Göğe Kadar Sen Kitap Yorumum
9/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
“Beklemekten yorulur mu insan sence?” dedi usulca. ‎ ‎“Yorulur.” dedi Menekşe. “Ama seviyorsa vazgeçmez.” ‎ ‎“İşte ben yorulmam.” dedim kararlılıkla. Gözlerim Menekşe'ninkilerle buluştuğunda sesim neredeyse bir fısıltıya dönüşmüştü. “Ben beklemeyi de severim. Sonunda o varsa, o yola da tamamım…” ‎ ‎Merhabalar canlarım. 🩷 ‎ ‎Ben geldim ve bugün sizlere daha önce platform üzerinden büyük bir keyifle okuduğum, basıldıktan sonra da elime alıp aynı heyecanla yeniden okuduğum o kitapla geldim. ‎ ‎Gizem Toprak'tan Göğe Kadar Sen ile sizlerleyim. ‎ ‎Dağhan İdris Tüfekçi, yıllar önce kalbinde paramparça bir aşk ve cebinde, daha doğmadan sevdiği kadın tarafından aldırıldığına inandığı bir bebeğin ultrason fotoğrafıyla çok sevdiği şehri Artvin'i terk eder. Çocukluk hayali olan askerlik mesleğini yapmak için Iğdır'a gider ve tam yedi yıl boyunca Artvin'e geri dönmez. Üstelik bir daha dönmemeye de kararlıdır. ‎ ‎Ta ki çok sevdiği amcasının ölüm haberini alana kadar… ‎ ‎Bu haber hem onu derinden sarsar hem de geçmişinin hâlâ çok sıcak olduğu o şehre geri dönmek zorunda bırakır. ‎ ‎Ancak Dağhan'ı sadece bir cenaze değil, yıllar önce geride bıraktığı bir kadın ve inandığı bütün gerçekleri altüst edecek bir geçmiş bekliyordur. ‎ ‎Zülal ise tam yedi yıl boyunca sevdiği adamı beklemiştir. Onu sadece bir kez görebilmek için cenaze evine gider ama karşısına çıkan kişi, yedi yıl önce bıraktığı Dağhan değildir. ‎ ‎Artık gözlerinde ve kalbinde büyük bir kırgınlık ve soğukluk taşıyan bir adam vardır. ‎ ‎Her hareketi Zülal'i yaralasa da ona her şeyi anlatmak ister. Bu yüzden Dağhan'ı yıllar önce ayrıldıkları ve buluşma noktaları olan Taşköprü'ye çağırır. Fakat Dağhan gitmez. Çünkü Zülal ile konuşacak hiçbir şeyinin kalmadığını düşünmektedir. ‎ ‎Zülal saatlerce bekler ve sonunda geri döner.
Göğe Kadar SenGizem Topak · Dokuz Yayınları · 202661 okunma
Puan vermedi·363 syf.··
2026 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 22:33
pekâlâ, zamanında potterhead olmayı seçtiğim için kendimden utanıyorum. pjo evrenine girmek için geç kaldım mı? sanmıyorum. gerçi, Percy'den yedi yaş büyük biri olarak okumak delicesine moruk hissettirdi. uzun lafın kısası, cidden beni içine çeken, çocuk kitabı olarak adlandırılmasından çok mitoloji kitabı olmaya layık ve zekice kurgulanmış bir kitap. mitoloji sevenler zorlanmazlar, ki zorlanılacak bir şey yok çünkü kitabın dili açıklayıcı ve basit. ters köşeler hoşuma gitti, tanrıların iyi yansıtılması da gayet iyiydi. serinin devamını bu yaz okuyup bitirmeyi düşünüyorum, annabeth gibi harika bir karakterle tanıştığım için bu kitaba minnettarım. teşekkürler percy aka yosun kafa
Şimşek HırsızıRick Riordan · Doğan Egmont Yayıncılık · 20159,8bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·276 syf.··
2026 40. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 21:54
Bu dünyada hiçbir düşmanım yok, çünkü en çetin kavgaları kendi içimde yaşıyorum demişti başta kahraman . Çok haklıydı kendi kendini yedi bitirdi..Bir adının olmadığını şuan farketmiş olmam dışında beni çok da şaşırtan bir kitap olmadı . Tarık Tufan a olan sevgimi bu kitaptan bağımsız tutmak istiyorum . Güzel alıntılar yaptığım akıcı bir kitap oldu ama Gece Açan Çiçekler i yada Âşıklara Yer Yok gibi kitapları okuduysanız bunu beğenmeyebilirsiniz . Şeyh babanın yanından ( ki bence adam ona her zaman çok iyi davrandı ) ayrılıp bir çöküşe giden hayatını anlatıyor , edayı sevdi ama ona da değmezdi , hiç beklemiyordum ama bu hikayede tek mutlu olan Rüstem oldu .
