Mitolojiyi Ters Yüz Etmek
Puan vermedi·408 syf.··
2026 21. kitabı
·
1575 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 19:01
Madeline Miller’ın anlatım tarzı o kadar akıcı ve şiirsel ki, antik döneme ait efsaneleri sanki dün yaşanmış gibi taze bir dille okuyorsunuz. Kitap boyunca yolu Aiaie adasından geçen Daidalos, Odysseus, Hermes, Medea ve Minotauros gibi tanıdık figürleri de Kirke’nin gözünden görüyoruz. ​Ancak yazar bu karakterleri kahramanlaştırmak yerine, onların da zaaflarını, acımasızlıklarını ve insani yönlerini ortaya koyuyor. Özellikle Odysseus karakterinin o bildiğimiz kusursuz "kahraman" imajından sıyrılıp, savaşın yıprattığı, şüpheci ve yorgun bir adama dönüşmesi anlatıya müthiş bir gerçekçilik katıyor. ​"Kız doğduğumda, bir süre hiç sesim çıkmamış. Annem benim zekasız olduğumu düşünmüş. Ama ne zaman ki konuşmuşum, sesim bir ölümlünün sesine benziyormuş. İşte o an benden tamamen vazgeçmişler." ​ Neden Okunmalı? ​Ben, Kirke, sadece bir mitoloji anlatısı değil; dayatılan kimlikleri reddeden, maruz kaldığı tüm zorbalıklara ve hayal kırıklıklarına rağmen kendi sesini bulmaya çalışan bir kadının özgürleşme hikayesi. ​Eğer güç elindeyken canavarlaşıp canavarlaşmayacağını seçen, acıdan bilgelik devşiren ve ölümsüzlüğün getirdiği o sonsuz boşluğa karşı hayatın anlamını arayan bir karakterle tanışmak isterseniz, bu kitap kütüphanenizin en özel yerini hakediyor. Miller, antik çağın gölgede kalmış cadısına sadece sesini geri vermekle kalmamış, ona muhteşem bir taht kurmuş.
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,2bin okunma
