Reyda Ergün

Reyda Ergün

YazarÇevirmen
9.3/10
33 Kişi
·
100
Okunma
·
0
Beğeni
·
1620
Gösterim
Adı:
Reyda Ergün
Unvan:
Yard. Doç. Dr.
Doğum:
1979 Kayseri
1979 yılında Kayseri’de doğdu. Sankt Georg Avusturya Lisesi’nden sonra 2002 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 2004 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İnsan Hakları Hukuku Yüksek Lisans Programı’nı tamamladı. 2002 yılından beri İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak görev yapmakta olan Ergün, halen Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Doktora Programı çerçevesinde doktora çalışmalarını sürdürmektedir.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
303 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Baruch Spinoza'nın başyapıtlarından. "Dönme bir yahudi tarafından, cehennemde şeytanın işbirliğiyle imal edilmiş bir eser" olarak nitelenmiş ve 1670'de isimsiz olarak, sahte bir yayın yeri ve yayıncı adıyla basılmıştır. Spinoza’nın tanrısı hiçbir peygamberin tanrısı değildir, Spinoza’nın eleştirisi peygamberlerin tanrı adına konuşmasıdır.
303 syf.
Mutlaka Ethica'dan sonra okunması gereken başyapıt.

Ethica'da anlattığı kavramları bu eserinde kullandığı için sürekli sözlük açıp bakmak yerine Ethica ile sorunu çözebilirsiniz.

Spinoza, siyaset-politika ve teoloji üzerine kaleme aldığı bu eserinde çok ağır ve çok da gerçekçi eleştiriler getirir siyasete ve dine. Bu yüzden yaşadığı zaman ve mekanda şeytanlaştırılmış ve afaroz dahi edilmiştir.

Bu can alıcı kitabının ilk bölümü siyaset üzerinedir. ideolojilerin ne kadar güzel şeylerden bahsetse de uygulamada ne kadar yetersiz kaldıklarını ve aslında hiç de öyle bir dertlerinin olmadığını (-ki bence de öyle) çok ince detaylarla işler.

ikinci bölüm ise tanrının adaleti - doğanın kanunu - insan doğası bağlamında getirdiği su götürmez gerçekçi eleştiri ve analizlerle doludur.

Tepki çektiği nokta da ikinci bölümde.

üçüncü bölümünde devlet hiyerarşisi ve yapısı üzerine bir inceleme yapmış, olan ile olması gereken ve öyle olduğu iddia edilen arasında devletin misyonunu işlemiştir. bir yandan siyasi erkin tanrılaştırılması konusunu ele alır ki terörist kavramı o gün kullanılıyor muydu bilmem ancak spinoza'nın azılı bir terörist ilan edilmesi için yeterli analizler barındırıyor.

geri kalan bölümler ise bu saydıklarımın alt metinlerini işleyen yardımcı bölümler olarak karşımıza çıkıyor.

''kutsal kitaplardan felsefe çıkmaz olsa olsa basit bir zihnin bulabileceği ahlak kuralları çıkar'' diyerek zaman ayarlı bombayı şehrin en kalabalık meydanına bırakmıştır.

Sorunlara çözüm yolları da sunmuş olması dönemin devlet-din ve ekonomik güçleri tarafından lanetlenmesine sebep olmuştur.

okuyun, anlayın ve okutun.
303 syf.
·10/10
Kendisi de bir Yahudi olan Spinoza'nın aforoz edilmesine sebebiyet veren muazzam bir Tevrat eleştirisi.Spinoza'ya göre Tevrat'ın 10 Emir bölümü harcindekiler hahamların uydurmasıdır.Mucize denilen şeylerin bir aldatmacadan ibaret olduğunu ısrarla vurgulayan Spinoza kıssaları tarihsel boyutları ve felsefi boyutlarıyla ele almakta ve Tevrattaki çelişkileri ve mantıksızlıkları bir bir gözler önüne sermektedir.
303 syf.
·Beğendi·10/10
"İnsanlar her işlerini şaşmaz bir öğüde uyarak yoluna koyabilselerdi ya da talihleri her zaman yaver gitseydi, hurafenin pençesine asla düşmezlerdi." ile kitaba giriş yapan Spinoza, yüzyıllardır süregelen din algısına ,çeşitli eleştirileri yapmaya başlar.Her ne kadar politik inceleme kitabın diğer yarısını kaplasa da ilk bölüm en çarpıcı kısmı oluşturur. Insanın doğasına ve onun sonuçlarının dinlerin şekillenmesine olan etkisini sunar bize. Etika dan farklı olarak daha anlaşılır bir yapıdadır.
303 syf.
Kitap başlı başına bir incelene zaten. Bunun incelensini yapmak oldukça zor. Tarih boyunca yapılan Kutsal kitap eleştirilerinden biri olan Spinoza'nın bu kitabı, yalın ve anlaşılır dili ile, aynı zamanda verilen örneklerlerin doğruluğu ile anlaşılır bir biçimde düşüncelerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Spinoza'nın kutsal kitaplara oldukça hakim olması ve ispatlar ile değiştirilmiş maddeleri ortaya koyması dindar kesimler tarafından büyük bir eleştiriye uğramıştır.

