Geri Bildirim
Albert Memmi

Albert Memmi

9.5/10
2 Kişi
·
4
Okunma
·
1
Beğeni
·
285
Gösterim
Adı:
Albert Memmi
Unvan:
Sosyolog
Doğum:
Tunus, 1920
Zanaatkâr bir Yahudi ailesinin çocuğu olarak 1920 yılında Tunus’ta dünyaya geldi. Babası İtalyan Yahudisi kökenli bir eyerci annesi Tunus Yahudisi kökenli bir ev kadınıydı. Başkent Tunus'ta yahudilerin yaşadığı yoksul bir mahallede yetişen Memmi, oradaki özel Fransız lisesinde öğrenim gördü. Böylece daha gençliğinde müslümanların arasında bir yahudi, Avrupalıların arasında bir Arap, zenginlerin arasında gettoda oturan bir yoksul ve geleneklerine bağlı aile çevresiyle arkadaşlarının arasında bir évolué (Fransız kültürüyle yetişen kişi) olmanın çelişkilerini yaşadı. La Statue de sel (1953; Tuzdan Heykel) adlı otobiyografik nitelikteki ilk romanında bu farklı dünyaların yol açtığı gerilimi anlattı. Bu yapıtıyla Carthage ve Fénéon ödüllerini aldı. Sonraki romanları arasında, farklı dinlerden ve uluslardan kişilerin evlenmesini konu alan Agar (1955), oldukça karmaşık yapılı psikolojik bir roman olan Le Scorpion (1969; Akrep) ve şiddetle adaletsizliği insanın acılar ve belirsizlikler karşısında gösterdiği tepkiler olarak ele aldığı Le Désert (1977; Çöl) sayılabilir.

Memmi en etkili sosyolojik afraştırması olan Portrait du colonisé, précédé du portrait du colonisateur'de (1957; Sömürgecinin Portresi Sömürgeleştirilenin Portresi) sömürgeci ile sömürgeleştirilen arasındaki karşılıklı etkileşimi inceler. İnsanlara yapılan baskıları ele aldığı öbür çalışmaları arasında iki bölümden oluşan Portrait d'un juif (1962, 1966; Bir Yahudinin Portresi) ile kadınları, Siyahları ve geleneksel olarak baskı altındaki başka grupları konu olan makalelerinin bir derlemesi olan L'Homme dominé (1968; Ezilen Adam) adlı yapıtları sayılabilir.

Memmi, Kuzey Afrika edebiyatına hem yazar, hem de eleştirmen olarak katkıda bulundu. Paris'teki Uygulamalı Yüksek Araştırmalar Okulu'nda Kuzey Afrika edebiyatı üzerine bir araştırma grubu kurarak yönetti, ayrıca Paris Üniversitesi'nde sosyoloji dersleri verdi.
Yayıncı notu;
Afrika kültür cemiyeti başkanı Alioune Dilop;
"Bu portreyi sömürgeci psikolojisi üzerine bilinen eserlerin en iyisi kabul ediyoruz".
Son olarakta jean paul Sartrenin önsozu okunacaktır.Sartre bu kitapta her şey söylendi diyecektir.
Solcu Sömürgeci,sömürgeciliği ve kendi sömürgeci rolünü reddediyorsa,bunu bir ideal adına yapmaktadır. Ama sömürge insanının kurtuluşu ile sol kanat bir programın uygulanması arasında bir bağlantı olmadığını keşfeder. Aslında belkide ,en azından yakın gelecekte bu haliyle bir solcuya yer olmayan toplumsal bir düzenin doğmasına yardımcı olduğunu keşfeder.
Iyi niyetli sömürgeci kötülüğü red ederken asla iyiye ulaşamaz. Çünkü onun secimi iyi ile kötü arasında değil,kötüyle huzursuzluk arasındadır.
"Okurun, bu kitabı skandal yaratacak içeriği nedeniyle ya da ayaklanmaya kalıcı bir kışkırtma olarak okumak yerine,bana kendini dayatmis olan bu sonuçların,benzer durumlardaki bir çok insan tarafından neden tekrar tekrar bulunduğunu sakince incelemesini umut ediyorum"
Sartre bu kitabı şiddetle okumanızı tavsiye ediyor bizede okumak düşer.
Sömürgeci; bu durumdan kacabilmek için m
ineralleșmelidir, kaya gibi geçirimsiz, ve duyarsız bir kıvamda olmalıdır. Kısacası, kendini de insanlıktan çıkarmalıdır.

