"Aşk, çok renkli bir çiçektir ve uçurum kenarında yetişir." -Stendhall
Sayfa 106·Kitabı okuyor
insan her yere yetişir; biraz gecikince
Sayfa 7 - Araz Kitap·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Aile Davamız
İki aile tipini vasıflarına daha yakından bakmalıdır. İnkişaflı infirâdi bir ailede çocuk o tarzda yetişir ki daha ergenlik yaşına gelmeden kendi kendine idare edebilir, hayatını kazanabilir, aile kökü ile rabıtaları kırılmaksızın kendi başına bütün olarak yaşayabilir. Olgun yaşta bu bütünler aile mülkiyet ve sermayesini parçalayacak yerde onu yetiştirmek ve büyütmek kabiliyetine sahip olurlar. Bu sayede inkişaflı ailenin meydana getirdiği bölümler sermayenin parçalanması değil, yeni yeni birikimlere hizmet etmektedir.
Sayfa 110 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
...sen küçükken ben fazla hızlı yürüdüğümde koşup bana yetişir ve elimi tutardın, işte onlar hayatımın en harika anlarıydı. Parmak uçlarını avucumda hissettiğim o anlar. Ne çok konuda başarısız olduğumu bilmediğin zamanlar.
Sayfa 33 - Kairos Kitap
İnsan ve Duygular
Dağlarda ismini bilmediğim bir ot yetişir.Feride,insan,onu daima koklarsa,bir zaman sonra kokusunu daha az duymaya başlar.Bunun ilacı,bir zaman kendini ondan mahrum etmektir.Hatta bazen-sırf o güzel kokuyu yeniden bulmak hırsıyla-herhangi bir kokuyu, mesela bir manasız "Sarı Çiçeği"yüzüne yaklaştırır.
Sayfa 376 - İnkılap Yayınları·Kitabı okudu
Halbuki o insan, hem madum, hem ölü, hem karanlık olan geçmiş ve gelecek zamanların ortasında sıkışmış bir kısa zaman olan hazır vaktin mikyasıyla, ölçüsüyle; hamiyeti, muhabbeti, kardeşliği, insaniyeti gibi seciyeler alır. Meselâ, eskiden tanımadığı ve ayrıldıktan sonra da hiç göremeyeceği babasını, kardeşini, karısını, milletini ve vatanını sever, hizmet eder. Ve tam sadakata ve ihlasa pek nadir muvaffak olabilir; o nisbette kemalâtı ve seciyeleri küçülür. Değil hayvanların en ulvîsi belki baş aşağı, akıl cihetiyle en bîçaresi ve aşağısı olmak vaziyetine düşeceği sırada, âhirete iman imdada yetişir. Mezar gibi dar zamanını, geçmiş ve gelecek zamanları içine alan, pek geniş bir zamana çevirir. Ve dünya kadar, belki ezelden ebede kadar bir daire-i vücud gösterir. Babasını, dâr-ı saadette ve âlem-i ervahta dahi pederlik münasebetiyle ve kardeşini, tâ ebede kadar uhuvvetini düşünmesiyle ve karısını Cennet'te dahi en güzel bir refika-i hayatı olduğunu bilmesi haysiyetiyle