Puan vermedi·288 syf.··
2026 202. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 22:08
Öncelikle şunu belirtmeliyim: Bu kitabı birine önerirken dikkatli olmalısınız. Önerdiğiniz kişi sizi ya çok sevecek ya da sizden nefret edecektir. Bir erkeğin duygularını ve yaşadıklarını en çarpıcı haliyle anlattığı bir kitap. +18 demek bile yetersiz kalır; ileri yaştaki okurları bile rahatsız edebilecek düzeyde pornografik unsurlar içeriyor.Ancak kitap yalnızca bundan ibaret değil. Yer yer oldukça zekice yazılmış, güçlü bölümler de barındırıyor. Çoğu kişi bu kitabı yeraltı edebiyatı olarak tanımlıyor ama bana kalırsa yeraltının bile daha altında bir yerde duruyor. Henry Miller’ın öfkeli ve yıkıcı dili, yaşadığı hayatla doğrudan bağlantılı. Doğduğu ülkede tutunamayan, açlıkla boğuşan ve gittiği yerde de aynı kaderi yaşayan birinin dünyaya karşı hırçınlaşmasını anlamak zor değil. Aslında tanışmak bile isteyebilirdim. Tüm bu sebeplerle kitabı beğendim. Hatta devamı olan Oğlak Dönencesi’ni de en kısa sürede okuyacağım.
Yengeç DönencesiHenry Miller · Siren Yayınları · 20191,055 okunma
10/10
·286 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 23:51
"Kelimeler güçlü ve garip şeylerdir, söylensin ya da söylenmesin." Bu kitaptaki kelimeler gerçekten güçlüydü, kalbime öyle çok yerde dokundu ki... Duygusal bir insan olmama rağmen (tipik yengeç burcu) okuduğum kitaplar beni kolay kolay ağlatamaz, çünkü anlatılanları zihnimizde canlandırıp aynı zamanda o duygu seline kapılmak her zaman mümkün olmuyor. Filmlerde ağlamak daha kolay mesela, çünkü karşımızda hali hazırda canlandırılan bir sahne var, hayal etmemiz gerekmiyor. Bu kitap beni hüngür hüngür ağlatmadı ama hikâyesi, anlatım tarzı ve değindiği duygular ile yüreğime işledi, empati kurdurdu ve hadi itiraf edeyim, gözlerimi doldurup, burnumun direğini sızlattı. 1960'larda Kanada'nın Nova Scotia bölgesinde yaşayan Mi'kmaq yerlilerinden olan Kızılderili beş çocuklu bir aile, her yaz sınırı geçerek Amerika'nın Maine eyaletindeki yaban mersini tarlalarında mevsimlik işçi olarak çalışmaya giderler.Ailenin dört yaşındaki en küçük kızı Ruthie,bu çalışma sezonlarından birinde kaybolur.Ailenin imtihanı Ruthie'nin kaybolması ile başlasa da, zorluklar birbiri ardına gelir ve adeta bir yaprak dökümü yaşanır. Biz bu hikâyeyi iki anlatıcıdan dinliyoruz. Birincisi, olaylardan en çok etkilenen, kaybolan kardeşini çok özleyen ve baskılanmış duyguları sebebiyle öfke kontrolsüzlüğü sorunu olan Joe,ikincisi ise hatırlayamadığı eski hayatının hayaletleriyle mücadele ederken bir taraftan da yeni hayatındaki baskıcı ve kontrolcü ebeveyninden yorulan Ruthie,şimdiki adıyla Norma. Bazı kitaplarda hiçbir karakter ile bağ kuramayan ben, bu kitapta hemen herkesle bağ kurdum ve birçoğunu kendi penceresinden bakınca haklı buldum.Ruthie'nin gerçek sevgi açlığı, annesinin yarım asır sakladığı minik botlar ve oyuncak bebek,Joe'nun engel olamadığı öfkesi... Aile, aidiyet, kökler... Geri
Yaban Mersini ToplayıcılarıAmanda Peters · Beyaz Baykuş Yayınları · 2025195 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 154. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 00:00
"TÜRK TARİHİNE YÖN VEREN METİNLER" "Tüm güzellikler sürekli Türklerden haber veriyor. Bütün mükemmellikler sürekli Türkleri işaret ediyor. Türklerin başlarındaki börk ve ellerindeki kılıç, koç burcunda güneş gibi ve yengeç burcunda Müşteri (Jupiter) gibidir. Sevgi ve hizmette Türklere gönül vermek gerekir. Zira Tanrı, cihan mülkünü Türklere teslim etti." Tarih, yalnızca olayların kronolojik bir dökümü değildir. O, insanlığın ortak hafızası, medeniyetlerin birikimi ve geleceğe tuttuğumuz aynadır. Ancak tarihi var eden ve nesilden nesile aktaran asıl unsurlar, hiç şüphesiz metinlerdir. Taş tabletlerden papirüslere, matbaa devriminden dijital ekranlara kadar insanlık, düşüncelerini, savaşlarını, anlaşmalarını ve hayallerini kelimeler aracılığıyla ölümsüzleştirmiştir. Bir milletin kaderini değiştiren şey her zaman kılıçlar, ordular