"Giden herkes, bütün bu gitmelerin kendileri için hazırlanan özel bir düzenek olduğu yanılsamasıyla ezdiği kaldırıma, yaslandığı binaya birdenbire yabancılaşır. Onlar, bavullarıyla kaynaşıp oradan oraya taşınan, içi yığma umut dolu bir yük olurlar yalnızca. Başka yerlere doğru sürüklenen kalabalık karaltılar, gidenler, döndükleri görülmeyenler."
"Bu ova... Bir belalı ova. Ne kadar da çok düzlük!. Var anam vay! Gün doğunca, kalaylı bir siniye vurmuş gibi yalp yalp ediyor. Tepeler küçücük küçücük. Yığma. Anavarzan kayalıkları..."