şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster,kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?
İsmet Özel
“vücut hücreleri her ay kendilerini yenilerler. şu anda bile” demişti, elinin tersini gözüme doğru tutarak. “benim hakkında bildiğini sandığın şeylerin çoğu anılardan öteye gidemez.”
bakanlar bana
gövdemi görürler
ben başka yerdeyim
gömenler beni
gövdemi gömerler
ben başka yerdeyim
aç cübbeni cüneyd
ne görüyorsun?
görünmeyeni
cüneyd nerede
cüneyd ne oldu
bana sana olan
ona da oldu
kendi cübbesi altında
cüneyd yok oldu
nasıl anlatacağımı bilmiyorum ama şimdi ve buradanın gerçekten şimdi ve burada olduğunu bir türlü kafama yerleştiremiyorum işte. ya da benim gerçekten ben olduğumu.
uzaydan gelenler beni durdurup sorsalar, “söylesene arkadaş, dünyanın dönüş hızı ekvatorda saatte kaç mildir?” diye, kalakalırdım. yahu, salının arkasından neden çarşambanın geldiğini bile aklım almıyor ki benim. galaksiler arasında alay konusu olurdum kesin.