Gül Yıldırım

Gül Yıldırım
@yldrm_gl
Puan vermedi·418 syf.··
2020 3. kitabı
Yılbaşı gecesi işlenen bir cinayet... Tarlabaşı'nın arka sokaklarında bulunan bir erkek cesedi. Öldürülmüş erkeklerin en yakışıklısı, belki de en kötüsü. Karanlık sırların ortaya çıkardığı utanç verici bir gerçek. Gururlarının kurbanı olmuş erkekler, onların hayatlarını yaşamak zorunda olan kadınlar. Bu cinayetler yatağında, bu kötülükler bahçesinde, bu insan eti satılan can pazarında masumiyetini korumaya çalışan bir adam. Bir zamanlar İstanbul'un en gözde yeri olan Beyoğlu'nun hazin hikâyesi. Karanlık... Soğuk havayla iyice ağırlaşan bir karanlık. Uzaklardan şarkılar geliyor kulağına, neşeli kadın çığlıkları, ayarını yitirmiş sarhoş naraları, biri küfrediyor belki ana avrat, belki ağlıyor biri hıçkıra hıçkıra, belki biri sessizce ölüyor bu gürültünün, bu hengâmenin ortasında. Umurunda değil. Hepsinden sıyrılmış, sadece öfke... Nereye gittiğini bilmeden yürüyor, nefret tarafından kuşatılmış olarak. Kıskançlık denen o canavar, çelikten pençesine almış yüreğini, habire sıkıyor. "Kadınlar," diyor bir ses zihninin derinliklerinden... "Kadınlar, onlarla oynayamazsın... Oynadığını zannedersin ama bir de bakmışsın, asıl oyuncak sen olmuşsun." Hayatına giren kadınların yüzleri beliriyor sokağın zemininde. Birer birer düşüyor görüntüleri ayaklarının dibine. Hepsinin boynu bükük, hepsinin gözlerinde keder. Hepsi üzgün... Aldırmıyor, bir su birikintisiymiş gibi basıp geçiyor üzerlerinden ama yeniden düşüyor görüntüler zemine. "Kadınlar," diyor o ses yine, "Kadınlardan asla kurtulamazsın, hayaletleri hayatın boyunca seni takip eder."
Beyoğlu'nun En Güzel AbisiAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201943,5bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·152 syf.··
2020 2. kitabı
Olaylar İngiltere’de bir çiftlikte cereyan eder. Hayvanlar, çiftlik sahibi zalim Bay Jones’un boyunduruğu altında köle gibi yaşamaktadırlar. Yaşlı domuz Koca Reis, buna karşı çıkmak için bir devrim planlar ve hayvanları gizli bir toplantıya çağırır. Toplantıda tüm hayvanlara artık köle gibi yaşamalarının sonunun gelmesi gerektiğinden ve gördüğü bir rüyadan bahseder. Üç gün sonra da öldürülür. Kendisinden geriye konuşma esnasında söylediği İngiltere Hayvanları adlı şiiri kalmıştır. Fakat konuşması da çoktan diğer hayvanlarda ufuklar açmaya başlamıştır. Sahipleri Bay Jones’un yem saatlerini unttuğu bir günde önceden planlanmış olmamasına karşın aniden ,syaan patlak verir ve bu devrim umduklarından da kısa bir süre iççerisinde tamamlanır. Çiftliğin sahibi Bay Jones çiftlikten uzaklaaştırılır. Artık en zeki olarak tanımlanan domuzlar diğerlerine önderlik yapmaya başlarlar. İlk iş çiftliğin adını değiştirmektir. İsim kolayca bulunur. Bu sahibi sadecde kendileri olan çifttliğin adı bundan sonra “HAYVAN ÇİFTLİĞİ” dir. Süreç içerisinde iki domuz öne çıkar: Nopolyon ve Snowball. Napolyon iri yarı, iyi konuşamayan ancak otorite sahibi; Snowball ise etkili konuşan, parlak zekaya sahip biridir. İkisi birlikte koca Reis’in fikirlerinden yola çıkarak “animalizm” adında bir öğreti ortaya koyarlar. Ardından da kamçıları, gemleri, burun halkalarını, zincirleri yok ederler ve aynı gün “yedi Emir”i yazıp ahırın kapısına asarlar. Yedi Emir şöyledir: 1. İki ayak üzerinde yürüyen herkesi düşmanın bileceksin; 2. Dört ayak üstünde yürüyen ya da kanatları olan herkesi dostun bileceksin; 3. Hiç bir hayvan giysi giymeyecek; 4. Yatakta yatmayacak; 5. İçki içmeyecek; 6. Hiç bir hayvan bir diğerini öldürmeyecek; 7. Bütün hayvanlar eşittir. Bütün bu kuralar tüm hayvanlar tarafından benimsenmiş ve
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,9bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2020 1. kitabı
Yargıç Wargrave birinci mevki kompartımanında purosunu tüttürerek The Times gazetesinin politika haberlerini dikkatle okuduktan sonra gazeteyi bırakıp camdan dışarı baktı. Somerset'den geçiyorlardı. Daha iki saatlik yolları vardı. Zenci adası hakkında şimdiye kadar gazetelerde okuduklarını düşünmeye başladı. Adanın deniz ve yat meraklısı bir Amerikalı milyoner tarafından satın alındığını, Devon sahillerine yakın olan adaya modern ve lüks bir köşk yapıldığını biliyordu; ama, anlaşıldığına göre, Amerikalı milyonerin yeni evlendiği üçüncü karısı denizi sevmiyordu ve adayı satışa çıkarmıştı. Satış için gazetlerde birçok ilan çıkmıştı. Sonunda adanın Owen adında biri tarafından satın alındığı duyulmuştu. Bu haberden sonra gazetelerin dedikodu yazılarının fısıldaşmaları başlamıştı. Zenci adası aslında Gabrielle Turl adında Hollywood'lu bir film yıldızı tarafından satın alınmıştı. Yıldızın bu adada kimse tarafından rahatsız edilmeden birkaç ay geçirmeyi düşündüğü ileri sürülmekteydi. Başka bir yazar ise, Zenci Adasının bazı gizli deneyler için İngiliz Amirallik Dairesi tarafından satın alınmış olduğunu iddia ediyordu...
