalştı.
İlk hikâyelerini Paris'teyken yazdı. 1936'da Hindistan'a giderek Sanskritçe öğrendi. Buradayken Budizm'i inceledi ve Buda'nın kimi yazılarını Farsça'ya çevirdi.
Sadık Hidayet sonunda tüm hayatını Batı Edebiyatı çalışmalarına ve İran tarihi ile folklorunu araştırmaya adadı. En çok, Guy de Maupassant, Çehov, Rilke, E.A. Poe ve Kafka'nın eserleriyle ilgilendi. Hidayet birçok hikâye, kısa roman, iki tarihi dram, bir oyun, bir seyahatname ile bir dizi yergili komedi ve taslak kaleme aldı. Yazıları arasında ayrıca birçok edebiyat eleştirisi, İran folkloru ile ilgili araştırmalar ve Orta Farsça ile Fransızcadan yapılmış çeviriler yer alır. Sadık Hidayet, İran Dili ve Edebiyatını uluslararası çağdaş edebiyatın bir parçası haline getiren yazar olarak kabul edilir.
Sonraki yıllarda, zamanın sosyo-politik problemlerinin de etkisiyle, İran'ın gerilemesinin sebebi olarak gördüğü monarşiye ve ruhban sınıfına yoğun eleştiriler yöneltmeye başladı. Eserleri aracılığıyla bu iki kurumun su-i istimallerinin İran milletinin sağırlığının ve körlüğünün sebebi olduğunu gösterme çabasına girdi. Çevresine, özellikle de, çağdaşlarına yabancılaşan Hidayet, son eseri Kafka'nın Mesajı'nda ancak ayrımcılık ve baskı sonucunda yaşanabilecek bir melankoli, umutsuzluk ve ölüm halinden bahseder.
Sadık Hidayet'in en tanınmış eseri 1937 yılında Bombay'da yayımlanan Kör Baykuş'tur.
Beethoven ve Çaykovski dinlemeyi seven ve afyon tiryakiliği bilinen Sadık Hidayet, resimle de uğraştı. Günümüze kalabilen resimleri Hassan Qa'emian tarafından bir araya getirildi. Kimileri bu eserlerde sanatsal bir değer bulmazken, kimilerine göre de bunlar geleceğin resimleridir.
Ölümünü yirmi beş yıllık arkadaşı Bozorg Alevi şöyle anlatır: "Paris`te günlerce, havagazlı bir apartman aradı, Championnet caddesinde buldu aradığını. 9 Nisan 1951 günü dairesine kapandı ve bütün delikleri tıkadıktan sonra gaz musluğunu açtı. Ertesi gün ziyaretine gelen bir dostu, onu mutfakta yerde yatar buldu. Tertemiz giyinmiş, güzelce tıraş olmuştu ve cebinde parası vardı. Yakılmış müsveddelerin kalıntıları, yanıbaşında yerde duruyordu."
Yılmaz Güney`in de yattığı Père Lachaise (okunuşu: per laşez) mezarlığında gömülüdür.

Sadık Hidayet'in eserleri günümüzde Avrupa'daki politik İslamcı çevrelerden yoğun eleştiriler almaktadır ve birçok romanı (özellikle de Hacı Ağa) artık Fransa'daki kitapçılarda ve kütüphanelerde bulunamamaktadır. Kör Baykuş ve Hacı Ağa adlı romanları 2005 yılında düzenlenen 18. Uluslararası Tahran Kitap Fuarı'nda yasaklanmıştır.
Kasım 2006 itibariyle Sadık Hidayet'in tüm eserleri geniş çaplı bir tasfiye politikası kapsamında İran'da yasaklı durumdadır.

Sadık Hidayet'in Kitapları Kitap Ekle

8,5/ 10  (295 Oy) ·  620 Okunma
8,1/ 10  (41 Oy) ·  78 Okunma
8,0/ 10  (14 Oy) ·  42 Okunma
8,0/ 10  (16 Oy) ·  38 Okunma
8,5/ 10  (6 Oy) ·  28 Okunma
8,8/ 10  (9 Oy) ·  19 Okunma
10,0/ 10  (1 Oy) ·  5 Okunma
ANIL AKCAN, bir alıntı ekledi.
15 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Artık ne arzum kaldı ne de kinim. İçimdeki insanı yitirdim.

Diri Gömülen, Sadık Hidayet (Sayfa 23 - YKY)Diri Gömülen, Sadık Hidayet (Sayfa 23 - YKY)
Murat Sezgin, bir alıntı ekledi.
 15 Kas 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Dudaklarının köşesini evim yap benim!..

Aylak Köpek, Sadık Hidayet (Sayfa 66 - YKY)Aylak Köpek, Sadık Hidayet (Sayfa 66 - YKY)
Murat Sezgin, bir alıntı ekledi.
27 Şub 14:50 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Galiba her devirde ikiyüzlü, sahtekâr ve işi gücü çanak yalamak ve dalkavukluk etmek olan kişiler var olmuştur!

Hayyam'ın Teraneleri, Sadık Hidayet (Sayfa 32 - YKY)Hayyam'ın Teraneleri, Sadık Hidayet (Sayfa 32 - YKY)
MerveG, bir alıntı ekledi.
23 Oca 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar.

Kör Baykuş, Sadık HidayetKör Baykuş, Sadık Hidayet
Elif Kimya S., bir alıntı ekledi.
28 Ağu 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 7/10 puan

İçiyorum, kendimden nefret ediyorum; yürüyorum, kendimden nefret ediyorum. Düşünüyorum, kendimden nefret ediyorum. Ne rahatsız edici! Ne korkunç!

Diri Gömülen, Sadık HidayetDiri Gömülen, Sadık Hidayet
Murat Sezgin, bir alıntı ekledi.
 15 Kas 2016 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Şu dünyadaki soysuz insanlar başkalarının mutluluğunu bozup avare etmekten zevk alıyorlar!

Aylak Köpek, Sadık Hidayet (Sayfa 72 - YKY)Aylak Köpek, Sadık Hidayet (Sayfa 72 - YKY)
Murat Sezgin, bir alıntı ekledi.
18 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Herkes kendi tasavvur gücünde bir başkasını sever.

Üç Damla Kan, Sadık Hidayet (Sayfa 67 - YKY)Üç Damla Kan, Sadık Hidayet (Sayfa 67 - YKY)
Murat Sezgin, bir alıntı ekledi.
 19 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

İki günlük dünyada biz de bir zaman sonra toprak olacağız. Niçin saçma sapan sözlerle vaktimizi öldürelim?

Üç Damla Kan, Sadık Hidayet (Sayfa 68 - YKY)Üç Damla Kan, Sadık Hidayet (Sayfa 68 - YKY)
Dilemma, bir alıntı ekledi.
 11 Ara 2014

Odamı sınırlayan dört duvar arasında, varlığımı ve düşüncelerimi kuşatan hisarın içinde ömrüm azar azar eriyor bir mum gibi, hayır, yanlışım var, ömrüm bir oduna benziyor, ocaktan düşen bir oduna: Öteki odunların ateşinde kavrulmuş, kömürleşmiş, ama ne yanmış, ne olduğu gibi kalmış bir oduna benziyor. Fakat diğerlerinin dumanından, soluğundan boğulmuş...

Kör Baykuş, Sadık HidayetKör Baykuş, Sadık Hidayet
Bütün Alıntıları Göster

Sadık Hidayet ile iligli okur yorumları Yorum Ekle

Henüz yorum eklenmedi.