Fiona Barton

Fiona Barton

Yazar
9.2/10
16 Kişi
·
25
Okunma
·
3
Beğeni
·
425
Gösterim
Adı:
Fiona Barton
Unvan:
Yazar, Gazeteci
Doğum:
Cambridge, Birleşik Krallık, 1957
İnsanlar hemen bir fikre varıp başkalarını yargılıyorlardı. En iyisi yaşadıklarını kendisine saklamasıydı.
Bunun her zaman komik bir deyim olduğunu düşünmüşümdür. Uyuyan yılanı uyandırmak... Ne de olsa uyuyan yılan sonunda hep uyanır, öyle değil mi?
Sorun şu ki sırlar, zaman içinde kontrol edilemez hale geliyor. Eskiden, olanları düşünmezsem kendiliğinden yok olup gideceklerine inanırdım. Ama yok olmadılar. Örümcek ağına takılmış bir sinek gibi yalanlar ve uydurmaların karmaşası içinde öylece oturuyorlar.
Herkes çok nazikti ve kocamın cansız bedenini görmemi engellemeye çalışıyorlardı fakat onlara kocam öldüğü için aslında mutlu olduğumu söylemedim. Onun saçmalıklarından kurtulmuştum artık.
Fiona Barton
Sayfa 11
Annemin kalbini de o zamanlar kazanmıştı. Glen elinde çiçeklerle bize gelmişti.

''Hayatımın diğer kadını için küçük bir şey ama...'' diyerek çiçeği anneme uzattığında annem kıkırdamıştı.
Fiona Barton
Sayfa 15
...insanlar göründükleri gibi değiller. Sokakta veya bir partide görüyorsun, normal insanlar gibi duruyorlar ama aslında değiller. Bazen değiller.
Yapbozun uzun zamandır unutulan parçasıydı ama yine de hâlâ ortada resim yoktu, aradığı cevaplar yoktu.
Fiona Barton
Sayfa 243 - Pegasus yayınları
Bazen fazla şey bildiğini düşünmek tehlikeli olabiliyor, ne de olsa kim bir diğerini tam olarak tanıyabilir ki? Yüzeyi kazıyabilirsin ama asla ruhuna ulaşamazsın.
Eser üzerinde ki Stephen King'in "Çok sürükleyici. Gerilim zirvede." Yazısı ile dikkatimi çekmeyi başardı fakat kitabın içeriği ile bu notu birbirine bağlayamadım. Gerilimin dozu her okura göre değişkenlik gösterebilir ama beni zerre kadar germeyi başaramadı. Konusu ilgi çekici olsa da oldukça durağan ilerledi. Gerilimden ziyade psikolojik detaylar daha ön plandaydı...

Yazar, anlatıcıyı her karaktere göre kaleme almış. Kitapta geçen Emma, Gazeteci Kate ve Emma'nın annesi Jude bağlantılı olarak anlatıcı konumundalar. Eserin bu yönünü başarılı buldum. Her anlatıcı kendisinin hissettiklerini, yaşadıklarını, görmezden geldiklerini sebepleri ile anlatıyor...

Yazarın dili sade, akıcı ve anlaşılır. Bir kaç kısa cümlede çevri hatası olsa da çeviriyi de başarılı buldum...

