Tarih boyunca hep böyle olmuştur. İnsanlar peygamberlerden mucizeler isterler ama peygamberler, her şeyi ile ortada, apaçık mucizeler göstermekten kaçınırlar. Çünkü bilirler ki bu mucizelerden sonra insanlar inkara devam ederlerse büyük belalar gelecektir. Salih'ten(as) kayanın içinden bir deve çıkarmasını istemeleri, ardından inkara devam etmeleri ve korkunç bir sesin bütün bir toplumu yok etmesi hadisesinde olduğu gibi.
Kurumuş bir deve dikenine benziyor ruhunuz, rüzgârların sürüklediği bir deve dikeni... Yapraklarınız dağılmış, çiçekleriniz dökülmüş, meyveniz yok. Bir ağaç iskeleti ruhunuz.
İç Avrasya'ya dağılmış tüm milletler vaktiyle öğrendi ki yer altının tanrısı Erlik Kağan'dır.
Türk sahası mitolojik anlatılarında kötülüğün, ölümün, ölülerin ve yer altının tanrısı olarak
“Babacığım,” diyordu, “ şimdiye kadarki isimlerim ‘ Konsolos un kızı’ , ‘Gazetecinin karısı’ oldu. Böyle olması da iyi oldu. Bugüne kadar hep bir şeyler peşinde koştum.
Şimdi hatırladıkça bunları,