Tuğba Aydın

Tuğba Aydın

Editör
7.6/10
67 Kişi
·
75
Okunma
·
0
Beğeni
·
41
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
122 syf.
·2 günde·9/10
Kartaca'lı Hannibal Barca

Kendisi gibi etkin bir lider olan hamilcar barcanın oğlu olan Hannibal daha henüz 9 yaşındayken I. Pön savaşına babasının isteği ile katılmış orda bir kan dolu kaseye (bu kitapta et parçası diye aktarılmış) ellerini sokarak bir ömür boyu Roma'ya düşman olmaya yemin etmiştir. I. Pön savaşını Kartaca kaybetmiştir. Aslında bu dönem uzun olduğu için babası hamilcar barcanın başarılı olduğu dönemler muharebeler olmuşsa da genel kazananı Roma olarak tayin edebiliriz. Babasının ölmesinin üzerine ordunun başına kuzeni ile beraber geçen Hannibal üstün savaş dehası ile II. Pön savaşın da Kartaca'nın adeta kaderini baştan yazmıştır. Fatih Sultan Mehmet ve Mustafa Kemal Atatürk e de örnek olan tüm liderler tarafından biografisi okunan Hannibal Barca ordusunu denizden ilerletmek yerine kış ayında filleri atları ile beraber zorlu Alp dağlarından yürüterek , yolda gördüğü yerleşim yerlerinden Roma karşıtı insanları ordusuna dahil ederek özellikle galliler(25000-40000 piyade olduğu düşünülüyor.) Romalılar a büyük sürpriz yapmıştır. Bu kadar karmaşık bir ordu ile bu denli büyük bir başarı sağlamak için elbette stratejinin ve zekânın devreye girmesi gereken bu süreçte , savaş alanında ters hilal taktiği ile Roma ordusunu oluşturacağı yuvarlağın içine çeken Hannibal cannae savaşında 8000 askerine karşılık 60000 Roma askerini katletmiştir... Tek kaybettiği savaş olan zama savaşını kaybetme nedeni ise cannae savaşında kaybettiği filleri ve Roma ordusunun Hannibal üzerine çokça ders çalışıp taktiklerini kısmen de olsa anlamaları ve kuzenini öldürerek Hannibal in destek kuvvetini kirmalari olmuştur. En büyük etklerinden birisi de Alp dağlarında ölen fillerinin bu savaşta olmayışı ve Afrika'dan yeni getirtilen fillerin korku ile kaçmaları ve hatta Kartaca ordusunu ezmeleri olmuştur. Askerlikten sonra Kartaca parlamentosunda görev olan Hannibal Roma baskısı ile siyasi görevinden azledilip sürgüne gönderilmiştir. 70 yaşında da Romalı suikascilerin kendini öldüreceğini anladığında tüzüğünde ki zehirle intihar etmiştir
102 syf.
·74 günde·Beğendi·10/10
İstiklal Marşıyla gönlümüzde taht kuran M. Akif Ersoy, yalnızca milli marşımızla kalmamalı. Onu, böylesine yüce Milli hislere ulaştıran tüm yolların tahkik edilmesi ve biz gençlere nasihatleri hayat şiarı edinilmelidir. Sözünü ettiğim hususlar için Safahat eşsiz bir eserdir.
122 syf.
·1 günde·8/10
Kitapta genel olarak Kartacalıların Romalılarla yaptığı savaşları anlatıyor. Kitabın ortalarında Kartacalı komutan Hannibalın Roma İmparatorluğuna karşı ilerlemesini ve kazandığı savaşları yazıyor. Hannibalın askeri dehası ve kazandığı savaşlardaki izlediği taktikler onu tarihin en iyi komutanları arasında olmasını sağlıyor.
59 syf.
·Beğendi·6/10
Küçük bir hikaye kitabı öyle aman aman bir dedektif kitabı değil ama 1 saat boşluğunuz varsa ve yapacak bir şeyler arıyorsanız 1 saatte sıkılmadan bitireceğiniz hoş bir kitap. Sadece çevirmenin biraz aksaklığı olduğunu hissedeceksinizdir. 1 saatlik bir kitap için iyi denilebilir.
59 syf.
·7/10
Zekice planlanmış bir kardeşin kardeşe tuzağı, onu çözebilmek insanın şaşkınlıklarından geçiyor. Hikaye basit ve yalın, kurgu ise karmaşık, düşündürücü ve bir o kadar tutarlı. Notlarımı alıp düşünmeyecek kadar kısa bir hikaye idi ve bir o kadar hızlı ve heyecanlı
59 syf.
·1 günde·5/10
X.Y.Z. .... itiraf edeyim ki bu set bana bir kitap satış sayfasından geldi. Normalde tarzım olmayan bir tür. Polisiyeymiş dedektifmiş katil uşakmış falan bu işler bana göre değil arkadaşım. Istediği kadar iyi yazılmış iyi kurgulanmış olsun temelde bana aynı geliyor bu tarz kitaplar. Şaşırtıcı bir son olsa bile şaşırtıcı bir son olacağını biliyor olmak gıcık bir durum yani. Tüm aksiyon filmlerinin bana aynı tadı vermesi gibi bir durum. Ama kitap sayfası olmanın hatrına elimize ne geçerse okuyup yorumluyoruz. Değerinizi biliniz efendim
158 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Tam da corona virüsün patladığı bugünlerde çok manidar bir kitap.

