Başka türlü düşünürsek, ölümün bir iyilik olduğunu umduracak sebep olduğunu da görürüz; Ölüm iki şeyden biridir; Ya bir hiçlik, büsbütün şuursuzluk halidir, yahut da, herkesin dediği gibi, ruhun bu dünyadan ayrılarak başka bir dünyaya geçmesidir. Ölüm bir şuursuzluk, deliksiz ve rüyasız uyuyan bir kimsenin uykusu gibi bir uyku ise, o ne mükemmel, ne tam bir kazançtır!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Herkesin kendini düşünmekten, kendi işlerinin peşinde koşmaktan önce erdemi, bilgeliği araması gerektiğini, devletin sırtından faydalanmaya bakmazdan önce devlete bakması lazım geldiğini sizlere kabul ettirmeye çalıştım.
Kapitalist toplumda, şeyler elbirliğiyle işletilir ve elbirliğiyle yapılır ama bunlar, yapanların ortak malı (mülkü) değildir. Makineyi kullananlar, onun sahibi olmadığı gibi, sahipleri de makineleri kullanmazlar.
Kapitalist toplumun temel çelişkisi de burada yatar; Üretim, toplumsal olduğu, kolektif çaba ve emeğin bir sonucu olduğu halde, ürünün mülkiyeti, özel, bireyseldir. Toplumsal olarak üretilen ürünler; üretenlere ait olmayıp, üretim araçlarının sahiplerinin, kapitalistlerin malıdır.
Bunun çaresi ortadadır: Üretimin toplumsallaştırılmasını, üretim araçları mülkiyetinin toplumsallaşması ile birleştirmek. Toplumsal üretim ile özel mülk edinme arasındaki çelişkiyi çözümlemenin yolu, kapitalist toplumsal üretim sürecinin gelişmesini mantıksal sonucuna götürmek, yani toplumsal mülkiyete ulaşmaktır.
Kendi yurdunuz içinde doğrulukla yaşayın ve yaşatın; devletin giderlerini gelirleriyle denkleştirin; kötülük kaynaklarını kurutun; saçma ve barbarca bir düzenin öldürmeye ve ölmeye sürüklediği mutsuzlara karşı işkenceler arayacak yerde, kötülüğü daha tohumdayken önleyecek, yok edecek insanca kurumlar yaratın.