Alıntı
Şanzelize Düğün SalonuTarık Tufan · Doğan Kitap · 20248,7bin okunma
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 178. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 00:00
"EV YAPIMI BİR PARAŞÜT" "Zihnin gerçek doğasının sonsuz ve sınırsız olduğunu, gökyüzü gibi olduğunu biraz evvel konuşmuştuk. Düşünceler, gökyüzünde beliren bulut kümeleri gibidir. Bulutlar gelip geçerler, ama gökyüzü onların geçişlerinden hiç etkilenmez, bozulmaz, lekelenmez, eksilmez veya çoğalmaz. Daima aynı kalır. İri bulutlar, ufak bulutlar, beyaz bulutlar, gri bulutlar ve kara bulutlar... Kimi zaman pırıl pırıl bir günes görünür, kimi zaman ise bulutlar güneşi örter. Bazen korkunç bir fırtına patlak verir, şimşekler ve gök gürültüleri yüzünden gökyüzü ürkütücü bir hale bürünür. Fakat ne gelmiş olursa olsun ve ne kadar sürerse sürsün, eninde sonunda bitecektir. Bulutlar geçip giderler, fırtına diner ve tüm bu olup bitenler gökyüzünde hiçbir iz bırakamaz. Zihnin gerçek doğası saf, bozulmamıs ve sonsuz halini daima korur." Hayat bazen öyle koşturmacalı geçiyor ki, kendi zihnimizin içinde bile huzur bulamıyoruz. Sürekli kaygı, öfke, tahammülsüzlük... "Değişemiyorum", "zihnimdeki gevezeliği susturamıyorum" dediğimiz anlar çoğalıyor. Zihnimizle kurduğumuz ilişkiyi sorgulatan ve meditasyonun dönüştürücü gücünü kurguyla harmanlayan sürükleyici bir hikâye sunuyor yazar bize kitabında. Bilge büyücü "Mama Nono" rehberliğinde, bizleri yedi günlük içsel bir yolculuğa çıkarıyor. Otomatik cevaplar, otomatik tepkiler, otomatik yaşamlar... Bunun ne kadar farkındayız? Karşımızdaki insanın bizi gerçekten dinlemediğini, aslında kendi zihnindeki konuşmalarla meşgul olduğunu hissettiğimiz anlar oluyor mu? "Nasılsın?" - "İyiyim." Bu kısacık diyalog bile ne kadar ezbere yaşadığımızın bir kanıtı aslında. Ben de son zamanlarda kendi otomatikliğimi fark ettim. Ve biraz isyan ettim açıkçası. "Nasılsın?" sorusuna her seferinde aynı cevabı vermek istemiyorum artık. Deniyorum: "Yeterince
Edebiyat
Ev Yapımı ParaşütBerrak Yurdakul · April Yayıncılık · 20266 okunma
9/10
·480 syf.··
2026 65. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 10:00
Nazlı Kaya, küçükken babasından şiddet görmeye başlamıştır. Bu durumunu arkadaşı Balca'dan başka kimse bilmemektedir. Taki bir gece Nazlı babasından gördüğü şiddedete dayanamayıp intihar edene kadar... Balca'nın abisi Yalvaç uzun zamandır Nazlı'nın durumunun farkındandır ve o gece Nazlı'yı kurtarmıştır. Yalvaç Zorlu, Gök Kuzgun teşkilatında başarılı bir istihbaratçı olma yolundadır. Ve daha on yedi yaşındayken Ulusal Güvenlik ve İstihbarat Teşkilatı'na Nazlı'nın durumunu bildirmiştir. Nazlı, Yalvaç sayesinde teşkilatın yetiştirme yurtlarından birine yerleştirilmiş ve o da siber güvenlik uzmanı olma yolunda eğitimler almaya başlamıştır. Ancak Nazlı'nın karanlık geçmişi ve teşkilatın kuralları Nazlı ve Yalvaç'ın önüne bir çok zorluğu da getirmiştir. Ve sonunda Yalvaç Nazlı'yı korumak için onunla