Jean- Paul Sarre Paris, 1957

(Kitap için yazdığı önsözden)

Kitap: bu minarelleşmeyi ve geçirimsizliği anlatmakta.

Şayet Cezayir veya herhangi bir Fransa sömürgesine gittiyseniz, kitapta anlatılanların sosyal hayat içerisinde hala nasıl işlediğini de görüp anlayabilme fırsatını elde etmiş olursunuz. Fanon'un kitabı, avrupa ve beşeriyet isimli kitaplar ile berber oryantaliz'mi de bir araya getirip okunduğunda güzel zemin oluşturmakta.

Yazarın biyografisi

Adı:
Albert Memmi
Unvan:
Sosyolog
Doğum:
Tunus, 1920
Zanaatkâr bir Yahudi ailesinin çocuğu olarak 1920 yılında Tunus’ta dünyaya geldi. Babası İtalyan Yahudisi kökenli bir eyerci annesi Tunus Yahudisi kökenli bir ev kadınıydı. Başkent Tunus'ta yahudilerin yaşadığı yoksul bir mahallede yetişen Memmi, oradaki özel Fransız lisesinde öğrenim gördü. Böylece daha gençliğinde müslümanların arasında bir yahudi, Avrupalıların arasında bir Arap, zenginlerin arasında gettoda oturan bir yoksul ve geleneklerine bağlı aile çevresiyle arkadaşlarının arasında bir évolué (Fransız kültürüyle yetişen kişi) olmanın çelişkilerini yaşadı. La Statue de sel (1953; Tuzdan Heykel) adlı otobiyografik nitelikteki ilk romanında bu farklı dünyaların yol açtığı gerilimi anlattı. Bu yapıtıyla Carthage ve Fénéon ödüllerini aldı. Sonraki romanları arasında, farklı dinlerden ve uluslardan kişilerin evlenmesini konu alan Agar (1955), oldukça karmaşık yapılı psikolojik bir roman olan Le Scorpion (1969; Akrep) ve şiddetle adaletsizliği insanın acılar ve belirsizlikler karşısında gösterdiği tepkiler olarak ele aldığı Le Désert (1977; Çöl) sayılabilir.

Memmi en etkili sosyolojik afraştırması olan Portrait du colonisé, précédé du portrait du colonisateur'de (1957; Sömürgecinin Portresi Sömürgeleştirilenin Portresi) sömürgeci ile sömürgeleştirilen arasındaki karşılıklı etkileşimi inceler. İnsanlara yapılan baskıları ele aldığı öbür çalışmaları arasında iki bölümden oluşan Portrait d'un juif (1962, 1966; Bir Yahudinin Portresi) ile kadınları, Siyahları ve geleneksel olarak baskı altındaki başka grupları konu olan makalelerinin bir derlemesi olan L'Homme dominé (1968; Ezilen Adam) adlı yapıtları sayılabilir.

Memmi, Kuzey Afrika edebiyatına hem yazar, hem de eleştirmen olarak katkıda bulundu. Paris'teki Uygulamalı Yüksek Araştırmalar Okulu'nda Kuzey Afrika edebiyatı üzerine bir araştırma grubu kurarak yönetti, ayrıca Paris Üniversitesi'nde sosyoloji dersleri verdi.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 4 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 7 okur okuyacak.