Marc Auge

Marc Auge

Yazar
7.8/10
9 Kişi
·
19
Okunma
·
1
Beğeni
·
374
Gösterim
Adı:
Marc Auge
Unvan:
Fransız Akademisyen, Antropolog, Yazar
Doğum:
Poitiers, Fransa, 2 Eylül 1935
Marc Augé 1935 yılında Fransa'nın Poitiers kentinde dünyaya geldi. Etnoloji disiplininde uzmanlaşmış seçkin antropolog, Paris'teki École des Hautes Études ve Sciences Sociales (EHESS) profesörü.

Marc Auge'nin amacı küreselleşmeyi teori etmek ve bir bütün olarak antropoloji disiplinini canlandırmaktır. Bu amaçla, romandan sentetik sonuçları "etno-romanlar" olarak tanımlayan bir takım yazı teknikleri kullanıyor.
“Eskimeyen bir kitap, okuyucusunun her zaman bir şeyler bekleyip keşfedebileceği, böylece okuyucunun halâ yaşadığını ispatlayan, talihlerinin “ölene kadar” birleştiği kitaptır.”
Yokluk, içimde derinliği ölçülemez bir oyuk açmıştı ve ben her gün baş dönmesine direnerek o oyuğun beni kendi içine çekmesine izin veriyor, o oyuktan aşağı sarkıyordum. Bu yokluk duygusuna bir isim bulamıyordum çünkü aklıma gelen sözcükler bu duygunun sınırlarını bir türlü doğru şekilde çizemiyordu (acı, keder, pişmanlık, özlem, mutsuzluk) ve bu duyguyu bırakmak istemiyordum. Bu, bendeki en gerçek, en kişisel, beni başka biri değil de bizzat ben yapan duyguydu. Bir şekilde bu yokluk duygusu benim yaşamama ya da daha ziyade hayatta kalmama yardımcı oluyordu.
Marc Auge
Sayfa 73 - Yapı Kredi Yayınları
Artık var olacağınız bir yeriniz yoksa, bir role bürünmek, yerinizi kaybettiyseniz yerinizde durmak, artık yaşayacağınız sabit bir yer yoksa başkalarında var olmak, yersiz yurtsuz ve isimsiz olmak çok zor.
Marc Auge
Sayfa 75 - Yapı Kredi Yayınları
Yalnızlıkta -onu böyle adlı adınca söylemek gerek- katlanılmayacak bir taraf yok. Sessizliğin kendisi, o sessizliği doldurma dürtüsünden daha az rahatsız edici gibi, tek başına susmak da iki kişi susmaktan kesinlikle daha az acı verici.
Marc Auge
Sayfa 19 - Yapı Kredi Yayınları
Artık var olacağınız bir yeriniz yoksa, bir role bürünmek, yerinizi kaybettiyseniz yerinizde durmak, artık yaşayacağınız sabit bir yer yoksa başkalarında var olmak, yersiz yurtsuz ve isimsiz olmaz çok zor.
Marc Auge
Sayfa 75 - Yapı Kredi Yayınları. Çeviren: Zeynep Büşra Bölükbaşı
Yazı yazmayı ciddiye almak, yazmayı bıraktığımız an ölecekmişiz gibi yazmak değil midir?
Marc Auge
Sayfa 36 - Yapı Kredi Yayınları. Çeviren: Zeynep Büşra Bölükbaşı
Gündem bize günlük pembe dizi misali sunuluyor. Ilgimiz, bizim yerimize düzenlenip önümüze sunulan, sanki kendi sorunlarımızmış ve onları merak edip ortaya koyan bizmişiz gibi davranılan sorular üzerine odaklanıyor.
Marc Auge
Sayfa 34 - Yapı Kredi Yayınları. Çeviren: Zeynep Büşra Bölükbaşı
Insanın evini kaybetmesi, birini kaybetmek gibi. Son kalan bir başkasını. Yalnız başınıza evinize döndüğünüzde, sizi kapıda karşılayan o hayaleti yitirmek gibi bir his.
Marc Auge
Sayfa 31 - Yapı Kredi Yayınları. Çeviren: Zeynep Büşra Bölükbaşı
Buna sevinelim ya da üzülelim, bu tespit bir parça acımasız da olsa kabul etmek gerekir.Herkes genç ölür.
Zamanla ilgili ifadeler de kolayca eskir, yaşlanırlar. Mesela ''meşgale'' kelimesinin bir ayağı çukurdadır. Kim internette dolaşmaya, sörf yapmaya ''meşgale'' deme cesaretini gösterebilir?
Marc Augé kitabını etnik bir kurmaca olarak tanımlıyor ve bunun nedenlerini de kendisi ilk yazısında açıklıyor.

Bu anlatının dikkat çeken en önemli özelliği, aslında etrafımızda var olan ve fark ettigimiz ancak yokmuş davrandığımız insanlara dair kısa bir öykü olması. Anlatıdaki karakter gerçek bir karakter değil ama kendi içerisinde bu hayatı, bu duyguları yasayan gerçek insanların hayatlarına dair durum tespiti.

