Bu sabah sayfada bir paylaşımda Nazım Hikmet Ran ‘in bir şiirini okuyunca aklıma büyük üstad değerli bilim insanı Server Tanilli geldi. Uzun yıllar yaşadığı Avrupa’dan 1980 öncesi olayların izi tekerlekli sandalyesi ile gelir gelmez yurdun dört bir köşesinde gençlere hitap ediyordu 2000’li yılların başında. O muhteşem sesiyle Nazım’ı anlatıp şiirlerini okuyordu. “Okuyun..” “sorgulayın..” diyordu ne pahasına olursa olsun..Kimimiz canını verdi sürgünde Nazım’lar gibi, kimimiz tekerlekli sandalyeye mahkum olduk ama hiç vazgeçmedik “vatan sevgisinden” “bilimden” ve “edebiyattan” diye haykırdı anlattı, dinledik ve ders aldık. Bu kadim topraklarda yaşamak biraz hüzünlü olsa da güzel günlere inancını hiç kaybetmemiş insanları hep olacaktır, hasretle…
"Genç kuşaklar bilim, sanat ve teknikle ilgili değer taşıyan yapıtları ve anlamlarını iyice kavrayana kadar okumalı. Aydınları serbest okuma alışkanlığı kazanmayan toplumlarda, düşündüğünü yazan, düşüncesini açıklayan insan da pek az olur; ortam demagoglara kalır."
Server Tanilli
On dokuzuncu yüxyılın ilk yarısı. Fransa. Hugoların Victor, çağdaşlarının akımına kapılır. Ün ve şan peşindedir bir yandan bir yandan da çağa ayak uydurmak için "Doğu" yazılarında adı geçsin ister. Doğu Yolculuğu, Doğu Şiirleri, Doğuya Yolculuk gibi isimlerle nam salanların ardına katılır ve buraların her yerine eleştiriler yazar.
Victor Hugo Bir Dehanın Romanı