Bu kitabı bitirmemin üstünden iki üç hafta geçti ancak inceleme yazmayı unutmuşum. Kapağını çok sevdiğim ve hatta ilk başta bu nedenle ilgimi çeken, sosyal medyada da sık sık gördüğüm bu kitap okurken beni huzurla sardı. Kitap bana modern dünyanın hızında yavaşlamayı, küçük şeylerle yetinmeyi, başkalarının değil kendi hayallerinin peşinde gitmeyi ve en önemlisi "Kahve yaparken sadece kahve yapmaya odaklanmayı" hatırlattı. Ben anda kalmaya, yavaşlamaya önem veren biriyim ve kitapta da benimle benzer düşünen fikirler görmek, bu düşüncelerimi iyice pekiştirmek memnun etti. Herkese öneririm; özellikle kitap ve kahve aşıklarına. Biraz durmak hepimize iyi gelecek. 🩷
Reşat Nuri Güntekin çok başka bir yazar. Kalemiyle insanı yazdığı romanın dönemine götürmeyi ve o anları yaşatmayı çok iyi biliyor.
Kitabın ilk sayfalarını okurken aklıma Çalıkuşu gelmedi değil. Her iki kitapta da bir öğretmen mevcut (hangisinin önce yazıldığını bilmiyorum) fakat ilerleyen sayfalarda hikayenin bambaşka olduğunu gördüm. Beni çok şaşırtan bir kitap oldu ve bir gerçeği kafama dank ettirdi: Hayatı tek bir pencereden görüyoruz. Kim olursak olalım asla tüm açıları görüp hayat hikayemize hakim olamıyoruz. Hikayedeki karakterlere objektik bakmamız da mümkün değil çünkü kimin ne yaşadığını tam anlamıyla bilemiyoruz. Sadece bize yansıyan taraflarıyla anlıyoruz gerçekleri, daha doğrusu anladığımızı sanıyoruz. Şu anda hepimizin farkında olmadığı, bilmediği bazı gerçekler var. Muhakkak. Çok ilginç değil mi? Zehra'nın gözünden okuduğumuz Mürşit Bey ile hakikattaki Mürşit Bey arasındaki farkı hangimiz normal görebiliriz ki? İşte bizim hikayemizde de bir Mürşit Bey var. Belki de biziz...
İyi ki okudum dediğim kitaplardan biri oldu, kesinlikle tavsiye ediyorum.