Puan vermedi·296 syf.··
2026 42. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 19:31
Şiddetle tavsiye ederim… Üzerimizde oynanan oyunlar, bizim sayemizde kazanılan milyonlar, çocuklarımız ve gençliğimiz üzerindeki hain planlar… ve çok daha fazlasını bu kitapta bulacaksınız. Çok rahat güzelce okuyacaksınız diyemem bazı yerlerde iğrenerek bazen zorlanarak ve yazarın kendisinin bile yazmaktan ve bahsetmekten zorlandığı yerlerde zorlanacaksınız muhtemelen. Ama bunlar gerçek. Bunlar hayal veya kurgu değil tamamen yapılmak istenenlerin özeti ve hatta büyük bir kısmı çoktan uygulanmış planların son hali… Yetki sahibi insanların okumasını çok isterdim çünkü Türkiye için hala bir şans varken bazı şeylerin engellenme ihtimali henüz önümüzdeyken belki bir şeyler değişir belki düzelir diye umut edebiliyoruz hala ki şansımız bence çok az olsa bile. Öğretmenlerin ebeveynlerin yeğeni kardeşi çocuğu olan veya çocukları seven herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Şiddetle tavsiye ediyorum. Sadece yetişkinlerin okuması için uygun olduğunu da eklemeden geçemeyeceğim. İyi okumalar
Hekaton'la Son TangoMustafa Merter · Ketebe Yayınları · 20251,224 okunma
Hannah Arend/ Kötülüğün sıradanlığı
Puan vermedi·320 syf.··
2026 29. kitabı
Hannah Arend/ Kötülüğün sıradanlığı Nazi Almanyasında Yahudilerin toplama kamplarına ve gettolara naklinden sorumlu Otto Adolf Eichmann 11 Mayıs 1960’ta Buenos Airesin kenarı mahallelerinden birinde yakalandı ve İsrail’e getirildi 11 Nisan 1961’de Kudüs bölge Mahkemesi’ne çıkarıldı ve 15 ayrı iddia ile suçlandı başkalarıyla birlikte nazi rejiminin başından sonuna kadar özellikle ikinci Dünya Savaşı sırasında Yahudi halkına karşı suçlar insanlar karşı suçlar işemişti Türkiye’de totalizm üzerine çalışmalar ile tanınan ünlü siyaset bilimci Hannah Arend bu kitabında nazi Almanyası döneminde milyonlarca Yahudilerin toplama kamplarında önüme gönderilmesinden sorumlu SS yetkilisi Otto Adolf Eichmann Kudüs’teki yargılama sürecini ele alıyor Yahudi soykırımının mimari olarak sunulan Adolf Eichmann sadist bir canavardan ziyade hatta korkutucu derecede normal bir insan olduğunu dikkat çeken Arend özellikle düşünme ve muhakeme iletişimin kaybolması ile birlikte kötülüğün nasıl sıradanlaştığını vurguluyor. Arend ,Adolf Eichmann'ın davasını The New Yorker dergisi için takip ederken geliştirdi ve daha sonra bunu Eichmann Kudüs'te adlı kitabında derinleştirdi. Arendt davanın başına gittiğinde, milyonlarca Yahudinin toplama kamplarına gönderilmesini (lojistiğini) organize eden Eichmann'ın "sadist bir canavar" ya da "psikopat bir nefret figürü" olmasını bekliyordu. Ancak mahkeme salonunda karşılaştığı figür tamamen farklıydı. Kitap , Soykırım sürecini de başlık başlık ele almış özellikler3-13 arasın bölümler Soykırım’ın nasıl planlandı nerede ne şekilde hayata geçirildiği konusunda net bilgiler sunmaktadır örneğin İlk çözüm olarak Yahudiler sürgün etmek düşünürken ikinci çözüm olarak Yahudiler bir merkezli toplamak ve nihai çözüm olarak da öldürmeyi planlıyorlar Soykırım sadece
Kötülüğün SıradanlığıHannah Arendt · Metis Yayınları · 2022991 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Reddedilemez 21 Liderlik Yasası
7/10
·226 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 07:10
John C. Maxeell'in kaleme almış olduğu ve deneyimlerinden elde etmiş olduğu LİDERLİK YASALARI - Reddedilemez 21 Liderlik Yasası bir başucu kitabı olacak kapasitededir. 1. Geniş Ufuk Yasası 2. Etkileme Yasası 3. Süreç Yasası 4. Denizcilik Yasası 5. Dinletebilme Yasası 6. Sağlam Zemin Yasası 7. Saygı Yasası 8. Sezgi Yasası 9. Çekim Gücü Yasası 10. Bağlantı Yasası 11. İç Çember Yasası 12. Yetki Verme Yasası 13. Yeniden Üretim Yasası 14. Ortaklık Yasası 15. Zafer Yasası 16. Büyük An Yasası 17. Öncelikler Yasası 18. Özveri Yasası 19. Zamanlama Yasası 20. Büyük Gelişim Yasası 21. Miras Yasası İş hayatınızda ve özel yaşantınızda uygulanabilirliği açısından verim sağlayacak yasalardan oluşmaktadır.
Liderlik YasalarıJohn C. Maxwell · Beyaz Yayınları · 2013129 okunma
Önünüze çıkan fırsatlara boş verin, iyi olduğunuz konuda çalışın.