On Küçük ZenciAgatha Christie · Altın Kitaplar · 201843,7bin okunma
Özet
Puan vermedi·494 syf.··
2020 93. kitabı
·
Kitap, David Caine'in bir takım deneysel tedaviler sonucunda kazandığı gelişmiş olasılıkları hesaplama yeteneği sayesinde, tahminlerinin geleceği görmek haline geldiğini anlamasıyla başından geçenleri konu almaktadır. Özet olarak kitabın kahramanı, Pierre-Simon Laplace'in yarattığı bir teori olan Laplace'ın şeytanı haline dönüşmüştür. David Caine bir üniversitede olasılık ve istatistik derslerine giren bir eğitim görevlisidir. Bir gün ders anlatırken pis bir koku hissederek bayılmış ve ders anlatmayı bırakarak iyi bir poker oyuncusu olmuştur. Yine bir gün poker oynamak için podvalla gitmiş, yaşlı bir oyuncu olan Walterla masaya oturmuştur. Bu defa sürekli kaybeden o’ dur. Mekân sahibi Vitaly Nikolaev’in sürekli ve güvenilir bir müşterisi olan David Caine ‘ye 15.000 dolar kredi açmış krediyi ortaya koymuştu. Kartları iyi olan ve olasılık hesaplarına göre kazanacağını düşünen David Caine, oyun oynarken midesi de bulanmaya ve beyni iğrenç bozuk yumurta ve et kokusu algılamaya başlamıştı. Bilinci yavaş yavaş kapanıyordu, çünkü epilepsi nöbeti geçirmek üzereydi. Kusmamaya gayret ederek elindeki kartları açmış ama Walter’ın elindeki kartlar floş royal idi ve olasılık hesaplarına göre en son ihtimal gerçekleşmişti. Caine’in elindekilerini yenebilecek tek el de budur ve artık her şeyini kaybetmiş olan David Caine mekân sahibi ve mafya lideri Nikolaev’e 15.000 dolar borçlanmıştı. Caine şuurunu kaybedip baygınlık geçirir ve kendisini bir hastanede bulmuştu. Caine uyandığında karşısında ikiz kardeşi Jasper’ı bulmuştu. Jasper, şizofreni teşhisi ile akıl hastanesinde kalmaktaydı. Caine, Jasper’ı görünce mutlu olmuş onunla konuşurlarken içeriye Dr.Kummar girmişti. Dr.Kummar , Caine’ye Temporal lob epilepsisi adlı bir hasatlığına yakalanmış olduğunu
OlasılıksızAdam Fawer · April Yayıncılık · 202398,5bin okunma
Özet
Puan vermedi·172 syf.··
2020 94. kitabı
·
Onbeş yaşında bir çocuk olan Alex çetesi, içlerindeki şiddet eğilimi ile i hırsızlık yapmakta dükkanları soymakta, malları gasp etmekte, çaresiz insanlara vurup yaralamakta, kadınlara tecavüz etmektedirler. Çetenin kendi aralarında kullandıkları Rusça sözcüklerden oluşan bir jargonları da vardır. Bu dile “Nadsat” demektedirler. “Neden “iyiliğin kökenini” incelemezler, araştırmazlar?” Eğer serseriler kötülük yapıyorsa bu onların tercihidir. Ben kötülüğü yeğleyenler arasındayım.” diyen Alex kötü olmayı seçmiştir. . Bir gece de “Otomatik Portakal” adlı bir roman yazmakta olan bir yazarın evine de girip evi dağıtırlar. Ortalığı kırıp döktükleri gibi karısının da ırzına geçerler. Başka bir sefer de yaşlı bir kadının kediler ile dolu evine girerler ve onlara direnen yaşlı kadını da öldürürler. Sonunda polis tarafından yakalanarak hapishaneye gönderilirler. Çete üyeleri “Suçluları Yeniden Topluma Kazandırma ” projesi sebebiyle “Ludavico” adlı bir laboratuvar çalışmasına tabi tutularak kişilikleri düzeltilmek istenmiştir. Alex ve çetesi bu çalışmanın kobayı seçilmiştir. Bu çalışmanın seanslarında Alexe, şiddet dolu filmleri izlettirilip fiziki işkenceye maruz bırakılıp acılar çektirirler. En sonunda Alex aklından kötülük geçtiği anda kusacak ve acılar çekecek hale getirilir. Bu yöntemle tedavi edilen Alex artık kötülüğü düşünmeyecek hale gelmiş olur. Ama Beethoven müziğini duyduğu anda kendisine seyrettirilen Nazi soykırım filmlerinin dehşet dolu sahnelerini yaşamaya başlamıştır. Böylece kişiliği değişen Alex, bir kuklaya dönüşmüştür. Artık en çok sevdiği Beethoven’den ve müzikten de olmuştur. Fakat tedavi sonrasında kayıtlara iyileşmiş olduğu yazılıp salıverilir. Alex evine döndüğünde babasının odasına bir kiracı aldığını görmüş ve artık evsiz de
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,2bin okunma