10/10
·98 syf.··
2026 30. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 13:41
VEDA Yolcu olmasa neye yarar yollar, oteller istasyonlar, havaalanları, kervansaraylar Hoşçakalın hanında hamamında konakladığım Karakollarında dayak yediğim, bayraklı Kapılarından uzak durduğum şehirler Ayrılığın da vardır elbet vakti saati Ve gitmek Daima bir itirazdır bu dünyaya Devrim için savaşmayana komünist mi denir Korsan mitingler, barikatlar, yoldaş türküler İşçileri tarafından kovalandığımız fabrikalar Devrim gelecek cümle eksikler bitecek, bitsin inancından teoriler üreten ve kendimi yiğit Düşmanı korkak sandığım gençliğim güzeldin Yeşil mürekkeple yazılmış aşk mektupları Saçlarını briyantine batırmış fotoğraflarım Herbiri ciltlenmiş kitaplar, dergiler, albümler Sektirmeden tutulmuş günlükler; otobüs Ve tren biletleri, 100 kuruşluk Varlık kitapları Kebikeçlere bırakıyorum şimdi hepinizi On küsur yıl bir yastığa baş koyduğum kadın Ağrıyan sevincimde izleri kalan sevgililer Özleminizle, siteminizle, nefretinizle iyiydiniz Yolcu ve hancı masalı bu, ardımdan su dökmeyin Kapı kapanırken menteşeler incinir diyordunuz Ama kalsın yine de bu vedada hoşçakal duygusu
Barbar ve ŞehlaAhmet Telli · Everest Yayınları · 2017663 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 14:08
Bilim Hiç Bu Kadar Samimi Olmamıştı! ​Serkan Karaismailoğlu, bu kitapla bilimsel bir metin değil, adeta bir kullanım kılavuzu sunuyor. Kitabın en başında "Tarih sevmiyorsan okumadan geç" diyerek okuru özgür bırakması, aslında sizi o tarihin içine daha çok çekiyor; çünkü karşınızda size ders veren bir profesör değil, kahve eşliğinde beynin sırlarını fısıldayan bir dost var. ​ Erkeklerin bazen neden boş boş baktığını ya da olayları neden bizim kadar detaylı göremediğini anlamak için devrim niteliğinde bir eser. O yanmayan yeşil alanların aslında bir "arıza" değil, bir "donanım farkı" olduğunu görüp rahatlıyorsunuz. Nöronları ve hormonları öğrendikçe, partnerinize veya babanıza kızmak yerine "Ah be, senin beynin ancak bu kadarını çekiyor!" diyerek tebessüm etmeye başlıyorsunuz. ​ Tarih kısmındaki derinliğiyle zihni doyuran, güncel hayattaki karşılıklarıyla da kalbi ferahlatan bir kitap. Eğer dünyayı farklı pencerelerden gören iki beynin neden bir türlü aynı noktada buluşamadığını merak ediyorsanız; bu kitap size o köprüyü kurduracak.