Puan vermedi
"Diyeceğim basit. Diyeceğim kısa. Bu satırları belki taze bir pazartesi, belki yorgun bir çarşamba, belki tembel bir pazar günü okursun. Günler mühim değil, zaman insan icadı. Ama isterim ki bu satırlar ne zaman karşına çıkarsa çıksın, sen onları o zaman kendine küçücük bir işaret olarak alasın. İçinin bir yerine bir kelime dokunsun, elinin gitmediğini cesaretin, cesaretinin yetmediğini elin uzansın. İsterim ki kalbin hayatında bir yeniye açılsın, sonra da en beklemediğin anda hayatına alışılmış değildi henüz kendisiyle hiç tanışmamış heyecanlar yayılsın. Bir de isterim ki şunu hep hatırla. Bildiklerin, sadece bildiklerin. Bilmediklerin ise bir koca dünya. Bir de aramızda kalsın; şimdi bunları sana yazıyor gibi görünüyorum ya, aslında kızım sana söylüyorum ama gelinim lütfen sen de anla
Pazartesi MektuplarıEge Soley · Doğan Novus · 2023180 okunma
Reklam
Sessizliğinin Mirası
Puan vermedi·100 syf.··
2026 51. kitabı
Merhaba Sevgili Okur 1970'lerin sonunda yaşanan siyasi çalkantılar, Refik ve ailesinin hayatını derinden etkiler. Doğacak çocukları için güzel hayaller kurarken Refik tutuklanır ve yıllarca ailesinden ayrı kalır. Hapisten çıktığında oğlu Timur büyümüş, eşi Zeynep ise hayatın yükünü tek başına omuzlamaktan yorgun düşmüştür. Yıllar geçerken hastalıklar ve kayıplar peşlerini bırakmaz. Önce Zeynep'i, ardından Refik'i kaybeden Timur, henüz genç yaşında hayatla tek başına mücadele etmek zorunda kalır. Tüm zorluklara rağmen eğitim hayalinden vazgeçmez ve Ankara'da İletişim Fakültesi'ni kazanır. Kelimelere sığınan Timur, yaşadığı