"Acıdan öldüğün söylendi. Ama senin içindeki üzüntü seni anımsayanlarınki kadar büyük değildi. Sen sonunda boşluktan başka bir şey bulamama tehlikesini göze alarak mutluluğu aradığın için öldün. Bulduğun şeyin ne olduğunu öğrenmek için bizim de ölmemiz gerekiyor. Ya da bizi bekleyen şey sessizlik, ıssızlıksa, bir daha hiçbir şey öğrenmemek için."
"Yalnızca yaşayanlar tutarsız görünür. Ölüm, onların yaşamını oluşturan olay dizisini sona erdirir. İşte ondan sonra, boyun eğip o olaylara bir anlam yüklemeye çalışırız. Anlam yüklemeyi reddetmek demek, bir yaşamın, dolayısıyla yaşamın kendisinin saçma olduğunu kabullenmek demektir."
İnceleme sayılmaz yazacaklarım; sadece bir kaç cümleyle kitabın bende bıraktığı etkiyi anlatmak istiyorum:)
2018 Pulitzer kurgu ödülü finalistiymiş kitap, ödülü neden alamadığını merak ediyorum. Çünkü uzun zamandır okuduğum en sürükleyici hikayeydi. Ana karakter Håkan' in yolculuğunun her noktasında kendimi ona eşlik ediyormuş gibi hissettim. İfade edilen duyguyu yaşayarak okuyabildiğim kitapların yeri ayrı bende. Uzaklarda da böyle bir kitaptı. Bir yandan sonunu merak edip bitsin istedim bir yandan da hiç bitmesin.
Kısacası, okumanızı tavsiye ederim :)))