Kadın Beyni Erkek BeyniSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 201912,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·454 syf.··
2026 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 05:21
Trevanian: Rodney William Whitaker (1931 - 2005 ) Eser yayın tarihi: 1979 Trevanian’ın en güçlü tarafı: “derinliği gösterişsiz anlatabilmesi” Yani büyük fikirleri bağırmadan, sakin ama etkili biçimde aktarması. Karakterler; Diamond = Dayan (Zion) Swinnen Aynı kişi ama iki yüzü var • biri sistemin görünmeyen beyni • diğeri sıradan bir insan gibi saklanan kimlik • CIA ile bağlantılı ama birebir CIA ajanı değil • Mother Company adlı gizli yapının parçası • Bu yapı, CIA’i de kullanan / yönlendiren daha derin bir güç gibi gösterilir Yani Diamond: CIA’in üstündeki gölge güç” tarafı Darryl Star • Daha çok Amerikan askeri / sahadaki adam • Sistem içinde, emir alan ve uygulayan tip • CIA’den ziyade Amerikan devletinin kaba gücünü temsil eder Yani Darryl Star: Sistemin içindeki uygulayıcı insan” Özet net haliyle: • CIA = Romanda arka planda kullanılan bir araç • Diamond = CIA’i de yönlendiren üst akıl • Darryl Star = Sahadaki adam / sistemin askeri yüzü Şibumi şunu söylüyor: Görünen güç (CIA) değil, görünmeyen güç (Mother Company) asıl oyunu kurar. Tam net bir zihin haritası gibi kuralım; çünkü Şibumi’nin en güçlü tarafı bu gizli güç katmanları:
ŞibumiTrevanian · E Yayınları · 20249,5bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 18. kitabı
#arkakapak ATILACAK SON ADIM SADECE BANA AİTTİ. YA YENİ BİR BAŞLANGICA OLACAKTI BU ADIM YA DA ÖLÜME... SON ADIM, SON SAVAŞ VE SON BİR DİRENİŞ. Kendi tarihinin en karanlık ve en tehlikeli savaşıyla karşı karşıya olan Ötanazi Okulu'nda saflar belirlenir. Bu bir isyan değil, bir başkaldırıdır; devrim veya darbe değil, bu artık onların hayatıdır. Mahkûmlar yıllardır süregelen otoriteye ilk olmasa da son kez karşı çıktığında birbirlerine güvenmekten başka çareleri yoktur. Artık vazgeçmek için çok geçtir çünkü bundan gerisi Yıllarını Ötanazi Okulu'nda geçiren Yeşil, kendini olağanüstü bir durumun içinde bulduğunda artık endişelenmesi gereken tek şeyin zayıf kalbi olmadığını fark etmiştir. Başta sevdiği adam olmak üzere serumun etkisi altında olan herkes büyük bir değişimin içine girmiştir. Acımasız, kontrolsüz ve tamamen vahşi duygularla hareket eden yeni düşmanlarla karşı karşıya kalmışlardır. Yeşil ve arkadaşları için zaman daralıyordur, kaybettikleri her saniye onlar için yeni bir yıkımın başlangıcıdır. #kitapyorumu Selam arkadaşlar. Bugün size ötanazi okulu serinin son kitabından bahsedeceğim. Yazardan okuduğum ilk seri. Seriyi zaten bilmeyen yoktur diye düşünüyorum. O yüzden konusundan bahşetmeyeceğim. Daha sonra 4 kitap birden bir post paylaşırım. Beni şaşırtan şey Yeşil'e nakledilen kalbin sahibi. Ben başka biri diye düşünüyordum. Onun dışında bolca spoi yemiştim. Seriyi çok severek okudum. Yazarın kalemi çok keyifli ve akıcıydı. Diğer kitaplarını da merak ediyorum. Ötanazi Okulu 4 Maral Atmaca
1000Kitap
Ötanazi Okulu 4Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 20234,062 okunma
Erkeksiz Kadınlar: Dönüşüm ve kadın olmanın yeniden yazılması
10/10
·104 syf.··
2026 13. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2026 12:30