acıları ve 1980'lerin yaraladığı insanların hikâyelerini kaleme alır. Aşkı, kaybı, özlemi ve umudu içinde barındıran bu roman; bir dönemin sessiz mücadelesine ışık tutuyor. Bazı yaralar yıllar geçse de kapanmaz; yalnızca kelimelere dönüşüp yaşamaya devam eder. Bir dönemin yaralarını, aile özlemini ve umutla ayakta kalma mücadelesini okumak isteyen herkesin ilgisini çekebilecek güzel bir roman. ✿Hep kitapla kalın
Sessizliğin MirasıMustafa Gülaçtı · Mahlas Yayınları · 20265 okunma
Saç Örgüsü
6/10
·188 syf.··
2026 12. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 00:00
𝖲𝖺ç Ö𝗋𝗀ü𝗌ü. Üç 𝖿𝖺𝗋𝗄𝗅ı ü𝗅𝗄𝖾𝖽𝖾𝗇 üç 𝗄𝖺𝖽ı𝗇ı𝗇 (𝖧𝗂𝗇𝖽𝗂𝗌𝗍𝖺𝗇’𝖽𝖺𝗇 𝖲𝗆𝗂𝗍𝖺, İ𝗍𝖺𝗅𝗒𝖺/𝖲𝗂𝗌𝗂𝗅𝗒𝖺’𝖽𝖺𝗇 𝖦𝗂𝗎𝗅𝗂𝖺, 𝖪𝖺𝗇𝖺𝖽𝖺’𝖽𝖺𝗇 𝖲𝖺𝗋𝖺𝗁) 𝗁𝖺𝗒𝖺𝗍𝗅𝖺𝗋ı𝗇ı𝗇 𝗄𝖾𝗌𝗂ş𝖾𝗇 𝗍𝖾𝗆𝖺𝗅𝖺𝗋ı𝗇ı 𝖺𝗇𝗅𝖺𝗍𝖺𝗇 𝖻𝗂𝗋 𝗋𝗈𝗆𝖺𝗇. Üç 𝗄𝖺𝖽ı𝗇ı𝗇 𝖽𝖺 𝗄𝖾𝗇𝖽𝗂 𝗁𝖺𝗒𝖺𝗍𝗅𝖺𝗋ı 𝗂ç𝖾𝗋𝗂𝗌𝗂𝗇𝖽𝖾 𝗒𝖺ş𝖺𝖽ığı ç𝖾ş𝗂𝗍𝗅𝗂 𝗌𝗈𝗋𝗎𝗇𝗅𝖺𝗋 𝗏𝖺𝗋 𝗏𝖾 𝖻𝗎 𝗌𝗈𝗋𝗎𝗇𝗅𝖺𝗋ı çöz𝗆𝖾𝗒𝖾 ç𝖺𝗅ışı𝗒𝗈𝗋𝗅𝖺𝗋. 𝖪𝗂𝗍𝖺𝖻ı𝗇 𝖽𝗂𝗅𝗂 𝖺𝗄ıcı𝗒𝖽ı, 𝗈𝗄𝗎𝗆𝖺𝗌ı 𝗄𝖾𝗒𝗂𝖿𝗅𝗂𝗒𝖽𝗂. 𝖠𝗇𝖼𝖺𝗄 “𝖮𝗄𝗎𝗆𝖺𝗌𝖺𝗒𝖽ı𝗆 ç𝗈𝗄 ş𝖾𝗒 𝗄𝖺𝗒𝖻𝖾𝖽𝖾𝗋 𝗆𝗂𝗒𝖽𝗂𝗆?” 𝖽𝗂𝗒𝖾 𝗌𝗈𝗋𝖺𝗋𝗌𝖺𝗆 𝖼𝖾𝗏𝖺𝖻ı𝗆 𝗁𝖺𝗒ı𝗋 𝗈𝗅𝗎𝗋𝖽𝗎. İ𝗇𝗌𝖺𝗇 𝗄𝗂𝗍𝖺𝖻ı 𝖾𝗅𝗂𝗇𝖾 𝖺𝗅𝖽ığı𝗇𝖽𝖺 𝖻𝗂𝗋𝗄𝖺ç 𝗌𝖺𝖺𝗍 𝗂ç𝗂𝗇𝖽𝖾 𝗈𝗄𝗎𝗒𝗎𝗉 𝖻𝗂𝗍𝗂𝗋𝖾𝖻𝗂𝗅𝗂𝗋. “𝖪𝖾ş𝗄𝖾 𝗈𝗄𝗎𝗆𝖺𝗌𝖺𝗒𝖽ı𝗆.” 𝖽𝖾𝖽𝗂ğ𝗂𝗆 𝖻𝗂𝗋 𝖾𝗌𝖾𝗋 𝖽𝖾ğ𝗂𝗅𝖽𝗂 𝖺𝗆𝖺 𝗈𝗄𝗎𝗆𝖺𝗆ış 𝗈𝗅𝗌𝖺𝗆 𝖽𝖺 𝖻ü𝗒ü𝗄 𝖻𝗂𝗋 𝖾𝗄𝗌𝗂𝗄𝗅𝗂𝗄 𝗁𝗂𝗌𝗌𝖾𝖽𝖾𝖼𝖾ğ𝗂𝗆𝗂 𝖽üşü𝗇𝗆ü𝗒𝗈𝗋𝗎𝗆. 𝖸𝗂𝗇𝖾 𝖽𝖾 𝗄𝗂𝗍𝖺𝖻ı 𝗍𝖺𝗏𝗌𝗂𝗒𝖾 𝖾𝖽𝖾𝗋𝗂𝗆. Çü𝗇𝗄ü 𝗌𝖺𝖽𝖾𝖼𝖾 𝗉𝗈𝗉ü𝗅𝖾𝗋 𝗋𝗈𝗆𝖺𝗇𝗅𝖺𝗋 𝗀𝗂𝖻𝗂 “𝗈𝗄𝗎𝖽𝗎𝗆, 𝖻𝗂𝗍𝗍𝗂” 𝗁𝗂𝗌𝗌𝗂 𝗏𝖾𝗋𝖾𝗇 𝖻𝗂𝗋 𝖾𝗌𝖾𝗋 𝖽𝖾ğ𝗂𝗅𝖽𝗂. 𝖡𝖺𝗇𝖺 𝖻𝖺𝗓ı ş𝖾𝗒𝗅𝖾𝗋 𝗄𝖺𝗍𝗍ı, 𝖿𝖺𝗋𝗄𝗅ı 𝗁𝖺𝗒𝖺𝗍𝗅𝖺𝗋𝖺 𝗏𝖾 𝖿𝖺𝗋𝗄𝗅ı 𝗄𝖺𝖽ı𝗇𝗅𝖺𝗋ı𝗇 𝗆ü𝖼𝖺𝖽𝖾𝗅𝖾𝗅𝖾𝗋𝗂𝗇𝖾 𝖻𝖺𝗄𝗆𝖺𝗆ı 𝗌𝖺ğ𝗅𝖺𝖽ı. Ö𝗓𝖾𝗅𝗅𝗂𝗄𝗅𝖾 𝗄𝖺𝗋𝖺𝗄𝗍𝖾𝗋𝗅𝖾𝗋𝖽𝖾𝗇 𝖲𝖺𝗋𝖺𝗁’ı𝗇 𝖻ö𝗅ü𝗆ü𝗇ü ç𝗈𝗄 𝗌𝖾𝗏𝖽𝗂𝗆. 𝖡𝗎 𝖻ö𝗅ü𝗆𝖽𝖾 𝖲𝖺𝗋𝖺𝗁 𝗂𝗌𝗂𝗆𝗅𝗂 𝗄𝖺𝖽ı𝗇 ü𝗓𝖾𝗋𝗂𝗇𝖽𝖾𝗇 𝗒𝖺𝗓𝖺𝗋 𝗀ü𝗇ü𝗆ü𝗓𝖽𝖾 𝖻𝗂𝗋ç𝗈𝗄 𝗄𝖺𝖽ı𝗇ı𝗇 𝗒𝖺ş𝖺𝖽ığı 𝗍ü𝗄𝖾𝗇𝗆𝗂ş𝗅𝗂ğ𝗂; 𝗁𝖾𝗆 𝗂ş 𝗁𝖺𝗒𝖺𝗍ı𝗇ı 𝗁𝖾𝗆 𝖽𝖾 𝖾𝗏 𝗒𝖺ş𝖺𝗆ı𝗇ı 𝖺𝗒𝗇ı 𝖺𝗇𝖽𝖺 𝗌ü𝗋𝖽ü𝗋𝗆𝖾𝗇𝗂𝗇 𝗓𝗈𝗋𝗅𝗎𝗄𝗅𝖺𝗋ı𝗇ı 𝖾𝗍𝗄𝗂𝗅𝖾𝗒𝗂𝖼𝗂 𝖻𝗂𝗋 ş𝖾𝗄𝗂𝗅𝖽𝖾 𝖺𝗇𝗅𝖺𝗍ı𝗒𝗈𝗋𝖽𝗎. 