anavatanlarında yüzyıllardır
"insan olan" ve "olmayan" ikiliğinin çok ötesinde ikamet etmekte
olan Amerika yerlilerinin yaşam pratikleri bugün sayıları artan haf
riyatçı saldırılar karşısında köylü özyönetim mücadelelerini de bes
leyerek sürdürülmekte.51 Diğer örnekler arasındaysa hafriyatçılığı
kaynak çıkarıcılığına indirgememenin gerekliliğine işaret edenler
var. Demokratik Kongo Cumhuriyeti 'ndeki zanaatkar madenciler
ve Kolombiya'daki Afrika kökenli madenciler bu bağlamda anıla
bilir.52 Bu gibi topluluklar bir yandan madenciliği salt kendi geçim
lerine ve de toplumsal adalete yönelik biçimlerde icra etmeye ça
balarken öte yandan şirketlerle devletlerin çıkarları doğrultusunda
(ve özellikle de Avrupamerkezci yeşil enerjiye geçiş politikaları
kapsamında) sürdürülen büyük ölçekli madencilik faaliyetlerinin
kendi yaşam alanlarına yönelmesi nedeniyle hafriyatçılıktan en çok
zarar gören kesimler arasında yer alıyorlar. O halde, bu örneklerde
andığım kesimlerin maruz bırakıldığı şiddet üzerine özellikle de
üniversiteler gibi kurumsal firÔ𐀀üretim ortamlarında- düşünmek
ve üretmek isteyenler bilgi temelli mütekabiliyet ve yöntemsel öz
düşünümsellik ilkelerini gözetmeli.Yöntemsel özdüşünümsellik,
şiddet üzerine üretilen bilgi şiddete maruz bırakılmış halkların on
larca yıla -hatta bazı durumlarda yüzyıllara- dayanan yaşam mücadelelerinin hakkını mı veriyor yoksa bu mücadeleleri silikleştire
rek onların eleştirel içgörülerini profesyonel mi mal
ediyor sorusunu sormayı gerektirir. Bilgi temelli mütekabiliyet,
profesyonel ve kurumsal bağlamda yapılan bilgi üretiminin söz ko
nusu halklara ve onların mücadelelerine nasıl fayda sağlayabileceğini sormayı içerir.
Sayfa 262 - Metis yayıncılık 2024