Cumhuriyet'in İnönü diktası döneminde yozlaşarak, kendisine bulduğu kalıp, artık iyice eskimiştir ama, üzerine doğru dürüst düşünen yoktur: Yarım yüzyıl önce geçmiş olayları, bellekte taze tutmak için tekrarlanıp duran 'kurtuluş günleri' törenleri de, 10 Kasım'dan 10 Kasım'a tekrarlanan Atatürk'ü anma törenleri de, Anadolu İhtilâli'nin özü ve gerçek içeriği gözden kaybedildiğinden, tatsız tussuz formaliteler halinde sürdürülüp duruyor.
Ağızlarına çalınan iki parmak bal ile cezbedilen halklar kadar, ne avcı düdüğüne kanıp tuzağa düşen saf bir kuş, ne de yem için oltaya takılan alık bir balık olabileceğini düşünmeyin.
Kyros'a Sardeslilerin ayaklandıkları haberi iletilmişti. Kral, çok kısa süre sonra bunlara yine boyun eğdirdi. Fakat böylesine güzel bir kenti ne yağma edip yıkmak, ne de elinde tutmak için sürekli bir ordu bulundurmak zahmetine girmek istemediğinden bu kentten emin olmak amacıyla akıllı bir çareye başvurdu. Burada genelevler, tavernalar, eğlence yerleri kurdurdu ve kent sakinlerinin bunları kullanmaları doğrultusunda bir buyruk yayımladı. Sardes'teki garnizon öylesine rahata erişti ki, bundan sonra Lydialılara karşı bir kez bile kılıç çekmek zorunda kalmadı.