𝖲𝖺𝗋𝖺𝗁 𝗄𝖺𝗇𝗌𝖾𝗋 𝗁𝖺𝗌𝗍𝖺𝗌ı 𝗈𝗅𝗆𝖺𝗌ı𝗇𝖺 𝗋𝖺ğ𝗆𝖾𝗇 𝗒ü𝗓ü𝗇𝖽𝖾 𝗌ü𝗋𝖾𝗄𝗅𝗂 𝗀ü𝗅üm𝗌𝖾𝗆𝖾𝗒𝗅𝖾 𝖽𝗈𝗅𝖺şı𝗒𝗈𝗋𝖽𝗎. 𝖠𝗌𝗅ı𝗇𝖽𝖺 𝗂ç 𝖽ü𝗇𝗒𝖺𝗌ı𝗇𝖽𝖺 𝖻ü𝗒ü𝗄 𝖻𝗂𝗋 𝗄𝗂𝗋ı𝗅𝗆𝖺 𝗏𝖾 𝖺𝖼ı 𝗒𝖺ş𝖺𝗋𝗄𝖾𝗇, 𝖽ış𝖺𝗋ı𝖽𝖺𝗇 𝖻𝖺𝗄ı𝗅𝖽ığı𝗇𝖽𝖺 𝗄𝗂𝗆𝗌𝖾 𝗈𝗇𝗎𝗇 𝗒𝖺ş𝖺𝖽ığı 𝗆ü𝖼𝖺𝖽𝖾𝗅𝖾𝗒𝗂 𝖿𝖺𝗋𝗄 𝖾𝗍𝗆𝗂𝗒𝗈𝗋𝖽𝗎. 𝖵ü𝖼𝗎𝖽𝗎 𝗂ç𝗍𝖾𝗇 𝗂ç𝖾 𝖽𝖺ğı𝗅𝖺𝗇 𝖻𝗂𝗋 𝗒𝖺𝗉𝖻𝗈𝗓 𝗀𝗂𝖻𝗂 𝗈𝗅𝗌𝖺 𝖽𝖺 𝖻𝗎 𝗀ö𝗋ü𝗇𝗆𝖾𝖽𝗂ğ𝗂 𝗂ç𝗂𝗇 ç𝖾𝗏𝗋𝖾𝗌𝗂𝗇𝖽𝖾𝗄𝗂 𝗂𝗇𝗌𝖺𝗇𝗅𝖺𝗋 𝗈𝗇𝗎 𝗌𝖺ğ𝗅ı𝗄𝗅ı 𝗏𝖾 𝗆𝗎𝗍𝗅𝗎 𝗌𝖺𝗇ı𝗒𝗈𝗋𝖽𝗎. 𝖡𝗎 𝖻ö𝗅ü𝗆, 𝗂𝗇𝗌𝖺𝗇𝗅𝖺𝗋ı𝗇 𝗀ö𝗋ü𝗇𝗆𝖾𝗒𝖾𝗇 𝗒ü𝗄𝗅𝖾𝗋𝗂𝗇𝗂 𝗏𝖾 𝖽ış𝖺𝗋ı𝖽𝖺𝗇 𝗒𝖺𝗉ı𝗅𝖺𝗇 𝖽𝖾ğ𝖾𝗋𝗅𝖾𝗇𝖽𝗂𝗋𝗆𝖾𝗅𝖾𝗋𝗂𝗇 𝗁𝖾𝗋 𝗓𝖺𝗆𝖺𝗇 𝗀𝖾𝗋ç𝖾ğ𝗂 𝗒𝖺𝗇𝗌ı𝗍𝗆𝖺𝖽ığı𝗇ı 𝗀üç𝗅ü 𝖻𝗂𝗋 ş𝖾𝗄𝗂𝗅𝖽𝖾 𝗁𝗂𝗌𝗌𝖾𝗍𝗍𝗂𝗋𝖽𝗂. 𝘝ü𝘤𝘶𝘥𝘶 𝘪ç𝘵𝘦𝘯 𝘪ç𝘦 𝘥𝘢ğı𝘭𝘢𝘯 𝘣𝘪𝘳 𝘺𝘢𝘱𝘣𝘰𝘻 𝘨𝘪𝘣𝘪 𝘰𝘭𝘴𝘢 𝘥𝘢 𝘣𝘶 𝘨ö𝘳ü𝘯𝘮𝘦𝘥𝘪ği 𝘪ç𝘪𝘯 ç𝘦𝘷𝘳𝘦𝘴𝘪𝘯𝘥𝘦𝘬𝘪 𝘪𝘯𝘴𝘢𝘯𝘭𝘢𝘳 𝘰𝘯𝘶 𝘴𝘢ğ𝘭ı𝘬𝘭ı 𝘷𝘦 𝘮𝘶𝘵𝘭𝘶 𝘴𝘢𝘯ı𝘺𝘰𝘳𝘥𝘶. Ah Sarah, dertli Sarah! Kendine bir bak aynada ve ne kadar yorgun olduğunu gör Sarah,demek istedim ona.
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,5bin okunma
7/10
·312 syf.··
2026 2. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2026 17:06
Tarık Tufan, İstanbul’un arka sokaklarında kaybolmuş Yusuf, Zehra ve Kerim’in yaralı hikayesini şiir gibi bir dille anlatıyor. Büyük olaylar yok, susarak bağıran insanların karanlıkta iyileşme çabası var. Hızlı değil ama dokunaklı. Kırgın, yorgun ve umudu geceye saklayanların romanı.
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,1bin okunma
9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
#ölümcülkonular "Sana yalan söylüyorlar. Hepimize yalan söylüvorlar. Biz de buna boyun eğiyoruz çünkü bir yerlere gelmek istiyoruz. İşte bizi böyle kandırıyorlar. İhtiyacımız, arzumuz... Görülmek, duyulmak istememiz. Ama umurlarında değil. Bizi öyle görmüyorlar. Bizi