Meursault, insanlara yabancıydı, olaylara yabancıydı, duygulara, hislere, hayata dair nerdeyse her şeye yabancıydı. Hatta kendine bile yabancıydı. Bir kitabın adı kitap ile bu kadar uyumlu olabilirdi.
SPOİLER*
Kitabın ilk kısmını korkarak izledim. Ha şimdi bir şey olacak derken işler tam tersine dönüp beklediğim şey gerçekleşti. Başlarda olayın gerçekten nereye bağlanacağını çok merak ediyordum çünkü adeta hisleri, duyguları olmayan bir adamın hareketlerini izliyor gibiydim. Sonda ölmemeliydi belki ama okuduğum tüm kitaplarda ölüm yolunu bu kadar güzel yürüyen en iyi kişiydi Meursault. Sonda kendimi onun yerine koyup duygularına bir nebze ortak olabildim ve gerçekten üzücü bir sondu benim için. Ama sonra kendimi o Arap'ın yerine koyduğumda bu sefer düşüncelerim değişiyordu. Elbet bir gün herkesin öleceğini ve bu dünyada gerçekten alışılamayacak hiçbir şey olmadığını çok güzel anlatan bir kitaptı. Mutlaka okuyun.