Kitabın ilk paragrafı "İstanbulda, Hoşkadem taraflarında İspanyol nezlesi yangın gibi evden eve saldırarak aile fertlerinden üç-dört cana kıymadıkça sönmüyordu. Hastalık olan evlerle imkan derecesinde girip çıkmaktan sakınılması hususunda doktorların önerileri, gazetelerin ihtarları etkisiz kalıyor; bu nasihatlerini zıddına hareketten ileri gelen elim vakalar, birbirini takip ediyordu. Kimsede kurallara uyma eseri görülmüyor, eski kafalar hep bildiğini okuyordu." diye başlıyor.

2019 Eylülünde 'İki Hödüğün Seyahati' kitabıyla okumaya başladığım Hüseyin Rahminin, bu kitabıyla beraber, okuduğum on üçüncü kitabı oldu. Kitabın baskısına değinmek isterim. Bu kitabı almadan önce Maviçatı Yayınlarının baskısındaki yazım hatalarıyla ilgili yorumlar okudum. Kitabın baskısı kaliteli, yazıları okurken insanı yormayacak şekilde basılmış ama okuduğum yorumları haklı çıkaracak kadar yazım hataları da çoktu.

Hüseyin Rahmi kitaplarını hep farklı yayınlardan almaya çalışıyorum. Bunun sebebi hangisi daha kurallı ve kaliteli ise o yayıneviyle devam etmek için.

Olay örgüsü güzel hazırlanmış bir kitap. Aşağıda yazacağım özet kısmında son kısma girmeyeceğim kitabı okuyacaklar için tabiri caizse "spoiler" olmasın.