kullanılacak ve sonra bir kenara atılacak araçlar olarak görüyorlar, ta ki bizden geriye hiçbir sey kalmayana kadar." Merhaba kitap severler bugün size Semra 'un tavsiyesi üzerine okuduğum, @authorhalle kaleminden çıkan sürükleyici bir eser ile geldim. Kitap direkt başından bizi karanlık bir atmosfere çekiyor. Tüm karanlığın arasında gizem, yalanlar, sırlar, dünyadan izole bir yerde hayaletler?, kuduz hayvanlar ve diğer bilinmeyenlerle bir yolculuğa çıkıyoruz. Kitabımız Sdney Denik'in ünlü ama oldukça gizli olan Madrona Vakfı öğrenci programına hak kazanıp yazın başında oraya gitmesi ile başlamaktadır. Sdney, biyolojide, nörobiyoloji odaklı yüksek lisans öğrencisi ve büyükannesini Alzheimer'dan dolayı kaybettiği için bu konu ilgisini çekiyor. Kimsesiz olan Sdney yaptığ bir hatadan ve bu hatayı saklayarak programa başladıği için atılma korkusu ile çevreyi ve vakfın sistemini anlamaya çalışıyor. Programın kuralları gereği derslerine giren profesör Kincaid aynı zamanda haftalık seanslarını yapacağı psikolugudur. Ancak Sdney bunun daha fazlasını istemesine neden olacak rüyalar görmeye başlar. Sdy programa başlayıp etrafı gezdikçe bir gariplik olduğnu hissetmeye başlar. Kendini sürekli yorgun hissetmesinin yanında garip sesler duymaya, garip seyler görmeye başlar. Sdy'in gördüklerini yaşasam bana deli derler siye ben kimseye söyleyemezdim. Kız cat car hepsini dile getiriyor neredeyse. Aynı programa dahil olan Clayton ters bir sekilde de olsa sürekli olarak Sdy'i uyarmaya ve özel
Ölümcül KonularKarina Halle · Nox Yayınları · 202554 okunma
Reklam
Reklam