ya da fetihler değildir. Bazen tarihin akışını değiştiren şey, bir taşın üzerine kazınmış birkaç cümle, bir hükümdarın ardında bıraktığı bir öğüt ya da yüzyıllar boyunca dilden dile aktarılan bir hikmet olur. İnsanlık tarihi incelendiğinde büyük dönüşümlerin çoğunun önce zihinlerde başladığı görülür. Zihinleri şekillendiren ise düşünceler, fikirler ve onları taşıyan metinlerdir. Çünkü söz, bir iletişim aracı olmanın ötesinde; hafızanın, kültürün ve medeniyetin taşıyıcısıdır. Bizler bugün, geçmişin bu büyük metinlerinin mirasçılarıyız. Onları okuyarak, anlayarak ve eleştirerek tarihle bağ kurarız. Belki de geleceğe yön verecek bir sonraki büyük metin, henüz yazılmamış ve bir yerlerde birinin zihninde şekillenmeyi bekliyordur. · Bilge Kağan’ın Orhun Kitabeleri (Göktürk harfli metinler): Sadece birer yazıt değil; Türk milletine “kendin ol, devletini kaybetme, bilgeliği bırakma” çağrısıdır. Türk adının ve bilincinin bin yılı aşan bir hafızaya
Edebiyat
Türk Tarihine Yön Veren MetinlerTufan Gündüz · Yeditepe Yayınevi · 20268 okunma
Benlik Kitabı ve Ben :)
8/10
·160 syf.··
2026 22. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 11:46
Kitabın analizini yaparken kitapla ilgili kuracağım ilk cümle şu olur sanırım: yazar kendi iç muhakemesini yaparken biz okuyucular yanında oturup izliyoruz sonra biz de kendi içimizde böyle bir düşünce sarmallığında kendimizi buluyoruz. Yazar benlik kitabında hepimizin içinde olan o sesi “ yengeç” olarak tanımlıyor. Ben acaba içimdeki o sesi nasıl tanımlardım diye düşünüyorum. Kitap ilk başta nasıl ilerleyeceğini bilemeyeceğiniz bir dil ve anlatım ile karşılıyor okuyucuları, benim gibi ilk defa Oruç ARUOBA okuyan okuyucular için alışılmadık bir başlangıç olabilir. Yazarın düşünce yapısını , anlatımını ve Benlik kitabı üzerinden kişinin kendisine(bene), hayata ve insanlara karşı o iç sorgulaması beni de bir çok yerde sorgulattı ve kitabı bırakıp uzaklara baktırdı :) Kitabı beğenmekle birlikte yazarı Kafkanın, Dostoyevski‘nin, Sadık Hidayet‘in… içimde oluşturduğu “ durum üzerinden düşünce ve ızdırap masasına” davet ettim. Kitap analizimi kitaptan en sevdiğim alıntı ile bitiriyorum. Çok çeşit olabiliyor yapamamamdan rahatsızlık duyduğu durumlar: -en çok, ilişkilerimde, isteye isteye geldiğim noktalarda, birden ters-yüz etmem:Bu o kadar çok yineliyor ki (gene , temel kişilik özelliğim, herhalde…) neredeyse önceden belli:- İsteyip alamamam; Aşıp ulaşamamam; Çekip bağlayamamam; Kızıp bırakamamam; Çıkıp gidememem; Kesip koparamamam ; - ve, bitirip baştan başlayamamam- Oruç Aruoba Benlik
BenlikOruç Aruoba · Metis Yayıncılık · 20181,367 okunma
kitabin surekli bilincakislariyla suslenmis anlatisini ve kasitli kopuklugunun icine giremedim. 150. sayfaya kadar dayanabildim ama sonrasinda ilginc veya devam etmeye degecek bir parilti yakalayamadim.
Yengeç DönencesiHenry Miller · Siren Yayınları · 20191,055 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2026 14. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 00:18
“Gencin zihninden geçen görüntülerin konuşmaya sızdığına dair en ufak bir işaret yoktu.” Martin Eden, sevdiği kızın ailesinin yemek davetinde bu bilinç akışını yaşıyordu. (Sevdiği kızın ailesi… kulağa hoş geliyor.) Devam edeyim. Yengeç Dönencesi bana Jack London’u hatırlattı. Özellikle Martin Eden’deki iç monologlar ve bilinç akışı tekniğiyle kurulan yoğun psikolojik atmosfer… Okuyucuyu karakterin zihnine doğrudan taşıyor. Sanki onunla birlikte seyahat ediyor, yaşadıklarını birlikte deneyimliyor, hislerini iliklerimize kadar hissediyoruz. Aşkın insana ölümsüz ve her şeye gücü yeter gibi hissettirmesi… diğer yandan zor hayatlarda insanın ne kadar kırılgan, güçsüz ve çaresiz olabileceğini göstermesi… Ne anlatsam eksik kalır, mutlaka okuyun. Bir hayat yaşadım bu romanda, zor bir hayat, ve her güzel şey gibi kısa sürdü, bitti. Sn sevgili saygıdeğer, çok değerli, hep değerli önerenime teşekkür ediyorum.
Yengeç DönencesiHenry Miller · Siren Yayınları · 20191,055 okunma