Sanki sarılacağımız hiçbir ip kalmamış. Sanki boyanacağımız hiçbir boya yok. Sanki daha yakın, en yakın olabilme imkanı için vücudumuzun alacağı hiçbir şekil, sanki alnımızı koyacağımız bir alınlık temiz bir yeryüzü kalmamış.
Yalnızlık, yalnızlık... Şu dakikada sen, benim için, bir (pansıman), bir (konfor), bir (Ab-ı hayat) gibisin...
Fakat biraz sonra, ya zehirlerin zehiri olmaya başlarsan?... Sende böyle bir niyet sezer gibiyim.