İnsanoğlu, biricikliğini hissetmenin yollarını ve varlığının anlamını arayadursun, geçici olduğu duygusu onu bir an bile yalnız bırakmaz. Ölüm korkusu salar yüreğine. Bir gün var olmayacağını fısıldar kulağına. En kötüsü de henüz hayattayken yok sayılmayı, hiçlik duygusunu yaşamaktır. İşte kabul görmeye ve onaylanmaya olan bağımlılığımızın temeli de burada yatar: Hiçliği yenebilmek… Köklerini, bağlarını, aidiyet duygunu ve insani hislerini elinden alarak seni yok etmeye çalışanlara karşı yapılan savaştır bu. Ünlü yazar Stefan Zweig, Satranç adlı kısa romanında dünya ile son hesaplaşmasını yapmıştır adeta. 1942 yılında intihar etmeden önce yazdığı son romanıdır.
Üzgün olduğumu belirttim ve suçumun ne
olduğunu düşünmeye başladım. Okumayı
bilinçli öğrenmemiştim. Gündelik gazetelerin
içinde yuvarlanıp durmuştum Kilisedeki uzun
saatlerde... o zaman mı öğrenmiştim acaba?