Kadınlar böyledir işte. Ölüme hiç alışık değillerdir. Sanki ölüm bu dünyada kadınlara karşı, onların kötülüğü için icat edilmiş bir şeydir. Bir zamanlar, sakallı bir adamın burnunu bir kadının bacak arasından çıkarıp söylediği gibi, erkekler ölmek için yaşar. Ama kadınlar, lütfen yine sırıtmaya başlamayın, yaşarlar. Ayrıca bir amaca gereksinimleri yoktur. Bilmedikleri bir şeyi özlerler, çiçeklere su verirler, pencereden sokağı, gökyüzünü, kuşları seyrederler,aşık olurlar, bir daha, bir daha olurlar..
Soytarılık etmeden güldürebilmek seni...
Ekmek çalmadan doyurabilmek...
Ve haksızlık etmeden doğan güneşe
Bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi
Mülteci isteklerim oldu ara-sıra, biliyorsun...
Şimdi iyi niyetlerimi,
Bir-bir yargılayıp asıyorum...
Bu son olsun be... bu son olsun!
Bu da benim sana,
Ayrılırken mazeretim olsun!