Özet( ilk paragraftan sonrası için)
İspanyol nezlesinin yanında mahallede açlık ve sefalet de vardır. Yalnız mahallede duvar duvara bitişik iki zengin ailenin evinde neredeyse her gün düğün var gibidir. Şarkı sesleri hiç kesilmez. İki ev de müzik evine benzer. Komşularda hasta ve hatta cenaze olduğunda dikkate almazlar. Bolluk içindedirler yeme içme gırla gider.(Bu bolluğun nereden geldiğini kitabı okuyunca anlayacaksınız.) Komşu kadınlar dedikodu yapmaktadır. (Hüseyin Rahmi Gürpınar kitaplarının daimi tipleridir bu kadınlar. Yazar Harika konuşturur onları. Sanki onlarla beraber hissedersiniz kendinizi.) Komşular şikayetçidirler bu abartılı eğlence durumundan. Bu iki zengin kişi -Hacı Ferhat Efendi ve Hafız İshak Efendi- birbirlerini çok severler. Bir sabah Hafiz İshak, elindebir mektupla, telâş içinde Hacı Ferhat'ın konağına gelir. Korkmuştur. Mektupta Hazreti Abdal Veli'ye, belirtilen adrese, Üç Yüz Lira gönderilmesini yoksa oğlu, gelini ve torununun İspanyol nezlesine kapılıp öleceğini söyler. Hafız İshak korkmuştur polise gitmek ister ama Hacı onun gönlünü ferahlatıp bu işin aslının olmadığı söyleyip gönderir. Mektubun üstünden daha yirmi dört saat geçmeden Hafız İshak Efendinin sırayla torunu, gelini ve oğlu İspanyol nezlesinden ölür. Hafız İshak matem tutarken odasına daha önce gelen ve farkına varmadığı bir mektup daha görür.  Okur ve Hacı Ferhat'ın yanına gider. Mektupta artık tüm varlığını da versen ölen canların geri gelmeyeceği yazar. Hacı Ferhat mektubu okur üzülür. Keşke İnansaydık Abdal Velinin mektubuna der. Derken o sırada Hacının Uşağı elinde bir zarfla odaya girer. Zarf, az önce okudukları zarfla aynıdır. Bu kez Abdal VeliHca Ferhattan Beş Yüz Lira ister. Eğer bu para ödemezse Hacının evinden beş kişi İsponyol nezlesine yakalanacak ve ölecek der. Abdal Veli'nin evliyalığına iman ederler. Hacı Frhat parayı ödemeyi kabul eder. Parayı Abdala göndermesi için Hacı Ferhat'ın hac arkadaşı olan Hacı Hurşit çağrılır, durum anlatılır. Parayı Abdal Veli'ye teslim etmek için Hacı hurşit, arabacı Osman ve hizmetkâr Fettah yola çıkarlar. Mektuptaki adrese varırlar. Hacı parayı vermek için iner. Osman ve Fettahın, Abdal Veli meselesinden haberi yoktur. Abdal Veli'yi bulacakları adrese varmadan uzak bir mesafede dururlar Hacı Hurşit parayı teslim etmek için arabadan iner diğerlerine beklemesini söyler. Hacı Hurşit ilerleyince Osman merak edip Hacının arkasına takılır. Bu sırada Fettah arabada kalır. Fettah korkmuştur. Derken hırsızlar Fettaha saldırıp her şeyini alırlar. Fettahı bağlarlar ve arabayı da alıp kaçarlar. Aynı şey parayı teslim ettikten sonra Hacı Hurşit ve Osmanın da başına gelmiştir. Osman ve Hacı birbirlerini bulurlar. Daha sonra Hacı ve Osman gelip Fettahı bulurlar. İplerini çözerler. Konağa güç bela giderler. Olanlardan sonra Hacı Ferhat'ın damadı polise başvurur. Hemen o günün akşamına durumu anlamak için bir divan kurulur. Hacı Hurşit durumu anlatmaya başlar. Osman ve Fettah da sırayla anlatır.  Daha sonra olayın aslını Sabık Polis Komiseri Şinasi araştırmaya başlar.

Burada yazmaya çalıştığım özet, kitabın doksan iki sayfasına kadar kısa olay örgüsü olarak söylenebilir. Devamını kitabı alıp okumanız dileğiyle...
Sena
Sena Sherlock Holmes - Baskerville'lerin Köpeği'yi inceledi.
216 syf.
·Beğendi·10/10
Kitabın son sayfalarında ki çıkarımlar insana hayret ettiriyor, kendinizi aptal gibi hissediyorsunuz Okurken katili sürekli bulmaya çalışıyorsunuz. Akıl dolu cinayet planları var.Önerebilecegim bir kitap.
133 syf.
·Puan vermedi
Türk-Kürt-Arap Karışımı Olan Bir Aileden Gelen Eyyubileri Anlatan Güzel Bir Kitap,
.
.
Bütün Avrupalı Haçlıların Bir Araya Gelip Kudüs'ü Selehaddin Eyyubiye Ve Müslülan Topluluğuna Bırakmamak İçin Uğraştığını Ve savaş Açtığını,
.
.
Ama Herşeye Rağmen Miraç Kandiline Denk Düşen Bir Günde Selahattin Eyyubi'nin Kudusü Alması Müslümanların Guzel Bir Şekilde Taşkınlık Yapmadan Kudüs'te Kutlama Yapması Ortodoks Ve Hıristiyanların Şehirde Kalması Ve Şehire Yerleşmesi Ve Taşkınlık Yapmamasına İzin Vermesi,
138 syf.
·8 günde·9/10
Mısır hanedanları, nasıl ortaya çıktıkları, hanedanların ne şekilde yükseldiği ve yok olduğu, hiyerogliflerin keşfi, çözümlenmesi, bilim adamları, diğer medeniyetlerle etkileşimleri, mitolojik zenginlikleri ve mitolojinin genişliği, halkın yaşayış biçimi, piramitler ve ne amaçla yapıldıkları dahil bir çok bilgiyi 138 sayfada veriyor. Güzel ve kısa zamanda meraklısına güzel bilgiler sağlıyor

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 75 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 48 okur okuyacak.