Çok farklı bir Kitap bir çırpıda okunuyor ve farklı bir tat bırakıyor.
Bu "yaş" dediğimiz kavram niye var?
Kahve fincanlarına hatır biçmek için mi?
Ne kendine ne dünyaya yakın, arafta yaşayan insanların seneden bir kez kendini iyi hissedecekleri doğum günleri için mi?

Bankaların babaların ev alma umutlarını "5. Yıla Özel %0.19 Faiz" reklamlarıyla tazelemek için mi?

Birine kaç gösterdiğini söylemeden önce, "Tutturamazsam, ya fazla söylersem?" diye kasılmak için mi?

Bir emeklinin aradan geçip giden zamana şöyle bir baktığında; sayıların insanda yücelik, hayret duygularını harekete geçirme etkisinden yararlanmak için mi?

Bu soruları sordum bir nevi kitabı okurken kendime.

Halbuki ilkbahar kıştan sonra gelir, diyor Marc Augé. Yaşlanmak ve ölüm niye bu kadar dert?

İncelememi Augé'nin şu sözüyle bitiriyorum: "Herkes genç ölür."
Marc AUGE – Yaşsız Zaman
Ne yazık ki insanların zaman kavramı yaşı ile alakalıdır, diye düşünülür ama işte bu tabuyu yıkan bir eser ile karşı karşıyayız. Antropolog Marc Augé “Yaşsız Zaman" adlı kitabında yaşlılık kavramı üzerinden dünya bakışımızı değiştirmeye gelmiş.‘’İnsan yaşlanmayı kabul ederse iyi eder çünkü o alıngan bir hayvandır, kendisini tanımamazlıktan gelene sessizliğini pahalıya ödetebilir.’’ der Marc Auge… Zaman kavramı asla yaş ile ilgili değildir. Bu eser ile hayata her yaşta sımsıkı tutunmak gerektiğini gördüm ve yaşadım. Ve diyoruz ki; ‘’Düşmanım yaşlılık’’ Eserin başında çocuk iken baktığı kedinin gençlik ve yaşlılık arasındaki duygusunu insana empoze etmiştir ve çok ince şekilde anlatmıştır. Marc Auge bu konuda ne diyor bir kulak verelim bence; ‘’Kedi insan için bir metafor değil, ama zaman ile, yaşı hesaba katmamayı başaran bir ilişkinin sembolü olabilir. Zamanın içindeyizdir, bazı anların tadını çıkarır, kendimizi zamana yansıtır., onu yeniden icat eder, onunla oynarız. Zamanın kıymetini bilir, acele etmeyiz ya da geçip gitmesine izin veririz. Hayal gücümüzün hammaddesi zamandır. Yaş ise, geçen günlerin titizce hesaplanması, yılların sadece birbirine eklenmesidir ve biriken miktar dile getirildiğinde bizi şaşkınlığa düşürür. Yaş, her birimizi, en azından Batı’da, emin olduğumuz bir doğum tarihi ile genelde farklı olmasını dilediğimiz bir ölüm tarihi arasına sıkıştırır. Zaman bir özgürlüktür; yaş ise sıkıntı, bir zorlamadır. Kediler böyle bir baskıyı bilmez görünür.’’Bu kısmı okuduktan sonra kedi korkumu bile yendim ve komşumuzun kedisi ‘’ÇILGIN’’ı tüm içtenliğimle sevdim, dokundum (Kedi korkusuna sahip olduğum itirafını da yapmış olmanın dayanılmaz hafifliği) Eserde birçok yazarın da adı geçmekte ve yaş ile ilgili söylemleri anlatılmaktadır. Bu da ayrıca keyifli ve çok eğlenceli idi.Kesinlikle şöyle düşünüyorum, yaşlanmak yaş ile alakalı değildir. Yaşlanmak ruhsaldır ve asıl sıkıntı bedenen değil ruhen yaşlanmaktır. Ruhen yaşlanmamaya çalışmak ve her yaşın güzelliğini sonuna kadar yaşamak gerektiğini düşünmekteyim.70 sayfalık çok keyifli bir kitap idi ve sayfaları arada nefes almak adına açılıp, okunacak.
Herkese YAŞSIZ okumalar
Antropoloji ile ilgili başlangıç kitabı olabilecek bir eser değil. Biraz daha mesafe katetmiş olanlar için tavsiye edilebilir. Ancak genel hatlarıyla "antropoloji " konusuyla ilgili olarak bilgi edinmek isteyenler okuyabilirler. Bu tarz konularda yabancı çevirilerin akademik düzeyde olabileceği ihtimali göz önünde bulundurularak, seçici olmak gerekir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Marc Auge
Unvan:
Fransız Akademisyen, Antropolog, Yazar
Doğum:
Poitiers, Fransa, 2 Eylül 1935
Marc Augé 1935 yılında Fransa'nın Poitiers kentinde dünyaya geldi. Etnoloji disiplininde uzmanlaşmış seçkin antropolog, Paris'teki École des Hautes Études ve Sciences Sociales (EHESS) profesörü.

Marc Auge'nin amacı küreselleşmeyi teori etmek ve bir bütün olarak antropoloji disiplinini canlandırmaktır. Bu amaçla, romandan sentetik sonuçları "etno-romanlar" olarak tanımlayan bir takım yazı teknikleri kullanıyor.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 19 okur okudu.
  • 25 okur okuyacak.