Bazı kitaplar vardır, sayfa sayısı azdır ama içlerinde koca bir dünya taşırlar. Shahrnush Parsipur’un Erkeksiz Kadınlar romanı da tam olarak böyle bir eser. Yaklaşık 100 sayfalık kısa bir metin, ama her cümlesi katmanlı, her metaforu derin ve düşündürücü. İlk bakışta, birbirinden farklı kadınların yollarının kesiştiği bir hikâye gibi görünse de, aslında bu romanın asıl konusu kadının kendi varlığını fark etme süreci. Roman boyunca kadınların her biri, kendilerine çizilmiş sınırların içinde sıkışmış hâlde karşımıza çıkar. Kimisi evin içinde görünmezleşmiş, kimisi bedenine yabancılaşmış, kimisi düşüncelerini bile özgürce yaşayamayan bir noktadadır. Ama hepsinin içinde, henüz tam adını koyamadıkları bir dönüşüm başlar. Özellikle ağaç metaforu, bu dönüşümün en çarpıcı sembollerinden biridir. Ağaç, kök salmak ile özgürleşmek arasındaki o ince çizgiyi temsil eder. Bir yandan bulunduğu yere bağlıdır, diğer yandan sürekli büyür, genişler ve kendi varlığını çoğaltır. Kadının kendi bedenini, kimliğini ve varlığını yeniden kurma isteği, bu metaforla çok güçlü bir şekilde hissedilir. Bağ, nilüfer, yeşil sis, saydamlık gibi imgeler ise kadınların farklı özgürleşme biçimlerini temsil eder. Kimi görünür olarak değişir, kimi görünmezleşerek güçlenir, kimi kendi iç dünyasında sessiz ama köklü bir dönüşüm yaşar. Ferruhlika’nın kendi alanını kurma arzusu, Faize’nin küçük ama önemli özgürlük arayışları, Munis’in zihinsel uyanışı ve Zerrinkülah’ın varoluşunu yeniden tanımlama çabası… Hepsi, kadının toplum tarafından belirlenen rollerin ötesine geçme ihtiyacını gösterir. Romanın en etkileyici yanlarından biri, bunu büyük olaylarla değil, sessiz dönüşümlerle anlatmasıdır. Çünkü bazen en büyük devrim, insanın kendi içinde gerçekleşir. Bu kitap çok kolay okunuyor. Akıcı, sade ve kısa.
Erkeksiz KadınlarShahrnush Parsipur · Can Yayınları · 20242,149 okunma
Davit Rockefeller
7/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2026 18:36
David Rockefeller ve İlluminati gibi güç odaklarının dünyayı gizlice yönettiğini iddia eden çeşitli komplo teorilerini ele almaktadır. Metinlerde, GDO’lu gıda projeleri, ilaç sanayisindeki tıbbi baskılar ve nüfus kontrol stratejileri aracılığıyla insanlığın bir köleleştirme planına maruz kaldığı savunulmaktadır. Medya, Hollywood filmleri ve siyonist politikaların kitleleri uyutmak için kullanıldığı öne sürülürken, yeraltı askeri üsleri ve dünya dışı varlıklarla yapılan gizli iş birliklerine dair çarpıcı iddialar sunulmakta. Ayrıca, dolar üzerindeki simgelerden İsrail Yüksek Mahkemesi'nin mimarisine kadar pek çok yapının şeytani bir düzene hizmet ettiği anlatılmakta. Yazı, küresel elitlerin ekonomik güç ve teknoloji aracılığıyla Yeni Dünya Düzeni idealini gerçekleştirmeye çalıştığını iddia eden eleştirel bir bakış açısı sunuyor. Başlıca konular 102 yaşında hayatını kaybeden David Rockefeller’ın hayatını ve onun dünya tarihi üzerindeki derin, karanlık ve gizli etkilerini ele almaktadır. Eser, Rockefeller'ı sadece bir iş adamı değil, 1940’tan ölümüne kadar ABD'nin perde arkasındaki gizli yöneticisi ve "Yeni Dünya Düzeni" projesinin mimarı olarak tanımlamakta. Gizli Örgütler ve Yönetim: Rockefeller'ın CFR, Bilderberg ve Trilateral Komisyon gibi yapılar aracılığıyla dünya politikalarını, savaşları ve ekonomik krizleri nasıl yönlendirdiği anlatılıyor. Gıda ve Tarım Kontrolü: "Ölüm Tohumları" olarak adlandırılan GDO'lu ürünler, kısırlaştıran mısır projeleri ve "Yeşil Devrim" adı altında dünya tarımının nasıl bir tekel haline getirildiği iddia ediliyor. Tıbbi Soykırım: Kitapta, Rockefeller ailesinin ilaç ve aşı endüstrisini kontrol ederek insan sağlığını bozduğu, alternatif tedavileri engellediği ve nüfus
Araştırma-İnceleme
David RockefellerAli Bektan · Bilge Karınca Yayınları · 201915 okunma