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2025 123. kitabı
Ahmet Şerif İzgören, Lider, yönetici ve sistem lideri arasındaki farkları net bir şekilde ortaya koyuyor. Kitapta güçlü kurumların tesadüfen değil, doğru yapılandırılmış süreçlerle oluştuğunu ifade ediyor. Güçlü kişilik özelliklerinin, Üstün yönetsel becerilerin, Etkin İK yönetiminin Yüksek kurumsal güce nasıl ulaştırdığını aktarıyor. Güvene dayalı ilişkilerin iş hayatındaki belirleyici rolünü özellikle ön plana çıkarıyor. Yazar, güvenilmeyen kişilerle uzun vadeli başarı sağlanamayacağını açıkça ifade ediyor. Aynı zamanda yetkinin tek elde toplanmasının verimliliği düşürdüğünü ve sistemi zorladığını anlatıyor. Yetki devrinin hem yöneticiyi rahatlattığı hem de organizasyonu güçlendirdiğini vurguluyor. HER KEZ = HERKES formülü çok dikkat çekiciydi.
Alıntı
İş Yaşamında 100 KanguruAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 20231,329 okunma
9/10
·279 syf.··
2026 76. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 20:56
İnsanın en tehlikeli hapishanesi bazen kapısında kilit olan değil, içinde gayet uslu yaşadığı yerdir. Gündüz Vassaf’ın Cehenneme Övgü kitabı bende en çok bu hissi bıraktı. Başlığı ilk bakışta kışkırtıcı duruyor; cehenneme niye övgü? Ama okudukça mesele başka bir yere açılıyor. Vassaf sanki bize şunu söylüyor: Asıl korkulacak şey karanlık, kaos, itaatsizlik değil belki de; herkesin aynı biçimde düşündüğü, aynı biçimde sustuğu, aynı biçimde “normal” olduğu o pürüzsüz düzen. Bu kitap bir roman değil ama garip şekilde insan kendini sürekli metnin içinde yakalıyor. Ailede, okulda, işte, devlette, sokakta, ilişkilerde… Hep bir hizaya sokulma hâli var. Daha kötüsü, çoğu zaman bunu bize dışarıdan biri yapmadan biz kendimize yapıyoruz. “Ayıp olur”, “fazla konuşma”, “normal davran”, “herkes gibi ol” cümleleri insanın içine küçük küçük yerleşiyor. Okurken şunu düşündüm: Biz özgürlüğü çok büyük yerlerde arıyoruz ama belki de önce gündelik hayattaki o küçük teslimiyetlere bakmamız gerekiyor. Benim için kitabın en güçlü tarafı da burasıydı. Totalitarizmi sadece büyük rejimlerin, üniformaların, sert ideolojilerin meselesi gibi bırakmıyor; evin içine, okula, aşka, akıl sağlığına, gündelik davranışlarımıza kadar indiriyor. Bu tarafını sevdim. Çünkü insan kitabı okurken sadece “sistem kötü” deyip işin içinden çıkamıyor. Vassaf dönüp sana da bakıyor. Sen nerede küçük bir iktidara dönüşüyorsun? Nerede başkasını hizaya sokuyorsun? Nerede kendi içindeki bekçiye fazla yetki veriyorsun? Yine de kitabı okurken her fikrine başımı salladım diyemem. Yer yer fazla kesin konuşuyor gibi geldi. Bazı düşünceler çok iyi açılıyor, bazıları ise biraz daha derinleşmeden başka bir yere geçiyor. Hatta kimi yerde “tamam, bunu da totaliter yapmayalım artık” dediğim oldu. Ama şunu da kabul ediyorum: Belki
Edebiyat
Cehenneme ÖvgüGündüz Vassaf · İletişim Yayınları · 202512,9bin okunma
Gerçek güç şartlar ne olursa olsun vicdanını koruyabilmektedir.
Puan vermedi·217 syf.··
2026 20. kitabı
·
69 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 16:02
Kitap ilk bakışta kısa ve sade bir hikâye gibi görünse de aslında insanın güç, vicdan, sadakat ve otorite karşısındaki duruşunu sorgulatan oldukça etkileyici bir anlatı sunuyor. Yazar, dönemin Rusya'sındaki sosyal yapıyı anlatırken sadece bir karakterin hikâyesini değil, insanların içinde bulunduğu düzenin onları nasıl şekillendirdiğini de gösteriyor. Özellikle Gerasim karakteri üzerinden sessizliğin, sadakatin ve fedakârlığın bazen sözlerden çok daha güçlü olabileceğini hissettiriyor. Bir insanın güçlü olması her zaman konuşmasıyla ya da makamıyla ilgili değil. Bazen en güçlü insanlar, haksızlık karşısında sessiz kalsalar bile vicdanlarını kaybetmeyenler oluyor. Yazar'ın dili oldukça sade ve akıcı. Kısa bir eser olmasına rağmen karakterlerin yaşadığı duygular okuyucuya geçiyor. Özellikle dönemin sınıf ayrımları, güç ilişkileri ve insanların özgürlük arayışları satır aralarında güçlü şekilde hissediliyor. Bugünün iş hayatına ve toplumsal yapısına baktığımızda da kitapta anlatılan birçok konunun hâlâ güncelliğini koruduğunu görmek mümkün. Yetki sahibi olmakla adil olmak arasındaki fark, güç kullanımı ve insan onuruna saygı gibi konular kitabın temel mesajları arasında yer alıyor. Benim kitap boyunca çıkardığım en önemli sonuç ise şu oldu: Gerçek güç, insanlara hükmetmekte değil; şartlar ne olursa olsun karakterini ve vicdanını koruyabilmektedir. Kısa sürede okunabilecek ancak üzerinde uzun süre düşünülebilecek eserlerden biri. Özellikle insan ilişkileri, liderlik, güç ve adalet kavramları üzerine düşünmeyi sevenlere tavsiye ederim.
KabadayıIvan Turgenyev · Billur Yayınları · 202276 okunma