Din öğretileri ve kutsal kitap metinlerinin ifade ettiği, halk nezdinde ne kadar derine indirgendiği hakkındada bir açılığın ortaya çıkmasını ve kutsal metinlerin anlamsal değerlerini çok iyi bir şekilde ifade etmiştir. Bunu siyasallaşmış bir biçimde, kutsal metinlerin değiştirilip iktidar niyetiyle kullanıldığı zaten çoğu insan tarafından bilinmekte olup bu kitapta da örneklere açıklamıştır. Elimize kalem kağıt alıp, kutsal metinleri yanına açıp okunacak bir kitap..
118 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Yazar, başlangıçta hukukçu olmayanların da okuyabileceğine dair not düşmüş olsa da bir hukukçunun dahi birçok cümleyi tek sefer okumakla hazmedemeyeceği bir kitap. Geçmişteki suçun topluma bulaşma eğilimi ve geleceğe sıçrama özelliği üzerinde durularak klasik suç teorisi prensipleri referans alınarak oluşturulmuş ama klasik suç teorisinden ayrılan mahiyette bir incelemedir. NAZİ deneyimi ve Demokratik Almanya'nın Federal Almanya ile birleşmesi sonrasında toplumunun konum alış biçimleri ve yargının reaksiyon yöntemlerine dair mukayeseli değerlendirmeler içeriyor. Bu yönüyle Türkiyeli hukukçuların mutlaka okuması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. 2013 sonrası Türkiye'de işlenen suçlar yıllar sonra nasıl ele alınmalıdır ? Seçim hileleri,kayyumlar, KHK'ler, ihraçlar, katliamlar, cihadist yapılara doğrudan sunulan destekler, haksız gözaltı ve tutuklamalar, işkenceler, Kürt illerindeki yıkımlar, kadın cinayetleri, yolsuzluklar vs... Türkiye'nin bu geçmişi ilerleyen yıllarda birden silinecek değildir. Zira bugün işlenen suçlar topluma bulaşmıştır. Failler, yardım ve yataklık edenler,azmettirenler hareketleriyle; muhalefet etmeyen ve diren göstermeyenler ihmalleriyle suçu başka formlarda işlemektedir. Yarın da bugünün suçlularını koruyanlar, saklayanlar, ele vermeyenler suçu devam ettirecekler. O gün hukukçuların nasıl hareket etmeleri gerektiği konusunda kapsamlı bir donanıma sahip olunması gerektiği ortadadır. Bu denli suçlu bir toplumda her hukukçunun muhakkak okuması, mesleki rolü gereği şimdiden notlar alması gereken bir kitap. Bu gereklilik Bernhard Schlink'in romanları da dahil olmak üzere bütün yapıtları için geçerlidir.
Burak c.
Burak c. Teolojik-Politik İnceleme'yi inceledi.
@brkcskn·26 Eki 2018·Kitabı okumadı
Spinoza'nın tarih boyunca fikirleri daima tartışma konusu olmuştur. Gerek din yorumu, gerek siyaset gerekse felsefe yorumu dinamik bir zeminde tartışılmıştır. Kendisinden önceki bazı rasyonalistler gibi evreni açıklama veya tasvir etme biçimi mekaniktir. Modern düşüncenin karakterlerini gösteren yorumları, döneminde ki fikirleri de hem toplum hem politikacılar hemde ruhani liderleri oldukça rahatsız etmiştir.

"Ne utanç! o kadar mucizeden sonra, tanrı hakkında oluşturabildikleri tek ide topu topu bir buzağdı."

- Spinoza

Spinoza'nın Teolojik-Politik İnceleme adlı eseri, dönemin şartları yani 17.yy göz önüne alındığında din ve politika üzerinde ciddi anlamda ilk eleştiridir. Kitapta dine bakış açısı ahlaki öğreti temellidir, siyaset alanına doğrudan müdahalesini gereksiz ve yersiz bulur. Öte yandan felsefeden teolojiyi atmaya çalışarak modern dünyanın ilk temellerindeki eğilimi göstermiştir. Ek olarak. dinin itaatkar karakterini bireyin bilgisizliğiyle yorumlarken, akıl özgürlüğüne, vicdan özürlüğüne vurgu yapar. Devlet, bireyin inanç, düşünce, fikir yorumlarına imkan hazırlamazsa toplumun daima yoz ve riyakar olacağını söylemesi adeta okurda şimşek etkisi yaratır.

Sonuç olarak, Spinozanın fikirleri, yaralı olan skolastik anlayışı öldürmüş ve modern dünyanın temellendirilmesinde öncüllerden biri olmuştur.
Merve
Merve Geçmişe İlişkin Suç ve Bugünkü Hukuk'u inceledi.
136 syf.
Herkese iyi geceler...
SCHLINK’ e ait okuduğum 2.kitap Geçmişe İlişkin Suç ve Bugünkü Hukuk. İlk okuduğum kitabı ise ‘Okuyucu ‘ adlı kitabıydı. Çok beğenerek okumuştum. Naçizane hukukçuların ve hukukçu olmayanların da okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap. Yazarın bu kitabını okurken de memnun kaldığımı belirtmeliyim. Nazi Almanya’sına edebi açıdan yaklaşabilmemi sağladı. Kitapta da belirttiği üzere, “ belli bir dönem boyunca yaşamış olan bütün bir kuşağa bulaşan bir suçtur.” cümlesine açıklama getirmiştir.Yazar kitapta Nazi döneminin günümüze olan etkisinden ve sadece o dönemi etkilemekle kalmayıp geçmişin bugünümüz üzerindeki ağırlığından bahsetmiştir. Velhasılı kelam okunmaya değer bir kitap...

Yazarın biyografisi

Adı:
Reyda Ergün
Unvan:
Yard. Doç. Dr.
Doğum:
1979 Kayseri
1979 yılında Kayseri’de doğdu. Sankt Georg Avusturya Lisesi’nden sonra 2002 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 2004 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İnsan Hakları Hukuku Yüksek Lisans Programı’nı tamamladı. 2002 yılından beri İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak görev yapmakta olan Ergün, halen Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Doktora Programı çerçevesinde doktora çalışmalarını sürdürmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 100 okur okudu.
  • 10 okur okuyor.
  • 206 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.