sahte bir evlilik yapmıştır. Ancak zaman geçtikçe çocukluğunu bildiği kıza karşı önüne geçilemez bir aşk beslemeye başlamıştır. Nazlı ise geçmişinden dolayı kendini sır gibi saklamak zorunda kalmış hatta duygularını bile görmezden gelmiştir. Ancak aralarındaki ufak yakınlaşma ile hayatları bambaşka bir yöne gitmeye başlayacaktır. Nazlı ve Yalvaç'a Kızıl Gerdan okurken çok kızmıştım ama bu kitabı okurken de Balca'ya kızmadım değil.Her iki tarafında kendince nedenleri vardı ve bakınca iki tarafta haklıydı.Nazlı'nın geçmişi ve olaylar nasıl bağlanacak diye merak ediyordum.Neyse ki korktuğum gibi olmadı.Yalvaç ise yıllardır taşıdığı şeylerin altında eziliyordu ve artık rahat bir nefes alabilir.İkili arasında ki ilişki ise zamana yayılarak yıllar içerisinde oluşmaya başlamıştı.Ve ikiside sonunda mutlu olmayı hak eden kişilerdi.Bu arada kitapta kısımlar olduğunu da belirteyim. Kızıl Gerdan'a okumadığımız bazı kısımları da burada ayrıntılı bir şekilde görmüş oldum.Ve şimdi Leyal
Gök KuzgunPınar Salman · Pukka Yayınları · 202615 okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
UÇURTMA AVCILARI (Çocuk Romanı) LİNDA SUE PARK 1960 doğumlu Kore kökenli Amerikalı yazar Linda Sue Park’ın kaleme aldığı bu eser, çocukların yeteneklerini keşfetmeleri, kendilerini gerçekleştirme çabaları ve kardeşler arasındaki ilişkinin psikolojik boyutları üzerine kurulmuş değerli bir çocuk romanıdır. Yazarın özellikle çocuk ve gençlik edebiyatı alanındaki eserleriyle tanındığı düşünüldüğünde, romanda verilen mesajların önemi daha da belirginleşmektedir. Olaylar Kore’de geçmektedir. Kee-sup ve Young-sup kardeşler, uçurtmalara büyük ilgi duyan iki çocuktur. Kee-sup daha büyük olduğu için geleneklere uygun olarak onun için bir şapka takma töreni düzenlenir. Bu törenden sonra küçük kardeşin ağabeyine daha fazla saygı göstermesi beklenmektedir. Doğaları gereği zaman zaman rekabet içinde olan kardeşlerden Young-sup, babasının bu beklentiyi açıkça dile getirmesi üzerine iç dünyasına yönelir ve yalnızlaşmaya başlar. Ancak Kee-sup, kardeşinin yaşadığı duygusal değişimin farkındadır. Gelenekleri katı biçimde uygulamak yerine kardeşini korumaya ve ona değer verdiğini göstermeye çalışır. Böylece iki kardeş arasındaki sevgi ve bağlılık, rekabet duygusunun önüne geçer. Kardeşlerin farklı yetenekleri vardır. Young-sup uçurtma uçurma konusunda oldukça başarılıdır. Kee-sup ise uçurtma yapımında beceriklidir. Young-sup’un uçurtma satın alacak parası yoktur. Bunun üzerine bir uçurtma satıcısına ilginç bir teklif sunar. Eğer kendisine verilecek bir uçurtmayı başarılı bir şekilde uçurur ve bunun sonucunda yedi uçurtma satılmasını sağlarsa, satıcının ona bir uçurtma hediye etmesini ister. Satıcı bu teklifi kabul eder. Young-sup’un başarısına görünmeden destek olan babası ve ağabeyi de onu koruyup kollamaya devam ederler. Kardeşlerin uçurtmalara olan tutkusu, dönemin çocuk
Uçurtma AvcılarıLinda Sue Park · Beyaz Balina Yayınları · 2018260 okunma