Kitabın konusuna gelecek olursam:
Howard Sokağındaki inşaat alanında yapılan kazıda bulunan bebek kemikleri, gazeteci Kate'in haber olarak yazması için masasına geliyor. Kate olayı araştırmaya başladığında ise kırk yıl önce kaybolan bir bebeğin kemiklerini olma olasılığı ortaya çıkıyor. O dönem bu sokakta oturan sakinleri bulmak için araştırmalarını derinleştiren Kate, öğrendiği sırlar ile şu an yetişkin olan Emma'nın, çocukluk yıllarının hiç bir çocuğun yaşamaması gereken olay zincirleri ile dolu olduğunu öğreniyor ve olayı sonuçlandırmak, herkesin gerçekler ile yüzleşmesi için elinden geleni yapıyor. Bulduğu gerçekler ise tüm soruların cevaplarını bambaşka bir son ile noktalanıyor...
Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen gayet güzel ve başarılı bir kitap. Kaçırılan bir kız çocuğu Bella ve kocası bu kaçırma eylemi ile suçlanan dul Jean. Konu sıradan gibi dursa da olaylar, kişilerin birbirleriyle bağlantıları ve dul Jean'in ilk başlarda sinir eden 'ne olursa olsun kocasının arkasında duran kadin' imajının değişmesiyle kitap da ha da ilginç hale geliyor. 376 sayfa olmasına rağmen bir günde okunup bitirilecek kadar akıcı bir kitap.
İnsanın tüylerini ürperten bir hikaye... Sayfaları değiştirdikçe insanın kanını donduruyor gerçekten... Fiona Barton kalemini çok sevdim Gerçekten akıcı ve sürükleyici bir dili var.
İki yaşında evinin önünde oynarken kaybolan bir kız çocuğu ve suçlanan evli bir adam.
Kitapta adamın karısı,muhabir, dedektif ve kaybolan çocuğun annesi'nin yaşadıkları anlatılmakta.Kitap geçmiş ve şimdiki zaman arasında gidip geliyor ve hikayeyi daha çok adamın karısının ağzından okuyoruz.

Tek kelime ile harika bir kitaptı. Büyük bir keyifle okudum.
Arka kapak yazısında yazıldığı gibi;
'Kayıp Kız'ı ve Trendeki Kız'ı sevdiyseniz bu kitabı kaçırmak istemezsiniz.Sürükleyici.Şok edici' sözüne aynen katılıyorum.
Trendeki Kız ve Kayıp Kız'ı seven pek olmadı ama ben çok sevmiştim. Onlara benzer bir kurgu ile yazılmış ve ben bayıldım.
Psikolojik gerilim olduğu için hikaye biraz ağır ilerliyor ama öyle zekice yazılmış ki,meraklanıp elimden bırakamayarak kitaba adeta zamk gibi yapışıp kaldım.
Mutlaka okuyun...
İlk çıktığında İngilizce baskısını okuduğum bir kitaptı. Uzun süre bu tarz polisiye-gerilim içeren kitapları okumaya ara vermiştim bu kitaptan önce ama yine de beğendiğim bir kitaptı. Elinize geçerse okuyun derim. Memnun kalacağınızı düşünüyorum ben. Bu arada kitaptaki zavallı Bella'nın başına gelenlere de çok üzüldüm.
Bir insan bu kadar şapşal ve aşık olmalı mıdır...? Aşk gerçeklere ne kadar engel olabilir...? Hızla okumalık... Bittikten sonra vayy be demelik..
Fiona Barton, Mail on Sunday'de baş muhabirlik yapan ve Britanya Basın Ödülleri'nde Yılın Muhabiri seçilmiş yeni bir Yazar. Ve ilk kitabı da 'DUL' Fransa'nın güney batısında yaşıyor.

İnsanları izleyerek çok vakit harcadığını, yalnızca kafelerde ve tren istasyonlarında izlemekle kalmamış bir gazeteci olarak, gözlemci olarak vücut dillerini, sözlü tiklerini gözlemleyerek... Ve Türkiye de televizyonlarda akşam haberlerinde çok gördüğümüz kayıp küçük kız/erkek çocukları.. Okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.. Farklı anlatım diliyle ben bayıldım..
Türü içerisinde fazlasıyla beğendiğim ve ustaca kaleme alınmış, kurgusuyla başımı döndüren, ara ara notlar almama sebep olan, bir solukta okumalık...

Yazarın biyografisi

Adı:
Fiona Barton
Unvan:
Yazar, Gazeteci
Doğum:
Cambridge, Birleşik Krallık, 1957

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 25 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 39 okur okuyacak.